"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Kocası çırpınırken o nasıl ağlıyordu!

Antalyalı Dursun hurda, çöp toplayıp ailesine bakıyordu.

Kocası çırpınırken o nasıl ağlıyordu

Ama hurda arabasını doldurup taşımak hem zordu, hem de zaman alıyordu. 

Elinden tamir işi de geldiği için oradan buradan topladığı atık motor parçalarıyla eski bir motoru yeniledi. Kendisine çalışır bir motor yaptı.

Arkasına da tekerlekli bir hurda arabası bağladı. 

Eşi Figen’le sanki bir düğün arabası yapar gibi süslediler. 

O sabah mutlulukla çıktılar yola. Motoruna hayrandı. Çöpleri, hurdaları hızlıca topluyor, akşam eve geliyordu. 

Bir tas çorba, yemek...

Mutluydular...

Ve önceki sabah yine hurdaları toplamaya çıktı. 

Saat 11.00’de Cengiz Toytunç Caddesi’nden geçerken trafik polisi çevirdi:

Ehliyet, ruhsat...”

Dursun Elma, polise şöyle bir baktı:

Abi yok... Bu motoru ben sağdan soldan topladığım parçalarla yaptım zaten. Vallahi yok... Ben hurdacılık yaparak geçinirim. Evde çocuklar var...”

Gerçekten de motorun trafikte kaydı yoktu. Dursun kendisi yapmıştı. 

Polis motora el koyacağını söyleyince, Dursun yıkıldı.

Bu sırada eşi Figen Elma, kenardan izliyordu. 

Kocası gözyaşları içindeydi...

Polis bir de 4 bin lira ceza kesince, Dursun “Yandım” diye ağlamaya başladı:

Abi ne olur motorumu almayın... O bizim her şeyimiz. Nüfusumu onla geçindiriyorum...”

Dursun çırpınırken polis motoru çekiciye yüklüyordu.

EŞİ FİGEN GÖZYAŞLARIYLA...

Ve işte arkadaşlar, bu acı sahneyi Antalya DHA muhabiri kardeşim Bülent Tatoğulları aynen şöyle yazıyordu:

“Motosiklet çekiciyle otoparka götürülürken gözyaşlarına boğulan Dursun Elma’nın eşi Figen Elma ise eşinin durumunu gözyaşları içinde izledi. Eşiyle çalışıp 10 kişilik ailesine baktığını söyleyen Elma, ‘Kimsenin hiçbir eşyasını çalmıyoruz. Çöpten topladıklarımızı satıp geçinmeye çalışıyoruz. Evimizin suyu bile 10 gündür kesik. Şimdi biz ne yapacağız’ dedi.”

SAYIN VALİM KARALOĞLU

Arkadaşlar, birkaç gün önce gördüğüm bu fotoğraflar o kadar içime işledi ki... Şimdi sizinle paylaşıyorum.

Antalya’da çok iyi tanıdığım, sevdiğim, güvendiğim bir vali var.

Münir Karaloğlu...

Vicdanlıdır. Çalışkandır. İnsana kalp mesafesiyle bakar.

İşte o nedenle diyorum: Sayın Valim, sevgili dostum...

Elbette polisler görevlerini yapıyor. Buna bir şey demiyorum. Ama çok iyi hissedeceğini bildiğim için diyorum ki, bir de meselenin insani boyutu var. 4 bin lira ceza çok ağır. Acaba çocuklarına, eşine bakan Dursun için bir çözüm bulunamaz mı? Motoru için bir çözüm olamaz mı?

Eminim siz çözersiniz...

Sevgili Dursun ve Figen... 

Alnınızın akıyla çalışıp yaşıyorsunuz.

Helal olsun size...

Umarım çocuklarınızı okutur, bu millete yetiştirirsiniz...

TİCARET BAKANI SAYIN RUHSAR HANIM

SAYIN Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan Hanım...

Size bir önerim var...

Dikkat ediyorum...

Ekonomik verilerle alakalı her başarıyı “Cumhuriyet tarihinin rekoru” diye duyuruyorsunuz.

İlk zamanlar bunu anladım. Bu başarıları gururla alkışlıyorum. Ama her defasında “Cumhuriyet tarihinin rekoru” denilince, bir tuhaf oluyor...

Ve bunu çok sık kullanıyorsunuz. 

Son olarak yine “2019’da 53.7 milyar dolar hizmet ihracatı geliri elde ederek Cumhuriyet tarihi rekorunu kırdık” dediniz.

Ruhsar Hanım, rekorlar lügatinde artık o sizin kendi bir önceki rekorunuzu kırmanız demektir.

Sonuç olarak Cumhuriyet devam eden bir tarihtir.

Şu son 17 yılda yapılan yatırımları, kırılan rekorları kim inkâr edebilir ki...

Çünkü inşallah Türkiye büyüdükçe, sizden sonra gelecek kuşakların kıracakları rekorlar da Cumhuriyet tarihine ait olacaktır.

Cumhuriyet zaten 1923’ten beri kırılan rekorlar tarihinin toplamıdır.

Başarılarınızın devamını dilerim...

X