Paylaş
Kırk yıldan fazla süren terörün yol açtığı maddi ve toplumsal zararın telafisi geceden sabaha mümkün değil.
Ama sorunun kalıcı olarak bitmesi yönünde atılan bu adım yakın tarihin en önemli eşiklerinden biri.
Birçok ülke on yıllara dayanan benzer bölücü şiddeti tecrübe etti. Hepsinin kendine ait farklı dinamikleri vardı.
En bilinenlerden biri İrlanda ve Kuzey İrlanda arasında 30 yılı aşkın süren Belâlar (Troubles) dönemiydi.
IRA’nın silah bırakmasının yolunu açan tarihi uzlaşı 1998’deki Hayırlı Cuma (Good Friday) Anlaşması oldu.
Anlaşma 30 yıllık şiddetin bitmesinin yasal zeminini oluşturdu. IRA üyesi birçok tutuklu tahliye edilirken, örgütün silahsızlanma süreci başladı.
Ama bu o kadar kolay ve çilesiz olmadı. Süreç birkaç kez farklı alt örgütler tarafından sabote edildi. Anlaşmadan sadece dört ay sonra Omagh saldırısında 29 kişi hayatını kaybetti.
Silah bırakma, karşılıklı güvensizlik nedeniyle askıya alındı.
Nihayetinde tam yedi yıl sonra, 2005’te IRA tamamen silah bırakıp kendini feshetti. Bugün artık kimse IRA saldırılarından bahsetmiyor.
Bu süreçteki en önemli yasal dayanak Hayırlı Cuma Anlaşması oldu.
Asıl kritik noktaysa şiddetin tamamen bitmesine yönelik gösterilen siyasi ve toplumsal iradeydi.
Hayırlı Cuma, Kuzey İrlanda’daki bütün sorunu çözmedi. (Hatta bu günlerde İngiliz Hükümeti, 1960’tan 1998’e kadar yaşanan ‘Belâlar Dönemi’nde işlenen karanlık suçların aydınlatılmasına ilişkin yeni bir yasa hazırlıyor.)
Ama anlaşma, şiddetin bitişinde önemli bir irade beyanı, bir zemin oluşturdu.
Dün Meclis Komisyonu’na gelen yasayı da bu açıdan Hayırlı Cuma’ya benzetmek mümkün.
Kuzey İrlanda’dan Güney Afrika’ya dünyadaki benzer örnekler bize şunu gösteriyor: Terörün kalıcı olarak sona ermesi için sadece siyasi değil, toplumsal irade de gerekli.
Bu konudaki siyasi iradeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli ortaya koydu.
Türkiye’deki siyasi yelpazenin çok büyük bir kesiminin de aynı yerde hizalandığı görülüyor.
Bu Türkiye açısından önemli bir şans. Ama asıl kritik nokta toplum iradesinin bu sürece sahip çıkması. Bazılarının geçmiş tecrübelerden kaynaklanan şüpheleri olabilir.
Yine de ben Türkiye’de ezici çoğunluğun bu sorundan sonsuza kadar kurtulmak istediğine eminim.

İNSAN SAFARİSİ
UKRAYNA’daki savaşla birlikte hayatımıza giren kavramlardan biri, insan safarisi.
En son Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, bir Rus dronunun kovaladığı bir manavın videosunu paylaşırken bu ifadeyi kullandı.
Olaydan yaralı kurtulan manavın videosu ürpertici.
Bir süredir dünyanın ilgi alanından çıkan Rusya-Ukrayna savaşı son dönemde daha çok sivilleri hedef alan kirli bir kavgaya dönüştü.
Geçen hafta Moskova’daki bir restoranda, bir Rus generali hedef alan bombalı saldırıda 5 kişi öldü, 19 kişi yaralandı.
Rus dronları tıpkı manav videosunda olduğu gibi düzenli şekilde sivilleri hedef alıyor. Ukrayna da birkaç gün önce Rusya’nın en büyük e-ticaret şirketlerinden birini dronlarla hedef aldı.
Hafta başında Karadeniz’deki saldırılarda iki Türk gemisinin zarar görmesi üzerine Türkiye, her iki tarafın da sivilleri hedef almamasına yönelik bir bildiri yayımladı.
Gözler bir süredir İran’a çevrilmişken, Ukrayna’daki çatışma daha kirli bir safhaya girmiş görünüyor.

BM GENEL SEKRETERİ OLACAKTI
ÇOK değil iki hafta önce FIFA Başkanı Infantino’nun Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yerine geçebileceği konuşuluyordu.
Hatta Trump’ın, “Herkesin saygı duyduğu bir isim” dediği Infantino’nun adaylığını desteklediği iddia edildi.
Ancak, Dünya Kupası’nı “şirketlere arz etme” planının yarattığı fırtınayla birlikte Infantino şimdi koltuğunu kurtarma derdinde.
Aslında yaşananlar bize en tekinsiz politik zeminin futbol olduğunu kanıtlıyor.
Infantino’ya en büyük tepkiyi gösterenler futbolun en eski ve müesses gücü UEFA. En pahalı futbol ligi konumundaki Premier Lig açıkça FIFA Başkanı’nın istifasını istiyor.
Bir süredir Infantino hakkında birikmiş bütün kinin yüzeye çıktığı görülüyor.
İngiliz basınında her gün FIFA Başkanı’nın Afrika ülkelerindeki federasyonlarda nasıl bir sömürü düzeni kurduğuna, koltuğunu garanti altına almak için oylama sistemini etkilemeye çalıştığına dair haberler çıkıyor.
Infantino bu fırtına esnasında barış ödülü verdiği Trump’tan henüz beklediği desteği almış değil. ABD Başkanı’nın tavrı, kaderinde belirleyici olabilir.
Özetle futbol diplomasisi, futbol heyecanının önüne geçmiş vaziyette.

BARIŞ MANÇO VE ÖRÜMCEK ADAM
YENİ Örümcek Adam filmini izleyen birçok insan “Filmdeki şarkı aynı Alla Beni Pulla Beni” tepkisini gösterdi.
Haksız değiller. Avustralyalı müzik grubu Tame Impala’nın Loser şarkısının arka planında gerçekten de Barış Manço var.
Şarkının bestecisi Kevin Parker, geçen yıl bir söyleşisinde bir süre sadece 70’ler Türk rock müziği dinlediğini ve Barış Manço’dan çok etkilendiğini söylemişti. Loser’ın alt yapısında da bu şarkıları kullandığını itiraf etmişti.

Parker’a geçenlerde Frankfurt’taki konseri sırasında ön sıralardan bir hayranı bir Barış Manço plağı hediye etti. Plağı alıp sahneye yerleştiren şarkıcı “Huzur içinde uyu Barış Manço” dedi.
Yani Örümcek Adam’da bir Barış Manço etkisi olduğu kesin. Barış Manço’yu keşfetmeleri kendileri için bir kazanım olabilir.
Tabii ki yaptığı eserler, müziğini oluşturduğu dönem ve şartlar göz önüne alınırsa benim açımdan Barış Manço, Tame Impala’yla kıyaslanamayacak kadar büyük bir isim.

Paylaş