GeriFatih ÇEKİRGE Uçmaya sevdalı 5 kuşak bir ailenin öyküsü... Gökyüzünde korkusuz bir anne
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Uçmaya sevdalı 5 kuşak bir ailenin öyküsü... Gökyüzünde korkusuz bir anne

Düşman yakıp yıkıp Sivrihisar’a doğru ilerliyordu.

1- Mustafa Kemal Atatürk, arkadaşı İsmet Bey’e haber gönderdi:

“Sivrihisar’a geliyorum. Sizde kalırım. Hem konuşur hem de dertleşiriz..”

İsmet Bey, Sivrihisar’ın hatırı sayılır isimlerindendi. Kuva-yı Milliyeciydi...

Atatürk her geldiğinde oturur uzun uzun sohbet ederlerdi.

O günlerde Ankara’da Milli Meclis...  

Anadolu’da Türk ordusu işgale direnmek için hazırlanıyordu. 

Sivrihisar ahalisi de taşı toprağı silah yapıyordu. Ama ne yazık ki Türk ordusunun hava gücü yok denecek kadar azdı. 

İşte o günlerde Sivrihisar ahalisi ve İsmet Bey bir karar verdiler:

“Aramızda para toplayalım, kaç paraysa bir savaş uçağı alalım.”

İsmet Bey öncülük etti. O zamanın parasıyla Sivrihisar halkı 4 bin 500 lira topladı.

İsmet Bey parayı doğrudan Atatürk’e verdi.

O parayla bir Fransız Bridge savaş uçağı alındı.

O uçak Kurtuluş Savaşı’nda çok önemli görevler yaptı.

Ve böylece...

“İstikbal göklerdedir” sözünün ilk temeli Sivrihisar’da atılmış oldu.

Bugün Sivrihisar’a girerken işte o uçağın bir sembolü vardır.

Evet arkadaşlar, bu pazar Atatürk’ün arkadaşı Sivrihisarlı İsmet Bey’in 5’inci kuşak torunlarına kadar uzanan bir “gökyüzü hikâyesi” izleyeceğiz...

Buyurun...

Uçmaya sevdalı 5 kuşak bir ailenin öyküsü... Gökyüzünde korkusuz bir anne

ALİ İSMET BEY’İN HAYALİ

Büyük dedesinin Atatürk’le olan hikâyeleriyle büyüyen Ali İsmet Öztürk’ün içinde hep bir “gökyüzü” vardı.

Havacılık...

Böylece hayata atıldı. Yıllarca havacılık üzerine işler yaptı. Başarılı da oldu. 

Şimdi Sivrihisar Havacılık Kulübü’ndeki harika tesislerde, Türkiye’nin ilk ve tek sivil  “havacılık gösterileri”ni yapıyorlar.

Türkiye’nin tek “uçan müzesi”ni kurmuşlar.

Ali İsmet Bey 20 yıldır profesyonel akrobasi pilotu. 37 yıldır uçuyor. 

22 ülkenin gökyüzünde ay-yıldızlı Türk bayrağımızı dalgalandırmış.

“Bununla gurur duyuyorum” diyor.

Uçmaya sevdalı 5 kuşak bir ailenin öyküsü... Gökyüzünde korkusuz bir anne

Ve sonra kızı Semin yetişmiş..

Şimdi Semin, Türkiye’nin tek ve ilk sivil kadın akrobasi pilotu.

Ablası Senan onların yeryüzü temsilcisi. Her şeyi organize ediyor.

Sırasıyla anlatırsam...

5’İNCİ KUŞAK 7 AYLIK PARS

Atatürk’ün silah arkadaşı büyük dede İsmet Bey. Sivrihisar ahalisiyle para toplayıp savaş uçağı için Atatürk’e veriyor.

3’üncü kuşak torun Ali İsmet Öztürk ömrünü havacılığa vermiş. İlk akrobasi pilotumuz. Uçan müzeyi kurmuş.

4’üncü kuşak Semin, şu anda Türkiye’nin ilk sivil kadın akrobasi pilotu. 

Yeryüzünde ise ablası Senan... 

Ve 5’inci kuşak Pars... Önce anne karnında, şimdi 7 aylıkken kokpitte...

Semin’le kısa bir sohbet de yaptık.

Uçmaya sevdalı 5 kuşak bir ailenin öyküsü... Gökyüzünde korkusuz bir anne

- Görüyoruz bazen, yere doğru müthiş bir hızla iniyorsunuz. Korkmuyor musunuz?

Korkmadan olur mu? Ama heyecan, adrenalin, gökyüzünde uçma hissi, süzülme duygusu hepsini bastırıyor... Bu bir tutku...

- Şimdi bir de annesiniz. 7 aylık Pars var... Nasıl oluyor?

Aslında hamileyken de uçtum. Ama risk yok tabii. Pars 7 aylık ve benimle hafif uçuşlar yapıyor. Gökyüzüne alışıyor.

- Babanız mı istedi uçmanızı?

Benim içimde zaten hep bir heyecan, uçmak vardı. Babam olmasaydı da uçardım. Ama tek şansım babam nedeniyle gökyüzüyle çok küçük yaşta tanıştım.

- Havacılık gösterilerini kaç yıldır yapıyorsunuz.

Uçmaya sevdalı 5 kuşak bir ailenin öyküsü... Gökyüzünde korkusuz bir anne

10 yıla yakındır yapıyorum. 

- Bunun için ne kadar çalışmak lazım..

Hayatınız bu olacak. En fazla 15 dakika uçarsınız. Ama sanki maraton koşmuş gibi olursunuz. G kuvveti muazzam bir basınç yaratır vücudunuzda. Çok fena kilo kaybedersiniz. O nedenle çok iyi hazırlanmalısınız?

- Peki yeryüzüne doğru büyük bir hızla inerken ne düşünürsünüz?

Eğer o an bir şey düşünürseniz, hemen bırakmalısınız. Çünkü bütün konsantrasyon uçak ve sizdedir. Uçakla bir olursunuz. Düşünmeye bile zaman yoktur. Yükseklik, hava basıncı, rüzgâr, sıcaklık...

- Peki hem annelik hem böylesine adrenalin dolu bir iş nasıl oluyor?

Vallahi oluyor. İsterseniz, severseniz oluyor. 

Uçmaya sevdalı 5 kuşak bir ailenin öyküsü... Gökyüzünde korkusuz bir anne


UÇAN MÜZEDE İNGİLİZ HASTA FİLMİNİN UÇAĞI

Ali İsmet Öztürk Sivrihisar’da bir de müze kurmuş. Ama müze denilince öyle uçmayan, bitmiş uçakların müzesi değil. Neredeyse tamamı uçuyor.

İşte efsane “İngiliz Hasta” filminin unutulmaz sahnelerinden birisi.

İngiliz pilot rolünde Ralph Fiennes top atışları arasından çöle doğru süzülüyor...

O filmde süzülen uçak Tiger Moth bugün Sivrihisar “Uçan Müze”sinde.

Hem de taklit değil uçağın kendisi.

Ali İsmet Öztürk satın alıp getirmiş... Ve hâlâ uçuyor...

8 NAZİ UÇAĞINI DÜŞÜREN EFSANE

Ve işte, 1940 yapımı Mustang P51D. 

İkinci Dünya Savaşı’nda 8 Nazi uçağını düşürmüş. Pilotu uçağı sonradan oğluna bırakmış. Uçağın izini süren Ali İsmet Öztürk İngiltere’de bulmuş. Ve satın almış. Uçak zaman tünelinden gelir gibi hâlâ uçuyor. Dünyada 70 tane kalmış.

11-12 EYLÜL’DE SİVRİHİSAR

Sonbaharın başında Sivrihisar’da bir havacılık festivali var.

Dünyanın değişik yerlerinden gelen pilotların gösterileri. 

Türk yıldızları. Jandarma, polis özel harekât hava gösterileri... Akrobasi gösterileri... 

Rengârenk bir gökyüzü... Ve yüz binlerce gökyüzü tutkunu...

Evet arkadaşlar... Bu pazar, Kurtuluş Savaşımızdan bugüne 5 kuşak gökyüzü sevdalısı bir aileyi anlattım... Yaptıkları o kadar çok şey var ki... Ancak özetledim...

Şunu bir kez daha anladım ki...

Anadolu muhteşem insan hikâyeleriyle dolu.

Gözlerinizden gökyüzü eksik olmasın...

X

Neden Fatih Terim çünkü...

Önce Beşiktaş’ı kutluyorum. Hak ettiniz...

Helal olsun. Sergen’i alkışlıyorum. Yine helal olsun...

Bize gelince...

Soruyorum:

Fatih Terim yalnızca takımı mı yönetti?”

- Hayır... Fatih Terim, takımı yönetirken aynı zamanda sahanın dışında bir türlü bitmek bilmeyen bir iç krizi de yönetmek zorunda kaldı...

Bu kadar çok kriz. Bu kadar çok düşmanlık. Ve birilerindeki “Terim kompleksi”.

Bütün bunlara rağmen Galatasaray yine kıl payı şampiyonluğu kaçırdı... 

Ve bütün bunlara rağmen

Yazının Devamını Oku

Sevgili gençler! İşte size ‘asla vazgeçmeyin’ diyen bir hikâye

1- 1990’lı yıllar...

Sonunda asistan olarak sınavı geçmiş ve kabul edilmişti. 

Uzaktı ama olsun. Zordu ama olsun. Terörün merkeziydi ama olsun...

Antalya’dan Erzurum’a... Oradan otobüsle Van’a gidiyordu. 

Muradiye’den geçerken otobüsün camından gördüğü şeye inanamadı...

Bendimahi Deresi’nin döküldüğü Van Gölü kıyısında Karadeniz’in koca “gırgır teknesi” ağ çekiyor... Kıyıya doğru sıralanmış kamyonların kasasına ağlardan tonlarca balık boşalıyordu.


Yazının Devamını Oku

'Keşke ilk gün babama anlatsaydım... Korkmayın başınıza geleni anlatın'

Melek'le o kadar güzel bayramlaştık ki...

Gülen yüzü, çocuklarıyla mutlu hali. Görüntülü bir bayramlaşma yaptık.

İçim ısındı... Umudum arttı.



Çocuklarıyla birlikte avukatı Ahmet Onaran’ın evine bayram yemeğine gelmişlerdi.

Yazının Devamını Oku

BM Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır'ın dünya sahnesindeki tarihi mesajı

BM’nin 75’inci Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, önceki gün Güvenlik Konseyi toplantısında çok önemli bir konuşma yapıyor.

Bu konuşma, BM tarihinde bir genel kurul başkanının BM Güvenlik Konseyi’ne hitap ettiği 8’inci toplantı oluyor...

Bu nedenle de ayrıca önemli.

Zoom üzerinden yapılan toplantıya daimi üyeler olarak ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa dışişleri bakanları ile geçici üyeler katılıyor.

Ve açılışta ilk konuşmayı genel kurul başkanı Volkan Bozkır yapıyor...

Bozkır, TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanlığı ile AB bakanlığı da yapmıştı.

Ama nedense, bunca yıllık dostluğumuz içinde o benim için hep bir “diplomat” olarak kaldı.

En sıkıntılı anlarda bile soğukkanlılığını kaybetmeyen, en zorlu sorunlara kuyumcu işi çözümler bulan bir diplomat...

Yazının Devamını Oku

Birisi gül veriyor diğeri yüz güldürüyor

Bu pazar “gül” diyorum. Ama “gül”ün her anlamında diyorum. O yüzden sayfamızda iki kadın konuğumuz var. Gülşah ve Oya. Birisi hayatımıza “gül” veriyor. Diğeri hayatlarımızın sonuna doğru yüzümüzü “gül”dürüyor. Anlatayım.

GÜLŞAH GÜRKANIsparta’nın en önemli gül üreticisi bir ailenin üçüncü kuşağı.

Gelin hayatından bir kareye bakalım.

İşte 6 yaşında Gülşah. Dedesi Mustafa Gürkan ona “Uğurum” diyor.

Adını da öyle koymuş.

Ve işte bir mayıs ayı... Ve her mayıs ayındaki gibi bir “gül hasadı”.

İşte küçük Gülşah... Dedesi onu gül havuzunda yuvarlıyor.

Böyle başlamış Gülşah.

Mühendislik okumuş. Yurtdışında master... 

Yazının Devamını Oku

Turizmde 'kâr' yılı değil, 'ar' yılı olsun

Başlıktaki bu sözün anlamını Bülent Bülbüloğlu şöyle açıklıyor:

Kredileri krediyle kapatmaya çalışan bir sektör. Kârdan vazgeçtik. Batmayalım, namusumuzla ayakta kalalım...”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kısa bir süre önce turizmin sektör temsilcilerini Külliye’ye davet ediyor...

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, GETOB Başkanı Bülent Bülbüloğlu, TAV’dan Sani Şener, TÜROFED Başkanı Sururi Çorabatır ve isimlerini alamadığım diğer sektör temsilcileri.

Cumhurbaşkanı herkesi tek tek dinliyor ve not alıyor.

Genel mesaj şu:

Sayın Cumhurbaşkanım, bu şekilde giderse çok sıkıntı olacak. Vaka sayılarının mutlaka düşmesi gerekir. Turizmci, geçen yıl aldığı krediyi yeni krediyle kapatmaya çalışıyor...

Ve Cumhurbaşkanı o toplantıda hemen kısa çalışma ödeneğini uzatıyor...

Sanıyorum, kapanma kararı ve arkasından gelen bazı ülkelere COVID-19 testinin kaldırılması kararının arkasında bu toplantı var.

Yazının Devamını Oku

Cenevre’de masayı donduran belge

Herkes soruyor: - Ne oldu da, Rum lider Anastasiadis birden bire Türkiye’ye hakaret yağdırmaya başladı?

Biraz araştırınca gördüm ki...

Perde arkasında bu sorunun çok keskin bir cevabı var.

Anlatayım.

Cenevre’de kritik bir görüşme...

Kıbrıs için sayısız kere kurulan masalardan birisi daha...

Toplantıyı BM Genel Sekreteri António Guterres yönetiyor.

Rum yönetimi lideri

Yazının Devamını Oku

Adalet Bakanı Gül: "Mesele siyasi parti meselesi değil insan hakları meselesidir"

İnsan Hakları Eylem Planı’yla ilgili olarak Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’le konuştum...

Söylediklerinden mutlu oldum...

Çünkü daha ilk cümlede şöyle dedi:

“Fatih Bey bu herhangi bir siyasi partinin değil, insanlarımızın yasası olacak.”

Sonra devam etti:

“Mesele iktidar muhalefet polemiği değil. Bu ülkede yaşayanların hakları meselesidir...”

Sorulara devam ettim:

“Ama sayın bakanım tartışmalar var.”

Gülerek cevap verdi:

Yazının Devamını Oku

Oğlunu kurtarmak için arı kovanından mucize yarattı

Oğlu Kıvanç dünyaya geldikten hemen sonra ateşlenmeye başlamıştı.

11 aylık aylıkken neredeyse antibiyotik bombardımanı altındaydı.

Hemen her ay ateşleniyor... Annesi Aslı Hanım çaresizlik ve üzüntüden perişan oluyordu... Üstelik Aslı Hanım’ın annesi bir pediatri profesörüydü. Ama bir türlü bu ateşin nedeni anlaşılamıyordu.

Babası ne yapacağını şaşırmıştı.

Çocuk ateşleniyor, yoğun ve kuvvetli bir antibiyotikle ateş ancak düşüyordu. 

Ama birkaç hafta sonra yeniden ateş...

Aslı Hanım çalmadık doktor kapısı bırakmadı. Saymıştı. O ana kadar tam 18 doktor gezmişti.

ÇOCUKTA MORLUKLAR ANNE PANİK İÇİNDE

Aradan 5 yıl geçmişti. Ama değişen bir şey yoktu. Çocuk günden güne eriyordu.

Yazının Devamını Oku

Ben bu insan hakkı belgesinin altına imzamı atarım

Adalet Bakanlığı dün İnsan Hakları Eylem Planı belgesini yayınladı...

146 sayfalık belgeyi satır satır okudum...

Ve ben bu eylem planının ana omurgasını oluşturan:

- 11 temel ilkenin;

- 9 amaç zincirinin;

- 50 hedef tablosunun;

- Ve 393 faaliyetin altına imza atarım...

Okurken heyecanlandım çünkü:

Her birimizin içine

Yazının Devamını Oku

Çevre eylemleri tarihinde bir ilk - Kovan barikatı

Fotoğrafa baktım...

Bir tarafta jandarma sıralanmış...

 Önünde birtakım sandıklar...

Nedir bu?

Sanıyorum çevre eylemleri tarihinde bir ilktir bu sandıklar...

Rize’nin İkizdere Vadisi köylüleri yapmış...

Dünyaca ünlü deli balın üretildiği vadiye “taş ocağı” açmak için getirilen iş makinelerinin önüne arı kovanlarını koymuşlar.

Arılardan barikat yani...

Yazının Devamını Oku

İşte insanlığın eli

Bu fotoğraf Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin inşa ettiği hastanelerin birinde Suriyeli bir çocuğa Türk doktorlarının eli uzanırken çekildi.

Bu fotoğrafı görünce bütün ruhumla gittim o anlara... Bu pazar işte orada, insanlığın tam ortasındayız...



Suriye’de şifa dağıtan Türk doktorları, sağlık çalışanlarının o meşakkatli ve fedakâr günlerine... İşte...

Sınırın hemen ötesinde bir sahra çadırı...

Ve oradan bir anı...

Yazının Devamını Oku

Vali Bey, bu coğrafyadan da bir Troya hikâyesi bekliyoruz

Kuşatma altında iki kez intihar eden o şehir halkı için, Anadolu Ateşi kim bilir neler yapar?

Pekin’de Çinli seyircilerin hayranlıkla izleyip ayakta alkışladığı Anadolu Ateşi’nin “Troya” gösterisini izlerken...

Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş Çinli meslektaşına Troya’yı anlatıyor, ben içimden soruyordum:

- Troya Yılı nasıl ilan edildi?

- Kimin aklına gelmişti?

Bu soruların hikâyesini Muğla’da bir sohbet sırasında buldum.


Yazının Devamını Oku

Akademisyeni hıçkıra hıçkıra ağlatan Vali

Başlığı görünce hemen negatif düşünmeyin.

Çünkü hikâye derin...

Birkaç gün önce bir mail aldım. 

Şanlıurfa Harran Üniversitesi’nden bir akademisyen göndermiş. Belli ki olayın yaşandığı o an...

Duygusallıkla yazmış...

Şöyle başlıyordu:

Fatih Bey, ben ve eşim Harran Üniversitesi’nde akademisyeniz.

Eşim tıp fakültesinde profesör... Ben de mühendislik fakültesindeyim. 

Bundan 11 yıl önce ormana bitişik 1700 metrekare bir yer aldık. Arkamız orman olduğu için çok sevinmiştik. Ta ki, bundan 5 yıl öncesine kadar. Birileri ormana komşu yaklaşık 2000 metrekare yeri işgal etti. Ben de yaklaşık 1 yıl boyunca BİMER üzerinden şikâyetlerimi yaptım. Fakat kurumlar o kadar ilgisizdi ki...

Yazının Devamını Oku

Son fıkrayı o anlatmıştı: 'Şimdi fıkra sırası bende'

ANAP’ın en tartışmalı günleriydi.

Ara seçimler yapılacaktı...

Genel Başkan ve Başbakan Yıldırım Akbulut neredeyse iki ateş arasında kalmıştı...

Muhalefet de parti içi muhalefet de kaybetmesini bekliyordu. 

Eğer kaybederse parti içi muhalefet, genel başkanlıktan düşürmeyi planlıyor...

Muhalefet de kaybedince genel seçimlere gitmeyi hedefliyordu.

Akbulut, sakin cevaplarıyla tanınırdı. 

Kolay kolay sinirlenmezdi.

Yazının Devamını Oku

Buzları eriten Kanal telefonu

Suveyş Kanalı’nın tıkandığı günlerde...

Dünya lojistik sektörünün krize girdiği haftada...

Mısır’ın kanal geçişinden büyük zararlar ettiği bir dönemde...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mısır Dışişleri Bakanı Sami Şükrü’yü arıyor.

Ve aralarında şöyle bir diyalog geçiyor:

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU: Sayın Bakan çok geçmiş olsun... Umarım bir an önce kanal açılır. Bu arada bizim yapabileceğimiz bir şey var mı diye sormak istedim. Bizim donanımlı kurtarma gemilerimizden yardım için gönderebiliriz.

SAMİ ŞÜKRÜ: Sayın Çavuşoğlu. Nazik teklifiniz için çok teşekkür ederim. Şimdi değerlendiriyoruz. İhtiyaç olursa sizi mutlaka arayacağım...

Ve önceki gün Mısır Dişişleri Bakanı Şükrü, Bakan Çavuşoğlu’nu arıyor:

- Sayın bakan size yardım talebiniz için çok teşekkür etmek istedim. Neyse ki sorun çözüldü. Bu vesileyle mübarek ramazan ayınızı tebrik etmek istedim...

Yazının Devamını Oku

Çevre Bakanlığı’ndan muazzam bir eser: Tabiatın sessiz tanıkları anıt ağaçlar

Çevre Bakanı Murat Kurum hangi kente gitse, bir meydanda, bir cami avlusunda, bir çeşme başında görüyordu.

Devasa boyları, gökyüzünü tutan kolları ve uzayıp giden gölgeleriyle...

Dallarında biriken çocuk kahkahaları, aşk hikâyeleri, savaşlar, keşifler, yüzlerce yıllık hatıralar... Köklerinde binlerce yıllık tarih...

Ne zaman birisinin gölgesine uğrasa, öylece bakıp kalıyordu... Ve bir gün dedi ki:



“Anadolu’nun binlerce yıllık tarihini taşıyan bu ağaçları anıtlaştıralım...”

Yazının Devamını Oku

Kaya mezarlarına jet araştırma

Bunca yıl sonra gazetecilikten en keyif aldığım şey nedir diye sorsanız...

Derim ki:

- Bir hüznü mutluluğa çevirmek. Kırık bir kalbi onarmak.

- Doğa, çevre ve tarihi koruyacak her çabaya bir nebze katkıda bulunmak. 

Niye sordum bu soruyu?

İşte sessizce yok olma sınırına gelen bir tarih...

Kaya mezarları...

Geçtiğimiz cumartesi, 5 bin yıllık tarihin, denizin ve doğanın merkezindeki “kaya mezarları”nı yazmıştım:

Fethiye ve Bodrum’daki

Yazının Devamını Oku

Yeter artık yahu!

Geçenlerde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanlarıyla Kayseri’deydim.

Orada TSK’nın lojistik gücüne büyük katkı yapacak dev uçakların yenilenme ve bakım hangarlarının son halini gezdik...

Sohbetler ettik...

Akar, Türkiye’nin uluslararası bir güç olarak kendi bekasını koruması için nasıl fedakârca çalışıldığını anlatıyordu.

Suriye’den Libya’ya, Azerbaycan’dan Somali’ye kadar başarılı bir ordu.

Hain darbe girişimine rağmen, kendi sınırları dışında dünyanın en zor harekâtlarını başarıyla yapan bir ordu...

Erciyes manzarasına doğru sohbet ederken “Ölürsek şehit, kalırsak gazi” diyordu...

Akar her fırsatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğini vurguluyordu.

Bunları konuşmuştuk.

Yazının Devamını Oku