GeriFatih ÇEKİRGE Kelebekler Vadisi’ne inşaat mı geliyor?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kelebekler Vadisi’ne inşaat mı geliyor?

Dünya denizlerinin sayılı fuarlarından CNR Avrasya Boat Show’dayım.

Kimi görsem aynı soru.

Aynı korkulu bakış...

İşte, Fethiye’den genç bir yelkenci.. East Marin’den bir bayi.

Naviga Dergisi’nin standında aynı sohbet.

Tuba-Turgay Noyan.

Okyanusları aşan, Kanada’ya kadar kuzey denizlerine yelken açan Banu Öney.

Yacht Dergisi’nden Eyüp Özel.

Kim gelse aynı soru:

“Sit alanları imara açılmış doğru mu?”

Meriç Köyatası Naviga Dergisi’ne kapsamlı bir araştırma yapmış.

-Sit alanları kaldırılıyor mu?

Telefonda Necati Zincirkıran gibi bir duayen:

“Sit alanları meselesine baktınız mı?”

Boat Show daha açılmadan, “çevre fuarı”na dönüşüyor.

Denizciler alesta.

Turmarin’in Fountaine Pajot standına gidiyorum. Daha kapıda ilk karşılaştığım denizci soruyor:

“Fatih Kaptan ne oluyor yahu Gökova imara açılmış. Artık teknelere kapanıyor mu?”

Oradan Offshore’a geçiyorum. Aynı soru.

Böylesine önemli bir ticari fuarın her köşesinde bu sorular yükseliyorsa..

Bunlara bir cevap verilmeli.

Mesele son dönemde Gökova, Hisarönü başta olmak üzere dünyanın en güzel koylarında yapılan yeni sit alanları düzenlemesi.

Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi, AK Partili üyeleri dahil, oybirliğiyle kararın gözden geçirilmesini istemişti.

Gördüğüm her denizci, çevreci aynı soruyu soruyor:

-Fatih Bey, ne oluyor? Kıyılar imara mı açılıyor. Yat turizmi bitiyor mu? Bu cennet koylar betona mı teslim oluyor. Ormanlar, kıyılar, koylar, sahiller yine rant avcılarına, gözünü kar bürümüş tüccarlara mı açılıyor?

Belediye Çevre Müdürlüğü’nün tespitlerine göre;

Türkiye’nin “Turizm yüzü Ölüdeniz..”

Kelebekler Vadisi. Göcek koyları.. 1’inci derece doğal sit alanından çıkartılıp inşaata mı açılıyor?

AFRODİT’İN LİMANI

Akdeniz’in 2500 yıllık bilim ve sanat limanı.

İlk çıplak Afrodit heykelinin yapıldığı yer. İskenderiye Feneri’nin mimarı Knidoslu Tratus’un limanı.

Knidos imara mı açılıyor?

Kimi görsem. Sorular peş peşe ve dev dalgalar halinde geliyor.

İnanılmaz bir bilgi kaosu var.

BAKANLIKLARA CEVAP HAKKI

Bu durumdan çıkan bir tek sonuç var.

Çevre için, denizler için, kıyılar için, milyarlarca dolarlık yat turizmi için endişelenen bu millete bir cevap vermek gerekiyor.

Özellikle üç bakanlığın bu sorulara bir açıklık getirmesi gerekir.

Çevre Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, Orman Bakanlığı...

Ben her üç bakanın da çevre konusundaki duyarlılıklarını biliyorum.

Göcek koylarına çöreklenen yüzen gecekonduyu (Sadıkoğlu’na aitti)  oradan Bakan Veysel Eroğlu ile birlikte uzaklaştırmıştık.

O nedenle henüz yasalaşmayan bu düzenlemede bir yanlışlık varsa düzeltileceğini umuyorum.

Evet arkadaşlar...

Şubat sonuyla birlikte, mart ayının filizleri gelir.

Rahmetli Sadun Abi’mizin deyişiye, “Evet efendiiiiimmm...”

Okluk’taki balıkçıl, gagasını sallamaya başlar.

Sahiller doğaya uyanır.

Doğa da sahillere.

Umut zamanıdır. Keşif zamanıdır.

Bu cennet vatana sahip çıkma zamanıdır.

SEN DE GEÇ TÜRK BAYRAĞINA DALGALANDIR AY YILDIZI KAPTAN

YABANCI bayraktan Türk bayrağına geçiş kolaylaştı. Hiçbir para ödemeden, vergi vermeden bu geçiş yapılabilecek. Türk bayrağı artık denizlerde bir avantaj olacak.

Bu karar yüzleri güldürdü.

O nedenle bu kararı alan tüm yönetimi kutluyorum.

Denizci Başbakan Yıldırım’ı. Kaptan Ulaştırma Bakanı Aslan’ı.

Ve bu kararda çok emeği olan Müsteşar kaptan Suat Hayri Aka’yı kutluyorum..

Bize de ne kalıyor:

-Haydi kaptan, ay yıldızı denizlerde dalgalandırmaya...

Vira bismillah...

X

Sultanlar’ın kaptanı Eda öyle bir şey söyledi ki...

Aslında bugün Türkiye’nin Mısır’dan İsrail’e Akdeniz’deki yeni diplomatik ataklarından ipuçları verecektim. Ama Tokyo’dan öyle bir haber geldi ki.. Uçtum arkadaşlar.

İçimdeki ayyıldız öyle bir dalgalandı ki..

Ve hele bir de Eda’nın sözünü duyunca..

Özellikle hayata ve geleceğe karşı korkuları olan gençler için o sözü yazmak istedim..

Dün onlar son olimpiyat şampiyonu Çin’le oynarken biz yüreğimiz ağzımızda...

Sinir uçlarımızda birkaç damla gözyaşı...

Sevinç desen... Heyecan desen...

Ne dersen de...

Yazının Devamını Oku

Karşıdan bakınca yalnızca utandım

Bu fotoğrafı Kos açıklarından geçerken çektim... Karşımda Bodrum... İşte o an düşündüklerimi yazıyorum...

- Hadi biz kendi içimizde bu betondan işgali ve rezaleti yaşayıp eleştiriyoruz... Peki ya karşıdan bakınca, dışarıdan nasıl görülüyoruz...



- İşte o nedenle kimseyi suçlamak değil...

- Kimseye öfkelenmek değil...

-“Bak sen şu rantiyecilere”

Yazının Devamını Oku

80 yaşında ilk günkü gibi aşk olur mu?

Erol her sabah uyandığında kızından rica ediyordu: “Hadi uyanmıştır artık. Telefonu görüntülü ara. Onu görmek istiyorum...”

Karşı tarafta kardeşi Esra telefonda aramalarını bekliyordu.

Böylece Erol ve Nermin birbirlerini görerek konuşabiliyordu.

Nermin, Erol aramadan kızına saçını başını düzelttiriyor. Erol’a bitkin görünmemek için elinden geleni yapıyordu.

Böylece Erol ve Nermin hiç olmazsa birbirlerinin gözlerinin içine bakabiliyorlardı.

“Bugün nasılsın canım?” diyen tatlı bir ses...

Bir gülümseme o günü ışıtıyordu.

Yazının başlığında sordum ya...

“80 yaşında aşk ilk günkü gibi olur mu?”

Yazının Devamını Oku

Türkler nerede

Rodos üzerinden Leros’a kadar geçtik. Kimle konuşsam “Türkler nerede?” diye sordu. Rodos’taki acenta, “Herkes dört gözle Türkleri bekliyor” diyor. Lindos’ta hediyelik eşya satıcısı “Bakın kalenin yolları bomboş. Oysa buraları Türkler doldururdu” diye şikâyet ediyor.

Rodos’ta Nicos Taverna’nın sahibi Nicolas: “Her yıl düğünler için gelinlik ve damatlığı İzmir’den alırdık. Çok kaliteli ve hesaplı olurdu. Bu sene hükümet Türkiye’ye kapıları kapatınca kaldık. Çocuklara da söz vermiştik..”

Nicos o kadar samimi ve Türk dostu birisi ki gülerek sordu:

“Ben sana ölçüleri versem bana damatlık kargolar mısın?”

Rodos üzerinden Leros’a kadar geçtik. Kimle konuşsam “Türkler nerede?” diye sordu.

Rodos’taki acenta Figen “Herkes dört gözle Türkleri bekliyor” diyor. Lindos’ta hediyelik eşya satıcısı “Bakın kalenin yolları bomboş. Oysa buraları Türkler doldururdu” diye şikâyet ediyor.

Ve Türk bayrağını gören, “Siz nasıl gelebildiniz yoksa açıldı mı?” diye heyecanlanıyor.

Evet. Ege adalarında esnaf, turizmci bunalmış durumda.

Yazının Devamını Oku

‘Hurdacı başkan olur mu’ dediler

Gün doğarken uyanıyor..  

Yüzünü yıkayıp ekmeğin arasına peyniri koyduktan sonra...

“Haydi Bismillah”diye kapıya çıkıyor...

Hayatı ve her şeyi olan küçük kasa yeşil kamyonetine atlıyor...

Aydın’ın ilçelerinde cadde cadde, sokak sokak geziyor.



Yazının Devamını Oku

‘Türkiye Afganistan’da mutlaka olmalı, ancak...’

3 yıl Afganistan’da NATO’nun sivil temsilcisi olarak görev yapan Hikmet Çetin’le konuştum...

DÜNYA ajanslarının ilk sıralarında hep aynı başlık:

“NATO çekiliyor. Türkiye Kabil’deki Hamid Karzai Havaalanı’nı koruma görevini alacak mı?”

“Alırsa ne olur?”

Dünya merak ediyor çünkü

Taliban’la merkezi hükümet arasındaki savaş kızışıyor. Taliban ilerliyor...

Peki Türkiye oraya giderse, riskleri ve faydaları nedir?

Yazının Devamını Oku

Türkiye’yi nasıl bir Afganistan bekliyor

İlk sözü baştan yazıyorum: “Şu kaderin cilvesine bakın ki... Taliban’ı Sovyetler’e karşı örgütleyip silahlandıran ABD, şimdi Rusya’nın Taliban’ı destekleyip silahlandırdığını söylüyor...”

Şimdi detaylara geçelim.

Türkiye ABD ile Kabil Havalimanı’nın güvenliği meselesini konuşurken Afganistan’da son durum şöyle:

Taliban ülkenin önemli sınır kapılarını ele geçirmiş.

İran sınırındaki İslamkale ve Türkmenistan sınırındaki Torkundi ilçeleri Taliban’ın kontrolünde.

Uluslararası ajanslardan gelen fotoğraflar Taliban’ın ilerleyişini doğruluyor.

Arkadaşlar eğer bu coğrafyada ABD bir yerden çekiliyorsa...

Orada mutlak bir Rusya ağırlığı başlıyor demektir.

Bakınız Suriye...

Yazının Devamını Oku

O araştırmanın üzerinden 8 yıl geçti hâlâ aynı yangın

Marmaris’te dünyanın en güzel çam ormanları yandı.     

Bir şehit verdik...

Gencecik aile babası Görkem...

Marmaris dağlarından denize doğru akan o canım ağaçlar şimdi yok...

Kötü, kirli bir çirkinlik...

Bir ‘katliam karası’ olarak bize doğru baktığı için yazıyorum...

Unutmadık demek için yazıyorum bu yazıyı...

Çünkü. Unutuyoruz...

Yazının Devamını Oku

57 yıl öncesinin şampiyonları için Olimpiyat Komitesi’ne bir ‘vefa’ önerisi

İlk sözü baştan yazıyorum.

Geçenlerde efsane atletimiz Muharrem Dalkılıç’ın hastanede yattığını yazmıştım.

Sayısız şampiyonluğu olan Muharrem Dalkılıç...

“Vefa” dedim... “Hatırlanmak” dedim...

“Muharrem Abi” çok mutlu oldu...

Ve Hıncal Uluç...

Hıncal Abi spora, atletizme gönül ve değer veren bir gazetecidir. Bana da örnek olmuştur.

Öyle bir yazı yazdı ki...

“Neden spor sayfalarında atletlerimizi göremiyoruz”

Yazının Devamını Oku

Bilirkişi yangının sebebini buldu... Marmaris yangını için gerçeğe çağrı

DHA’dan Ali Gündoğan’ın haberini görünce bir an durdum.

Döndüm bir daha okudum.

Şaşırdım... Bir daha okudum...

Haber şöyle başlıyor:

“6 gün süren bilirkişi incelemesi sonucu; yangının, enerji nakil hatlarından çıktığı rapor edilerek Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunuldu.”

Ne demek bu?

Bir şehit verdiğimiz o yangın...

Türkiye’nin en güzel kıyılarına doğru inen ormanlarımızı kül eden o yangın...

Enerji hatlarındaki bakımsızlık yüzünden mi çıkmış?

Yazının Devamını Oku

Siyah-beyaz günlerden muhteşem bir salona

Ankara 28 yıldır onu bekliyordu. Türkiye onu özlüyordu. Nihayet başlıyor...

ANKARA’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası çok yakında programını açıklıyor. Hem de muhteşem yeni salonunda.

Bu haberi alınca nasıl mutlu oldum bilemezsiniz. Çünkü CSO, gençlik yıllarımızın, aşklarımızın, heyecanlarımızın çoksesli tarihidir.

Bunu en iyi kim bilir?

Mesela akşamları CSO’dan gelen sanatçılarla oturduğumuz Replik Bar’da Selçuk Yöntem bilir. Selçuk o zaman da sahiciydi şimdi de öyle. 



Yazının Devamını Oku

İşte son müsilaj raporu

Mustafa Hoca, Çanakkale’den Babakale’ye kadar daldı... İyi haberler geldi. Ege rahat nefes aldı...

Prof. Dr. Mustafa Sarı bir süre önce müsilajın son durumunu raporlamak için bir dizi dalış kararı almıştı.

Çanakkale’den Göcek’e kadar inecekti.

Merakla bekliyordum...

Mustafa Hoca o dalışlara başladı. Önce Çanakkale-Babakale arasında daldı.

Son olarak perşembe günü Avşa Adası’nda daldı...


Yazının Devamını Oku

Bin ağacı kesecek: Durdurun bu katliamı

DHA’dan gelen videoyu izleyince gözlerime inanamadım.

İsmail’in elinde elektrikli testere...

Dallarından kıpkırmızı kirazların sallandığı yemyeşil ağacı kökünden kesiyor...

Testerenin çıkardığı o tiz ses içimizi yakıyor...

Canım ağaç devriliyor. İsmail aynı öfkeyle diğerine geçiyor.

Testerenin keskin ve tırtıklı kenarı ağaca saplanınca yine aynı ses:

“Ciiiiiiiiiiiaaaaaaa...”

Neredeyse bir çığlık...

Onlarca ağaç böyle ölüyor.

Yazının Devamını Oku

Sırtını arkadaşlarına döndü ve bombayı...

Bu pazar anlatacağımız hikâye... Kuzey Irak’ın içlerine doğru. Dağların yolları kestiği Hakurk’ta geçiyor. Suriye’de 18 ay görev yaptıktan sonra Irak’ın kuzeyine geçen komando Yusuf Çavuş’un hikâyesi...

21 Haziran gecesi...

Sırası gelen Yusuf, tam teçhizat nöbet yerine geçmişti.

Dağlarda gölgeler kesilmiş, zifiri karanlık yayılıyordu.

Uzman Çavuş Yusuf, gecenin sessizliğini dinliyordu...

Hakurk bu... Malum. 

Yıllarca PKK/YPG’nin kamp bölgesiydi. Şimdi Türk askeri orayı tutuyordu.

Ama alçaklık ve pusu bitmemişti. 

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’le devam

Biliyorsunuz çok fazla futbol yazmam. Yorum hiç yapmam...

Çünkü spor yazarlarına saygım var.

Ama bazen bilgi önüme geliyor.

Günlerdir Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş’e eleştiriler var.

Hatırlayalım...

İtalya yenilgisinden sonra basın “Yok bir şey, bu maçı unutalım” diye moral veriyordu...

Ben ise şöyle yazmıştım:

“Gerçek 1: Şenol Güneş beraberliğe oynadı. İtalya ile beraberlik ve ardından bir galibiyet yeter, dedi. Yanlış hesap yaptı... Böylece aslan gibi takım, savunmada kaldı...

Gerçek 2: Milli takımdaki bazı oyuncular Avrupa’da star olmuşlar.

Yazının Devamını Oku

Türkiye’nin yeni NATO misyonu

Brüksel’deki NATO zirvesi yalnızca bir “savunma paktı” zirvesi değildi...

Dahası...

Klasik NATO misyonunun yepyeni bir tanıma geçiş sinyaliydi.

En keskin şekliyle özetlersem:

ABD Başkanı Biden’ın mesajları açısından NATO artık bir “savunma paktı” değildir...

NATO’nun bir askeri güç olarak “küresel çözüm ve karar merkezi” haline gelme arzusu açıktan vurgulanmıştır.

Biden’ın özet olarak şu sözleri önemlidir:

NATO’nun küresel işlevi genişlemelidir...

NATO’nun siyasi etki alanı da olmalıdır...

Yazının Devamını Oku

İşte... Roketlerin geceye çizdiği ölüm resmi

Şu fotoğrafa dikkatli bakın... İşte çocukların yandığı o gece, ateşe boyanan gökyüzünün fotoğrafıdır bu... Roketlerin geceye çizdiği ölümün resmidir. Sağ taraftan Hamas’ın attığı yüzlerce roket... Sol tarafta da onları karşılayan İsrail’in ‘Demir Kubbe’ sistemi... Sonra İsrail’in Gazze’ye yağdırdığı tonlarca bomba... İnsanlığı bu hale getiren nedir acaba?

Şu hale bakın ki...




Geçenlerde Gazze Şeridi’ndeki Filistin direniş gruplarının oluşturduğu Ortak Operasyon Odası, “çatışma tarihindeki en büyük füze saldırısında” İsrail’i 300’den fazla roket ve füzeyle vurduğunu açıklıyor...

Ölüler, yaralılar var... Bu defa İsrail vuruyor... 12’si çocuk 35 Filistinli hayatını kaybediyor, 233 kişi yaralanıyor.

Filistin’de aç çocuklar gece yarısı yataklarında yanıyor... Aşı yok...

Yazının Devamını Oku

İngilizce öğretmeni bombacı seri katil...

Yoldan geçen kamyoncu “Ulan yine mi terör” diyerek telefona sarıldı:

- İhbar hattı...

- Abi Sarıçubuk yolundayım. Bir araba cayır cayır yanıyor.

İhbarı alan genç jandarma çavuşu hemen bir ekiple olay yerine geçti.

Gittiklerinde araba bir metal yığını haline gelmişti. Hemen çevreyi kordon altına aldılar.

Çavuş bir baktı ki otomobilin şoför koltuğunda birisi var...

- Hemen ambulans... Adli tabip...

Eğildi baktı... Biraz daha yaklaştı...

Hemen aracın plakasını aldı. Ve merkeze bildirdi:

Yazının Devamını Oku

‘Yok bişey... Yok bişey’ demekle olur mu?

Moral bozmak için yazmıyorum. Tam tersine...

Başarımız için gerçeğin önemini hatırlatmak istiyorum.

Gerçek 1: Şenol Güneş beraberliğe oynadı. İtalya ile beraberlik ve ardından bir galibiyet yeter dedi. Yanlış hesap yaptı... Böylece aslan gibi takım, savunmada kaldı...

Gerçek 2: Milli takımdaki bazı oyuncular Avrupa’da star olmuşlar. Burak Fransa’yı uçurmuş. Yıldız olarak heykelini dikecekler. Hakan Çalhanoğlu Avrupa yıldızı. Ozan’a teklif yağıyor. Mert, Merih, Çağlar... Avrupa’nın en iyi takımlarında forma giyiyorlar... Diğerleri öyle...

Böyle bir takımı savunmada oynatmak “yıldızları yere indirmeye” çalışmaktır.

O nedenle diyorum ki...

“Savaşarak kaybetmek” vardı.

Futbolda dünyaya görsel bir şölen sunmak vardı.

Bizim yıldızlara yakışan buydu. Zaten onların da ruh durumu böyleydi.

Yazının Devamını Oku

Yeşil sahanın mucize adamı

Dünyanın neresinde ve hangi liginde olursa olsun, bu olay tartışmasız bir futbol mucizesidir...

 

FUTBOL dünyası, Fatih Terim mi? Emre Belözoğlu mu? Sergen Yalçın mı? Abdullah Avcı mı? diye tartışırken...

Bu pazar size kıyasıya savaşların yaşandığı bir dünyadan...

Müthiş bir mucizenin hikâyesini anlatıyorum.

“Mucize teknik adam”ın hikâyesi...

Yazının Devamını Oku