Paylaş
İşte o zaman, bu zamandır ve bundan sonra gelecek zamanlardır.
Malum; iman, Müslümanın en kıymetli hazinesi olup olmazsa olmazıdır. Zira iman sayesinde ahiret (ebedi saadet) mutluluğu elde edilir. Allah saklasın imansızlığın neticesi ise ebedi azap ve ebedi felakettir.
Bundan dolayıdır ki yine sevgili Peygamber Efendimiz (Aleyhisselam), “Ey eshabım, siz öyle bir zamandasınız ki dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olur, cehenneme gidersiniz. Öyle bir zaman gelecek ki dinin emir ve yasaklarının onda birine uyabilen kurtulacaktır” buyurdu.
Bahse konu olan, dinin kurtuluş reçetesi ise imandır.
İmanın alameti ve temeli olan şu iki husus çok önemlidir: Birincisi gayba iman etmek, ikincisi de Allah’ın dostlarını Allah için sevmek, Allah’ın düşmanlarını da Allah için sevmemektir.
Yine malum; insanlar düşmanı hep dışarıda arıyor, halbuki asıl azılı düşman onun içinde; nefsi en büyük düşmandır. Nefs, imana düşmandır.
Yılan soksa, akrep soksa ölürüz; zaten ölmeyecek miyiz? Ama imanımız giderse sonsuz olarak ölürüz, ebedi olarak felakete gideriz. Ölmek değil, imanla ölmek marifettir.
İmanla ölmenin imanı koruyabilmenin yolunu İmam-ı Rabbani Hazretleri şöyle açıklıyor: “İmanı koruyabilmenin tek yolu vardır; o da salihlerle (iyilerle) beraber olmak ve birbirimizi sevmektir.”
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: “Din kardeşlerimizle barışık olmalıyız ama kendimizle, nefsimizle barışık olmamalıyız (nefsimizin arzu ve heveslerine karşı gelmeliyiz). Zira insana en büyük zarar kendi nefsinden, nefsinin heva ve heveslerinden gelir. İnsanın kendine verdiği zararı hiçbir düşman yapamaz. Bundan dolayıdır ki din kardeşlerimizle beraber olmaya, barışık olmaya ve birbirimizi sevmeye çalışmalıyız. Kurtuluşumuza ancak bu sevgimiz, muhabbetimiz sebep olacaktır. Nitekim Hadis-i Şerif’te: ‘İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız’ buyuruluyor.”
Buradan da anlaşılacağı üzere bu dinin temeli iyi geçinmek, iyi arkadaşlar edinmek ve onların güzel şahitliklerine mazhar olmak ve onların hayır dualarını almaktır.
Yarın vefat ettiğimizde, cenaze namazımız esnasında imam efendi; “Mevtayı nasıl bilirsiniz?” diye sorduğunda ve daha sonra Arasat Meydanı’nda Cenabıhak, “Bu kulumu nasıl bilirdiniz?” diye sual ettiğinde, iki iyi insan (salih mümin) veya melekler, “İyi biliriz, salih Müslümandır, şahidiz Ya Rabbi!” dedi mi, tamam!
Kurtuluşumuza vesile olacak, bizim için güzel şahitlikte bulunacak iyi dostlar edinmeli ve onları el üstünde tutmalıyız.
Paylaş