Fuat Bol

Fuat Bol

fbol@hurriyet.com.tr

Medeniyet bilinci ve eğitim

KENDİMİZİ ve değerlerimizi inkâr ettiğimiz ve süfli bir taklitçilikle Batı’ya (Batı’nın batağına) teslim olduğumuz Tanzimat’tan beri, uçsuz bucaksız bataklıklarda debelenip duruyoruz. Debelendikçe daha da batıyoruz!

Haberin Devamı

Özellikle, yenilgi ile bitirdiğimiz Birinci Cihan Savaşı’ndan sonra; Batı, maddede ve manada bize bir kefen biçti ve bundan sonraki hayatımızı o kefende yarı ölü olarak idame etmemizi salık verdi.

Akabinde Anadolu ve Rumeli toprakları üzerinde, canımızı dişimize takarak ‘Kurtuluş Savaşı’ verdik. Kurtuluş Savaşı’nı kazanmamıza rağmen, Batı, üzerimizdeki hegemonyasını sürdürdü ve bizi yeniden taklitçiliğe (hem de daniskasına) mahkûm etti.

Medeniyet, bir milletin dünkü ve bu günkü kültürel değerlerinin harmanlanıp istikbale (geleceğe) yansıtılmasıdır.

Büyük bir medeniyetten gelmiş olmamıza rağmen, yapılan taklitçi hamlelerle dün ve dünün bütün değerleri yok sayıldı ve binlerce yıllık medeniyetimiz iki çapraz çizgi ile imha ve iptal edildi.

Artık köksüz ve ruhsuzduk.

Haberin Devamı

Eğitim, her milletin kendi medeniyet değerleri üzerinde inşa edilir. Bizim nesillerimiz, kendi medeniyet değerlerine (kültür- sanat eserleri) öylesine yabancı ve hatta öylesine düşman edildi ki, değil onlarla yoğrulmak, onlara el gözüyle turist gibi ve hatta düşman gibi bakar oldu.

Ne babasının-dedesinin mezar taşını, ne ecdat yadigarı çeşmeden su içerken üzerindeki yazıyı, ne ceddinin ona miras bıraktığı, kütüphaneler dolusu milyonlarca kitabı ve hatta ne okuduğu üniversitenin (İstanbul) giriş kapısındaki ayet-i kerimeleri ve Osmanlıca yazıyı okuyabiliyor, ne mabedinin kubbesinde yankılanan tekbir sesinden haz duyabiliyor, ne kutsal kitabı kıraat edilirken veya ezan-ı Muhammedi okunurken manevi bir ürperti hissedebiliyor!

Taklit ettiğimiz milletlere bakalım; hangisinde kendi geçmişini, kültür ve sanatını inkâr ve iptal vardır? Hangi devlet veya millet bin yıldır yoğrulduğu yazıyı yasaklayarak, medeniyet inkişafına girişmiştir?

Şu veya bu şekilde yeni yazı şekline (Latin harfleri) geçilmiştir; eskisini yasaklamak niye?

Osmanlı döneminde bile müfredatta Latin harfleriyle Fransızca, İngilizce vb. öğretiliyordu; yeni dönemde Latin harfleriyle birlikte, eski harflerle Osmanlıca neden öğretilmez?

2025 Türkiye’sinde hala neden korkulduğunu anlamak mümkün değildir.

Haberin Devamı

Taklitçisi olduğunu iddia ettiğimiz bir İngiliz’e, bir Fransız’a bakalım; beş yüz sene, bin sene önce yaşamış kültür insanlarının eserlerini okuyup anlayabiliyor.

Ya biz?

Bırakın Osmanlıcayı veya Osmanlı harfleriyle yazılı eserleri; Latin harfleriyle yazılmış elli sene önceki eserleri okuyup anlayamıyoruz!

Ömer Seyfettin’i, Yahya Kemal’i, Necip Fazıl’ı vb. okuyup anlayamayan nesiller yetişti; bu gidiş nereye?

Milletçe yok oluşun meşum habercisi olan bu gidişe dur demek zamanı gelmedi mi?

Daha ne bekliyoruz?

Yazarın Tüm Yazıları