Fuat Bol

Fuat Bol

fbol@hurriyet.com.tr

Düşmanın yeni hedefi: İslam ve Müslümanlar

Doksanlı yılların başında iki kutuplu olan dünyanın bir kutbu olan Sovyetler çöktü. Bu iki kutuptan biri Komünizm palavralarıyla, bir diğeri de sözde hürriyet ve demokrasi uyutmalarıyla dünya milletlerini sahip oldukları bütün değerleriyle soyup soğana çevirdiler.

Haberin Devamı

Oyun çok açık ve netti; her iki ülkenin lideri, 2. Büyük Savaş’ın galipleri olarak Yalta’da bir araya gelip dünyayı paylaştılar. Tek amaçları tesir sahalarındaki ülkeleri ’uyduları’ haline getirip sömürmekti.

Geniş halk kitlelerini uyutmak için giriştikleri psikolojik savaşlarda her türlü enstrümanı, özellikle de basını, sinemayı ve diğer propaganda vasıtalarını kullanarak beyinleri yıkadılar.

Malum, hiçbir ideoloji düşmansız yaşayamaz. 1945-1991 arasındaki dönemde, işte sözde birbirine düşman bu iki ideoloji arasındaki kayıkçı kavgasına soğuk savaş denilip insanlar uyutuldu.

En büyük bedeli bizim gibi güçsüz ülkeler ödedi. ABD’nin tesir sahasındaki ülkemiz için en büyük tehlike (öcü) Komünizmdi. Bunun için hemen her vilayette ‘Komünizmle Mücadele Dernekleri’ kuruldu. FETÖ iblisi de işte bu derneklerde bulundurularak ülkemizin başına bela edildi.

Haberin Devamı

Ülkeyi idare eden Amerikancı zihniyet (Celal Bayar ve onun müdavimleri), ‘Komünizm bu kış gelebilir!’ diyerek kitlelere korku salıyor ve böylece iktidarlarını sürdürüyorlardı.

1991’de Sovyetlerin çöküşünden sonra tek kutup kalan ABD’ye yeni düşman gerekti, çok geçmeden bu düşman bulunup ilan edildi: İslam ve Müslümanlar!

ABD eski Başkanı Bush, Irak’ta kimyasal silah yalanını uydurup, “Ya bizimlesiniz ya karşımızda!” diyerek yandaş ülkelerle Ortadoğu’ya çullanırken; baklayı ağzından çıkardı, açık seçik olarak ilan etti: “Bu bir Haçlı- Hilal savaşıdır” dedi.

Yeni düşmanın (İslam ve Müslümanlar) altyapısı seneler önce hazırlanmıştı. Afganistan’da Rusya’ya karşı savaştırılmak üzere kurulup geliştirilen sözde bütün İslami örgütler önceleri mücahit, bilahare terörist diye anılıp cephelere sürülecekti.

Tıpkı bugün DAEŞ’te (IŞİD) olduğu gibi. Halbuki DAEŞ’ı da kurup geliştiren kendileridir.

Dün de bugün de hep aynı oyun; tavşana kaç tazıya tut!

Onlara göre Suriye’deki SDG/PKK/YPD’nin varlık sebebi DAEŞ! 

O DAEŞ ki Suriye’de SDG/PKK’nın kontrolünde ve himayesinde idi.

Bütün bu terör örgütleri, başta ABD olmak üzere güçlü devletlerin kurup geliştirdiği yeni savaş konseptinin kullanışlı aparatlarıdır. 

Haberin Devamı

Daha açık ifadesiyle kahpece savaşların kiralık lejyon kamplarıdır.
Bizim bölgemizde, yani Ortadoğu’da her çeşit terör kampı için kullanışlı yani satılık eleman mebzul (bol) miktarda mevcuttur.

Bundan dolayıdır ki yabancı devletlerin istihbarat teşkilatları mahut ülkelerde cirit atarlar! Nokta atışlarla birçok ülkenin en üst yöneticilerini nasıl avladıkları malum!

Tek kurtuluş yolunu Sayın Erdoğan’ın dillendirmekten diline tüy bitti!

Türk’ü, Arap’ı, Kürd’ü, Fars’ı tek yürek olup ‘Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez!’ ama bütün bu unsurlar, birbirlerine düşüp birbirlerini boğazlamaya kalkışırsa o vakit düşmanın topu topunu sindirip esir eder!

Yazarın Tüm Yazıları