Paylaş
Diğeri meydanlarda “hain” ilan ediliyor.
Aynı gün mahkeme kararıyla gelen Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi önüne iki makam aracı koyuyor ve üzerine “Haram Araç” yazıp sosyal medyada paylaşıyor.
Bir nevi Özgür Özel’e “haram yedin” mesajı gönderiyor.
Ve sonra milletvekilleri arasında karşılıklı küfürleşmeye varan mesajlar patlıyor.
GRUP TOPLANTISINI KİM YAPACAK
Kırılma öyle bir noktaya ulaşıyor ki,
Salı günü kritik gün oluyor.
TBMM Grup Başkanı seçilen Özgür Özel, grup toplantısında konuşacak.
Kılıçdaroğlu, milletvekillerine mesaj gönderiyor:
“Benim bilgim ve gösterdiğim yer dışında parti grup toplantısı yapılmayacak.”
Ve Özgür Özel, “Sağlığım yerinde toplantıyı yapacağım” diye cevap verince...
Kırılma derinleşiyor. Geliyoruz salı gününe...
Demokrasinin mabedi dediğimiz Gazi Meclis’te salı günü ne olacak?
Özel ve grubu salona girince,
Yine polis zoruyla mı çıkartılacak?
Sanmıyorum.
Ama sözünü ettiğim 8 şiddetindeki deprem çatlağı işte budur.
Uçuruma dönüşmüş olan çatlak budur.
Evet arkadaşlar;
CHP tarihinde böylesi olmamıştı.
CHP tarihinde onlarca tartışmalı, çatışmalı kurultay izledim.
Ama böylesini görmemiştim.
Böylesi görülmedi, çünkü ilk kez “yolsuzluk iddiaları” üzerine, gözaltındaki belediye başkanlarının itiraflarıyla/iftiralarıyla bir Genel Başkan “kurultaysız” ve mahkeme kararıyla değiştiriliyor.
Yerine atanan eski Genel Başkan da “Yozlaşmayı tek tek açıklayacağım” diyerek mahkemedeki iddiaları genel merkeze taşıyor.
O belgeleri merakla bekliyoruz elbette.
Böylece öyle bir çatlak oluşuyor ki.
Öyle bir kırılma yaşanıyor ki.
“Artık bu kırılmayı hiçbir tutkal yapıştıramaz.”
PARTİ MECLİSİ İÇİN İZİN BELGESİ
Gelinen nokta vahim; çünkü CHP, Parti Meclisi’ni toplamak için bile ilgili kamu kurumundan izin bekleyecek hale geliyor.
Nasıl oluyor da CHP, Parti Meclisi’ni toplayamıyor.
Oysa Genel Başkan Kılıçdaroğlu, “1 Haziran’da toplayacağız” demişti.
Haber de şu:
“CHP: Parti Meclisi üyelerinin görevlendirilmelerine ilişkin yazıyı henüz ilgili kamu kurumundan tebliğ alamamış olmaları nedeniyle Parti Meclisi’nin toplanma tarihi belirlenememiştir.”
Görüyor musunuz?
“İlgili kamu kurumu”ndan beklenen belge...
Eminim hiçbir siyasi parti böyle bir duruma düşmek istemez.
Ama öyle bir inatlaşma var ki...
Öyle bir “hesaplaşma” var ki...
ÇAREYİ YİNE DEVLET BAHÇELİ GÖSTERİYOR
Böyle bir uçurumdan kurtulmanın yolu ne olabilir?
Tek çare kurultay.
Nitekim en olumlu ve anlamlı yolu yine MHP Lideri Devlet Bahçeli çiziyor:
“9 Eylül’de kurultay yapılsın.”
Bu kavga büyüdükçe o da zor olur.
Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun eski bir “müfettiş” olarak,
Yolsuzluk ve yozlaşma iddiaları üzerine uzun bir süre kurultayı toplayacağını sanmıyorum.
Boşuna “Her şeyi açıklayacağım” demedi.
Kimse, “en kısa sürede kurultay” beklemesin.
Ekrem İmamoğlu dahil tutuklu yargılanan belediye başkanları için “hesap sorma” noktasında konuşan bir Kılıçdaroğlu var.
Artık Parti Meclisi’ni toplamak için “ilgili kamu kurumundan” evrak bekleyen bir CHP var.
ÖZGÜR ÇELİK İÇİN İHRAÇ İSTEMİ OLABİLİR Mİ
Bu öyle bir kırılmadır ki;
Hiçbir barış tutkalı bu kırılmayı yapıştıramaz.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ve iddialarıyla acaba Özgür Çelik için de bir ihraç süreci başlatılabilir mi?
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından böyle bir ihtimal seziyorum.
Bu sorunun cevabı daha ilk gün yazdığım yazının başlığına geliyor:
“Artık 2 CHP var.
1- Genel Merkez’deki CHP
2-Sokaktaki ve hapisteki CHP”
Göreceğiz...
Paylaş