Gözde Hatunoğlu

Gözde Hatunoğlu

ghatunoglu@hurriyet.com.tr

Haftanın vizyonu | Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim: Bir korku filmi olarak annelik deneyimi

2025 yılı sinemada karşımıza peş peşe annelik temasını farklı açılardan ele alan filmlerle çıkardı. Annelik deneyimi, doğum sonrası depresyon, aile içi travma aktarımı, evlat kaybı ve ardından yaşanan yas süreci derken karşımıza çok çeşitli anlatılar çıktı.

Haberin Devamı

Bunların arasında en kuşkusuz çarpıcılarından biri, konuya pek de ele alınmayan yanlarından bakan hatta seyircisini itebilecek kadar gerçekçi yaklaşan Mary Bronstein’in 17 yıl aradan sonra çektiği ikinci uzun metrajı “Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim” (If I Had Legs I’d Kick You) oldu.

Bu hafta sonu gösterime giren bu tuhaf (!) isimli film Linda (Rose Byrne) adında, hasta kızına bakan bir terapistin hayatının en zorlu haftalarından birini izliyor.

Kızının hastalığını bilmediğimiz, eşi de sürekli çalıştığı için asla yanında olmayan Linda bir yandan her sabah kalkıp işe gitmek, bir yandan da hasta kızını her gün tıbbi bakım aldığı bir kuruma götürmek, evinde de onu makinalara bağlı şekilde yaşatmak zorunda olan bir anne.

Haftanın vizyonu | Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim: Bir korku filmi olarak annelik deneyimi

Haberin Devamı

Onu yaşadığı bir “bekâr anne” deneyimi de değil aslında, yani hâlâ bir kocası var, baba da aile resminin içinde ancak fiziki şekilde değil. Linda yanında olamayan eşinin sürekli olarak ona telefondan verdiği talimatları almakla ve ona göre davranmaya çalışmakla mükellef…

Linda ve hasta kızının iyi kötü devam ettirdikleri düzenleri tavanın çökmesi ve evlerini su basması yüzünden tepetaklak oluyor ve tadilat bitene kadar yol kenarındaki bir motele sığınmak zorunda kalıyorlar.

Bunlar yetmezmiş gibi Linda’nın işi de başından aşmış durumda; terapistliğini yaptığı danışanlarından biriyle de başı bir şekilde dertte ve kendisini danışanı olduğu iş arkadaşı olan bir diğer terapist dışında kendini açabildiği, derdini anlatabildiği kimsesi yok.

Linda günümüz dünyasının bilinçli, çocuk yetiştirme konusunda donanımlı, mesleği sayesinde de birçok konuda duyarlılığa sahip anne… En azından kâğıt üstünde.

Haftanın vizyonu | Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim: Bir korku filmi olarak annelik deneyimi

Ama biz onu filmin başından sonuna dek hep bir kaos, çözülemeyen gündelik sorunlar, evin durumu, çocuğunun ağır hastalığına bir türlü çare bulunamaması gibi üstesinden gelmesi çok zor durumların içinde görüyoruz.

Haberin Devamı

Hatta eskilerin deyimiyle “Dokuz ayın çarşambası bir araya gelmiş” gibi her şeyin üst üste gelip adeta evinin tavanı gibi üstüne çöktüğü bir kâbusun içinde ve bu kâbustan bir türlü uyanamaz halde.

Mary Bronstein’in kalemi de kamerası da film boyunca bir an olsun Linda’nın peşinden ayrılmıyor, yakın plan çekimlerle onun yaşadığı bu kâbusun bir parçası haline geliyoruz, o çıkışsızlık hissini iliklerimize kadar hissediyoruz.

Haftanın vizyonu | Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim: Bir korku filmi olarak annelik deneyimi

Buraya bir parantez açıp genellikle komedi performanslarıyla tanıdığımız Rose Byrne’den bahsetmeli… Altın Küre’de ödülü kucaklayan ve Oscar’a da aday olan yıllarında deneyimli oyuncusu Rose Byrne rolünü iyi oynamakla kalmıyor, perdede gerçekten Linda haline geliyor, yaşadığı her duyguyu yüzünde, vücut dilinde, sesinin tonunda bulmak mümkün. Çok zor bir rolü, üstelik de abartılı bir oyunculukla dengesi bozulabilecek bir karakteri müthiş bir gerçekçilikle ve eforla muazzam şekilde canlandırıyor.

Haberin Devamı

Geçmişten bugüne büyükler ve aklı bizden çok olanlar (!) bir gün çocuğunuz olduğunda annelik hissi ve deneyiminin size bir anda yükleneceğini, derdi verenin dermanını da vereceğini, “doğan büyür” şiarıyla anneliğe ve annelere yüklenen her şeyin geçici, hafif ve kadının nasıl olsa atlatacağı şeyler olduğunu söyler.

Annelik deneyimini daha kolay yaşayan da vardır elbet. Ama gerçek hayatta hiçbir şey filmlerdeki, annelik ve çocuk büyütme kitaplarındaki gibi olmaz, size akıl verenlerse en zor anınızda yanınızda bile değildir…

Haftanın vizyonu | Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim: Bir korku filmi olarak annelik deneyimi

Kendi deneyimimden yola çıkarak naçizane anneliğin hayatımın en güzel parçası olduğunu söyleyebilirim. Ama ne çektiğimi de bir ben bilirim! Birçok kadın için de bu böyledir zaten.

Haberin Devamı

Anneliğin kutsanması, kadınlığın sadece annelikle birleşince kendini gerçekleştirebilen bir şey olduğu, “iyi” annelerin her zaman çok güçlü ve kendini asla bırakmadan yaşayabilen bir tür süper kahraman olduğu artık inanmadığımız bir yalan.

Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim bu yalanı tüm çıplaklığıyla yüzümüze çarpan bir film. Dünyanın en zengin ülkesinde yaşayan bir anne olsanız da, iyi bir işiniz, maddi özgürlüğünüz olsa da, eşiniz olsa da, anneliğe dair kitabi şeyleri bilseniz de, çocuğunuzu her şeyden çok sevseniz de bir gün ya da belki her gün bir kâbusa uyanmanız mümkün.

Haftanın vizyonu | Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim: Bir korku filmi olarak annelik deneyimi

Ve bunu saklamak, bundan ne kadar yorulduğunuzu, kendinizi nasıl tükettiğinizi dile getirmemek zorundasınız. Belki terapistiniz sizi dinler ama o da ne kadar dinler ve ne kadar anlar meçhul…

Haberin Devamı

Filmi izlerken Linda’nın her şeye rağmen ne kadar şanslı olduğunu fark etmek ve dünyanın dört bir yanında bu deneyimin çok daha büyük imkansızlıklar içinde yaşandığını fark etmek de cabası.

Mary Bronstein’in yönetmenliği, filmin temposu, hareketli kurgusu bizi kimi zaman bir kara komedinin kimi zamansa tüylerimizi diken diken eden bir korku filminin içine atıyor. Filmdeki kapanmayan “delikler” ve onlardan sızan karanlık artık “-mış gibi” yapamayan bir kadını ve anneyi olması gerektiği gibi değil, olduğu gibi ortaya koyuyor.

Haftanın vizyonu | Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim: Bir korku filmi olarak annelik deneyimi

Kolay bir izleme deneyimi olduğunu söylemek zor. Ama Mary Bronstein’in filmin bütün akışını değiştiren ve böylece bizi de izleyici olarak sadece Linda’nın yüzüne hapseden ilginç yönetmenlik tercihi (sürpriz bozan olduğu için bence izlemeden önce öğrenmemelisiniz bunu) için bile görülmeli.

Gerçekler her zaman hoşumuza gitmez. Oysa bu onların gerçek olduğunu değiştirmez. Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim perdede gerçeklerle yüzleşmek isteyen cesur izleyicisini bekliyor…

 

Yazarın Tüm Yazıları