Paylaş
Eskiden, yani soğuk savaş döneminde (1989 yılına kadar) çift kutuplu dünya üzerinde kısmen da olsa bir denge vardı. Sovyetler’in dağılmasından sonra bu denge ortadan kalktı ve ABD tek başına dünyanın jandarması olarak kaldı.
Dışarıdan bakıldığında gözüken bu, lakin bir de perdenin arka tarafı var: ABD dahil, dünyanın belli başlı ülkelerinin (buna kimi İslam ülkeleri de dahildir) yöneticileri Siyonizm’in uşağı konumundadır.
Bakınız; Gazze’deki İsrail’in soykırımına karşı neredeyse bütün dünya ülkelerinin halkları yeri-göğü inletirken, (bir elin parmakları kadar ülkeler hariç) bütün ülkelerin yöneticilerinin ağızlarını bıçak açmıyor!
Neden acaba?
Zaten ABD dendiği zaman ABD-İsrail-Siyonizm birlikte düşünülmelidir. Zira bunlar birbirini tamamlayan ve şer üçgeni olarak dünyanın başına bela olan oluşumdur.
İsrail’in batıl inançlarına (arz- mev’ud) hizmet eden Siyonizm, masonluk yapılanması ile bütün dünyayı bir ahtapot gibi sarmış bulunmaktadır. Bundan dolayıdır ki Siyonizm hükmü altına aldığı bütün bu yöneticileri parmağında oynatmaktadır.
Siyonist Yahudilerin kurguladığı bu oyunun sonu, dünyanın sonunu getirecek ama başta bu yapıya hizmet edenler olmak üzere hiç kimse farkında değil.
İsrail’in bölgesel yayılmacılığı hangi ülkenin ya da ülkelerin sayesinde icra ediliyor? Başta ABD ve kimi Batılı ülkeler değil mi? Bu durumda bütün bu ülkeler İsrail’in (Siyonizm’in) güdümünde değil de nedir?
Netanyahu ile Trump anlaşarak hiçbir kural tanımadan gözlerine kestirdikleri ülkeleri işgal etmek için adeta yarış halindeler.
Bu her iki lider de kendilerini de yakacak bir ateşi tutuşturduklarının farkında değiller. Zira her ikisinin de akılları örtülü. Birininki sapık bir inançtan dolayı, diğerininki de güç zehirlenmesinden.
Neticede her ikisi de Siyonizm’e hizmet ediyor; o Siyonizm ki aklı sıra Tanrı’yı kıyamete zorlayacak! Evet, bu batıl ve sapık inancın peşindeler.
Kendi elleriyle hazırladıkları kıyamete (bir üçüncü dünya savaşına) gidişlerini sapık inançlarına alet etmekte, vaktiyle kendi kavimlerine gönderilen binlerce peygamberi öldürdükleri gibi bugün de aynı sapıklıkla Tanrılarını sözde zorlamayla karşı karşıya bırakıyorlar.
İcbar edilenin- zorlananın Tanrı olamayacağını düşünemeyecek kadar adileşen süfli bir zihniyetle karşı karşıyayız maalesef.
Temennimiz odur ki bu iki sergerde dünyanın başını yemeden kendi başlarını yerler!
Çünkü bu iki sapık lideri doyurmanın imkân ve ihtimali yoktur. Trump, Venezuela petrolüne çöküyor, yetmiyor, İran’ınkini de istiyor!
Paylaş