Fatih Çekirge

Fatih Çekirge

fcekirge@hurriyet.com.tr

Külden gökyüzünde güneş tutuldu sandık

SABAH tam güneş doğarken gökyüzü kararıyor. Bir komşu “Ne oldu güneş mi tutuldu?” diye soruyor. Bir başkası “bulutlar” derken;

Haberin Devamı

 

1-Nihayet havadan kül yağmaya başlıyor.

Alevler Seydikemer’i kuşatmış, şiddetli rüzgâr, dumanı ve külleri Babadağ’a doğru sürüklemiş. 

Hemen ötesi ünlü turizm merkezi. Hisarönü’nden Ölüdeniz.

Biz Ovacık’ta kül altındayız.

Babadağ’ın ünlü yamaç paraşütü trafiği durdurulmuş.

Külden bir gökyüzü.

Fethiye’de olduğum için o yangını paniğiyle birlikte yaşadık. Kaçış çantası hazırladık. Sabaha kadar uyumadık.

Devletin en tepeden en alta kadar nasıl seferber olduğunu, halkın nasıl çabaladığını yakından gördük.

İlk sözüm yangının çıkış nedeni üzerine olsun. Sonrasını anlatacağım.

ORMANLARA YAPILAN KAÇAK VİLLALAR 

Dağlara, ormanlara birbirlerinden uzak alanlarda yapılan kaçak villalar. Altyapısı olmayan bu yapılara verilen enerji hatları. İnşaat sırasında yapılan kaynaklar, kıvılcımlar yangın nedeni.

Haberin Devamı

Devletin tespit ettiği bu gerçeği az sonra detaylarıyla aktaracağım.

Yangın gününe dönersem;

Evet Seydikemer kavruluyor. Aydın Çine yanıyor. İzmir’den Antalya’ya ormanlarımız alev alev.

Gece yarısına doğru rüzgârın şiddetiyle yangın iyice artıyor.

Seydikemer’in devasa Devlet Hastanesi’nin çevresi neredeyse külle örtülüyor. Şehir sirenlerle çınlıyor.

Muğla Valisi İdris Akbıyık, Seydikemer dağlarından gelen alevlere doğru bakıp planlama yaparken telefonu çalıyor.

Vakit gece yarısı.

Arayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan...

Vali Akbıyık bütün detayları aktarıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan o gece birkaç kez telefonla rapor alıyor.

Peki sahadaki durum nedir?

Fethiye’de olduğum için yakından takip ediyorum.

Müsaadenizle bana “işte devlet budur” dedirten kadroyu isim isim saymak istiyorum.

Sayacağım çünkü onları birer “makam” değil, vatan için mücadele eden birer “nefer” olarak gördüm.

Öyle ya; Vatan yalnızca cephede korunmaz. Böyle ormanları, meşelikleri, denizleri, hayvanları, özetle yeşili korumak da vatan savunmasıdır. O yüzden isimlerini tek tek saymak istiyorum.

Muğla Valisi İdris Akbıyık sabah saatlerine kadar bir Fethiye’de, bir Seydikemer’de...

Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, Seydikemer Kaymakamı Mustafa Dilekli uyumuyorlar. İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Adem Şen, bölgede hem güvenliği alıyor hem trafiği kontrol ediyor.

Haberin Devamı

Muğla İl Emniyet Müdürü Süleyman Karadeniz orada. Sahil Güvenlik Güney Ege Grup Komutanı Yarbay Akın Coşkunlar, özellikle uçak ve helikopterlerin su alacağı deniz alanlarını koordine ediyor.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, Seydikemer Belediye Başkanı Önder Akdenizli sabaha kadar mücadelede bitkin düşmüşler.

Orman Genel Müdürü Bekir Karaçay seferber, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya sürekli bilgi veriyor. Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür yorgun. AFAD İl Müdürü Elvan Kaya gözünü kırpmıyor.

Yorgunlar ama birer korucu, birer itfaiyeci gibi canla başla çalışıyorlar.

Bu noktada Vali Akbıyık’ın bu müthiş mücadelesini buraya almak istiyorum. Tam bir koordinasyon başarısı sağlıyor. Panik ve dağınıklık yok. Düzenli ve bilimsel bir müdahale var.

Kolay değil;

Haberin Devamı

Havadan ve karadan mücadele. Hangi uçak nereye su dökecek. Nereden su alacak. Suyu alacağı denizde Sahil Güvenlik, güvenliği nasıl sağlayacak?

Jandarma hangi yolları kapatacak? Ve daha onlarca soru. Tam bir seferberlik hali.

Tabii bir de alevlere siper olan kahramanlar var.

Onları görüyorum. Bayır Köyü’nden gelen alevlere karşı bir yandan kendilerini ıslatıyorlar, bir yandan alevlere su basıyorlar.

İş makineleri cephe açar gibi kazıyor. Köylüler elde kazma kürek savaşıyorlar.

Külden gökyüzünde güneş tutuldu sandık

2-YANGININ NEDENİ

Şimdi ağır ve acı gerçeklere gelelim: Elbette yangın çıkmayacak diye bir şey yok. Önemli olan çıkış nedenlerini en aza indirmek.

Mesela; yangının çıktığı Seydikemer dağlarında birbirinden uzak yerlere yapılmış kaçak evler meselesi.

Haberin Devamı

Yangın bu evlerden birisinden çıkıyor ve yayılıyor. Bu evlere enerji verildiği için altyapı da yeterli olmuyor.

Nedir altyapı? Yol, kanalizasyon, elektrik hatları, su hatları.

KANALİZASYON yoksa aşırı yağışlarda su basıyor. (Örnek her kış Kayaköy’ü basan sel...)

ENERJİ altyapısı yoksa, dağların ormanlık alanlarındaki villalara derme çatma direkler üzerinden elektrik telleri ulaştırılıyor direkler eğiliyor, toprak kaymasıyla bükülüyor. Teller ağaçlara değmeye başlıyor. Bir kıvılcım yetiyor. 

YOL yoksa yangına müdahale için büyük araç gönderemiyorsunuz.

3-FETHİYE FACİADAN NASIL DÖNDÜ

Her yangında uçak ve helikopter eksiğinden söz edilirdi.

Bu defa müthiş güçlü bir hava müdahalesi izledim. Sahil Güvenlik’in önlem aldığı Körfez’den su alan uçaklar, helikopterler arı gibi çalıştı. 

Haberin Devamı

Örneğin Fethiye’yi ciddi şekilde tehdit edebilecek olan hemen yanındaki Çiftlik Mahallesi’nde çıkan yangın.

Sabah saatlerinde yayılmaya başladı. Yolu geçse Çalış Plajı. Oradan eyvah Fethiye. Oteller... Evler...

Ama havadan anında müdahale oldu. İki uçak ve 3 helikopter öylesine hızlı su döktüler ki. Birkaç saat içinde; alevler yolu geçemeden söndürüldü.

 Böylece Fethiye çok büyük bir yangın faciasından kurtuldu. 

Ertesi sabah Çiftlik’teydim. O uçakların nasıl çalıştığını, soğutma yaptığını izledim.

KAÇAK YAPIYA ENERJİ VE SU VERİLİR Mİ

Tabii soru şu:

Kaçak yapılara nasıl elektrik ve su aboneliği veriliyor?

Ankara’ya ulaşan bu soru aslında çok uzun yıllardan gelen bir soru.

Çözüm bugüne kadar ya imar affı ya da “sessiz kalmaktı”.

Bugüne kadar ya görmezden gelinip “sessiz” kalındı;

Ya da “imar affı” çıkartıldı.

Ancak 6 Şubat depremiyle “kaçak yapıların” yaratacağı dehşet ortaya çıkınca “imar affı” ihtimali ortadan kalktı.

İMAR PLANI NEDEN YOK

Gelelim çözüme.

Neden bu bölgelere bir türlü imar planı yapılmıyor.

İmar planlaması yapılsa, altyapılar tamamlansa ve vatandaş o plana göre evlerini yapsa. 

Bu planlama hem estetik hem de medeniyet açısından artık çevre şartı haline gelmiş durumda.

Kaçak yapıları ve yangınları önlemenin yolu imar planıdır.

İmar planları yapılmadıkça. Altyapısı yetersiz yapılaşma sürdükçe...

Yangın çıkış nedenleri önlenemez. Müdahale de her zaman zor olur.

Bu gerçeğe göre acil çözümler gerekiyor.

Evet ormanlarımızda çok büyük kayıplar verdik. Hayvanlarımızı kaybettik.

Büyük geçmiş olsun.

Alevlerle mücadele eden herkesten Allah razı olsun.

Ama artık ders çıkartma zamanı gelmedi mi?

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları