"Fulya Soybaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fulya Soybaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fulya Soybaş

Özverilerini alkışlıyor bir yandan da korkuyoruz

Birçoğumuz evlerine kapandı. Sosyal izolasyon uyguluyoruz. Koronavirüsle mücadelede doktorlar ve sağlık çalışanları ise hayatları pahasına görev başında. Daha düne kadar balkonlardan alkış yağmuruna tutuluyorlardı. Bugün ise durum tersine dönmüş gibi. Korku hâkim. İşte en net örneği ve nedenleri...

BUNUN ADI PSİKOLOJİK ŞİDDET

Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. İbrahim Ersoy, Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu’nun görevi başındayken koronavirüse yakalandığını ve hayatını kaybettiğini hatırlatarak söze giriyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, görev başında, virüse yakalanan doktor ve sağlık çalışanı sayısı 601. Ersoy, doktorların böylesi zorlu bir dönemde kendi ailelerini ve canlarını riske ederek çalıştığını belirterek şöyle devam ediyor: “Şiddet sadece fiziki değildir. Psikolojik ve sözlü şiddet de sağlık çalışanları ve doktorlar üzerinde en az fiziksel olan kadar büyük bir travma yaratıyor. Bu insanların çoğu evlerine gitmiyor, hastanede kalıyorlar. Ancak bir akşam eve dönüp böyle bir yazı görmek inanın yumruk yemekten farksız.”

Özverilerini alkışlıyor bir yandan da korkuyoruz

Ön cephede savaşan askerler gibiyiz

Dr. Ersoy, apartmana asılan yazının psikolojik şiddet olduğunu ve hiçbir izahı ve özrü olmadığını söylüyor. Ersoy, “Hastalıktaki risk algısının değişmiş olmasından dolayı belli ki kişi kendisini koruma içgüdüsüyle o notu kaleme almış. Ancak hangi psikolojiyle yazılmış olursa olsun izahı yok. Bizler, en ön cephede savaşan askerler gibiyiz. Ve unutmayın ki hekim ve hemşire sayımız, bugün kötü durumda olan İtalya ve İspanya’dan daha az. Vakalar ‘en üst’ seviyeye ulaştığında sizleri hayatta tutan sağlık çalışanları ve hekimler olacaktır” diyor.

Özverilerini alkışlıyor bir yandan da korkuyoruz

KOMŞUDAN UTANDIRAN NOT

Sakarya Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde hasta hakları sorumlusu olarak görev yapan Yıldırım Akgül, hastaneden evine döndüğünde apartmanın girişine asılan notu görünce şok oldu. Bilgisayar çıktısıyla hazırlanan notta “Apartmanımızda ikamet eden sayın sağlık çalışanları, apartmana girip çıkarken giriş kapıları ve merdiven korkuluklarına temas etmemenizi önemle rica ederiz” yazıyordu. Akgül notu asıldığı yerden çıkardı. Şaşırmış ve öfkelenmişti. Kâğıdın boş kısmına şunları yazdı. “1- Bu apartmanda ikamet eden tek sağlık çalışanı benim, hepimiz biliyoruz. 2- Bu virüs olayı er ya da geç illaki bitecek inşallah. 3- Bu sürecin sonunda yine çalıştığım hastaneye gelecek, kapımı vurup odama girecek, ceketinizi düğmeleyip benden kendiniz için yine ayrıcalık isteyeceksiniz. İşte o zaman dilinizi koparır, çenenizi kırarım. Bilginize.”

Özverilerini alkışlıyor bir yandan da korkuyoruz

HER KOŞULA HAZIRLIKLIYIZ

Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi üyesi Dr. Samet Mengüç: “Bu tür salgın durumlarında maalesef ‘egoist’ durumlar ortaya çıkabiliyor. Sadece hekim ve sağlık çalışanlarına değil, hastalığa yakalanıp yenenlere de ‘öteki’ gözüyle bakılıyor. Mantıki ve vicdani olarak son derece yanlış bir tutum. Bize ulaşan benzer başka durumlar da var. Mesela nöbet sonrası bir otele uyumak için giden bir sağlık çalışanı sadece sağlık çalışanı olduğu için, virüs bulaştırır endişesiyle otele kabul edilmedi. İnsanlar ölüm ve sevdiklerini kaybetme korkusu içerisinde maalesef bu tür yanlış davranışlara yöneliyorlar. Bunlara gerek yok. Zor zamanlarda dayanışma şarttır! Şunu da ekleyelim: Sağlık çalışanları ve hekimler, virüsten korunma ve başkalarına bulaştırmama gibi hayati konularda en hazırlıklı, en çok bilgi ve deneyime sahip olan kesimdir. Korkmalarına ve ötekileştirmelerine gerek yok.”

Özverilerini alkışlıyor bir yandan da korkuyoruz

NOTU NASIL OKUMAK LAZIM?

Uzman psikolog Nigâr Çiçek, notu yazan kişinin ‘sağlıklı’ ya da ‘sağlıksız’ bir birey olup olmadığını bilmediği için şöyle bir öngörüde bulunuyor:

* Yazanın psikolojisi: “Mantıksal değil, duygusal bir tepki söz konusu. Belki kendini belki çocuğunu ya da ailesini korumak adına yazılmış bir not. Hepimiz zor zamanlardan geçiyoruz. Böylesi günlerde kendi benliğimizi ve sevdiklerimizi olası bir zarardan korumak adına bencilce bir tutum sergilenmesi olası.”

* Cevap verenin psikolojisi: “Burada sağlık çalışanı kendine yapılanı bir haksızlık ve zorlama olarak algılamış. Kaldı ki zaten çok zor şartlarda çalışıyorlar. Yorgun ve üzgünler. Böylesi bir yaklaşım, var olan düşük motivasyonu da yok eder ve belki de bu durum onların tüm hayatlarına yansır.”

* Sonuç: “Davranışlarımız, düşünce ve duygularımızın tepkileridir. Herkesin düşünce ve duygularında ‘bencillik’ değil ‘insanlık’ yaşadığı davranışsal modele geçmek esas olacaktır.”

Özverilerini alkışlıyor bir yandan da korkuyoruz

KORKU VE BENCİLLİKTEN UZAKLAŞMANIN YOLLARI

Uzman psikolog Ozanser Uğurlu, koronavirüs salgını nedeniyle korkunun mantığının önüne geçtiğini söylüyor. Böylesi dönemlerde beynin akılcı çalışmadığına dikkat çeken Uğurlu, şöyle devam ediyor: “Normalde vücuttaki kan akışı üst beyin, iç organlar ve bağışıklık sistemi yönünedir. Ancak şu an içerisinde olduğumuz bilinmezlik nedeniyle kan kaslara pompalanıyor. Beyin ‘Savaş var, kaç’ gerilimi yaşıyor. Daha sağlıklı düşünmek ise elimizde.” Peki nasıl?

1) Gevşeme teknikleri uygulayın. Vücudun harekete olan ihtiyacını gidermelisiniz. Progresif gevşeme -kas gruplarının sıkılıp gevşetilmesi tekniği- rahatlamaya yardımcı olacaktır.

2) Bilgi akışını düzenleyin. Sürekli haber takip etmek depresif bir durum yaratır. Elbette haber almak önemlidir. Ancak bunu kısıtlayın. Günde 3 kez yarım saat gibi.

3) Kulaktan dolma bilgilere prim vermeyin! Sosyal medyada teyitli olmayan bilgilere inanmayın. WhatsApp gruplarındaki ‘dedikodu’ sizi bencil, içine kapanık ve güvensiz hale getirebilir.

4) Bakış açınızı koruyun. Her ne kadar tünelin ucunda ışık görünmüyorsa da insanlığın geçmiş tecrübeleri bu zor günleri de atlatacağımızın göstergesi. Sevgiden beslenin.

5) Başkalarına yardım ederek kendinize yardım edin. Dünyamızı esir alan salgın aslında bize unuttuğumuz değerleri hatırlatmak adına eşsiz bir fırsat. İşte size nezaket, yardımseverlik ve birisi için bir şeyler yapma fırsatı.

X