Fuat Bol

Fuat Bol

fbol@hurriyet.com.tr

Cellat kim?

YAVUZ hırsız ev sahibini bastırır misali CHP Genel Başkanı Özgür Özel, toplumda ezilen kesimleri (özellikle de Kürt kardeşlerimizi) sözde uyararak, onlara Stockholm sendromunu hatırlatıyor ve onları, ellerinden zor kurtuldukları cellatlarına âşık olmamaya çağırıyor.

Haberin Devamı

Ona göre bu cellatlar da Cumhur İttifakı yani Sayın Erdoğan ile Sayın Bahçeli oluyor.

Normal bir insanın, hele de bu insan CHP’li ise, bu lafı edebilmesi için ar damarının çatlamış ve ayrıca zırcahil olması gerekir. Zira tek parti iktidarlarından beri, mahut CHP’nin elinden, milletin büyük çoğunluğu kurtulabilmiş değildir.

Çok şükür, milletimiz celladına âşık olmadı ve ilk hür seçimde (1950) CHP’yi sandığa gömdü ve o günden bugüne onu gömülü vaziyette tutuyor ve ona asla iktidar yüzü göstermiyor.

Nasıl göstersin ki? Zira CHP’nin iktidar olduğu yıllar boyunca, millet, neler çektiğini çok iyi biliyor!

Bu ülkede, CHP’nin zulmüne uğramayan yalnızca bir avuç seçkin CHP’lidir; bunun dışındaki bütün halk kesimleri (Kürtler, Müslümanlar, gayr-i müslimler, Aleviler vb.) CHP yönetiminin altında inim inim inletilmiştir; adeta kan kusturulmuştur.

Haberin Devamı

İnsan, ruh ve bedenden müteşekkildir, her ikisini de doyurmak devletin asli görevidir.

İnönü yönetimindeki Türkiye’de millet hem bedenen hem ruhen aç bırakılmıştır. Bu denli açlıkların boyutlarını dedelerinizden ve ninelerinizden sorup öğrenebilirsiniz. Zira bu zulmün şahitleri halen hayattalar. Yahut da yalan söylemeyen tarihten öğrenebilirsiniz!

1940’lı yıllarda millet meteliğe kurşun sıkıyordu, aç ve açıkta idi. Bulunmayan şeker, kilogramı memura 5 kuruş, halka on lira idi. Dolayısıyla millet şekeri rüyasında bile göremezdi.

Ceplerinde kuruşu olmayan milletin fertlerine 4 lira ‘yol vergisi’ konuldu. Halkın bu parayı ödemek imkânı olmadığından, ceza olarak insanlar yol inşaatlarında mecburi çalışmaya tabi tutulmuştu.

Sadece gayr-i Müslim vatandaşlar için, güçlerinin kaldıramayacağı oranda ‘Varlık Vergisi’ çıkartıldı. Ödeyemeyen bu vatandaşlarımız, Erzurum Aşkale’de ve Eskişehir Sivrihisar’da kurulan çalışma kamplarına sürülmüşler ve oralarda kış şartlarında kar küremek, yol süpürmek, taş kırmak ve yol inşaatlarında mecburi çalışmaya tabi tutulmuşlardır.

Yani yol vergisini ödeyemeyen fakir Müslümanlarla, zengin gayri Müslimler, tıpkı esirler-köleler gibi çalışma kamplarına sürülmüşlerdir.

Haberin Devamı

Müderris (üniversite öğretim üyesi) İskilipli Atıf Efendi Şapka Kanunu’ndan 2 yıl önce, ‘Frenk mukallitliği’ adında bilimsel bir kitap yazmış ve bu eser yayımlanmıştı. İki yıl sonra çıkan Şapka Kanunu’na muhalefetten yargılanıp idam edilmiştir.

Kitabın yazıldığı tarihte şapka giymek suçtu, giyenler yadırganırdı; kanunla tam tersi yapıldı, yani şapka giymek mecburi yapıldı, daha önce giyilen, fes, kalpak, sarık vb. yasak edilmişti.

Hukuk adına bu kepazelik nasıl işlendi diye sormayın zira Çetin Altan, dedesi Tatar Hasan Paşa’nın, Şapka Kanunu’na muhalefet eden onlarca kişiyi asarken, hızını alamayıp Şalcı Bacı adındaki kadını da astığını, televizyon ekranlarında söylemişti.

Haberin Devamı

Yakın tarihimiz gerçekleriyle yazılmadı ve okullarımızda okutulmadı; şayet Pandora’nın kutusu açılırsa, CHP yönetimi ne sokağa çıkabilir ve ne de bir insanın yüzüne bakabilir.

 

Yazarın Tüm Yazıları