Paylaş
Bana göre uzanıyor.
İşte bu durumu açıkça gösteren harita.
Yemen’de Husilerin özellikle Suudi Arabistan ticari gemilerine yaptığı saldırılar.
Petrol geçişlerini sabote eden milisler.
Zaten Hürmüz Boğazı’ndan geçemeyen gemiler.
Ve Babülmendep Boğazı’nın Husilerce sıkılması. Ve dünya su yolu ticaretine vurulan darbe.
Ekonomileri sarsıyor.
Suudi Arabistan bu su yolunun korunması için uluslararası bir güç oluşturuyor.
Peki bu durumda;
Suudi Arabistan’la savunma anlaşması yapan Türkiye’nin bu güce destek vermemesi mümkün mü?
İşte cevap:
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk aynen şöyle diyor: “Babülmendep Boğazı’nda seyir serbestisinin sağlanması amacıyla ‘Çok Uluslu Deniz Savunma Koalisyonu’ kurulmasına yönelik olarak Suudi düzeyde, müteakiben 30 Temmuz 2026 tarihinde Genelkurmay Başkanları Arabistan’ın daveti üzerine, 28 Temmuz 2026 tarihinde Riyad’da teknik seviyesinde toplantı gerçekleştirilmiştir. Halihazırda koordinasyon maksadıyla 12-13 Ağustos 2026 tarihlerinde Cidde’de icra edilmekte olan toplantıya ülkemiz tarafından katılım sağlanmaktadır. Suudi Arabistan makamları ile birlikte çalışmalara devam edilmektedir.”
Bu sözlerin tercümesi şudur:
“Evet bu konuda devletimizin kararlılığı var. Ancak teknik detaylar ve planlar üzerinde çalışılıyor.”
ZATEN ORADAYIZ
Şimdi Tuğamiral Aktürk’ün hemen ardından gelen soruya verdiği şu cevabı;
Haritaya bakarak değerlendirin:
“Bakanlığımız tarafından dost ve müttefik ülkelerle imzalanan ikili anlaşmalar kapsamında eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürütülmektedir. Bu kapsamda, Somali Silahlı Kuvvetleri personeline gruplar halinde ‘Komando Temel Eğitimi’ verilmektedir. Manisa’da 11 Mayıs-7 Ağustos 2026 tarihleri arasında eğitimlerini tamamlayan 1.521 personelin mezuniyet töreni, 7 Ağustos 2026 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanımız ile Somali Kara Kuvvetleri Komutanı’nın katılımıyla icra edilmiştir. Mezun olan personelin ülkelerine intikali 10 Ağustos 2026 tarihinde başlamış olup, 4 Eylül 2026 tarihine kadar tamamlanması planlanmaktadır. Müteakip eğitim grubu kapsamında 1.523 Somali Silahlı Kuvvetleri personeline 17 Ağustos-9 Kasım 2026 tarihleri arasında eğitim verilmesi planlanmaktadır.”
İşte budur arkadaşlar...
Somali nerede?
Aden Körfezi’nde.
Demek ki biz zaten oradayız. Hatta dostlara destek oluyoruz.
Kararlılık da ortada olduğuna göre;
Artık “güç gönderecek miyiz” diye sormanın bir anlamı var mı?
Buradan sonrası askeri teknik, planlama ve stratejik teferruat.

TEBRİKLER SAYIN TEBRİKLER SAYIN BAKAN ÇİFTÇİ
Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında bir küçük çocuğun üzerindeki Fenerbahçe formasını zorla soyup alan Gençlerbirliği taraftarı...
Senin gibi taraftar olmaz olsun.
Sen taraftar falan değilsin. Bir çocuğa tahammül edemeyecek kadar hastasın.
Olaydan sonra İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin paylaştığı fotoğraf var.
Polisin kucağında Fener formasıyla huzurla duran çocuk.
Tribün kültürü açısından bu fotoğrafı önemsiyorum. İç barış, iç huzur dediğimiz bir dönemde bu tür hastalara izin vermeyelim. Bu hassasiyetiniz için sizi kutluyorum Sayın Çiftçi.
İyi ki varsın polis kardeşim.

SINIRIN ÖTESİNDEKİ SON SİLAHLARA VEDA
PKK’nın kendisini feshedip silahları teslim sürecine bir başka önemli karar ekleniyor. SDG Kobani sorumlusu Mahmut Berhudan aynen şöyle diyor:
“Birkaç gün içerisinde YPG-SDG’nin feshini duyuracağız. Özerk yönetim yapısı da ortadan kalkacak. Silahlarımızı gömdük. Ayrı bir devlet talebimiz yok.”
Bu çok önemli bir gelişmedir.
Terörsüz Türkiye sürecinin Terörsüz Bölge sürecine evrilmesidir.
Uzun süren kuyumcu işi bir devlet politikasının başarısıdır.
Sınırımızın ötesine yapılan o harekâtları bir kez daha hatırlayın:
Barış Pınarı, Bahar Kalkanı, Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı, Pençe Kilit’ler...
Onların sonucudur bu geldiğimiz nokta.
Sahada olmanın masaya etkisidir. O istihbarat gücünün ve siyasi iradenin sonucudur.
Helal olsun...
Paylaş