GeriFatih ÇEKİRGE Kraliçe ‘resmi metres'e karşı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kraliçe ‘resmi metres'e karşı

Önce şu fotoğrafa bir bakalım...

Burası Tayland krallığı. 

Kral Maha’nın yanında oturan kadın iki ay önce evlendiği Kraliçe Suthida...

Kralın önünde ayaklarının dibine doğru uzanan ve iki eliyle saygı ve bağlılık işareti veren ise...

“Resmi metres” ilan ettiği Sineenat...

Suthida’nın yerdeki Sineenat’a olan bakışını görüyor musunuz?

Kraliçe ‘resmi metrese karşı

İşte bu pazar hikâyemiz bu bakışla başlıyor...

Bu iki kadın arasındaki o muazzam rekabet. Ayak oyunu. Güç savaşı... 

Ve bütün bunlar olurken, halkın sokakta düzenlediği “demokrasi gösterileri”...

Babası öldükten sonra tahta geçen Kral Maha daha ilk günden çılgınca kararlar almaya başladı.

Katıldığı törenlerde yanından hiç ayrılmayan bir kadın dikkat çekiyordu.

Nereye gitse, hemen arkasında asker kıyafetli bir kadın.

Sorular artınca kraliyet bir açıklama yaptı:

“Sayın Suthida kralımızın baş korumasıdır...”

Tabii bu açıklamalar üzerine dedikodular tavan yapıyor.

İşte bu sırada sokaklar hareketleniyor. Demokrasi yanlıları hükümet binasının önünde muazzam bir gösteri düzenliyor. Ama kraliyette başka bir mücadele var. 

Suthida’nın gözü yukarıda.

Suthida sürekli olarak “Beni kimse dinlemiyor. Ciddiye almıyor” diye şikâyet etmektedir.

Kral sonunda dayanamaz ve kararı verir.

Tören salonu hazırlanır.

Yüksek askeri konseyin önünde Kral Maha baş koruması Suthida’yı resmen “general” ilan eder.

Ordunun içi dalgalanır. Ama krala itaatsizliğin bedeli bellidir.

Suthida bu defa general kıyafetiyle törenlere, davetlere katılmaya başlar.

GİZLİ AŞK DEDİKODULARI

- Suthida tam istediği gücü yakaladığını hissetmeye başlar ki...

Kendisine bağlı istihbarat elemanlarından birisi çok gizli bir haber getirir:

“Kralımızın gönlünü çelen bir kadın var...”

Kraliçe ‘resmi metrese karşı

Suthida çılgına döner:

“Derhal bulun”.

Ama ateş bacayı sarmıştır bir kere. Kral bir başka kadına tutulmuştur.

Genç hemşire Sineenat..

Suthida hemen harekete geçer. 

En yakınlarıyla konuşur. Tek çare vardır. Bu olay duyulmadan kraliçe olmalıdır.

Kralın yakınındaki birkaç kişinin de desteğini alır. 

Zaten sokaklar karışıktır. Monarşi düşmanlığı tırmanmaktadır. 

Kralın evliliği belki biraz olsun gerilimi azaltır.

VE KRAL MAHA İKNA OLUR

- Kralın sevgilisi, başkoruması, general Suthida resmen kraliçe ilan edilir.

Ve işte asıl savaş ondan sonra çıkar.

Suthida ile Sineenat arasında kıyasıya bir rekabet başlar.

Tayland Krallığı iki kadının o muazzam savaşı arasında sallanır.

Kraliçe ‘resmi metrese karşı

İçeride “kadınların savaşı”, dışarıda “demokrasi savaşı”...

Başbakan ise halkla kral arasında çırpınmaktadır.

Sineenat öyle şeyler yapar ki Suthida çıldırır.

Önce Sineenat da “baş koruma” olur.

Suthida bunları duydukça delirir. Ama Sineenat durmaz.

Ardından krala kendisini “general” yapmasını söyler. Kral da yıldızları takar.

Suthida ne yaptıysa Sineenat onu yapmaktadır.

Sonunda yarış o hale gelir ki, birisi kara kuvvetlerini denetleyip ateş ederken, diğeri savaş jetine binip poz verir.


REKABET DAHA DA KIZIŞMIŞTIR

- Yakındakiler, sözü dinlenen büyükler “yapmayın, etmeyin” derler ama, hırs, rekabet, güç gözleri kör etmiştir.

Rekabet daha da kızışmıştır.

Sonunda Kraliçe en kötü haberi alır.

Tören salonunda kralın ayaklarının dibine uzanma sırası artık Sineenat’a gelmiştir. 

Kraliçe ‘resmi metrese karşı

General Sineenat...

İşte hikâyenin başındaki o sahne böyle gerçekleşmiştir.

Sineenat kraliyet tarafından “resmi metres” ilan edilmiştir.

Fotoğrafta kralın yanında oturan Kraliçe Suthida’nın bakışına dikkat ederseniz...

Kraliçe ‘resmi metrese karşı

Kılıçlar çekilmiştir.

SİNEENAT TAM ‘AMACIMA ULAŞTIM’ DERKEN…

- Nasıl olduysa olur... Kraliyet karışır. 

Kral küplere binmiştir. 

Çünkü...

Bir İngiliz gazetesine Sineenat’ın “çok özel” fotoğrafları gönderilmiştir.

Kim? Nasıl diye sormaya gerek yoktur elbette.

Kraliçe ‘resmi metrese karşı

Kadınlar arası istihbarat savaşının ikinci raundunu Kraliçe kazanmıştır.

Çılgına dönen Kral emir verir:

“Resmi metres” sürgüne gönderilsin.

Sineenat artık hapistedir. 

Kraliçe keyiften dört köşedir. Eskiden olduğu gibi iktidarda “tek kadın” günlerine dönmüştür.

Aradan uzun bir zaman geçer. Ama Sineenat boş durmaz.

Sonunda onu seven bir kişi krala ulaşır.

Affını ister. O fotoğrafları kral için çektirdiğini söyler.

Ve kral ikna olur.

Bu sırada Kral Maha COVID salgını nedeniyle Alpler’de bir otele çekilmiştir.

Hemen Sineenat’a haber gönderilir... “Resmi metres” affedilmiştir. Dahası bir törenle, “bütün kraliyet hakları geri verilmiş” tir.

Ve tabii bu sırada...

Bangkok sokakları gösterilerle inlemektedir.

Monarşiye karşı “demokrasi güçleri” ayaktadır.

Halk sokakta, cezaevinde inlerken...

“Kadınlar savaşı”nda üçüncü perde açılmıştır...

Evet arkadaşlar...

Bu pazar, çağımızda yaşandığına inanması çok zor bir hikâyeyi ya da trajediyi paylaştım.

Tarihte nice imparatorlukları batıran bu “kadın iç savaşları” şimdi Tayland Krallığı’nda yaşanıyor. 

 

NOT: Hikâyemizdeki isimler ve olaylar doğru, zamanlamalar ve bazı diyaloglar tarafımdan renklendirilmiştir.

Bu olayları görünce, demokrasiye olan inancımızı bir kez daha hatırlayıp...

İyi pazarlar ve sağlıklı günler dilerim...

X

Kaya mezarlarına jet araştırma

Bunca yıl sonra gazetecilikten en keyif aldığım şey nedir diye sorsanız...

Derim ki:

- Bir hüznü mutluluğa çevirmek. Kırık bir kalbi onarmak.

- Doğa, çevre ve tarihi koruyacak her çabaya bir nebze katkıda bulunmak. 

Niye sordum bu soruyu?

İşte sessizce yok olma sınırına gelen bir tarih...

Kaya mezarları...

Geçtiğimiz cumartesi, 5 bin yıllık tarihin, denizin ve doğanın merkezindeki “kaya mezarları”nı yazmıştım:

Fethiye ve Bodrum’daki

Yazının Devamını Oku

Yeter artık yahu!

Geçenlerde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanlarıyla Kayseri’deydim.

Orada TSK’nın lojistik gücüne büyük katkı yapacak dev uçakların yenilenme ve bakım hangarlarının son halini gezdik...

Sohbetler ettik...

Akar, Türkiye’nin uluslararası bir güç olarak kendi bekasını koruması için nasıl fedakârca çalışıldığını anlatıyordu.

Suriye’den Libya’ya, Azerbaycan’dan Somali’ye kadar başarılı bir ordu.

Hain darbe girişimine rağmen, kendi sınırları dışında dünyanın en zor harekâtlarını başarıyla yapan bir ordu...

Erciyes manzarasına doğru sohbet ederken “Ölürsek şehit, kalırsak gazi” diyordu...

Akar her fırsatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğini vurguluyordu.

Bunları konuşmuştuk.

Yazının Devamını Oku

Mavi yolculuk rehberi

Yazılması 3 yıl sürdü. Gökova’dan Kekova’ya körfezler, kıyılar, adalar binlerce mil seyir yapıldı...

PANDEMİ... Virüs... Karantina... Yasaklar... Korku... Ölümler... Artan vaka sayıları... Kapanan işyerleri... Derken...

Geçen yaz, korku dolu bir yazdı... İşte yine yaz geliyor. 

Ve ben içine düştüğümüz bu karantinalı günlere inat...

Bu yaz başındaki karamsarlığımızı, “masmavi bir umutla” delmek istedim.

Yılların denizci/yazarı dostum Ali Boratav’ın çıkardığı “mavi yolculuk rehberi”ni koyuyorum önümüze...

İçinden martı çığlıkları geçen ve lacivert sulardan gelen bir rehber...

Yazının Devamını Oku

Bir tarih çığlık atıyor: 3 bin yıllık mezarlar 60 yılda ölüyor

Önceki gün dünya mirasına aday Kaunos kenti için hazırlanan bir rapor elime geçti.

İlk olarak rapordan bir cümle aktarıyorum:

“Kaunos kaya mezarları, kayaçlarındaki bozulma nedeniyle gün geçtikçe yapısal bütünlüğünü kaybetmekte, hatta yok olma tehlikesi ile de karşı karşıyadır.”

Bu çarpıcı tespitten sonra şimdi detaylara girebilirim.

Düşünün ki...

Pers işgallerinden, Bizans ordularından, Roma baskınlarından kurtulmuş bir tarih.

Şimdi ilgisizliğin sinsi işgali”nden kurtulamıyor.

Yazının Devamını Oku

Hapishanedeki o melek için ben de saygıyla eğiliyorum

İşte yine bir yaratık....

Genç kadını karnındaki bebeğiyle birlikte delik deşik edip öldürdü....

Yine haberler. STK tepkileri.... Gazete manşetleri.... Kınamalar.... Bela okumalar....

Ama sonuçta gencecik bir kadın kalbindeki ve karnındaki hayalleriyle birlikte gömüldü gitti....

Daha öncekilerde olduğu gibi yine 3-5 gün geçecek.... Yine unutulacak....

Ama buna rağmen önceki gün Antalya’dan umut dolu bir haber geldi...

DHA’dan Aslı Duran geçmiş:

Antalyalı iş insanlarından Melek İpek’e:

 Tahliye olduğunda işin, aşın hazır...”

Yazının Devamını Oku

New York’taki Nobel'in ışığı Bursa'daki kır çiçeklerine vurunca...

Ayse, 13 yaşına gelince dünyanın kendi köyünden ibaret olmadığını çoktan anlamıştı. 

Annesine soruyor, annesi de dili döndüğünce anlatıyordu.

Ayşe Bursa’nın Orhaneli Gümüşpınar köyündeydi. Ama aklı dünyada...

Ayşe okumak istiyordu. Ama köyünde olanak yeterli değildi.



Ayşe

Yazının Devamını Oku

Bu videoyu izleyin, siz de ödül verirsiniz

Bu fotoğrafı görüp, hikâyesini okuyunca...

Öylesine etkilenmiştim ki.

Bir DHA muhabirinin gündelik haber takibiydi bu...



Şırnak... Beytüşşebap...

2800 metre yukarıda... Sarp dağlarda...

Yazının Devamını Oku

Ekolojik vurgun

İşte buradan ihbar ediyorum.  

Tarım Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin hassasiyetini bildiğim için de umutla sonuç bekliyorum.

Dalyan’dan... Dalaman’dan... Göcek Göbün Koyu’ndan Urla’ya kadar ihbar ediyorum.

Orman Bakanlığı lütfen araştırsın...

Ekolojik tarım destekleniyor ya...

Özel çevre korumasındaki koylarda bir bakıyorsunuz, bir gecede bazı ağaçlar kesilmiş.

Sonra ilana bir bakıyorsunuz...

Videolu bir ilan:

“Deniz manzaralı ekolojik arsa...”

Yazının Devamını Oku

Çıplak ayakla sınava yetişen şampiyon

Tartışma şu soruyla başladı: “Avrupa Salon Atletizm Yarışması’nda Türkiye neden madalya alamadı?”

Suç kimde?

Aslında birçok dalda Türkiye olimpiyatlarda kalıcı bir başarı elde edemiyor.

Futbol dahil...

Dopingler... Kaybolan madalyalar... Çöken hayaller... Neden?

İşte bu soruların cevapları için bu pazar sizi bir zaman yolculuğuna davet ediyorum.

Şimdi 67 model kıyafetlerimizi giyip gelecekten geldiğimizi gizleyerek izleyelim.

Evet yıl 1967... Ve aylardan haziran...

Ankara 19 Mayıs Atletizm Federasyonu Binası’nda efsane başkan

Yazının Devamını Oku

Türkiye neden bir tek madalya bile alamadı?

Avrupa Salon Atletizm yarışmasından sonra ağır eleştiriler oldu.

“17 milyonluk Hollanda şampiyon oluyor da...”

“Yunanistan madalya alabiliyor da...”

“80 milyonluk Türkiye neden bir tek madalya bile alamıyor?”

Sorular net ve keskin...

Spor Bakanı’ndan beklenen cevaplar...

Atletizm Federasyonu’na eleştiriler...

Önceki gün Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar’ı aradım.

“Başkan, ne diyorsun bu sorulara?”

Yazının Devamını Oku

Ege’de yaz alarmı: Hisarönü ve Göcek 5 bin tekneyi taşır mı?

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’le sohbetin ardından bu defa “yaz alarmı” başlığıyla devam ediyorum.

Başkan Gürün, özellikle Bodrum’daki ve Muğla genelindeki nüfus artışına dikkat çekmişti.

Ben de bunu “Bu yaz kıyılara tsunami gibi göç dalgası vuracak” diye özetlemiştim.

Maddeler halinde devam edersek...

Marmaris-Kaş hattı: Bodrum’un aksine Marmaris’te o düzeyde bir nüfus artışı yok. Çünkü Marmaris’te Bodrum ve Fethiye gibi bir “yerleşim grafiği” yok.

Marmaris’in ve Dalaman-Kaş hattının gözü kulağı, 12 Nisan’da Londra’dan gelecek haberde...

İngiltere ya kapıları açacak... Ya da açmayacak...

Güney Ege Turizm ve Otelciler Birliği Başkanı Bülent Bülbüloğlu çok net konuşuyor:

“Eğer İngiltere 12 Nisan’da bu kararı vermezse, yani mayıs ortası Türkiye için güvenli hava koridorunu açmazsa büyük sıkıntı olur.”

Yazının Devamını Oku

Stajyer sisteminde devrim

Cumhurbaşkanlığı İK Başkanlığı ‘torpille staj’ dönemini bitirecek bir sistem getiriyor.

"Stajyer sistemi” yıllardır bürokrasinin çukurunda amaçsız, ufuksuz bir hal almıştı.

Bilirsiniz... Yaz ayları yaklaşırken bir “stajyer” gündemi başlar.

Falanca kurumun başkanına, patronuna ya da genel müdürüne açılan telefonlar:

“Bizim kızın bir staj işi vardı da... Senin marka bizim kız için çok önemli...”

“Yahu sen staja al, gerisi önemli değil...”

Evet tam da böyledir öğrencinin staj arayışı.

Yazının Devamını Oku

Göç dalgası tsunami gibi... İşte sahillerdeki son durum

Muğla Belediye Başkanı Gürün’le Bodrum, Fethiye, Marmaris üzerine sohbet

Salgınla birlikte “kaçış noktası” haline gelen Muğla kıyılarına tsunami gibi vuran o müthiş “yerli göç dalgası”...

Normalde 1 milyon olan nüfus, kışın yaklaşık 2 milyona ulaşmış...

Yaz aylarıyla birlikte bu rakam 4 milyonu aşacak.

Bodrum... Fethiye... Marmaris...

Gökova, Hisarönü, Göcek, Fethiye körfezleri... Uzunluğu 1480 kilometreye varan sahil şeridi...

Bodrum’dan Kaş’a kadar uzanan, Türkiye turizminin en önemli körfezleri...

Yazının Devamını Oku

Bu yazı bir 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yazısıdır... Ne istiyorsunuz Tansu Hanım’dan?

İddia şu: “11 yiğidimizi kaybettiğimiz helikopter kazası... Cougar marka Fransız yapımı bu helikopter sürekli kaza yapmış. Alımı sırasında askerler karşı çıkmışlar. Ama dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Gümrük Birliği’ne giriş rüşveti olarak bu helikopterleri aldırtmış...”

Baktım, birçok kanaldan bu iddialar, mesajlar, köşe yazıları...

Okudukça o günlere gittim.

Tansu Çiller’in başbakanlığı dönemine...

Türk siyasetinde Behice Boran’dan sonra ikinci kez bu “erkek egemen arena”ya çıkmış...

Cesaret göstermiş... Demirel’in icazeti olmadan...

Demirel’in en yakınındaki merkez sağın tanınmış isimlerine karşı...

Onca baskıya, “Kızım, senden olmaz” uyarılarına rağmen...

Genel başkanlığa adaylığını koymuş bir kadın siyasetçi...

Yazının Devamını Oku

Bir dereyi kurtarmak için bazen bir kahraman yeter

Çınarlıdere Mahallesi’nden çiftçi Mehmet Çavdar, sabah dere kenarına gelip de ölü balıkları görünce bir an durdu.

Aşağı doğru yürüdü. Birkaç adım daha attı. 

Aman Allah’ım...

Suda ölü balıklar yüzüyordu.



Yazının Devamını Oku

Bu da başka bir kahramanlık... 11 ay hiç karaya çıkmadan aynı gemide

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve komutanlarla gittiğim Kayseri gezisinden kalan bir söz:

“Onlar öyle bir kahramanlığı yaşıyorlar ki... Aylardır aynı yerdeler. Ev yok, izin yok, eş yok, çocuk görmek yok. Dağlarda destan yazan bu çocuklar her gün yeni bir operasyona hazırlanıyorlar ve çıkıyorlar.”

İşte o evlatlarımızdan 11’ini kaybettik. 

Nice çatışmaların, pusuların deviremediği aslan yürekli evlatlarımızı bir helikopter kazasında kaybettik.

Mekânları cennet olsun. Ruhları şâd olsun...

O söze dönersem...

Merak etmiştim...

“Aylardır aynı yerde kalıyorlar” ne demekti?

Şöyle:

Yazının Devamını Oku

AK Parti’den işte o 4 madde

AK Parti bütün yerel kongrelerini tamamladı. Mart ayında büyük kongreye gidiyor. Peki büyük kongre sonrası nasıl bir AK Parti göreceğiz? Nasıl bir gündemi olacak? Son yerel seçimlerle ilgili nasıl bir değerlendirme oldu? Kadrolarda bir değişiklik oldu mu? Bütün bunları, dün sabah bir kahvaltıda AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’la konuştuk.

Üsküdar’da, Burhan Felek Köşkü’nde yaklaşık 2 saat süren keyifli bir sohbet...

Bu arada Üsküdar Belediyesi harika bir şey yapmış. Bakımsız haldeki köşkü onarmış, gençlere 24 saat çalışabilmeleri için açmış.

YÜZDE 70 DEĞİŞİM

Sohbetimize gelince...

Maddeler halinde anlatırsam, soru-cevapları şöyle özetleyebilirim:

Numan Bey, kongreleri tamamladınız. Şimdi büyük kongre geliyor. Önce şunu sorayım: Teşkilatta nasıl bir değişim oldu?

“Burada iki önemli şey var. Birincisi, kadrolarımızda yüzde 70 gibi yüksek bir oranda yenilenme ve gençleşme oldu. Yönetimde kadınların oranı arttı. İkincisi, kongrelerimizde geçmişte görev yapmış il ilçe başkanlarımız, milletvekillerimiz de bulundular. Böylece tam bir kucaklaşmayla, bayram havasıyla gerçekleşti kongreler. Bu çok önemli bir moral ve enerjidir.”

Büyük kongre ne zaman? Ve kongre sonrası AK Parti için nasıl bir gündem oluşturuluyor? Yani hedefleriniz nedir?

Yazının Devamını Oku

DEAŞ'la mücadele için PKK/YPG değil biz varız

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la Kayseri’de yaptığımız sohbetin ikinci bölümünde Bakan Akar çok önemli bir çağrı yapıyor.. 

Konu PKK/YPG terör örgütüne verilen destek... 

Özellikle ABD’nin PKK/YPG’ye başta silah ve mühimmat olmak üzere verdiği destek zaten biliniyor. TIR’larla gönderilen silahlar, eğitim ve petrol bölgesine yerleşme konusunda ABD’nin desteği defalarca belgelenmişti. 

Burası tamam. 

Peki bu konuda ne yapılacak? 



Yazının Devamını Oku

Milli Savunma Bakanı Akar: Kandil’deki hainler iki gece aynı yerde uyuyamıyor

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la memleketi Erciyes’e doğru uçakla havalanıyoruz.

Uçakta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler de var. Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanları da Akar’a eşlik ediyor.

Amaç, Türk ordusunun lojistik gücüne çağ atlatacak olan Airbus (400 M) nakliye uçaklarının montajını denetlemek.

40 dakika süren sohbetimizde Yunanistan’ın Dedeağaç bölgesine gelen Amerikan askeri varlığından Suriye-Irak sınırındaki Ayn Divar bölgesine yapıldığı iddia edilen Amerikan askeri tahkimatına, Yunanistan’ın yeni silahlanma stratejisinin yaratacağı etkiden Gara harekâtına ve oradan FETÖ’cü paşa Serdar Atasoy’ın tayinine ve “gizli el iddialarına” kadar uzun bir sohbet yapıyoruz.

Akar her zamanki gibi tek tek bütün detaylarıyla olayları anlatıyor.

Kayseri gezimizin nedeni ise 12. Hava Üs Komutanlığı’nda inşa edilen çok özel hangarlar ve bu hangardaki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin lojistik yeteneğini ciddi şekilde arttıracak olan dev Airbus (400M) uçakları ve özel inşa hangarları.

Ziyaretin bir başka nedeni ise çok anlamlıydı.

Kayseri’deki şehit ve gazi ailelerinin çocuklarına MSB Hulusi Akar birer tablet hediye etti.

Duygusal anlar yaşadık.

Yazının Devamını Oku