GeriFatih Tekeci ‘Bir an önce kamulaştırın yoksa tarihi ev elden gidecek’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Bir an önce kamulaştırın yoksa tarihi ev elden gidecek’

Hırsızlar talan etmiş... Kimsesizler mesken tutmuş... Derken, 2017’de çıkan yangın sonucu artık ayakta zor duracak hale gelmiş. Tüm bunların yaşandığı Çankaya-Kuloğlu Sokak’taki tarihi bağ evinin son halini görüp de içi cız etmeyen yoktur.

‘Bir an önce kamulaştırın yoksa tarihi ev elden gidecek’

Cumhuriyet dönemi milletvekillerinden Şakir Kınacı’nın aslında bu kente miras bıraktığı tarihi bağ evinin bu içler hacısı haline, okurumuz Sevim Türkyılmaz’dan gelen bir ileti üzerine iki hafta önce(5 Nisan’da) dikkat çekmiştim.
Hürriyet Ankara, “Tarihi yapılar böyle mi korunmalı!” başlığıyla birinci sayfadan manşetine taşımıştı.

*
Bir hafta sonra(11 Nisan’da), tarihi bağ evi ile ilgili çok önemli bir ileti daha aldım.
Bu defaki ileti, merhum Şakir Kınacı’nın kendi adını taşıyan torunu A. Şakir Kınacı’ya ait.
Yani varisi...
Ve tabii tarihi bağ evinin sahibi...
*
Torun A. Şakir Kınacı, “Ankara’nın tarihi bağ evlerine göstermiş olduğunuz ilgi ve duyarlılık takdire layık, ancak yazınızda önemli yanlışlar var, size yanlış bilgiler vermişler” girişini yaptığı iletisine, öncelikle şu dört maddeyle başlamış:
1) Bağ evi 400 yıllık değildir. Kültür Bakanlığı uzmanlarının tespitlerine göre 1880-1900 yılları arasında yapılmıştır.
2) Rum evi değil, Ermeni evidir. Tehcirden sonra dedem Şakir Kınacı evi Ankara Belediyesi’nden satın almış.(Ayrancı, Çankaya, Dikmen, Esat, Keçiören vb semtlerdeki bağ evlerinde olduğu gibi)
3) 1. derece değil 2A-2 koruma grubundadır. (Taşınmaz Kültür Varlıkları Yüksek Kurulu 29.08.1986 gün 2625 sayılı karar) Kurul izni ile arsanın geri kalan uygun kısmına inşaat yapılabilir, Ankara’da ve diğer illerde örneği çoktur.
4) Yangının amacı inşaat izni değil. Yangınla biz mülk sahiplerinin bir alakası yok.
*
A. Şakir Kınacı, dedesi Şakir Kınacı ve babası Hazım Kınacı dönemlerini de anlattığı iletisine şöyle devam etmiş:

‘HATIRASI VAR’ DİYEREK YIKTIRMAMIŞ

1950’li ve 1960’lı yıllarda Ayrancı’da onlarca bağ evi vardı. Biz Yenişehir’de oturur, yazları bağa çıkardık. Bağ evinde bizim aile, amcamlar ve halamlarla birlikte ekim sonlarına dek kalırdık. Bağ evimiz(eski Ankara evi, iki çeşme ve bir su mahzeni), Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 11.02.1977 tarihli ve A-314 sayılı ve 14.10.1977 tarihli ve A-855 sayılı kararları ile Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescil edilmiştir. Sanırım 1970’lerin başlarında ‘eski eserleri-yapıları koruma yasası’ çıktı. Bu yasanın hazırlıkları yapılırken ve tartışılırken komşu bağların sahipleri süratle evleri yıkıp ya da satıp koruma kanunundan kendilerini koruma yoluna gittiler, kat karşılığı müteahhide verdiler. Babama gelip, ‘Bak Hazım Bey, devlet bu evleri çevresiyle birlikte kısıtlayacak, tasarruf hakkımız elimizden alınacak’ dediler. Babam da ‘Hatırası var, Atatürk havuz başında(Ankara mebusu Şakir Kınacı ile birlikte) kahve içmiş. Çevredeki çam ağaçlarını kendi elimle diktim, büyüttüm, şimdi kendi elimle yıkamam’ dedi. Ve muhafaza ettik.

DEVLETİN KAMULAŞTIRMASINI İSTEDİK

Sonuçta, çevredeki onlarca bağ evi hep yıkıldı, yalnızca üç tane kaldı:
1) Zamanında babamın amcası Mehmet Kınacı’ya ait olan, daha sonra belediyenin satın alıp restore ettiği ev.
2) Börekçilerin bağ evi. Büyükçe bir parselin tam köşesinde yer aldığı için parselin geri kalan kısmını kullanarak bina yaptılar, bir mağduriyetleri olmadı.
3) Ve bizimki. Dört parsel, toplamda 3 bin 130 metrekare arsanın tam ortasında yer alan ve bu dört parseli de kısıtlama alanına sokan evimiz.
Ne babamın sağlığında ne de ölümünden sonra hiçbir zaman bu evi yıkmayı düşünmedik. Devletin ya da belediyenin kamulaştırmasını istedik, bu yönde girişimlerde bulunduk. Evi restore edip çevresindeki alanları kullanabilmek için Kültür Bakanlığı’na en az dört kez proje sunduk. Tümü bir öneri getirmeden reddedildi. 2003’ten bu yana güvenilir bir kiracı bulup kiraya veremediğimiz gibi her yıl dört parselin emlak vergisini de ödemek zorunda kaldık. Bu sözcük çok yıprandı ama başka bir tanımı var mı bilmiyorum: Mağduriyet.

İÇERİDE ATEŞ YAKIP, MANGAL YAPMIŞLAR

Gelelim yangın olayına. Son yıllarda birçok kez kapı, pencere kırılarak hırsızlık vakaları oldu. 2016’daki bir vakada, hırsızlar içeride götürecek değerde bir şey bulamayınca çinko yağmur borularını, su musluklarını götürmüşler. Bir süre de evin içinde yaşamışlar, ısınma amaçlı mangal yakmışlar, et de pişirmişler. Komşular hava karardığında eve girip çıkanları ve hatta kırık pencereden duman çıktığını görmüşler. Bize haber verdiler, karakoldan polis ekibi alıp eve girdik. Ardından Olay Yeri İnceleme Ekibi de geldi, yarı yanmış kömür, odun parçalarını, külleri gördük. Parmak izi de aldılar ama sonuç çıkmadı. Polis, Karakol Tutanağı ve Olay Yeri İnceleme Tutanağı tanzim etti. ‘Bunu yapan ya da yapanlardan davacı ve şikâyetçim’ diye dilekçe verdim. Polisin sorması üzerine, ‘Bahçe kapısına kaç kez zincirlerle kilit vurduk, zinciri de kilidi de götürdüler. Kapıyı kasaya çiviyle çaktık, o da fayda etmedi, kapıyı kırdılar’ dedim.

KÜLTÜR BAKANLIĞI ARSAYI KAMULAŞTIRACAK

Aynı zamanda Kültür Bakanlığı’na da yazdık. ‘Biz buraya sahip olamıyoruz. İçeri giren tinerciler ve hırsızlar hem eve zarar veriyorlar hem de yangın tehlikesi yaratıyorlar. Burayı bir an önce kamulaştırın yoksa tarihi ev elden gidecek’ dedik. Olumlu bir yanıt alamadık. Yaklaşık bir-bir buçuk yıl sonra da bu büyük yangın çıktı. Tescilli bir tarihi yapı yandığında, yıkıldığında arsa serbest mi kalıyor? Yerine otel, AVM mi yapılabiliyor? Böyle abes bir şey olmadığını herkes bilir, sizin de bilmeniz gerekir. Mülk sahibi aynı yapıyı rölöve projesine göre inşa etmek zorundadır. Dilekçelere olumlu bir yanıt alamayınca Kültür Bakanlığı’na iki kez kamulaştırmaları istemiyle dava açtık, ilkini kaybettik. Yakın zamanda açtığımız ikinci davayı(kamulaştırmasız el atma gerekçesiyle) kazandık. Kültür Bakanlığı arsayı kamulaştırmayı kabul etti. Kırk yıl sonra en doğru çözüm bu oldu. İnşallah, Ankara halkı, iyi bir restorasyonla en güzel bağ evlerinden birine sahip olacak.”

‘Bir an önce kamulaştırın yoksa tarihi ev elden gidecek’

BÖYLE DEVAM ETMESİ HALİNDE İKİNCİ BİR YANGININ ÇIKMASI AN MESELESİ

Okurumuz Sevim Türkyılmaz, Hürriyet Ankara’nın “Tarihi yapılar böyle mi korunmalı!” manşetinden 10 gün sonra(15 Nisan’da) tarihi bağ evinin önüne bir kez daha gitmiş. Karşılaştığı manzarayı da şöyle aktarmış:
“Maalesef haberinizden sonra geçen sürede değişen bir şey olmadı. Üstelik, haberin yapıldığı sırada her ne kadar kilitli olmasa da tarihi yapının bir kapısı vardı, bugün o kapı da yok. Böyle devam etmesi halinde ikinci bir yangının çıkması an meselesidir. Önceki kuşaklardan miras bu değerli kültür mirasının bu denli değersizleştirilmesini, gözden çıkarılmasını aklım almıyor. Sağlam bir kapı yapmak, çöplüğe dönen bahçesini temizlemek çok zor olmasa gerek.”

X

Zir Vadisi yolu tehlike dolu

Bu fotoğraflar, Zir Vadisi’nden. Google da şahit, bu yol çok tehlikeli!



Misal.
Son altı ayda Zir Vadisi yolunda meydana gelen bazı kazaları Google şu başlıklarla hatırlattı:
28 Kasım 2020: Yola dökülen yağ, çöp kamyonunu devirdi.
11 Aralık 2020: İki çöp kamyonu kafa kafaya çarpıştı.
10 Şubat 2021: TIR ve çöp kamyonu kafa kafaya çarpıştı.

Yazının Devamını Oku

Kentini yaşayan gazete kentini yaşayan başkan

Çankaya-Kuloğlu Sokak’ta çok eski bir bağ evi. Yaş aldıkça çatlaklarla dolmuş dış yüzeyi. Yalnız kaldıkça dökülmüş çatısındaki kiremitleri. Ve gece çökünce pencerelerinden birer birer düşmüş tüm cam taneleri.

İşte böyle.
Yapılar da insanlar gibidir.
Anılarla doludur, fakat anlat(a)madıkça içine kapanır.
Hatırla(n)mak ister.
Okurumuz Sevim Türkyılmaz, belki de herkesin unuttuğu bir günde bu bağ evini hatırladı ve hatırlattı.
Hırsızların dadandığı, kimsesizlerin yatıp kalktığı, tinercilerin de ateş yakıp yangın çıkardığı bu yapıyla hiçbir maddi bağı yoktu.
Ancak tüm dertleriyle dertlendiği bağ evi için “Peki daha ne kadar dayanabilecek?” endişesini taşıyan Sevim Türkyılmaz’ın tek bir talebi vardı.

Yazının Devamını Oku

Gayriresmî günübirlikler huzur kaçırıyor

Ankara’da yaşayan ve isminin gizli kalmasını isteyen bir okurumuz, “Kolej’de huzur kalmadı” demiş.

Sebebini ise “gayriresmî şekilde günübirlik kiralanan evler” olarak göstermiş.
Apartman sakinlerinin bu durumdan ciddi şekilde rahatsız olduklarına, apartman yöneticileri ile mahalle muhtarlarının ise çaresiz kaldıklarına dikkat çeken okurumuz, iletisine şöyle devam etmiş:

EMLAKÇI, ‘AİLE’ DİYE VERİYOR

“Gayriresmî şekilde yapılan günübirlik kiralamalar yüzünden fuhuş evleri ortaya çıktı. Emlakçı, ‘aile’ diye evi kiraya veriyor, eve yerleşen kiracı daha sonra kirada oturduğu evi günlük kiralamaya başlıyor. Tabii tüm bunlardan apartman sakinlerinin şikâyetleri üzerine en son ev sahibinin haberi oluyor, ama bir şey yapamıyor. Yasayla ve caydırıcı yaptırımlarla artık bunun önüne geçilmeli.”

LÜTFEN ARTIK BU KENTTE SOKAK HAYVANLARI SORUNU ÇÖZÜLSÜN

Okurumuz E.D., Çankaya’nın Oran Mahallesi için, “Sokak köpekleri konusu çok büyük bir sorun” demiş.

Yazının Devamını Oku

Tarihi konağın çığlığını duyun

Yıl 2017... Anadolu Ajansı(AA), “Başkentte 400 yıllık tarihi ev yandı” başlıklı bir haber servis etmişti.Çankaya’nın Aziziye Mahallesi’ne bağlı Kuloğlu Sokak’ta bulunan o ev için AA’nın haberinde, “Cumhuriyet dönemi milletvekillerinden Şakir Kınacı’nın torunları Şakir Abdullah Kınacı ve Nevin Erikenel’e ait” bilgisi de verilmişti.



Bu hafta okurumuz Sevim Türkyılmaz’dan gelen bir ileti, yıllar önce yaşanan o yangını hatırlattı.
Ne mutlu ki tarihi ev tamamen yanıp kül olmamıştı.
Peki kullanılmayan tarihi evde yangın neden çıkmış olabilirdi?
Maalesef biz yerel haberciler için hayli geç kal(ın)mış bir soru bu.
Çünkü yangın sonrası unutmuşuz, öksüz bırakmışız.

Yazının Devamını Oku

Sincan’ın tramvayı nerede?

Okurumuz Sercan Duyar, Sincan ve Sincanlılar için önemli bir fikri takip yapmış.

SORU(YORUM)-1
Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan’ın 2019 yerel seçimleri öncesinde Sincan-Fatih arasına yapılması planlanan “tramvay hattı” vaadini hatırlatmış.
Okurumuz, iki kilometre uzunluğundaki tramvay hattının, “İlçenin iki yakasını birbirine bağlayacak” şeklinde tanıtıldığını da hatırlatmış.


*
Sincan’da yaşayıp her gün OSB-Törekent-Koru metrosunu kullananların Fatih Metro İstasyonu çıkışındaki otobüs çilesine değinen okurumuz, iletisinde -özetiyle- şunları aktarmış:

Yazının Devamını Oku

Ödemedik, bekledik ama borç hâlâ duruyor

Okurumuz Cengiz Kaya, önce Google’da “asfalt katılım bedeli” araştırması yapmış, sonra da 27 Ocak 2020 tarihli Burada Okur Yazar’ın “Asfalt katılım bedeli borcu olanlar ödemesinler, beklesinler” başlığı ile karşılaşmış.



Ve bu başlığı tık’layan okurumuz şu soruyu ve cevabı almış:
* BURADA OKUR YAZAR: Asfalt katılım bedeli borcu olan, bir yandan da faiz işlediğini gören vatandaş ödeme yapsın mı, yapmasın mı?
* ABB BAŞKANI MANSUR YAVAŞ: Ödemesinler, beklesinler.
*
Evet, zaman zaman birçok Ankaralı bu konuda “Ne yapmalıyım? diye soruyor. Okurumuz Cengiz Kaya da onlardan biri. Görünen borcu için yapılandırmaya gitmiş, ancak hâlâ ödeme yapmadığını belirterek şöyle demiş:

Yazının Devamını Oku

Çiftçiyi isyan ettiren bir garip sulama iddiası

Şereflikoçhisar’ın Seymenli Mahallesi’nde çiftçilik yaptığını aktaran okurumuz Yunus Yalman’ın dikkate alınması gereken bir iddiası var. Tabii önce mevzuyu benim anladığım/herkesin anlayacağı cinsten bi özetlemek lazım.

İDDİA ŞU: Tarım arazilerinin sulanması için Seymenli Göleti’nden getirilen suyu, “muhtar ve azalar kendi arazilerini sulamakta” kullanıyor(muş).
*
Devlet Su işleri(DSİ) Genel Müdürlüğü’nün “sulama hidrant noktalarını belirlerken hata yaptığını”, bu nedenle kendisi de dahil birçok çiftçiye ait arazilerin kuraklığa terk edildiğini savunan okurumuz Yunus Yalman’ın iletisi -özetiyle- şöyle:

‘YANLIŞ DÜZENLENDİ’

“Aslında gelen suyla ekili ve tapulu alanların sulanması gerekirken, muhtar ve azaların arazileri ile köy merasına hidrantlar konuldu. Muhtar şimdi köyün merasını da kendi malı gibi kullanıyor. Benim gibi tapulu ve ekili arazisi olanlar yanlı/yanlış düzenlemelerden dolayı bu hidrantlardan yararlanamıyor.

Yazının Devamını Oku

‘Yakışmayan manzara’ için martta ihale nisanda çalışma

Burada Okur Yazar’da geçen hafta, “Karşıyaka Mezarlığı’na yakışmayan manzara” başlıklı okur şikâyeti vardı.

Eşinin mezarını ziyaret etmek için Karşıyaka Mezarlığı’na giden okurumuz Günsel Bakdi, karşılaştığı çamurlu manzarayı fotoğraflamış ve altına da şu notu düşmüştü:
“Çamurdan dolayı mezarın yanına ulaşmak çok zor oldu. Çamur içindeki mezarlık içi yaya yollarına en kısa sürede beton parke taşı döşenmeli.”



*
Hürriyet Ankara, okurumuzun bu şikâyetini geçen pazartesi günü gazetenin birinci sayfasından “Bu manzara yakışmıyor” manşetiyle verdi.

Yazının Devamını Oku

Karşıyaka Mezarlığı’na yakışmayan manzara

Burası Karşıyaka Mezarlığı. Açık adres: U14 ada, 1032 parsel. Ve işte durum ortada. Mezarların arasından geçmek neredeyse imkânsız. Elbette Karşıyaka Mezarlığı’nın her yeri böyle değil ama bu manzara da kabul edilebilir hiç değil.

Eşinin mezarını ziyaret etmek için geçen salı(2 Şubat) Karşıyaka Mezarlığı’na gittiğinde bu çamurlu manzarayla karşılaşan okurumuz Günsel Bakdi, “Çamurdan dolayı mezarın yanına ulaşmak çok zor oldu” demiş.
Ve haklı olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden(ABB) şu talepte bulunmuş:
“Çamur içindeki mezarlık içi yaya yollarına en kısa sürede beton parke taşı döşenmeli.”


*
ABB Mezarlık Bilgi Sistemi’nden yaptığım sorgulamalara göre okurumuz Günsel Bakdi’nin fotoğraf çektiği U14 ada, 1032 parsel’deki definlerin büyük bir çoğunluğu geçen yıl mart ayında yapılmış.

Yazının Devamını Oku

Vur abalıya

Koronavirüs salgını başladı başlayalı, motosikletli kuryelerin hem iş yükü hem de üzerilerindeki baskı katbekat arttı. Ve tabii maalesef “ölümlü motosiklet kazaları” da..!

Tüm Anadolu Motosikletli Kuryeler Federasyonu(TAMKF) Onursal Başkanı Yakup Sağlam, motosikletli kuryelerin son zamanlarda bir de “yük taşımacılığı” yapmak zorunda kaldıklarına dikkat çekerek, “Kaza geliyorum diyor ama buna kimse ses çıkarmıyor” diye uyarmış.



*
Bazı firmalar tarafından motosikletli kuryelere kilolarca ağırlıktaki “damacana” hatta “tüp” taşıtıldığını aktaran ve bunların fotoğraflarını gönderen Yakup Sağlam’ın iletisi -özetiyle- şöyle:

Yazının Devamını Oku

Çankaya değil sanki Mars

Nasa’nın paylaştığı bu inanılmaz görüntüler Mars’ta çekildi. Dünya şokta! Çünkü bu görüntüler arasında ASKİ’ye ait bir de rögar kapağı var.



Şaka şaka.
Burası Çankaya’nın Beytepe Mahallesi.
Uzayla olan tek bağı ise tam adresi:
“Gündönümü Caddesi Kuyrukluyıldız Sokak.”

Yazının Devamını Oku

Şebeke suyuyla bahçe sulayanları ASKİ engellemeli

Ankara’da önce barajlar alarm verdi. Sonra da Ankara Büyükşehir Belediyesi bu alarmın kentliler için ne anlama geldiğini açıkladı: “Ankara’nın 110 günlük suyu kaldı.”

Suyun tasarruflu kullanılmasının büyük bir önem taşıdığı bu dönemde, okurumuz Hüseyin Kamalıoğlu, “Yenimahalle’nin Turgut Özal Mahallesi’ndeki birçok büyük site, yeşil alanlarını şebeke(içme) suyu ile suluyor” şikâyetini iletmiş.
Okurumuz, “ASKİ Genel Müdürlüğü bunu engellemeli” talebinde bulunmuş.

SORUM VAR

BAŞKAN MANSUR YAVAŞ’IN ‘ASFALT BEDELİ’ VAADİ NE ZAMAN HAYATA GEÇECEK?

Okurumuz Kudret Kaatsız, “Ben tamı tamına bin 710 TL asfalt katılım bedeli ödemiştim” demiş ve aylardır yanıt bekleyen o meşhur soruyu sormuş:
“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ın seçim öncesi verdiği ‘Ödenmiş olan asfalt katılım parası, vatandaşın bundan sonra ödeyeceği emlak vergisinden düşülecek’ vaadi ne zaman hayata geçecek?”

Yazının Devamını Oku

Yapmayın yahu!

1 Ocak 2021. Temiz bir sayfa açtığımız yeni yılın ilk gününde Hürriyet Ankara WhatsApp Şehir Hattı’na işte bu fotoğraf geldi.



Burası kentin arterlerinden İstanbul Yolu’ndaki bir oto lastikçi.
Biri(leri) lastikleri ateşe vermiş.
Yükselen simsiyah duman adeta kenti boğuyor.
*
Fotoğrafa dikkat!

Yazının Devamını Oku

Asfalt katılım bedelini ödeyenler ‘su faturası’ ile mahsuplaşsın

Hani: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Ödeme yapan tüm Ankaralılara borcumuz borç. Mahsuplaşmaya gideceğiz” demişti. Hani: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Ödenmiş asfalt katılım parası, vatandaşın ödeyeceği emlak vergisinden düşülecek” demişti.

ÖNERİM VAR

İşte bu hatırlatmaları yapan okurumuz Murat Mutlu’nun, “yol harcamalarına katılma payı bedeli” yani bir diğer adıyla “asfalt katılım bedeli” konusunda Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bir önerisi var. Okurumuzun iletisi şöyle:

YATIRANLAR CEZALANDIRILDI

* YORUM: Sayın Mansur Yavaş’ın seçim öncesi vaadine rağmen bugüne kadar bir adım atılmadı. Bu nedenle benim gibi bu ücreti yatıran insanlar maalesef cezalandırılmış oldu.

Yazının Devamını Oku

Yüz yüze sınav koronaya davet

Koronavirüs salgını yüzünden öğrenciler önce “uzaktan eğitim” sonra da “online sınav sistemi” ile tanıştı.



Hatta öyle ki...
Sınavların online yapılması, kopya sorununu da gündeme getirdi.
*
Belki kaçırmış olabilirsiniz.
Cumartesi günü Hürriyet’te Abdullah Şanlı’nın “Kopyacılara aynalı önlem” başlıklı bir haberi vardı.

Yazının Devamını Oku

Göz kararı park cezası

Yıl 2013... Ankara’da güzel bir çalışma başlatılmıştı. Şöyle ki...



Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Ankara Emniyet Müdürlüğü, hem otobüs duraklarının önüne park yapılmasını engellemek hem de ceza kesilecek alanı belirlemek için “sarı çizgi” uygulamasına geçmişti.
Kent içi trafiğin güveni ve düzeni için atılan bu adım, o yıllarda maalesef kentin tamamında uygulan(a)madı.
Sonra da...
Unutuldu gitti.
*

Yazının Devamını Oku

50. Yıl Mahallesi’nin 60 yıllık tapu sorunu

Okurumuz Mehmet Topsakal, Çankaya’nın 50. Yıl Mahallesi’ndeki gecekondular(Güllüce Caddesi ile 50. Yıl Parkı arası) için 60 senedir tapu beklediklerini aktarmış. Okurumuzun iletisi -özetiyle- şöyle:



* Maalesef 1960’tan bu yana göz ardı edilen bir konu bu.
* Vergilerimizi ödüyoruz ama 60 yıldır tapu bekliyoruz.
* ‘Çalışmalar devam ediyor’ diyerek bizi oyalıyorlar.
* Her yer hurdacılarla doldu, hırsızlık olayları da arttı.

Yazının Devamını Oku

Bağlıca Bulvarı-Çevre Yolu bağlantısında son durum

Hürriyet Ankara okurları geçen hafta bu köşeden Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne(ABB) şu soruyu yöneltmişti: “Bağlıca Bulvarı-Çevre Yolu bağlantısı neden hâlâ bitmedi?”

İki gün sonra yani 11 Kasım Çarşamba günü ABB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Basın Yayın Şube Müdürlüğü’nden yazılı bir açıklama geldi.
Açıklamada, ABB Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekiplerin gerekli incelemeleri yaparak verdiği cevap var.
Ama bu açıklamaya geçmeden önce ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın 22 Mayıs 2020’de Twitter’dan paylaştığı tweet’ini hatırlayalım.
DEMİŞTİ Kİ:
“Hazırlıklarını tamamladığımız Bağlıca Bulvarı-Çevre Yolu bağlantısı projesini haziran ayı içerisinde hayata geçiriyoruz. Şehrimizin ulaşım ağını genişletmek ve tüm bölgelerimizde kesintisiz trafik akışını sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz.”
*
Ve şimdi...

Yazının Devamını Oku