Muharrem İnce’nin o bakışı her şeyi anlatıyor

CHP kurultayındaki o fotoğrafı görünce ilk aklıma gelen cümle şu oldu:

Sosyal (demokrat) mesafe... 

Kurultayda en arka sıralarda öylece oturan bir Muharrem İnce...

Genel merkez nasıl bir ‘mesafe’ koyduysa araya... 

Çok ‘sosyal’ olmuş...

Muharrem İnce’nin o bakışı her şeyi anlatıyor

Ama hiç ‘sosyal demokrat’ değil...

Peki Muharrem Bey, kurultayda en arka sırada oturup Kılıçdaroğlu’nu dinlerken acaba ne düşünüyordu?

İşte tam bu soruyu sorduğum sırada, fotoğraftaki bir detay dikkatimi çekti.

İnce’nin fotoğrafı çeken muhabire öyle bir bakışı vardı ki...

Çek kardeşim, çek de görsünler” der gibi bir bakış...

Peki şöyle bir açıklama kabul görür mü:

İnce, Yalova delegesi ve Yalova son sıralara denk geldiği için arka sıraya oturtuldu.

Kabul görmez elbette...

Çünkü...

Siz Muharrem İnce’yi Türkiye Cumhuriyeti’ne cumhurbaşkanı adayı yapacaksınız...

O Muharrem İnce yüzde 30 oy alacak...

Sonra kurultayda “delege” diye en arka sıraya oturtacaksınız...

Delege arkadaşlarım lütfen alınmasın. Mesele delegelikle ilgili değil çünkü...

Ben bu fotoğrafa bakınca şunu dedim:

Demek ki aslında siz Muharrem İnce’yi gerçekten bir cumhurbaşkanı olarak hayal etmediniz. Gerçek anlamda bir cumhurbaşkanı adayı olarak düşünmediniz. İnanmadınız. Güvenmediniz. Eğer öyle olsaydı milletin yüzde 30 oyunu almış bir adayınızı, delege, vekil, il başkanı, belediye başkanı, PM üyesi falan gibi statülerin içine atmazdınız...”

Dahası var...

Muharrem İnce “devşirme bir aday” da değildi.

CHP’nin her kademesinde görev yapmış bir kardeşinizdi.

Yani şimdi en önde oturanların tüm görevlerini çok önceden yapmıştı.

ÖNCEKİ KUMPAS

Açık olan şudur ki İnce’ye büyük haksızlık yapılmıştır.

Ama artık “haksızlık” sözü de yetmiyor.

Çünkü bu kaç etti...

Muharrem İnce, “merkeze yaranan” değil, “inandığı doğruları söyleyen” bir siyasetçi olduğu için hep dışlanmaya çalışıldı.

Doğruları söylemek için genel başkanlığa aday oldu. Söyledi de...

Sonra bir tezgâh çıktı ortaya:

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la gizlice görüştü...”

İşte şimdi iddia ediyorum ki...

“Muharrem İnce Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü” kumpasını medyaya pompalayanlar, şimdi İnce’nin kurultayda böyle en arka sıraya atılması olayı karşısında zevkten dört köşe oturuyorlardır.

Aklıma Deniz Baykal’a yapılan kaset komplosu geliyor da...

Daha fazla paranoyaklaşmak istemiyorum...

PEKİ İNCE NE YAPAR?

Gelelim şimdi herkesin ağzındaki ve aklındaki soruya...

Muharrem İnce ne yapar?

Yahu arkadaşlar.... Muharrem Bey, tecrübeli bir siyasetçi. 

Hemen ortalığa düşüp bir şey yapacağını beklemeyin.

“Küskün siyasetçi” damgasını da yemek istemeyebilir.

O ne yapacağını bilir de...

Benim asıl sorum...

Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi, bu durum karşısında ne yapacak?

Dahası...

CHP geleneğinde rahmetli Bülent Ecevit’in seçim kaybetmiş rahmetli İsmet İnönü’ye kurultayda gösterdiği nezaketi hatırlayın.

Sonuçta iki ihtimal var...

1) Kemal Kılıçdaroğlu kurultay düzenini organize edenlerden hesap sorabilir.

2) Ya da hiç sesi çıkmadığına göre, İnce’ye yapılan bu muameleyi onaylamıştır.

Göreceğiz...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Eyvah! Lawrence geri dönüyor!!!

Bir dönem Suriye’nin kuzeyinde bir “kanton devlet modeli” kuran...

Irak ve Suriye kuzeyinde bir “Kürt ticari otonom bölgesi” planlayan...



PKK/YPG elebaşlarıyla toplantılar yapıp, Suriye yönetimini buna hazırlayan...

Ve o coğrafyada kimi kalemlerin “Lawrence” dediği Brett McGurk, bu defa yeni başkan Biden’ın “süvarisi” olarak Ortadoğu’ya dönüyor.

Hem de tam yetkili.

Yazının Devamını Oku

Tarım Bakanı Pakdemirli uçan gıda fiyatlarını yorumladı: ‘Geçici bir gıda enflasyonu var mayıs ayı gibi rahatlayacağız’

Tarım Orman ve Bakanı Bekir Pakdemirli’yi bu defa Diyarbakır Silvan’da buldum.

Konu elbette “gıda fiyatlarındaki aşırı artış”...

Sordum:

- Sayın Bakanım, siz de izliyorsunuz. Gıda fiyatlarındaki aşırı artış... Enflasyon haberleri... Nasıl yorumlayacağız?

Pakdemirli çok net bir cevap veriyor:

“Pandemi nedeniyle global stok başladı.”

- Yani?

“Yani nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

1) Çin, Rusya, Hindistan gibi ülkeler çok ciddi şekilde gıda siparişi verip stoklamaya başladı.

Yazının Devamını Oku

Bizden bakınca ‘barış havası’ oradan bakınca ‘oyun havası’

İki gündür Türkiye’nin başta Yunanistan olmak üzere, Akdeniz, Ege ve AB coğrafyası için verdiği “barış mesajlarını” yazıyorum.

2021 için umutlanıyoruz.

İşte Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği “samimi” mektup...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “yeni dönemde barış” için gösterdiği olağanüstü çaba ve görüşme trafiği...

Son olarak Yunanistan’la 25 Ocak’ta yapılacak “istikşafi görüşmeler”den gelen umut...

Tabii ben bunu Ankara’dan aldığım mesaj ve kulislerle yazıyorum...

Ve gönlümden de böyle geçtiği için umuda doğru “pozitif” bir alfabe kuruyorum...

MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜ

Ama bir de madalyonun öteki yüzü var.

Yazının Devamını Oku

Macron'un mektubundaki 'Değerli Tayyip'in anlamı

Gerilim dolu 2020’nin ardından, nihayet Doğu Akdeniz’de diplomasinin sakin sularına giriyoruz.

İşte:

Onca ağır sözlerden sonra Fransız Cumhurbaşkanı Macron’un Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a gönderdiği mektupta el yazısıyla yazdığı “Değerli Tayyip...” vurgusu... Biliyorsunuz böyle resmi mektuplarda el yazısı olmaz. İsimle hitap edilmez. Macron’un el yazısı, bir yeni dönemin işaretidir...

İşte:

Karşılıklı olarak büyükelçilikleri geri çektiğimiz Mısır. Sert açıklamalar. Keskin sözler. Ve iki ay önce başlayan “Bir adım sen, bir adım ben” anlamına gelecek yakınlaşmalar. 

Türkiye, Mısır’ın NATO’da askeri ataşe bulundurmasına engel oluyordu. Bir jest olarak bu engeli kaldırdı. 

Buna karşılık Mısır, İslam İşbirliği Teşkilatı’nda Türkiye’nin Kıbrıs ve Batı Trakya ile ilgili önerilerine karşı koyduğu vetoyu (engellemeyi) kaldırdı. 

Böylece iki ülke arasında “makul ilişki” zemini açılmış oldu.

Ve daha bunun gibi çok sayıda gelişme. Yunanistan, İsrail, Ermenistan, Suriye gibi gerilim yüklü ilişkilerde tansiyonu düşürecek adımlar atılıyor.

Yazının Devamını Oku

Ege’de yeniden bahar-Çavuşoğlu’ndan Yunan heyetine: ‘Gelin sizi Antalya’da ağırlayalım’

Diplomasinin iletişim hatları bazen öylesine hızlı işler ki...

Tek bir söz, muazzam gerilimleri, savaşın eşiğine gelen dengeleri değiştirir.

İşte örneği...

Yunanistan’ın üst üste Türkiye’yi kızdıran NAVTEX ilanları...

Ocak ayı başlarında Girit’teki Suda Hava Üssü’nde tatbikata hazırlanan savaş uçakları...

Derken...

- Sabah saatleri: 11 Ocak Pazartesi...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nu ağırlıyor.

Ve elbette konu Kıbrıs, Yunanistan ve Ege...

Yazının Devamını Oku

Aşı konusunda hayatımızı bağlayacak en zor soru

BBC’den CNN’e...

İngiltere’den Avustralya’ya kadar bir soru büyüyor:

Uluslararası seyahatlerde hangi aşı geçerli kabul edilecek? İngiltere, ABD, Avrupa, Pfizer/BioNTech aşısını oluyorsa... Türkiye, Afrika ve Asya’nın büyük bölümü Çin aşısı oluyorsa... Nasıl bir eleme yapılacak? Aşılar arasında bir ayrım mı olacak? Yoksa yalnızca antikora mı bakılacak?

Cevap: “Elbette antikor testlerine bakılacak.”

Yani her 6 ayda bir antikor testi mi olacak?

Daha iki gün önce Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris şöyle dedi:

“DSÖ, aşı için bir onay makamı değildir. Aşılara her ülkenin aşı düzenlemeleriyle ilgili makamları karar verecek.”

Bu açıklama, önümüzdeki dönemde ülkeler arasındaki seyahatlerde bir “aşı izin krizi”nin habercisi olabilir mi?

Avustralya’nın en büyük havayolu şirketi Qantas, uçağa binecek yolculardan

Yazının Devamını Oku

Bu fotoğrafta öylesine trajik bir şey gördüm ki

Saat 23.30...

Kongre binasına saldıran vandallar ortalığı kırıp dökerken, bir saldırgan doğruca Demokrat Temsilciler Meclisi’nin başkanı Nancy Pelosi’nin ofisine giriyor...

Ve işte dünya ajanslarına bu fotoğraf geçiyor.

Durdum, uzun uzun bu fotoğrafa baktım.

Her noktasını inceledim. O magandanın gözlerine baktım. 

Postallarını masaya uzatmış...

Hoyrat, külhan, ukala bir bakış...

Ve “Beni çekin” diyen bir şımarıklık..

Hepimize küfreder gibi poz veren bir maganda.

Yazının Devamını Oku

Darbeci bir terörist, Türk askerini tehdit ederse

Neler olacağını şöyle anlatayım:

Önceki hafta, Libya Kara Harp Okulu Komutanlığı’nın mezuniyet töreniyle başlayan çok önemli bir ziyaret gerçekleşti.

Harp okulu öğrencilerinin geçit töreninde, Libya Savunma Bakanı Selahaddin Nemruş, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Libya İçişleri Bakanı Fethi Başağa, Libya Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Halid El Meşri’yle birlikte selam veriyordu.



Burası darbeci Hafter’in saldırısıyla 34 Libya harp okulu öğrencisinin şehit edildiği yerdi.

Verilen birlik mesajı bu nedenle doğrudan

Yazının Devamını Oku

‘Sır adamlar’ın açık telgrafı

Yalnızca bulundukları ülkeyle Türkiye arasındaki ilişkileri, gizli görüşmeleri değil...

Türkiye’nin bölgesine göre en kritik, en hassas, devletin gizli bilgilerini içeren kriptolarını yazarlar.

Dahası o kriptoların içeriğini belirler, bir sonuca doğru değerlendirip siyasi iradeye gönderirler.

Ketumdurlar... Titizdirler... Çoğu zaman susarlar... Yüzlerinde hep o mütevazı ifade vardır.

“Sakin güçtür”ler...

Cumartesi günü yazdığım gibi...

Onlar, “tarafları rencide etmeden çözüm bulma uzmanı”dırlar.

Diplomatlardan söz ediyorum.

Önceki gün T24’ten

Yazının Devamını Oku

Efsane kupa Antalya'da

Önceki gün Anadolu Ajansı’ndan gelen şu fotoğrafa bakıyordum.

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesi...

İlçeye 90 kilometre uzakta, Sarıbal Mahallesi...

Toprağa kireçle çizilmiş bir tenis kortu. Poşu, şalvar, ellerinde raket. Tenis oynayanlar...

Muhteşem bir görüntü... 



Yazının Devamını Oku

Her şey bu gizli diplomasiye bağlı

Devletler arasındaki krizler kamuoyu önünde şiddetli bir gerilim olarak devam etse de...

Karşılıklı keskin ve suçlayıcı açıklamalar olsa da...

Savaş gemileri karşı karşıya gelse, radarlar birbirine kilitlense, jet uçakları kanat kanada gelse de...

Alt tarafta...

Diplomasinin engin, derin ve ıssız sularında bir temas vardır.

İşte budur gerçek olan...

Bu girişi şunun için yaptım.

Ankara’dan bizim Uğur Ergan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarını öylesine güzel aktardı ki...

Kısa... Net... Öz... Açık mesajlarla dolu bir sohbet...

Yazının Devamını Oku

Ve o telefon doğrulandı

Olay şu...

Vahşice katledilen Pınar Gültekin’in babası Sıddık Bey’e, bir CHP milletvekilinin telefon açtığı ve “şikâyetinden vazgeçmesi için” talepte bulunduğu iddialarını yazmıştım.

Pınar Gültekin’in babası bu talebi aynen geri çevirmiş.

Bu olayı ailenin avukatı Dr. Rezan Epözdemir’e soruyorum.

Aynen şu cevabı veriyor:

Evet, Fatih Bey, yazınız doğrudur. Müvekkil (Pınar’ın babası Sıddık Bey) kendisine böyle bir telefonun ve talebin geldiğini söyledi. Hatta telefon numarasını gösterdi, WhatsApp profilinden de baktık. Gerçekten bir milletvekili. Sıddık Bey, kendisine gelen bu talebi refüze ettiğini de söyledi. Ayrıca bununla ilgili kendisiyle başka temaslar da olmuş. Dolayısıyla yazınız içerik itibarıyla doğrudur. Fakat arayan milletvekilinin ismini kendisi 4 Ocak’taki duruşma sonrasında açıklayacağını söyledi. Bu konuda benden bir hassasiyet rica etti. O nedenle kendisi duruşma sonucunda uygun görürse açıklayacaktır. Görüşmenin muhatabı ben olsaydım, ismi çekinmeden açıklardım. Sonuçta kadın cinayetleri ve şiddet Türkiye’nin kanayan bir yarasıdır. Böyle bir teklif hangi siyasetçiden gelirse gelsin kabul edilemez. Gayri ahlakidir. Fakat isim konusunda muhatap müvekkil olduğu için kendisi açıklayacağını ifade ediyor. Biz de bu iradeye saygı duyuyoruz.”

ÖZGÜR ÖZEL’DEN TELEFON

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel aradı ve aynen şöyle dedi: “Fatih Bey, sabah erkenden yazınızı okuduk ve Sayın Genel Başkanımıza sunduk. Kendisi bu olayın bütün detaylarıyla araştırılmasını istedi. Tabii bizim için böyle bir şey kabul edilemez. Bu nedenle 4 Muğla milletvekillerimizle bir videokonferans yaptık. 3’ü aileyi hiç tanımadıklarını söyledi. Birisi ise Pınar’ın babasına telefon açtığını ve taziye maksadıyla olduğunu ama böyle bir konuşma yapmadığını söyledi.”

Bu noktadan sonra

Yazının Devamını Oku

CHP Muğla vekili eğer bu teklifi sen yaptıysan

Aslında bu yazının başlığı “İdealist bir avukatın bir canavarla mücadelesi” olacaktı.

Ama son dakika öyle bir haber geldi ki...

Tüylerim diken diken oldu. Herkes biliyor...

Muğla’da üniversite okuyan genç Pınar, eski sevgilisi Metin Avcı tarafından canlı canlı yakılıp üzerine beton dökülüp katledilmişti.

İşte tam onun hikâyesini yazıyordum ki...

Bir baktım CHP’nin bir Muğla milletvekili Pınar’ın babasını aramış.

Demiş ki:

- Tamam böyle bir şey yaşandı. O aile de perişan. Zaten cezasını çekecek. Gel sen davandan vazgeç... Zaten kamu davası devam edecek...

Babanın cevabı:

Yazının Devamını Oku

‘Allah razı olsun’ lafının en temiz halini görmek istiyor musunuz? İşte cevabı:

Bizim meslekte basın müşavirliği genellikle şöyle algılanır:

“Sayın Bakan dedi ki...”

“Sayın Başbakan dedi ki..”

“Aman şunu şöyle yazın...”

Ama işin aslı öyle değildir.

O basın müşaviri kardeşlerim ellerinden geleni yapar. Kimi zaman mutsuz olurlar, kimi zaman başarılı...

Sonuçta basın müşavirliği zor iştir. Hepsine saygım o nedenle sonsuzdur.

Ama bu defa farklı bir olayla karşılaştım.

Tarım Bakanlığı Basın Müşaviri

Yazının Devamını Oku

Korkutan harita

En yetkili ağızdan duydum... Prof. Birpınar: “Hortumlar, yağışlar artacak... Kuraklık tehlikesi var.”

İnsan nedense başına gelmeden çevre felaketini algılamıyor.

Sanıyorum o nedenle MGM bu haritayı ciddi bir uyarı olarak yayınladı.

Haritaya bakarsanız, Türkiye genelinde bir “kuraklık alarmı” var.

Elbette, bugünden yarına, “Öldük bittik, susuz kaldık” demiyorum. Ama risk var.

Dikkat edin...


Yazının Devamını Oku

Böyle cinayet ancak filmlerde çözülür

Mülayim Bey, Bursa’da bir parkta dinleniyordu.

Masmavi gökyüzü ve güneş vardı ve Mülayim Bey o an büyük bir keyifle çocuklarını bekliyordu. 

Güneşli bir günde çocuklarıyla sohbet edecek...



Ama nasıl olduysa oldu, Mülayim Bey, aniden masaya yığıldı kaldı.

Kısa bir şaşkınlık.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın en komik casusluk iddiası!

Haber, bir İsrail gazetesinde çıkıyor: “Yunanistan’da Türkiye için çalışan casuslar yakalandı.”

Vay be...

Nasıl yani?

Şöyle diyor haber:

Rodos ile Meis Adası arasında sefer yapan bir feribotta görevli olan bir kişi, seferler sırasında çektiği Yunan askeri gemilerine ait fotoğrafları, Rodos’taki Türk başkonsolosluğundan bir görevliye veriyordu.”

Böylece iki kişi gözaltına alınmış.

Casusluk iddiası bu...

Ama insan bunu okuyunca...

Biraz da Meis-Rodos-Türkiye arasındaki mesafeleri bilirse...

Yazının Devamını Oku

Şantiye şampiyonu

Salgın nedeniyle salon kapanınca, Ahmet çaresiz sokakta kalmıştı.

Oysa o salonda çalışıyor, o salonda uyuyordu. 

Eviydi yani...

Ama artık yatıp kalktığı, çalıştığı o salon da kapanmıştı.

Ahmet’in hayalleri vardı. 



Yazının Devamını Oku

Maçlar seyircisiz olunca yöneticiler amigolaştı

Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği’nin Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk ettiği isimlere bakar mısınız? Eskiden bu listede futbolcular olurdu.

Taraftar taşkınlıkları yüzünden cezalar gelirdi.. Ama bu defaki liste çok farklı. İnanılmaz bir şekilde listenin neredeyse tamamı kulüp yöneticilerinden oluştu.

Kimisi taşkınlıktan, hakaretten, kimisi pandemi kurallarına uymamaktan.. Peki niye? Aslında bu soru Futbol Federasyonu içinde de sorulmuş..

Kulislere düşen cevap da şöyle: “Maçlar seyircisiz oynanıyor. Tribünler boş. Amigolar yok. Küfür yok, ıslık yok. Tezahürat yok. Tribünler doluyken kulüp yöneticilerinin sözleri, tavırları arada kaynıyordu. Şimdi yöneticiler taraftar gibi tepki veriyor. Kurallara aykırı hareketleri dikkat çekiyor.”

Arkadaşlar bu yorumun Türkçe açıklaması şudur: “Taraftar olmayınca, kulüp yöneticileri amigolaştı.” TFF “maske takın” diyor takmıyorlar. Kurala göre takımlardan en fazla 20’şer kişi sahada olacak. Ama buna da uyulmuyor.

<div style="margin: 0 auto; max-width: 100%; min-width: 300px;"><div style="position: relative; padding-bottom: 56.25%; height: 0; overflow: hidden;"><iframe style="width: 300px; min-width: 100%; position: absolute; top: 0; left: 0; height: 100%; overflow: hidden;" src="https://embed.dugout.com/v2/?p=eyJrZXkiOiJuNnlCWHFtViIsInAiOiJzcG9yYXJlbmEiLCJwbCI6IiJ9" width="100%" height="400" frameborder="0" scrolling="no" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></div></div>

25 İDARECİ LİSTEDE

Doğrusu bu yorumlar üzerine biraz araştırma yapınca gerçek ortaya çıktı: “Disiplin Kurulu’na sevk edilen 25 isim var. Ve neredeyse tamamı idareci...”

· Ankaragücü 1 yönetici,

Yazının Devamını Oku