GeriFatih ÇEKİRGE Düşen uçaktaki kayıp yolcunun esrarı ve CIA
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Düşen uçaktaki kayıp yolcunun esrarı ve CIA

Tarih 25 Şubat 2009...

THY yönetiminden Candan Karlıtekin, Temel Kotil ve Hamdi Topçu toplantı halindeyken haber geliyor: “Amsterdam Havalimanı’na iniş yapan THY uçağı düştü.”

Şok...

Hemen acil durum merkezi kuruluyor. Ailelere haber vermek üzere yolcu listeleri isteniyor. Mucize eseri uçaktaki 135 yolcudan sadece 9’u ölmüş. Hayatını kaybedenlerin 4’ü personel, birisi iş insanı ve 4’ü ABD vatandaşı idi.

Aradan zaman geçiyor ama otopsiler bir türlü bitmiyordu. Bütün yaralılar sayılıyor ama bir kişi eksik çıkıyordu. Bu nedenle de ölenlerin cenazesi verilemiyordu.

Hollanda makamları da şaşkındı. Yolcu listeleri bir kişinin kayıp olduğunu gösteriyordu. 

Kimdi bu yolcu ve neredeydi?

Ve araştırmalar sürerken THY Başkanı Hamdi Topçu’ya bir mesaj geldi: “Bir CIA ajanı geldi, bilgi almak istiyor.”

Topçu şaşırmıştı. CIA de nereden çıkmıştı...

Ajanı odasına aldı. 

CIA ajanı aynen şöyle dedi: “Sayın başkan, sizin aradığınız kişi sizin uçaktan çıkıp Los Angeles’a uçmuştur.”

Şaşkınlık daha da artmıştı.

Topçu ne olur ne olmaz diye düşünerek sordu: “Acaba kimliğinizi görebilir miyim? Ve sakıncası yoksa bir fotokopisini alabilir miyim?”

Ajan: “Elbette, buyurun alın.”

Topçu kimliğin fotokopisini aldıktan sonra isim kontrolünü yaptı ve doğruladı. 

Yalnız garip olan şuydu:

Amerika’ya giden uçak THY’nin inişinden 45 dakika sonra kalkıyordu. Üstelik kaza olmuştu. Bu kişi kaza yapmış uçaktan çıkıp 45 dakikada Los Angeles uçağına nasıl gidebilmişti?

Bu sır hiçbir zaman çözülemedi.

Hatta Hollanda yetkilileri araştırmayı devam ettirince Hamdi Topçu cenazeleri alabilmek için kendisini ziyaret eden CIA yetkilisinin sözlerini aktardı. Tabii kimlik fotokopisiyle...

Böylece cenazeler alınabildi.

Ama olayın sırrı hâlâ çözülemedi.

PARİS’TE GİZLİ AŞK YAŞAYAN YOLCUNUN ŞEYTANİ PLANI

THY’nin şikâyet hattına bir e-mail gelir.

İçeriği özetle şöyledir: “Eşimle beraber Paris’te uçağa bindik. 2’nci sırada oturuyorduk. Hemen önümüzde beyaz elbiseli bir adam servis yapan hostese ‘Yalnız benim olacaksın’ gibi sözler söylüyordu. Hostes hanım sinirli bir şekilde arkaya gitti. Hostes hanımı çağırdım. Hostes de bu kişinin pilot olduğunu söyledi. ‘Bu adam mı bizi uçuracak!’ diye tepki gösterdim. Hostes de sözlerimi pilota aktarmış. Pilot da beni istenmeyen yolcu ilan edip uçaktan indirdi. Şikâyetçiyim.”

E-maili atan kişi telefon numarasını da yazmış.

Hamdi Topçu şikâyetçi kişiyi kendisi arıyor. 

Ve adam aynı şeyleri detaylarıyla anlatıyor. Topçu hemen başpilot Asaf Bora’yı arıyor.

Bora’nın cevabı: “Bu pilot arkadaş böyle bir şey yapacak kişi değildir. Kendisini iyi tanırım. Ama araştıracağım.”

Ve araştırmanın sonucu:

Şikâyetçi kişi kendisini uçaktan attırmak için plan yapmış. İnceleme kayıtlarına göre kendisi uçaktan inip de karısı devam edince, Paris’te sevgilisiyle birlikte olma fırsatını yakalamış. Ertesi gün de yine sevgilisiyle birlikte Türkiye’ye dönmüş. Muhtemelen hem karısının baskısı hem de bedava bilet umuduyla bu şikâyet mailini göndermiş.

Yolcunun “şeytani planı” belgelenince Hamdi Topçu tekrar telefonla arıyor:

Evet beyefendi, şikayetinizi inceledik. Ve görünen o ki kendinizi uçaktan indirtmişsiniz. Nitekim sonrasında dönüşünüz de kayıtlarda.” 

“Nasıl yani?”

“Evet evet. Biz tespitlerimizi içeren resmi belgeyi adresinize göndereceğiz.” 

Bir sessizlik... Sonra...

“Ben aslında şikâyetten vazgeçmiştim. Sorun olsun istemem...”

ÖN KOLTUK TARTIŞMASINA BAŞBAKAN ÇÖZÜMÜ

Bir Ankara uçuşunda bir milletvekiline arka sıralardan koltuk verilmiş. 

Milletvekili de ateş püskürüyor. 

Meclis kulislerinde sürekli kendisine yapılan bu haksızlığı anlatıyor. Yine kuliste bu konuyu anlatırken İstanbul milletvekili İlhan Albayrak telefonla Hamdi Topçu’yu arıyor. Ve olayı anlatıyor. Sonra da gönül alsın diye telefonu milletvekiline veriyor. Milletvekili yine aynı yüksek tonla ve öfkeyle olayı anlatıyor. 

Topçu cevap veriyor: “Sayın vekilim, konudan haberim var. Ancak Sayın Başbakanımızın talimatı var, ‘Mümkün olduğu kadar bizim vekillerimizi normal koltuklarda halkla birlikte uçurun’ diye. Biz de böyle yapıyoruz. Ama dilerseniz bundan sonra sizin için yapmayız. Tabii Sayın Başbakan’a bilgi vererek...”

Milletvekili: “Eveeet, şimdi anladım. İsterseniz biz bu konuyu hiç konuşmamış olalım.”

Topçu: “Elbette sayın vekilim...”

Tabii böyle bir talimat da yok...

*

Evet arkadaşlar, bu cumartesi size “gökyüzünden ilginç hikâyeler” aktardım.

Anlaşılacağı üzere 12 yıl süreyle THY’ye hizmet vermiş eski Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu’nun kitabından seçtim.

Tabii kitapta bazen tatlı sitem dolu bölümler de var. Ama ben polemikten kaçan ve neden olmayı da sevmeyen bir yazar olduğum için yalnızca bu ilginç olayları aktardım.

Kitapta THY’nin yükselen başarısının sırları da var elbette.

İyi hafta sonları...

30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutlarım.

 

YARIN: Mustafa Kemal’in ağzından 21 gün süren büyük muharebenin hikâyesi...

X

Adalet Bakanı Gül: "Mesele siyasi parti meselesi değil insan hakları meselesidir"

İnsan Hakları Eylem Planı’yla ilgili olarak Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’le konuştum...

Söylediklerinden mutlu oldum...

Çünkü daha ilk cümlede şöyle dedi:

“Fatih Bey bu herhangi bir siyasi partinin değil, insanlarımızın yasası olacak.”

Sonra devam etti:

“Mesele iktidar muhalefet polemiği değil. Bu ülkede yaşayanların hakları meselesidir...”

Sorulara devam ettim:

“Ama sayın bakanım tartışmalar var.”

Gülerek cevap verdi:

Yazının Devamını Oku

Ben bu insan hakkı belgesinin altına imzamı atarım

Adalet Bakanlığı dün İnsan Hakları Eylem Planı belgesini yayınladı...

146 sayfalık belgeyi satır satır okudum...

Ve ben bu eylem planının ana omurgasını oluşturan:

- 11 temel ilkenin;

- 9 amaç zincirinin;

- 50 hedef tablosunun;

- Ve 393 faaliyetin altına imza atarım...

Okurken heyecanlandım çünkü:

Her birimizin içine

Yazının Devamını Oku

Çevre eylemleri tarihinde bir ilk - Kovan barikatı

Fotoğrafa baktım...

Bir tarafta jandarma sıralanmış...

 Önünde birtakım sandıklar...

Nedir bu?

Sanıyorum çevre eylemleri tarihinde bir ilktir bu sandıklar...

Rize’nin İkizdere Vadisi köylüleri yapmış...

Dünyaca ünlü deli balın üretildiği vadiye “taş ocağı” açmak için getirilen iş makinelerinin önüne arı kovanlarını koymuşlar.

Arılardan barikat yani...

Yazının Devamını Oku

Vali Bey, bu coğrafyadan da bir Troya hikâyesi bekliyoruz

Kuşatma altında iki kez intihar eden o şehir halkı için, Anadolu Ateşi kim bilir neler yapar?

Pekin’de Çinli seyircilerin hayranlıkla izleyip ayakta alkışladığı Anadolu Ateşi’nin “Troya” gösterisini izlerken...

Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş Çinli meslektaşına Troya’yı anlatıyor, ben içimden soruyordum:

- Troya Yılı nasıl ilan edildi?

- Kimin aklına gelmişti?

Bu soruların hikâyesini Muğla’da bir sohbet sırasında buldum.


Yazının Devamını Oku

Akademisyeni hıçkıra hıçkıra ağlatan Vali

Başlığı görünce hemen negatif düşünmeyin.

Çünkü hikâye derin...

Birkaç gün önce bir mail aldım. 

Şanlıurfa Harran Üniversitesi’nden bir akademisyen göndermiş. Belli ki olayın yaşandığı o an...

Duygusallıkla yazmış...

Şöyle başlıyordu:

Fatih Bey, ben ve eşim Harran Üniversitesi’nde akademisyeniz.

Eşim tıp fakültesinde profesör... Ben de mühendislik fakültesindeyim. 

Bundan 11 yıl önce ormana bitişik 1700 metrekare bir yer aldık. Arkamız orman olduğu için çok sevinmiştik. Ta ki, bundan 5 yıl öncesine kadar. Birileri ormana komşu yaklaşık 2000 metrekare yeri işgal etti. Ben de yaklaşık 1 yıl boyunca BİMER üzerinden şikâyetlerimi yaptım. Fakat kurumlar o kadar ilgisizdi ki...

Yazının Devamını Oku

Uçmaya sevdalı 5 kuşak bir ailenin öyküsü... Gökyüzünde korkusuz bir anne

Düşman yakıp yıkıp Sivrihisar’a doğru ilerliyordu.

1- Mustafa Kemal Atatürk, arkadaşı İsmet Bey’e haber gönderdi:

“Sivrihisar’a geliyorum. Sizde kalırım. Hem konuşur hem de dertleşiriz..”

İsmet Bey, Sivrihisar’ın hatırı sayılır isimlerindendi. Kuva-yı Milliyeciydi...

Atatürk her geldiğinde oturur uzun uzun sohbet ederlerdi.

O günlerde Ankara’da Milli Meclis...  

Anadolu’da Türk ordusu işgale direnmek için hazırlanıyordu. 

Sivrihisar ahalisi de taşı toprağı silah yapıyordu. Ama ne yazık ki Türk ordusunun hava gücü yok denecek kadar azdı. 

İşte o günlerde Sivrihisar ahalisi ve

Yazının Devamını Oku

Son fıkrayı o anlatmıştı: 'Şimdi fıkra sırası bende'

ANAP’ın en tartışmalı günleriydi.

Ara seçimler yapılacaktı...

Genel Başkan ve Başbakan Yıldırım Akbulut neredeyse iki ateş arasında kalmıştı...

Muhalefet de parti içi muhalefet de kaybetmesini bekliyordu. 

Eğer kaybederse parti içi muhalefet, genel başkanlıktan düşürmeyi planlıyor...

Muhalefet de kaybedince genel seçimlere gitmeyi hedefliyordu.

Akbulut, sakin cevaplarıyla tanınırdı. 

Kolay kolay sinirlenmezdi.

Yazının Devamını Oku

Buzları eriten Kanal telefonu

Suveyş Kanalı’nın tıkandığı günlerde...

Dünya lojistik sektörünün krize girdiği haftada...

Mısır’ın kanal geçişinden büyük zararlar ettiği bir dönemde...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mısır Dışişleri Bakanı Sami Şükrü’yü arıyor.

Ve aralarında şöyle bir diyalog geçiyor:

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU: Sayın Bakan çok geçmiş olsun... Umarım bir an önce kanal açılır. Bu arada bizim yapabileceğimiz bir şey var mı diye sormak istedim. Bizim donanımlı kurtarma gemilerimizden yardım için gönderebiliriz.

SAMİ ŞÜKRÜ: Sayın Çavuşoğlu. Nazik teklifiniz için çok teşekkür ederim. Şimdi değerlendiriyoruz. İhtiyaç olursa sizi mutlaka arayacağım...

Ve önceki gün Mısır Dişişleri Bakanı Şükrü, Bakan Çavuşoğlu’nu arıyor:

- Sayın bakan size yardım talebiniz için çok teşekkür etmek istedim. Neyse ki sorun çözüldü. Bu vesileyle mübarek ramazan ayınızı tebrik etmek istedim...

Yazının Devamını Oku

Çevre Bakanlığı’ndan muazzam bir eser: Tabiatın sessiz tanıkları anıt ağaçlar

Çevre Bakanı Murat Kurum hangi kente gitse, bir meydanda, bir cami avlusunda, bir çeşme başında görüyordu.

Devasa boyları, gökyüzünü tutan kolları ve uzayıp giden gölgeleriyle...

Dallarında biriken çocuk kahkahaları, aşk hikâyeleri, savaşlar, keşifler, yüzlerce yıllık hatıralar... Köklerinde binlerce yıllık tarih...

Ne zaman birisinin gölgesine uğrasa, öylece bakıp kalıyordu... Ve bir gün dedi ki:



“Anadolu’nun binlerce yıllık tarihini taşıyan bu ağaçları anıtlaştıralım...”

Yazının Devamını Oku

Kaya mezarlarına jet araştırma

Bunca yıl sonra gazetecilikten en keyif aldığım şey nedir diye sorsanız...

Derim ki:

- Bir hüznü mutluluğa çevirmek. Kırık bir kalbi onarmak.

- Doğa, çevre ve tarihi koruyacak her çabaya bir nebze katkıda bulunmak. 

Niye sordum bu soruyu?

İşte sessizce yok olma sınırına gelen bir tarih...

Kaya mezarları...

Geçtiğimiz cumartesi, 5 bin yıllık tarihin, denizin ve doğanın merkezindeki “kaya mezarları”nı yazmıştım:

Fethiye ve Bodrum’daki

Yazının Devamını Oku

Yeter artık yahu!

Geçenlerde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanlarıyla Kayseri’deydim.

Orada TSK’nın lojistik gücüne büyük katkı yapacak dev uçakların yenilenme ve bakım hangarlarının son halini gezdik...

Sohbetler ettik...

Akar, Türkiye’nin uluslararası bir güç olarak kendi bekasını koruması için nasıl fedakârca çalışıldığını anlatıyordu.

Suriye’den Libya’ya, Azerbaycan’dan Somali’ye kadar başarılı bir ordu.

Hain darbe girişimine rağmen, kendi sınırları dışında dünyanın en zor harekâtlarını başarıyla yapan bir ordu...

Erciyes manzarasına doğru sohbet ederken “Ölürsek şehit, kalırsak gazi” diyordu...

Akar her fırsatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğini vurguluyordu.

Bunları konuşmuştuk.

Yazının Devamını Oku

Mavi yolculuk rehberi

Yazılması 3 yıl sürdü. Gökova’dan Kekova’ya körfezler, kıyılar, adalar binlerce mil seyir yapıldı...

PANDEMİ... Virüs... Karantina... Yasaklar... Korku... Ölümler... Artan vaka sayıları... Kapanan işyerleri... Derken...

Geçen yaz, korku dolu bir yazdı... İşte yine yaz geliyor. 

Ve ben içine düştüğümüz bu karantinalı günlere inat...

Bu yaz başındaki karamsarlığımızı, “masmavi bir umutla” delmek istedim.

Yılların denizci/yazarı dostum Ali Boratav’ın çıkardığı “mavi yolculuk rehberi”ni koyuyorum önümüze...

İçinden martı çığlıkları geçen ve lacivert sulardan gelen bir rehber...

Yazının Devamını Oku

Hapishanedeki o melek için ben de saygıyla eğiliyorum

İşte yine bir yaratık....

Genç kadını karnındaki bebeğiyle birlikte delik deşik edip öldürdü....

Yine haberler. STK tepkileri.... Gazete manşetleri.... Kınamalar.... Bela okumalar....

Ama sonuçta gencecik bir kadın kalbindeki ve karnındaki hayalleriyle birlikte gömüldü gitti....

Daha öncekilerde olduğu gibi yine 3-5 gün geçecek.... Yine unutulacak....

Ama buna rağmen önceki gün Antalya’dan umut dolu bir haber geldi...

DHA’dan Aslı Duran geçmiş:

Antalyalı iş insanlarından Melek İpek’e:

 Tahliye olduğunda işin, aşın hazır...”

Yazının Devamını Oku

New York’taki Nobel'in ışığı Bursa'daki kır çiçeklerine vurunca...

Ayse, 13 yaşına gelince dünyanın kendi köyünden ibaret olmadığını çoktan anlamıştı. 

Annesine soruyor, annesi de dili döndüğünce anlatıyordu.

Ayşe Bursa’nın Orhaneli Gümüşpınar köyündeydi. Ama aklı dünyada...

Ayşe okumak istiyordu. Ama köyünde olanak yeterli değildi.



Ayşe

Yazının Devamını Oku

Bu videoyu izleyin, siz de ödül verirsiniz

Bu fotoğrafı görüp, hikâyesini okuyunca...

Öylesine etkilenmiştim ki.

Bir DHA muhabirinin gündelik haber takibiydi bu...



Şırnak... Beytüşşebap...

2800 metre yukarıda... Sarp dağlarda...

Yazının Devamını Oku

Ekolojik vurgun

İşte buradan ihbar ediyorum.  

Tarım Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin hassasiyetini bildiğim için de umutla sonuç bekliyorum.

Dalyan’dan... Dalaman’dan... Göcek Göbün Koyu’ndan Urla’ya kadar ihbar ediyorum.

Orman Bakanlığı lütfen araştırsın...

Ekolojik tarım destekleniyor ya...

Özel çevre korumasındaki koylarda bir bakıyorsunuz, bir gecede bazı ağaçlar kesilmiş.

Sonra ilana bir bakıyorsunuz...

Videolu bir ilan:

“Deniz manzaralı ekolojik arsa...”

Yazının Devamını Oku