Paylaş
Vesayetin temsilcisi gibi hareket eden Sezer, ne Abdullah Gül döneminde ve ne de Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde AK Parti hükümetlerinin çıkarmış olduğu hiçbir atama kararnamesini imzalamadı.
Dolayısıyla hükümet, Sezer döneminde hiçbir makama asaleten tayin yapamadı; yapılan bütün atamaları Sezer geri çevirdi. Dolayısıyla Sezer makamdan ayrılıncaya kadar devletin tüm kurum ve kuruluşlarındaki makamlar vekaleten idare edildi.
Sayın Erdoğan’ın bu çeyrek asırlık zaman zarfında taşıdığı yük ve verdiği mücadele gerçekten çok büyüktür. Her önüne gelen faninin altından kalkabileceği bir yük değildir. Dikkat edilirse Erdoğan’dan önceki hiçbir siyasi lider, böyle risk almadı ve böylesine devasa yüklerin altına girmedi, giremedi.
Düşünebiliyor musunuz; iç ve dış bütün vesayet odakları; ABD’si, AB’si, Cumhurbaşkanlığı, askeri ve başta yargı olmak üzere diğer bütün sivil bürokrasi, basın, terör örgütleri -PKK, YPG, PYD, FETÖ, DAEŞ vb.- ve bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de parti içindeki kimi hizip başları Abdüllatif Şener, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, FETÖ’cü milletvekilleri ve tabiatıyla başta CHP olmak üzere diğer muhalefet partileri…
Bu saydıklarımızın hepsini bir şekilde yenip tesirsiz hale getireceksiniz ki bu ülkede taş üstüne taş koyabilesiniz!
İşte Sayın Erdoğan, Allah’ın ve milletin yardımıyla bunu başardı, yani yukarıda sıraladığım bütün unsurları dize getirdi.
Önce onların kimisini yanına alarak (gözlerine toprak atarak), başta savunma sanayinde olmak üzere ülkenin alt ve üstyapısında dev hamlelere girişti. Düşmanlarının çoğunu birbirlerine kırdırarak elemine etti (saf dışı bıraktı veya tesirsiz hale getirdi).
İç savaştan kaçan milyonlarca Suriyeli’yi bağrına bastı, onlara iş ve aş verdi; sonunda sabırla koruğu helva yapıp Suriye’den Esed’i, ABD’yi, İran’ı ve Rusya’yı uzaklaştırdı. Suriye halkıyla birlikte Suriye’de tek kazanan oldu.
Geliştirdiği son model harp silah ve vasıtalarıyla terörün önce belini kırdı; teröristleri burunlarını inlerinden dışarıya çıkaramayacak hale getirdi ve bunun akabinde Türkiye Yüzyılı’nı ilan edip ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini başlattı.
Bunula da yetinmeyip aynı projeye ‘Terörsüz Bölge’yi ilave etti.
Dün hayal dahi edilemeyen bütün bu hamleler, bir bir gerçekleşti ve gerçekleşmeye devam ediyor.
Türkiye, bağımsız olmadan bu hamlelerin bir teki bile gerçekleştiremezdi.
İstikbalin tarihçisi, Sayın Erdoğan’ı Türkiye’yi gerçek bağımsızlığına kavuşturan lider diye yazacaktır.
O şeref de ona yeter!
Paylaş