GeriFatih ÇEKİRGE Mavi yolculuk rehberi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mavi yolculuk rehberi

Yazılması 3 yıl sürdü. Gökova’dan Kekova’ya körfezler, kıyılar, adalar binlerce mil seyir yapıldı...

PANDEMİ... Virüs... Karantina... Yasaklar... Korku... Ölümler... Artan vaka sayıları... Kapanan işyerleri... Derken...

Geçen yaz, korku dolu bir yazdı... İşte yine yaz geliyor. 

Ve ben içine düştüğümüz bu karantinalı günlere inat...

Bu yaz başındaki karamsarlığımızı, “masmavi bir umutla” delmek istedim.

Yılların denizci/yazarı dostum Ali Boratav’ın çıkardığı “mavi yolculuk rehberi”ni koyuyorum önümüze...

İçinden martı çığlıkları geçen ve lacivert sulardan gelen bir rehber...

Mavi yolculuk rehberi

Muhteşem fotoğraflarla süslenmiş harika bir çalışma...

Bir eser...

HARİKA KÖRFEZLER KÜÇÜK KOYLAR

MAVİ
Yolculuk Rehberi’nde o kadar titiz bir çalışma var ki...

Gökova’dan Kekova’ya mavi yolculuğun kıyı şeridi... Ve 12 Adalar...

Özellikle mavi yolculuk için tekne kiralayacak olan amatör denizciler için bir rehber...

Boratav kitabı Gökova’dan başlatıyor.

- Mavi yolculuk rotaları...

- Hangi koylara nasıl demir atılır. 

- Haritalara göre derinlik ölçüleri.

- Koylardaki iyi lokantalar. Alışveriş için köy pazarları. 

- Hâkim rüzgârlar... 

- Tarihi yerler ve bilgileri...

- Mola noktaları...

Aynı şekilde Hisarönü Körfezi’nden Kaş’a kadar tüm körfez ve koylarda haritalar üzerinden işaretlenmiş yat mola noktaları, demir yerleri... Kasabalarda gezilecek yerler...

BU KİTABI NEDEN ÖNEMSİYORUM

Aslında bu kitap yalnızca denizciler için değildir...

Bu kitap ruhu özgürlüğe ayarlanmış kim varsa... 

Okudukça hayallerine masmavi koylar ve keşifler yerleştirebilen. 

Hayal ettikçe gideceği yerden çok, gitmeyi seven kim varsa...

Yalnızca bir haritaya bakarak muazzam maceraların rotalarını keşfedebilen kim varsa...

Bu kitap onlar için.

Neden önemsedim, çünkü...

İskender’in buralara kadar gelmesinden...

Brütüs’ün, Kleopatra’nın Pers krallarının ayak izlerinden,

Girit ve Rodos açıklarına doğru fetih için levent gönderen Fatih’ten, Kanuni’den, Barbaros’un kadırgalarına oradan kuşatılan Xanthos şehrinin tüm ahalisinin topluca intiharına kadar uzanan bir yolculuktur bu...

Kitabın sayfalarında haritalar, koylar, kıyılar halinde gezerken, bir yandan da tarihin esrarengiz labirentlerine dolaşıyorsunuz...

Dünyanın neresinde düşmana teslim olmamak için son çare topluca kendisini yakan bir şehir ve halkı görülmüştür. Hem de 500 yıl arayla iki kez.

Önce Perslere, sonra Brütüs’e karşı intihar eden bir şehir.

Bu kitabı aynı zamanda şundan önemsedim...

Bunca yıldır kıyılarımızda böylesine muazzam bir tarihin üzerinde oturuyoruz. 

Yıllarca süren kazılar var. 

Datça Knidos’tan, Dalyan Kaunos’tan Kekova’ya, Kemer’e kadar kazılar, müzeler varken...

Bugüne kadar kıyılarımızı ve tarihi içine alan kapsamlı bir “mavi yolculuk rehberi” çıkmamış..

O yüzden önemsiyorum..

Eğer turizm, otellerin “her şey dahil” ucuzluğu değilse...

Eğer turizm, Antalya’da Bodrum’da “ucuz yatak”, güneş kum ve “köpüklü disko” değilse...

Tarih ve deniz mutlaka öne çıkmalıdır.

İşte bu yüzden önemsedim bu kitabı...

Çünkü Boratav’ın hatırlattığı gibi...

Cemal Süreya “Mavi bir renkten daha fazlasıdır” der...

“Mavi yolculuk” daha da fazlası olabilir...

5 BİN YILLIK TARİHİN ROTALARI

ALİ Boratav
30 yılı aşkın denizciliği... Yacht Türkiye dergisindeki yazarlığının üzerine...

Tam 3 yıl boyunca bu kitap için çalıştı...

600 sayfalık bu kitap yalnızca bir kitap değildir elbette.

Pergelin bir ucunu Marmaris’e koyarsanız... Yaklaşık 150 mil yarıçapında bir daire düşünün...

5 bin yıllık tarihin uzanıp gittiği bir kıyı coğrafyası...

Mavi yolculuk rehberi

İrili ufaklı adalar ve kıyılar, koylar... Binlerce millik mavi yolculuk rotaları.

Didim’den Kaş’a kadar... 12 Adalar’la birlikte sorarsak...

- Dünya denizlerinde kıyıları böylesine dantel gibi uzanan bir başka deniz var mı?

- Çok az...

- Dünya coğrafyasında kıyıları ve deniz dibi 5 bin yıllık uygarlıklara sahne olmuş böyle bir coğrafya var mı? Altında binlerce yıllık lahitlerin, duvarların seyredildiği başka bir deniz var mıdır?

- Neredeyse yok...

O yüzden bu rehber kitap, aynı zamanda turizm, tarih ve denizcilik açısından değerlidir. 

TARİH VE DENİZ

BORATAV
mavi yolculuk ve tarihi şöyle özetliyor:

“Göcek Bedri Rahmi Koyu’nda ya da Kaş’ta (Limanağzı) Bayındır Koyu’nda Likya kaya mezarlarının altında demirlediğinizde... Datça Knidos’ta amfiteatr’a karşı uyuduğunuzda... Gökova’yı gezip Sedir Adası limanına demir attığınızda... Rodos Boğazı’nın ürpertici rüzgârı ve dalgaları arasından Bozukkale’nin güven veren sularına girdiğinizde... Gemiler Adası’nın ya da Kekova’nın batık şehirlerini dolaşıp...

Denizin ortasında koca bir lahdin az ötesinde demirlediğinizde kendinizi farklı bir dünyada hissedersiniz.. Elektronik oyuncaklara, akıllı tablet ve telefonlara inat insan farklı bir boyuta geçiyor. Bu kıyılarda yüzlerce, binlerce yıl önce yaşayan ve yaşananları, limanları, tapınakları kentleri düşünerek bir hayal dünyasına savruluyor...”

İLK UÇAN TÜRK KİMDİR HEZÂRFEN Mİ?.. YOKSA?

ÖNCEKİ
gün bir sohbette öğrendim.

Türk Hava Kuvvetleri’nin komutanlarından Halis Burhan Paşa kendisinden sonra o koltuğa oturacak genç bir pilota sormuş:

- Söyle bakalım, tarihte ilk uçan Türk kimdir?

Genç pilot bir an şaşırmış sonra bilinen cevabı vermiş:

- Hezârfen Ahmet Çelebi komutanım...

- Olmadı... O değil. Kimdir biliyor musun?

- Emredin komutanım...

- Tarihte ilk uçan Türk, Oflu Hoca’dır.

Mavi yolculuk rehberi

Genç pilotta şok... Şaşkınlık. Soru...

Ve ben bu diyaloğu duyunca...

Hayallerimdeki Galata Kulesi birden Pizza Kulesi gibi sendeledi.

Sendeledi çünkü bizim “rivayet tarihi”nden bildiğimiz...

İlk uçuş denemesini Galata Kulesi’nden Hezârfen Çelebi yapmıştır.

Ve bu yüzden çok merak ettim. Araştırdım. Peşine düştüm. Israr ettim.

Öğrendim ki Hava Kuvvetleri’nde bu sorunun cevabını veren bir kitap varmış.

Adı: “Havacılık Tarihinde Türkler...”

Yazarları: Yılmaz Öztuna...Yavuz Kansu ve Sermet Şenöz.

Ve sonunda bu kitaba ulaştım.

Evet arkadaşlar... 

Bu kitaba göre tarihte ilk uçma denemesini yapan kişi Oflu Veli Hoca’ymış...

Yılmaz Öztuna ve arkadaşlarının yazdığı kitapta bu olay şöyle anlatılıyor:

19’uncu yüzyılın başlarında Karadeniz’de Of kasabasında yaşayan bir medrese talebesinin planör gibi bir aletle deneme yaptığı rivayet edilir. Ahmet ve Veli Hoca yaylada kuşlar gibi uçmak için denemeler yapmaktadır. Bu arada vurdukları bir kartalın kanadını, vücudunu, kuyruk ölçüsünü, ağırlığını iyice tetkik ettiler. Sonunda kösele, tahta ve yaylardan müteşekkil bir nevi kanat yaptılar. Veli Hoca kanadı sırtına geçirdi ve 400 metre aşağıda, 2 kilometre mesafedeki Ahburnu’na doğru uçtu. Ve fakat hedefini tutturamamakla beraber 200 metre aşağıda bir yere indi...”

Merak eden araştırsın:

“Tarihte uçan ilk Türk kimdi?”

X

Buzları eriten Kanal telefonu

Suveyş Kanalı’nın tıkandığı günlerde...

Dünya lojistik sektörünün krize girdiği haftada...

Mısır’ın kanal geçişinden büyük zararlar ettiği bir dönemde...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mısır Dışişleri Bakanı Sami Şükrü’yü arıyor.

Ve aralarında şöyle bir diyalog geçiyor:

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU: Sayın Bakan çok geçmiş olsun... Umarım bir an önce kanal açılır. Bu arada bizim yapabileceğimiz bir şey var mı diye sormak istedim. Bizim donanımlı kurtarma gemilerimizden yardım için gönderebiliriz.

SAMİ ŞÜKRÜ: Sayın Çavuşoğlu. Nazik teklifiniz için çok teşekkür ederim. Şimdi değerlendiriyoruz. İhtiyaç olursa sizi mutlaka arayacağım...

Ve önceki gün Mısır Dişişleri Bakanı Şükrü, Bakan Çavuşoğlu’nu arıyor:

- Sayın bakan size yardım talebiniz için çok teşekkür etmek istedim. Neyse ki sorun çözüldü. Bu vesileyle mübarek ramazan ayınızı tebrik etmek istedim...

Yazının Devamını Oku

Çevre Bakanlığı’ndan muazzam bir eser: Tabiatın sessiz tanıkları anıt ağaçlar

Çevre Bakanı Murat Kurum hangi kente gitse, bir meydanda, bir cami avlusunda, bir çeşme başında görüyordu.

Devasa boyları, gökyüzünü tutan kolları ve uzayıp giden gölgeleriyle...

Dallarında biriken çocuk kahkahaları, aşk hikâyeleri, savaşlar, keşifler, yüzlerce yıllık hatıralar... Köklerinde binlerce yıllık tarih...

Ne zaman birisinin gölgesine uğrasa, öylece bakıp kalıyordu... Ve bir gün dedi ki:



“Anadolu’nun binlerce yıllık tarihini taşıyan bu ağaçları anıtlaştıralım...”

Yazının Devamını Oku

Kaya mezarlarına jet araştırma

Bunca yıl sonra gazetecilikten en keyif aldığım şey nedir diye sorsanız...

Derim ki:

- Bir hüznü mutluluğa çevirmek. Kırık bir kalbi onarmak.

- Doğa, çevre ve tarihi koruyacak her çabaya bir nebze katkıda bulunmak. 

Niye sordum bu soruyu?

İşte sessizce yok olma sınırına gelen bir tarih...

Kaya mezarları...

Geçtiğimiz cumartesi, 5 bin yıllık tarihin, denizin ve doğanın merkezindeki “kaya mezarları”nı yazmıştım:

Fethiye ve Bodrum’daki

Yazının Devamını Oku

Yeter artık yahu!

Geçenlerde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanlarıyla Kayseri’deydim.

Orada TSK’nın lojistik gücüne büyük katkı yapacak dev uçakların yenilenme ve bakım hangarlarının son halini gezdik...

Sohbetler ettik...

Akar, Türkiye’nin uluslararası bir güç olarak kendi bekasını koruması için nasıl fedakârca çalışıldığını anlatıyordu.

Suriye’den Libya’ya, Azerbaycan’dan Somali’ye kadar başarılı bir ordu.

Hain darbe girişimine rağmen, kendi sınırları dışında dünyanın en zor harekâtlarını başarıyla yapan bir ordu...

Erciyes manzarasına doğru sohbet ederken “Ölürsek şehit, kalırsak gazi” diyordu...

Akar her fırsatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğini vurguluyordu.

Bunları konuşmuştuk.

Yazının Devamını Oku

Bir tarih çığlık atıyor: 3 bin yıllık mezarlar 60 yılda ölüyor

Önceki gün dünya mirasına aday Kaunos kenti için hazırlanan bir rapor elime geçti.

İlk olarak rapordan bir cümle aktarıyorum:

“Kaunos kaya mezarları, kayaçlarındaki bozulma nedeniyle gün geçtikçe yapısal bütünlüğünü kaybetmekte, hatta yok olma tehlikesi ile de karşı karşıyadır.”

Bu çarpıcı tespitten sonra şimdi detaylara girebilirim.

Düşünün ki...

Pers işgallerinden, Bizans ordularından, Roma baskınlarından kurtulmuş bir tarih.

Şimdi ilgisizliğin sinsi işgali”nden kurtulamıyor.

Yazının Devamını Oku

Hapishanedeki o melek için ben de saygıyla eğiliyorum

İşte yine bir yaratık....

Genç kadını karnındaki bebeğiyle birlikte delik deşik edip öldürdü....

Yine haberler. STK tepkileri.... Gazete manşetleri.... Kınamalar.... Bela okumalar....

Ama sonuçta gencecik bir kadın kalbindeki ve karnındaki hayalleriyle birlikte gömüldü gitti....

Daha öncekilerde olduğu gibi yine 3-5 gün geçecek.... Yine unutulacak....

Ama buna rağmen önceki gün Antalya’dan umut dolu bir haber geldi...

DHA’dan Aslı Duran geçmiş:

Antalyalı iş insanlarından Melek İpek’e:

 Tahliye olduğunda işin, aşın hazır...”

Yazının Devamını Oku

New York’taki Nobel'in ışığı Bursa'daki kır çiçeklerine vurunca...

Ayse, 13 yaşına gelince dünyanın kendi köyünden ibaret olmadığını çoktan anlamıştı. 

Annesine soruyor, annesi de dili döndüğünce anlatıyordu.

Ayşe Bursa’nın Orhaneli Gümüşpınar köyündeydi. Ama aklı dünyada...

Ayşe okumak istiyordu. Ama köyünde olanak yeterli değildi.



Ayşe

Yazının Devamını Oku

Ekolojik vurgun

İşte buradan ihbar ediyorum.  

Tarım Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin hassasiyetini bildiğim için de umutla sonuç bekliyorum.

Dalyan’dan... Dalaman’dan... Göcek Göbün Koyu’ndan Urla’ya kadar ihbar ediyorum.

Orman Bakanlığı lütfen araştırsın...

Ekolojik tarım destekleniyor ya...

Özel çevre korumasındaki koylarda bir bakıyorsunuz, bir gecede bazı ağaçlar kesilmiş.

Sonra ilana bir bakıyorsunuz...

Videolu bir ilan:

“Deniz manzaralı ekolojik arsa...”

Yazının Devamını Oku

Çıplak ayakla sınava yetişen şampiyon

Tartışma şu soruyla başladı: “Avrupa Salon Atletizm Yarışması’nda Türkiye neden madalya alamadı?”

Suç kimde?

Aslında birçok dalda Türkiye olimpiyatlarda kalıcı bir başarı elde edemiyor.

Futbol dahil...

Dopingler... Kaybolan madalyalar... Çöken hayaller... Neden?

İşte bu soruların cevapları için bu pazar sizi bir zaman yolculuğuna davet ediyorum.

Şimdi 67 model kıyafetlerimizi giyip gelecekten geldiğimizi gizleyerek izleyelim.

Evet yıl 1967... Ve aylardan haziran...

Ankara 19 Mayıs Atletizm Federasyonu Binası’nda efsane başkan

Yazının Devamını Oku

Türkiye neden bir tek madalya bile alamadı?

Avrupa Salon Atletizm yarışmasından sonra ağır eleştiriler oldu.

“17 milyonluk Hollanda şampiyon oluyor da...”

“Yunanistan madalya alabiliyor da...”

“80 milyonluk Türkiye neden bir tek madalya bile alamıyor?”

Sorular net ve keskin...

Spor Bakanı’ndan beklenen cevaplar...

Atletizm Federasyonu’na eleştiriler...

Önceki gün Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar’ı aradım.

“Başkan, ne diyorsun bu sorulara?”

Yazının Devamını Oku

Ege’de yaz alarmı: Hisarönü ve Göcek 5 bin tekneyi taşır mı?

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’le sohbetin ardından bu defa “yaz alarmı” başlığıyla devam ediyorum.

Başkan Gürün, özellikle Bodrum’daki ve Muğla genelindeki nüfus artışına dikkat çekmişti.

Ben de bunu “Bu yaz kıyılara tsunami gibi göç dalgası vuracak” diye özetlemiştim.

Maddeler halinde devam edersek...

Marmaris-Kaş hattı: Bodrum’un aksine Marmaris’te o düzeyde bir nüfus artışı yok. Çünkü Marmaris’te Bodrum ve Fethiye gibi bir “yerleşim grafiği” yok.

Marmaris’in ve Dalaman-Kaş hattının gözü kulağı, 12 Nisan’da Londra’dan gelecek haberde...

İngiltere ya kapıları açacak... Ya da açmayacak...

Güney Ege Turizm ve Otelciler Birliği Başkanı Bülent Bülbüloğlu çok net konuşuyor:

“Eğer İngiltere 12 Nisan’da bu kararı vermezse, yani mayıs ortası Türkiye için güvenli hava koridorunu açmazsa büyük sıkıntı olur.”

Yazının Devamını Oku

Stajyer sisteminde devrim

Cumhurbaşkanlığı İK Başkanlığı ‘torpille staj’ dönemini bitirecek bir sistem getiriyor.

"Stajyer sistemi” yıllardır bürokrasinin çukurunda amaçsız, ufuksuz bir hal almıştı.

Bilirsiniz... Yaz ayları yaklaşırken bir “stajyer” gündemi başlar.

Falanca kurumun başkanına, patronuna ya da genel müdürüne açılan telefonlar:

“Bizim kızın bir staj işi vardı da... Senin marka bizim kız için çok önemli...”

“Yahu sen staja al, gerisi önemli değil...”

Evet tam da böyledir öğrencinin staj arayışı.

Yazının Devamını Oku

Göç dalgası tsunami gibi... İşte sahillerdeki son durum

Muğla Belediye Başkanı Gürün’le Bodrum, Fethiye, Marmaris üzerine sohbet

Salgınla birlikte “kaçış noktası” haline gelen Muğla kıyılarına tsunami gibi vuran o müthiş “yerli göç dalgası”...

Normalde 1 milyon olan nüfus, kışın yaklaşık 2 milyona ulaşmış...

Yaz aylarıyla birlikte bu rakam 4 milyonu aşacak.

Bodrum... Fethiye... Marmaris...

Gökova, Hisarönü, Göcek, Fethiye körfezleri... Uzunluğu 1480 kilometreye varan sahil şeridi...

Bodrum’dan Kaş’a kadar uzanan, Türkiye turizminin en önemli körfezleri...

Yazının Devamını Oku

Bu yazı bir 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yazısıdır... Ne istiyorsunuz Tansu Hanım’dan?

İddia şu: “11 yiğidimizi kaybettiğimiz helikopter kazası... Cougar marka Fransız yapımı bu helikopter sürekli kaza yapmış. Alımı sırasında askerler karşı çıkmışlar. Ama dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Gümrük Birliği’ne giriş rüşveti olarak bu helikopterleri aldırtmış...”

Baktım, birçok kanaldan bu iddialar, mesajlar, köşe yazıları...

Okudukça o günlere gittim.

Tansu Çiller’in başbakanlığı dönemine...

Türk siyasetinde Behice Boran’dan sonra ikinci kez bu “erkek egemen arena”ya çıkmış...

Cesaret göstermiş... Demirel’in icazeti olmadan...

Demirel’in en yakınındaki merkez sağın tanınmış isimlerine karşı...

Onca baskıya, “Kızım, senden olmaz” uyarılarına rağmen...

Genel başkanlığa adaylığını koymuş bir kadın siyasetçi...

Yazının Devamını Oku

Bir dereyi kurtarmak için bazen bir kahraman yeter

Çınarlıdere Mahallesi’nden çiftçi Mehmet Çavdar, sabah dere kenarına gelip de ölü balıkları görünce bir an durdu.

Aşağı doğru yürüdü. Birkaç adım daha attı. 

Aman Allah’ım...

Suda ölü balıklar yüzüyordu.



Yazının Devamını Oku

Bu da başka bir kahramanlık... 11 ay hiç karaya çıkmadan aynı gemide

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve komutanlarla gittiğim Kayseri gezisinden kalan bir söz:

“Onlar öyle bir kahramanlığı yaşıyorlar ki... Aylardır aynı yerdeler. Ev yok, izin yok, eş yok, çocuk görmek yok. Dağlarda destan yazan bu çocuklar her gün yeni bir operasyona hazırlanıyorlar ve çıkıyorlar.”

İşte o evlatlarımızdan 11’ini kaybettik. 

Nice çatışmaların, pusuların deviremediği aslan yürekli evlatlarımızı bir helikopter kazasında kaybettik.

Mekânları cennet olsun. Ruhları şâd olsun...

O söze dönersem...

Merak etmiştim...

“Aylardır aynı yerde kalıyorlar” ne demekti?

Şöyle:

Yazının Devamını Oku

AK Parti’den işte o 4 madde

AK Parti bütün yerel kongrelerini tamamladı. Mart ayında büyük kongreye gidiyor. Peki büyük kongre sonrası nasıl bir AK Parti göreceğiz? Nasıl bir gündemi olacak? Son yerel seçimlerle ilgili nasıl bir değerlendirme oldu? Kadrolarda bir değişiklik oldu mu? Bütün bunları, dün sabah bir kahvaltıda AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’la konuştuk.

Üsküdar’da, Burhan Felek Köşkü’nde yaklaşık 2 saat süren keyifli bir sohbet...

Bu arada Üsküdar Belediyesi harika bir şey yapmış. Bakımsız haldeki köşkü onarmış, gençlere 24 saat çalışabilmeleri için açmış.

YÜZDE 70 DEĞİŞİM

Sohbetimize gelince...

Maddeler halinde anlatırsam, soru-cevapları şöyle özetleyebilirim:

Numan Bey, kongreleri tamamladınız. Şimdi büyük kongre geliyor. Önce şunu sorayım: Teşkilatta nasıl bir değişim oldu?

“Burada iki önemli şey var. Birincisi, kadrolarımızda yüzde 70 gibi yüksek bir oranda yenilenme ve gençleşme oldu. Yönetimde kadınların oranı arttı. İkincisi, kongrelerimizde geçmişte görev yapmış il ilçe başkanlarımız, milletvekillerimiz de bulundular. Böylece tam bir kucaklaşmayla, bayram havasıyla gerçekleşti kongreler. Bu çok önemli bir moral ve enerjidir.”

Büyük kongre ne zaman? Ve kongre sonrası AK Parti için nasıl bir gündem oluşturuluyor? Yani hedefleriniz nedir?

Yazının Devamını Oku

DEAŞ'la mücadele için PKK/YPG değil biz varız

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la Kayseri’de yaptığımız sohbetin ikinci bölümünde Bakan Akar çok önemli bir çağrı yapıyor.. 

Konu PKK/YPG terör örgütüne verilen destek... 

Özellikle ABD’nin PKK/YPG’ye başta silah ve mühimmat olmak üzere verdiği destek zaten biliniyor. TIR’larla gönderilen silahlar, eğitim ve petrol bölgesine yerleşme konusunda ABD’nin desteği defalarca belgelenmişti. 

Burası tamam. 

Peki bu konuda ne yapılacak? 



Yazının Devamını Oku