Fuat Bol

Fuat Bol

fbol@hurriyet.com.tr

Türkiye güçlendikçe

DÜNE kadar bizim ülkemizde, devletin dışında hiç kimse silah ya da mühimmat üretemiyordu.

Haberin Devamı

Vaktiyle silah ve mühimmat üreten ve daha da üretmek isteyenleri ise, İ. İnönü, ürettikleriyle birlikte ya havaya uçurdu ya da gözdağı verdirip bu işlerden uzaklaştırdı.

Malum Karadeniz insanı silaha meraklıdır; bölgenin muhtelif yerlerinde gizlice tabanca yapılırdı. Kısıtlı imkânlarla, merdiven altlarında torna ve eğe ile mükemmel silahlar üretilirdi.

Kaçak yapılan bu işler hem üreticiler için ve hem de silahları alıp taşıyanlar için büyük sıkıntıydı. Zira bu silahlara ne bulundurma ne de taşıma ruhsatı alınamıyordu.

Hiç unutmam; Sayın Erdoğan ile BM toplantılarına katılmak üzere New York’a gittiğimizde, çeşitli ülkelerin liderleriyle aynı otelde kalmıştık. Koridorlar koruma ordusundan geçilmiyordu. Sayın Erdoğan birçok ülke lideriyle ve ABD Başkanı’yla görüşmeler yaptı.

Haberin Devamı

ABD Başkanı’nın koruma ekibinin silahları herkes gibi Sayın Erdoğan’ın da dikkatini çekti. Parasıyla talep etmemize rağmen (korumu ekibi için) o silahlar Türkiye’ye verilmedi.

Kötü komşu insanı mal sahibi yapar diye boşuna dememişler.

Nitekim TBMM’de Savunma Komisyonu üyesi bulunduğum dönemde de terörle mücadelede elzem olan İHA’ları hem ABD ve hem de İsrail, Türkiye’ye vermiyordu. Vermiş oldukları 5-10 İHA da arızalandığında İsrail’e gönderiliyor ama bir türlü tamir edilip geri gönderilmiyordu.

Bu dönemde merhum Özdemir Bayraktar’la Florya’daki TBMM misafirhanesinde tanıştım. İHA yapmak için çırpındığını ve bu yüzden aort damarının patladığını ve zor kurtulduğunu öğrendim.

Sayın Erdoğan ile 40 yıllık dost olmalarına karşın, Erdoğan’ın ayrı parti kurması yüzünden aralarına kara kedi girmişti. Bu durumu da orada öğrendim; kendisini ikna ettim ve Ankara’ya Savunma Komisyonu’na davet ettim.

Gökte aradığımızı yerde bulmuştuk. Eski dostların arasını bulmak bendenize nasip oldu; bundan dolayı ne kadar şükretsem azdır.

İHA, SİHA ve TİHA’da BAYKAR’la geldiğimiz nokta göz kamaştırıyor. Öyle ki, senelerce gıpta ile baktığımız, dünya teknoloji devlerinden Japonya bile bizim İHA’larımıza talip oldu.

Savunma Komisyonu’nda bulunduğumuz dönemde, başkanımız Kemal Yardımcı, bakanımız İsmet Yılmaz’dı.

Haberin Devamı

Silah üretimi için özel sektörün önünü açtık; artık Karadenizli kardeşlerimiz göğsünü gere gere bütün maharetlerini sergileyebiliyor. Öyle ki, dünyanın en iyi tabancalarını üretmeye başladık; artık başka ülkelerden getirtmek yerine başka ülkelere kendimiz ihraç ediyoruz.

Türkiye’miz güçlendikçe, bölgesinde ve dünyada daha çok söz sahibi oluyor. Özellikle bölgemizde Türkiye’siz formül üretilemiyor. Türkiye olmadan denklem kurulamıyor.

Kalkınmayı bir uçağa benzetirsek, Türkiye uçağı pistte hızlanma hareketini yapıp ön tekeri havaya kaldırmıştır. Tam havalanıp dikey uçuşunu tamamlayıp normal (düz) uçuşa geçebilmesi için 5-6 seneye daha ihtiyaç var.

Haberin Devamı

Allah bir zeval vermeden o günleri görebilirsek; Türkiye’miz süper güçler arasına katılacak ve işte o zaman dünyadaki bütün haksızlıkların, zulümlerin hesabını sorabilecek, zalimlere haddini bildirecektir.

 

Yazarın Tüm Yazıları