Nereden çıktı bu baş ağrısı

Öksürük, nefes darlığı ve ateş. COVID-19’un en belirgin semptomları. Ancak son günlerde ‘baş ağrısı’ nedeniyle doktora koşanların sayısında da artış var. Endişeye mahal yok! Koronavirüse yakalanmadınız. Peki ama nereden çıktı bu geçmeyen baş ağrısı? Yok mu bir çaresi? Uzmanlar yanıtladı.

Haberin Devamı

STRES VE KAYGI AĞRIYI TETİKLİYOR

BEYİNDER Başkanı nörolog Prof. Dr. Derya Uludüz, COVID-19 salgınıyla birlikte kronik baş ağrısı yaşayanların sayısında da artış olduğunu belirtiyor. Nedeni basit: Stres ve kaygı. Uludüz, “Stres, fizyolojik ve psikolojik dengenin bozulması halinde ortaya çıkar. Uykunun, yeme alışkanlıklarının, sosyal ilişkilerin bozulduğu bu günlerde baş ağrısı olarak kendini göstermesi ise sürpriz değildir” diyor. Uludüz, bu dönemi ağırlaştıran fenomenin ise kaygı olduğunu söylüyor, “Muhakeme etme, kirli bilgiye maruz kalma, sürekli gelişen ve değişen durumu takip etme isteği normal alarm düzeyimizi en yüksek seviyeye çıkardı. Bu durum baş ve vücut ağrısı ile gastrointestinal yakınmaları tetikledi” diyor ve şöyle devam ediyor: “Bugünlerde hareketlerimizi sınırlamak zorundayız. Gün ışığından yeterince yararlanamıyor, kapalı ortamda kalma zorunluluğu ile oksijeni yeterince alamıyoruz. Uyku ve beslenme düzenimiz değişti. Kaşlarımız çatık. Beynimiz bu durumu ‘sekonder travma bozukluğu’ olarak algılıyor ve düşünceyi yok etmek için baş ağrısını tetikliyor. Yani baş ağrısı, düşüncenin önüne bir nevi set çekerek bedenimizin ve ruh sağlığımızın bütünlüğünü korumaya yardımcı oluyor” diyor.

Haberin Devamı

Nereden çıktı bu baş ağrısı

 

Migren atağına nefes egzersizi

Baş ağrısından kurtulmanın en basit yolu ise hayatın ‘duraklama’ tuşuna basmak. Prof. Dr. Uludüz, “Kontrol edemedikleriniz yerine kontrol edebileceklerinize odaklanın. Örneğin, ofise ne zaman döneceğinizi düşünmek yerine evde nasıl daha verimli çalışabileceğinizi düşünün. Mesela dosyalarınızı düzenleyin, telefonunuzdaki gereksiz uygulamaları silin, ihmal ettiğiniz gitarınız ya da fotoğraf makinenize dönün. Zamanı barbarca tüketen sosyal medya platformlarına ara verin” diyor. Uludüz’ün migren tanısı konmuş ve bu dönemde sıklıkla atak yaşayan hastalara da tavsiyesi var. “Karbonhidrat ağırlıklı beslenmeyin. Havasız kalmayın. Camlar açılacak, ev bolca havalandırılacak. Nefes alma egzersizleri yapın. Derin nefes al, tut, sekize kadar say, ağızdan ver. En az 10 tekrar. Bol su için. Kafeinden uzak durun.”

Haberin Devamı

Nereden çıktı bu baş ağrısı

BAŞ AĞRISINA 6 MADDELİK REÇETE

Psikiyatrist İlker Küçükparlak kaygı, stres, üzüntü, mutsuzluk gibi duyguların kendisini açığa çıkaracak bir yol bulamayınca ya başka bir duyguya dönüştüğünü ya da bedende kendini ağrı olarak gösterdiğini söylüyor. Küçükparlak, “Salgın nedeniyle istisnai günlerden geçiyoruz. Sevdiklerimizden, günlük rutinimizden uzak, korku ve endişe içindeyiz. Kapalı bir kaba uygulanan basıncı artırırsanız kap en zayıf noktasından patlayacaktır. İşte tam da o patlama noktasındayız. Alınganlık, öfke göstermemizin, baş ve kas ağrısı yaşamamızın nedeni bu” diyor. Acılarımızı dindirmek ise elimizde.

* Beklentiyi makul tutun. Kendinize de başkalarına da çok yüklenmeyin. “İspanyolca öğreneceğim” ya da “Şu kitap bitecek” diyerek “Madem evdeyim üretken olmak zorundayım” hissiyatına kapılmayın. Beklentinin karşılanamaması sizi zayıf ya da kötü yapmaz.

Haberin Devamı

* Belirsizliği yok edin. Bir mahkûmun 5 yıl ceza alması elbette üzücüdür ancak o mahkûm sonrasında güzel günler göreceği motivasyonuyla yaşar. Oysa salgının ne zaman biteceği meçhul. Bu belirsizlik ‘acı’ verir. O nedenle, “Acaba yarın sokağa çıkar mıyım?” düşüncesiyle yaşamayın. Mesela “Ben bu yıl yaz tatili yapmayacağım” deyin. Kendi çizelgenizi yaratın.

* Son dakika takip etmeyin! Elbette haber almak önemlidir. Ancak vaka sayısının artışından sürekli haberdar olma isteği sıkıntı ve mutsuzluk yaratır.

* Kıyamet senaryosu yazmanın anlamı yok! Bardağın dolu tarafını da görün. Ölüm ve vaka sayılarını biliyorsunuz mesela. Peki ya iyileşenler? Ortada “Bulaşırsa ölürüm” gibi bir durum yok. Ama algı öyle. Unutmayın, yaşlı ya da kronik hasta olup da iyileşen binlerce insan var.

Haberin Devamı

* Rutininiz olsun. Her gün belirli saatte kalkın. Spor yapın. Sadece TV ya da film izlemeye odaklanmayın. Görüntülü konuşma, kalabalık medya bağlantılarına katılarak sosyalleşin.

* Gevşeme teknikleri uygulayın. Örneğin, panik atak yaşayan kişilerde nefes alamama gibi bir durum olur. Nefes darlığı COVID-19 belirtisi de olduğu için bu sefer kişi “Akciğerlerimde bir şey mi var?” demeye başlar. Endişe arttıkça atak tetiklenir. Bu gibi durumlarda düşünce odağının değiştirilmesi rahatlamayı sağlayacaktır.

Yazarın Tüm Yazıları