Gözde Hatunoğlu

Gözde Hatunoğlu

ghatunoglu@hurriyet.com.tr

Haftanın vizyonu | Backrooms: Tekinsiz bir yolculuk

İnternet dünyasını yakından takip edenler, sosyal medyaya sık sık uğrayanlar ve sinema severler son birkaç haftadır gündemden hiç düşmeyen ve yıllardır yaratığı efsanenin altını doldurabilecek mi acaba diye düşünülen Backrooms filmini konuşuyor. İşte o film artık salonlarda izleyicisiyle buluştu!

Haberin Devamı

Filmi izledikten ve izleyenlerin yorum ve tepkilerini okuduktan sonra rahatlıkla söyleyebilirim ki bu yukarıda saydığım kesimler daha uzunca bir süre aynı gündemde, o sonsuz ve tekinsiz odaların içinde olmaya devam edecekler…

Konuyla ilgiliyseniz bu efsanenin ve filmin nasıl doğduğunu iyi kötü biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için kısaca özetleyelim.

Haftanın vizyonu | Backrooms: Tekinsiz bir yolculuk

YouTube'da yayınladığı "The Backrooms (Found Footage)" kısa videolarıyla bu fenomenin küresel bir çılgınlığa dönüşmesini sağlayan Kane Parsons en sonunda yıllardır korku türündeki en çarpıcı filmlerin bazılarına imza atan A24 prodüksiyon şirketinin dikkatini çeker ve bu stüdyo ona yönetmen koltuğunu da vererek tarihe geçmesini sağlar.

Haberin Devamı

Kane Parsons daha 16 yaşında yarattığı bu tuhaf evreni beyazperdeye taşırken 20 yaşında yönetmen koltuğuna oturur ve ortaya A24 tarihinin en genç yönetmeni çıkar. Film 10 milyonluk son derece düşük bütçesine kıyasla daha vizyondaki 3. gününde şimdiden yıllardır görülmemiş bir gürültü çıkardı ve vizyonda kaldığı sürece gişe rekorları kırması kaçınılmaz görünüyor…

Haftanın vizyonu | Backrooms: Tekinsiz bir yolculuk

Backrooms tıpkı YouTube’daki versiyonu gibi “Found Footage” yani “Buluntu Film” şablonunu kullanıyor yani hikâyenin büyük bir bölümünü karakterler tarafından kaydedilmiş ve sonradan "bulunmuş" gerçek video kayıtları gibi izliyoruz. En iyi örneği The Blair Witch Project idi diyerek devam edelim.

Aslında bir mimar olan ama bu mesleği yapamadığı için devasa bir mobilya mağazası işleten Clark bir yandan da bu mesleki başarısızlığını evliliğine yansıtmış, sürekli içen, öfkeli bir adam haline gelmiş ve böylece evliliği de sona ermiş kahramanımız.

Bir yandan epey kötü haldeki mobilya mağazasını ayakta tutmaya çalışırken bir yandan da Mary Kline (Renate Reinsve) adında bir terapiste giderek iyileşmeye çalışıyor. Terapist Mary’nin de aslında kendi dertleriyle yoğrulmuş, sıkıntılı bir durumda olduğunu film ilerledikçe anlıyoruz.

Haberin Devamı

Clark elektrik aksamıyla ilgili bir sorunu çözmeye çalışırken mobilya mağazasının bodrum katında, aslında var olmayan bir kapıdan bir başka boyuta geçebildiğini fark ediyor. Ve oradan geçip bambaşka bir dünyaya adım atıyor.

Haftanın vizyonu | Backrooms: Tekinsiz bir yolculuk

Buna boyut diyorum ama ne olduğu ve neden orada olduğunu asla bilmediğimiz, birbirinin içine geçen ya da birbirinden doğan, bağlantılı sonsuz odalardan oluşan bir yapıdan bahsediyoruz aslında.

Duvarlar oldukça boğucu bir sarı renge sahip, her yer olmaması gerektiği kadar aydınlık ve bu aydınlığa sebep olan florasan ışıklardan çıkan uğultu hiç bitmiyor. Başta bomboş bir labirente benzeyen bu yer zaman içinde, içinde ilerledikçe sürekli değişiyor, evriliyor. Sanki karşımızda fiziki bir mekân değil de bir organizma varmış gibi hissediyoruz.

Haberin Devamı

Bulduğu bu yeri terapisti Mary’ye anlatan ancak elbette inandıramayan Clarke en sonunda mağazada yanında çalışan iki elemanını, kamerasını ve ekipmanlarını alıp bu tuhaf dehlizlere ve fizik kurallarıyla oynayan devasa “arka odalara” giriyor ve gitmeden önce de terapistine “Sana bunu kanıtlayacağım” iddiasında bulunuyor…

Haftanın vizyonu | Backrooms: Tekinsiz bir yolculuk

Filmin ilk yarısında buranın gizini açığa çıkarmaya çalışırken Clarke’ı, ikinci yarısında ise onu bulmak için peşinden giden terapisti Mary’nin hikâyesini izliyoruz.

Film için hiç bilgisayar efekti kullanılmadan inşa edilen set, birbirinin içine geçmiş o odalar ve içindeki sayısız eşya, beklenmedik şekilde gerçek ve rahatsız edici görünüyor. Bu “backrooms” yani arka odalar Liminal space - eşik mekan olarak adlandırılıyor.

Haberin Devamı

İki durum, yer veya zaman dilimi arasında kalan, asıl amacı sadece geçişi sağlamak olan ve insansız olan bu yerler oldukça tekinsiz. Filmin görsel estetiği de bizi buranın çocukluk anılarımızda kalan, belki sadece bir kez gittiğimiz, belki hiç gitmeyip bir yerlerde görüp hafızamıza kaydettiğimiz ya da rüyalarımızda var olan yerlere benzetmekte çok başarılı.

Haftanın vizyonu | Backrooms: Tekinsiz bir yolculuk

İçinde dolaştıkça büyüyen, birbirinin içine giren, kimi boş, kimi eski mobilyalar ve eşyalarla dolu bu sarı odalar devasa görünümlerine rağmen akıl almaz bir klostrofobi hissi yaratıyor ve bu yerin var oluş amacının bilinmezliği filmin motoru haline geliyor.

Bir de bunun üstüne Clarke’ın da, seyirci olarak bizlerin de içeride aslında yalnız olmadığımız hissi ve kanıtı binince arka odalarda korkunç bir yolculuğa çıkıyoruz.

Haberin Devamı

Backrooms tarif etmesi, hatta üzerine bir şeyler yazması zor bir film. İki ana karakterimizin arasındaki hasta-terapist ilişkisi bizi zaten beklediğimiz şekilde aslında burada zihin içinde de bir yolculuk yaptığımız fikrine güzelce hazırlıyor.

Haftanın vizyonu | Backrooms: Tekinsiz bir yolculuk

Filmi oldukça ilgi çekici ve ürkütücü yapan ise bu dehlizlerin derinliği ve çarpıklığı. Film bize anlattığı şeyleri anlatıyor, gösteriyor, hissettiriyor ama bunları yaparken tüm soruları cevapsız bırakmaya, yaşadığımız şeyin ne olduğu konusunda mantıklı açıklamalar yapmamaya kararlı.

Bunda hem bu arka odalar evreninin kuruluş şeklindeki akılcılık hem de filmin devamının gelecek ve yeni bir sinema evreni yaratılacak olmasının payı var.

Haftanın vizyonu | Backrooms: Tekinsiz bir yolculuk

20 yaşında olduğuna inanmakta zorlandığım yönetmen Kane Parsons, filmin görsel ve işitsel dünyasını muazzam bir şekilde kurmakla kalmıyor. Filmin – tıpkı gösterdiği sonsuz odalar gibi – düşünsel/felsefi alt metni de tüyleri diken diken edecek kadar derinlikli.

Backrooms herkese hitap etmeyebilir. Ancak türün meraklısı olanlar için üzerine düşünülecek çok şey vaat ediyor. Burada bir uyarı yapmakta fayda görüyorum: İzlediklerinize anlam atamak için acele etmemenizde fayda var.

Haftanın vizyonu | Backrooms: Tekinsiz bir yolculuk

Sinema bir deneyim alanıysa şayet, bu filmi deneyimlemek, hissetmek, o hislere hapsolup kalmak naçizane yapılabilecek en iyi şey olabilir. Sinemada, toplu şekilde deneyimlemek de yine şahsi fikrime göre filmin en çok hak ettiği şeylerden biri.

Kapılar açılan ve kapanan şeyler. Ama bu her zaman içine girdiğiniz yerden çıkabileceğiniz anlamına gelmiyor. Çünkü belki de kendimizi başka bir yerde sansak bile aslında sadece zihnimizin içinde olabiliriz. Ve galiba hiçbir dehliz o kadar derin değil…

Yazarın Tüm Yazıları