CHP Muğla vekili eğer bu teklifi sen yaptıysan

Aslında bu yazının başlığı “İdealist bir avukatın bir canavarla mücadelesi” olacaktı.

Ama son dakika öyle bir haber geldi ki...

Tüylerim diken diken oldu. Herkes biliyor...

Muğla’da üniversite okuyan genç Pınar, eski sevgilisi Metin Avcı tarafından canlı canlı yakılıp üzerine beton dökülüp katledilmişti.

İşte tam onun hikâyesini yazıyordum ki...

Bir baktım CHP’nin bir Muğla milletvekili Pınar’ın babasını aramış.

Demiş ki:

- Tamam böyle bir şey yaşandı. O aile de perişan. Zaten cezasını çekecek. Gel sen davandan vazgeç... Zaten kamu davası devam edecek...

Babanın cevabı:

- Bunu duymamış olayım. Sizin kızınızı diri diri yakıp, üzerine beton dökseler bunu ister misiniz?

Doğrusu bu konuşmaya inanamıyorum...

Bir milletvekili nasıl böyle bir ahlaksız ve insanlık dışı teklifte bulunabilir.

Ve öğreniyorum ki katilin annesi Ayten Avcı CHP’nin Muğla’daki bir ilçe yönetim kurulu üyesiymiş. Ve olaydan hemen sonra istifa etmiş.

Bu konu mutlak açığa çıkmalı...

Adı bende olan o CHP milletvekili çıkıp bu yaptığı iğrençliği açıklar mı...

Yoksa ya avukatları Dr. Rezan Epözdemir açıklayacak ya da babası Sıddık Bey..

Arkadaşlar bu ahlaksız teklif üzerine şu anda canım o kadar yanıyor ki...

Bunun devamını pazartesi yazacağım.

Şimdi acılı hikâyeye dönebilirim...

PINAR NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?

CHP Muğla vekili eğer bu teklifi sen yaptıysan


Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencisi Pınar Gültekin, bir süre önce ayrıldığı erkek arkadaşı Cemal Metin Avcı tarafından 16 Temmuz 2020’de bir bağ evine götürüldü. Pınar’ı döven Avcı daha sonra boğarak öldürdü. Pınar’ın cesedini bir varile koyan ve benzin dökerek yakmaya çalışan Avcı, daha sonra varile beton dökerek ormanlık alana attı. Pınar’ın cesedi 21 Temmuz’da bulundu.

İDEALİST BİR AVUKATIN CANAVARLA MÜCADELESİ

- MUĞLA’da bir otel odası...

Genç bir avukat... Elinde telefon, odanın içinde bir ileri bir geri yürürken soruyor:

“Nasıl olabilir. Ben İstanbul’dan geldim. Her şey hazır. Tutuklunun Afyon Cezaevi’nden getirilmemiş olması da ne demek. Keşif için mahkeme kararı var. Böyle bir şey görülmüş mü?”

Avukat Rezan Epözdemir’in beklediği tutuklu, temmuz ayında vahşice öldürülen üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in katil zanlısıydı... Olay yerinde keşif yapılacaktı. Ve çok önemli sorular sorulacaktı...

CHP Muğla vekili eğer bu teklifi sen yaptıysan

BİR GENÇ KIZIN  HAYALLERİNİN KIRILDIĞI AN

- Pınar, Metin’in çalıştırdığı barda onunla tanışmış. Metin evli olduğunu saklamış. Genç kız kim bilir hangi hayallerle, hangi umutlarla bağlanmıştı. 

Ama Pınar temmuz başında bir haber almış, beyninden vurulmuşa dönmüştü.

Metin evliydi ve bir de çocuğu vardı...

CHP Muğla vekili eğer bu teklifi sen yaptıysan

Hemen bir mesaj yazdı. Ve “Bir daha beni arama” dedi.

İşte bir genç kızın vahşice öldürülüşü, iki ailenin acı ve ibret dolu hikâyesi de böyle başlıyor...

AĞLAYAN BİR ANNENİN TELEFONU

- Avukat Rezan Epözdemir, yine aşırı yoğun bir günündeydi. Her sabah olduğu gibi dava dosyaları üzerine yapılacak toplantıya girerken, asistanı “Rezan Bey, size telefon var” dedi.

- Toplantıdan sonra bağlar mısınız?

-Bir hanımefendi çok önemli diyor ve ağlıyor.

Av. Rezan telefonu alır:

- Buyurun...

- Avukat Bey, sizi tanıyoruz. Bize ancak siz yardımcı olursunuz. Kızımı katledenler kurtulacak. Üzerini örtmeye çalışıyorlar. Ne olur bize yardım edin.

Şimdi Pınar’ın annesi onca avukat arasında neden Rezan Bey’i arar diye sorabilirsiniz.

ÇÜNKÜ
74 KADINA ŞİDDET DAVASI

- Rezan Epözdemir ve arkadaşları bir süre önce bir karar almışlar. Cinayet, tecavüz nedeniyle mağdur olan kadınlara hiçbir ücret talep etmeden yardımcı olacaklardı. Bu karar büronun bir sosyal sorumluluk projesiydi. 12 yıldır, Münevver Karabulut, Nazlı Sinem gibi cinayete kurban gitmiş, şiddete uğramış 74 kadının dosyasını almış, bir kuruş bile almadan mağdur aile vekilliği yapmış. Tehditlere, şantajlara rağmen dik durmuşlar. Hepsinde de sanıklara en ağır cezalar verilmiş.

GENÇ KIZI DİRİ DİRİ YAKIP ÜZERİNE BETON DÖKMÜŞLER

- Av. Rezan dosyaya ve mahkemenin gidişine bakınca sanık tarafında bir “tahrik indirimi” hazırlığı olduğunu anlar.

Katil ifadesinde aynen şöyle diyor:

CHP Muğla vekili eğer bu teklifi sen yaptıysan

“Onu kullanılmayan bağevine götürdüm. Çok sinirlendim. Kafasına iki kez vurdum. Kanlar aktı. Sonra bir varil buldum. Onu içine koydum. Üzerine odun koydum ve yaktım. Ama bir türlü yanmıyordu. Evin içi duman olmuştu. Dışarı çıktım, benzin aldım. Öyle yaktım. Sonra üzerine beton döktüm. Nehre attım...” 

TÜYLERİ DİKEN DİKEN EDEN  ADLİ TIP RAPORUNU GÖRÜNCE

Olay öylesine vahimdir ki... 

Adli Tıp raporunun bir yerinde özetle şu ifade vardır:

Genç kız yakılırken hâlâ hayatta olma ihtimali mümkündür...”

Av. Rezan dosyayı okudukça, canavarca işlenen bu cinayetin tasarlanmış olma ihtimali güçlenir. Hatta birden fazla kişi içinde olabilir...

Bunun üzerine, mahkemeye peş peşe dilekçe vermeye başlarlar.

Öncelikle olay gecesi MOBESE kayıtları ve HTS bilgileri istenir.

Olay yerinde tekrar DNA, kan, kıl gibi numune incelemesi isterler.

CEVAPSIZ KALAN SORULAR

İlk görüşmeler, tanık ifadeleri, katil zanlısının ifadeleri, gelen HTS ve MOBESE kayıtları derken, Rezan Epözdemir’in kafasında sorular belirir..

1) Sanık ifadesinde, genç kızın başına iki defa vurduğunu, başından kanlar fışkırdığını söylüyor. Ancak evde yapılan incelemede hiç kan izi yok. Bu nasıl olabilir? Birileri temizlemiş, silmiş olabilir mi?

2) 1.83 boyundaki Pınar 68 kilo. Varil ve beton da düşünülürse, yaklaşık 170 kilodan söz ediyoruz. Sanık nasıl oluyor da böyle bir ağırlığı tek başına taşıyor... Sonra beton için gerekli malzemeleri nasıl o panik anında bulabiliyor.. Birileri yardım etmiş olabilir.

(Sonradan yapılan keşifte sanık, 60 santimlik varili döndüre döndüre götürdü. Ancak avukat Epözdemir yine sormaya devam etti: “60 santimlik varile 1.83 boyundaki Pınar’ın bedeni nasıl sığar. Çimentoyu yalnızca varilin alt ortasına koydukları için döndürebildi...)

VE EN KRİTİK SORU

3) Sanık 20 Temmuz’da gözaltına alınıyor. Ama henüz suçunu itiraf etmiyor. Cinayeti işlediği bağevinden söz etmemiş. Ama nasıl oluyorsa, sanığın annesi, babası ve ortakları 20 Temmuz akşamı gece 22.00 sıralarında aniden bağevine gidiyorlar. Hangi nedenle öyle gece vakti oraya gitme ihtiyacı duyuyorlar. Orada ne yapıyorlar?

ANNE BABANIN DNA’LARI CİNAYET MAHALLİNDE 

Av. Epözdemir, cinayetin işlendiği bağevinde anne-baba ve ortakları için “DNA araştırması” istiyor.

Araştırma sonucunda DNA’lar bulunuyor. 

Av. Epözdemir buradan sonrasını şöyle anlatıyor:

“Anne baba ve ortaklar için bağevinde ne yaptıkları konusunda delilleri karartmak suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Talebimiz şu anda Yargıtay’ın ilgili ceza dairesinde. Onaylanırsa dahil edilecekler...”

PINAR’I VARİLDE YAKARKEN KARDEŞİNE ‘BOZUK KOKOREÇLERİ YAKIYORUM’ DEMİŞ

- Jandarmanın ulaştığı HTS ve MOBESE kayıtları sonucunda sanık Metin Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı gözaltına alınıyor. Ve itiraf ediyor...

Mahkemede geçen şu diyaloğu duyunca tüylerim diken diken oldu.

Hâkim soruyor: 

“Peki sen bağevine gidip ağabeyini gördün. Hiç mi gözüne tuhaf bir şey çarpmadı. Ağabeyin orada bir şeyler yakıyormuş.”

Mertcan Avcı cevap veriyor:

“Evet abim bir varilde bir şeyler yakıyordu. Ben de ‘Ne yakıyorsun’ diye sordum. O da bana ‘Bozuk kokoreçleri yakıyorum’ dedi...”

ANCAK FİLMLERDE GÖRÜRDÜK
 

- Böyle bir olayı ancak filmlerde görürdük.  Bir tarafta kızlarının vahşice katledilişinin hayali.

Diğer tarafta ağabeyinin vahşi cinayetine dahil olan kardeş. Aynı şekilde oğullarının canavarca cinayeti altında ezilen ve delilleri kararttıkları iddiasıyla yargı sürecine dahil olan anne-baba...

Gerçek hayattan gelen bu olaylar yüzlerce filme konu olmuştur. Sonuçta bir kötü evlat nice yuvaları perişan edebiliyor...


AVUKAT REZAN EPÖZDEMİR’İ ALKIŞLIYORUM

- Evet arkadaşlar, size hayatın içinden vahşi bir cinayeti ve ailelerin ne hale geldiğini aktardım. Tabii mahkeme süresince daha birçok ayrıntı ortaya çıkacak.

Bu noktada vahşice katledilen Pınar için, bu durumda olan kadınlar için hiçbir parasal karşılık beklemeden mücadele veren avukat Epözdemir’i ve bürosundaki diğer avukatları yürekten alkışlıyorum.

Evet Rezan kardeşim, önceki gün sen Muğla’da bir otel odasındaydın. İşlerini, dosyalarını bırakmış, hiçbir bedel istemeden adalet için mücadele veriyordun.

İnanıyorum ki, adalet senin gibi insanların elinde yükselir.

Ve elbette...

Olayın kriminal detaylarını ortaya çıkaran Muğla jandarması ile adaleti sağlamak için çalışan hâkimlerimize de helal olsun...

Kızımız Pınar nurlar içinde yatsın...

X

AK Parti’den işte o 4 madde

AK Parti bütün yerel kongrelerini tamamladı. Mart ayında büyük kongreye gidiyor. Peki büyük kongre sonrası nasıl bir AK Parti göreceğiz? Nasıl bir gündemi olacak? Son yerel seçimlerle ilgili nasıl bir değerlendirme oldu? Kadrolarda bir değişiklik oldu mu? Bütün bunları, dün sabah bir kahvaltıda AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’la konuştuk.

Üsküdar’da, Burhan Felek Köşkü’nde yaklaşık 2 saat süren keyifli bir sohbet...

Bu arada Üsküdar Belediyesi harika bir şey yapmış. Bakımsız haldeki köşkü onarmış, gençlere 24 saat çalışabilmeleri için açmış.

YÜZDE 70 DEĞİŞİM

Sohbetimize gelince...

Maddeler halinde anlatırsam, soru-cevapları şöyle özetleyebilirim:

Numan Bey, kongreleri tamamladınız. Şimdi büyük kongre geliyor. Önce şunu sorayım: Teşkilatta nasıl bir değişim oldu?

“Burada iki önemli şey var. Birincisi, kadrolarımızda yüzde 70 gibi yüksek bir oranda yenilenme ve gençleşme oldu. Yönetimde kadınların oranı arttı. İkincisi, kongrelerimizde geçmişte görev yapmış il ilçe başkanlarımız, milletvekillerimiz de bulundular. Böylece tam bir kucaklaşmayla, bayram havasıyla gerçekleşti kongreler. Bu çok önemli bir moral ve enerjidir.”

Büyük kongre ne zaman? Ve kongre sonrası AK Parti için nasıl bir gündem oluşturuluyor? Yani hedefleriniz nedir?

Yazının Devamını Oku

DEAŞ'la mücadele için PKK/YPG değil biz varız

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la Kayseri’de yaptığımız sohbetin ikinci bölümünde Bakan Akar çok önemli bir çağrı yapıyor.. 

Konu PKK/YPG terör örgütüne verilen destek... 

Özellikle ABD’nin PKK/YPG’ye başta silah ve mühimmat olmak üzere verdiği destek zaten biliniyor. TIR’larla gönderilen silahlar, eğitim ve petrol bölgesine yerleşme konusunda ABD’nin desteği defalarca belgelenmişti. 

Burası tamam. 

Peki bu konuda ne yapılacak? 



Yazının Devamını Oku

Oh! Nihayet iklim kanunu geliyor

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum önceki gün sessiz sedasız gelen bir “çevre devrimi”nin ilk sinyallerini verdi.

14 maddelik iklim değişikliği eylem planı...

Nedense “iklim değişikliği” konusu pek ilgi çekmez.

Çünkü bugüne ait değildir. Şimdinin meselesi, bugünün sorunu değil gibi algılanır.

“Dur bakalım” dedirten... “Bizden sonraki kuşaklar” diyerek meseleyi bugünden uzaklaştıran bir tembelliktir aslında bu... Aymazlıktır...

O nedenle Çevre Bakanı Kurum’un yaptığı konuşma medyada pek yer bulmadı.

Sanıyorum bir tek Milliyet’ten Verda Özer yazdı.

Oysa içinde müthiş mesajlar olan bir konuşmaydı.

En önemlisi,

Yazının Devamını Oku

NASA’nın canlı yayın gecesinde... Mars'a sanal iniş yapan bütün çocuklar adına

Mars’a gönderilen keşif aracının canlı yayını çok açık bir şeyi gösterdi.

Kuşaklar boyu sürecek bu yolculuğun merkezinde çocuklar var.

Düşünsenize, NASA’nın Mars yolcuğu için internet üzerinden verdiği “boarding pass”lar en çok Türkiye’den alınmış.

Tam 2.5 milyon isim Türkiye’den Mars için “sanal bilet” almış. 

Mars’a gidecek araçtaki çipe 2.5 milyon Türk’ün adı yüklenmiş.

O yüzden ben Türkiye’nin uzay projesini yürekten destekliyorum.

Bu arada birçok okurum sordu:

“Ben Türkiye’nin 1 numara olduğu listeyi bulamıyorum?”

Cevap veriyorum:

Yazının Devamını Oku

2.5 milyon Türk Mars’ta... Mars’a isim gönderen çocuklar arasında Türkiye 1 numara oldu

Perşembe gecesi uzay tarihimizin 23 Nisan’ıydı...

Ben de içimdeki çocuğa güvenip Mars biletimi aldım.

Boarding Pass’ıma miller bile işlenmişti.

Ama bundan çok daha önemlisi var.



NASA’nın Mars’a gönderdiği keşif aracından bilet alanların sayısı 10 milyon olarak açıklanıyor.

Yazının Devamını Oku

Bakandan bakana bulutlar üzerinde bir jest

Geçen hafta Çanakkale Köprüsü’nün üzerinde kıtalararası bir yürüyüş oldu.Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu köprüyü baştan sona yürüdü.

İki saatlik tarihi bir yürüyüştü bu...

İşte o görüntüleri izlerken bir şey dikkatimi çekti.

Katılanlar arasında birtakım gençler vardı. Heyecanlıydılar. Sürekli olarak köprünün kolonlarını gösteriyor, köprünün ayaklarına uzun uzun bakıyor, fotoğraflar çekiyorlardı.

Ve Bakan Karaismailoğlu’nu soru yağmuruna tutuyorlardı.

Gazeteci değillerdi. Orada çalışanlardan değillerdi.

Peki kimdi bu gençler...

Bakan

Yazının Devamını Oku

Kırmızı diplomalı kız

16 Şubat Salı günü Moskova’da sabah 10.00’da çok önemli bir tören var.

43 nükleer genç mühendis daha mezun oluyor...

Aslında her birinin hikâyesi ayrı bir mucize.

İşte bir örnek.

Burası Çorum merkeze 24 kilometre uzaktaki Çaltıcak köyü.

Kış olunca sarp dağların geçit vermez yollarında buz kesen bir soğuk ve kar...

Bir o kadar muhteşem bir doğa...

Yazının Devamını Oku

Ticaret Bakanı Pekcan: ‘Fahiş fiyatla mücadele için vatandaştan destek bekliyorum’

Bu cumartesi, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’dan tüketiciler için çok önemli bir çağrıyı iletiyorum.

Bakan Pekcan aynen şöyle diyor:

“Sebze ve meyvede fahiş fiyatla kalıcı mücadele için vatandaşlarımızın desteğini bekliyorum.”

Peki bu nasıl olacak?

Son dönemde, sebze ve meyve fiyatlarında aşırı artışlar görülmüştü.

Hâlâ da şikâyetler geliyor.

Bakan Pekcan’a sordum:

“Ruhsar Hanım, böylesine geniş kapsamlı bir organizasyonda siz bakanlık olarak tüm illerde denetim yapıyorsunuz ama biz vatandaş olarak bu fahiş fiyatla nasıl mücadele edeceğiz?”

İşte madde madde cevap:

Yazının Devamını Oku

‘Şahane’ bir mutluluk

Evet, “şahane” bir mutluluk...

Çünkü Çisemgül kucakladığı bu köpeğe “Şahane” adını verdi.

Ve şimdi bakar mısınız şu fotoğrafa...

Nasıl bir heyecan...



İçimize işleyen bir an...

Yazının Devamını Oku

Tuncay Amca

O küçücük parmaklarıyla yazdığı bu mektubu okuyunca...

Tıkandım. Dilim kurudu.

Gözyaşlarımın ucunda bir daha okudum. 

Bir daha...



Ah benim canım evladım...

Yazının Devamını Oku

Neslihan hemşirenin gözyaşlarına karışan veda... ‘Ölmeden önce avucuma yazdı’

Üst üste geldi bu haberler...

Okuyun ve ne durumdayız anlayın...

İşte Adana:

“Genç doktor Mehmet Ertane, yakalandığı koronavirüsle 40 gün mücadele etti ama kurtarılamadı.”

Dr. Ertane, koronalı hastaları tedavi ederken yakalanmıştı hastalığa.

Allah rahmet eylesin kardeşim...

Ve işte Kocaeli:

“Hasta ziyaretine giden aynı aileden 30’un üzerinde kişinin testi pozitif çıktı.”

Yazının Devamını Oku

Süper Lig'e kadın hakem geliyor

TFF Başkanı Nihat Özdemir'e hiç beklemediği bir soru sordum, heyecanla yanıtladı

Kadın cinayetleri, kadın hakları üzerine internetteki geçmiş yayınları karıştırırken karşılaştım bu cümleyle...

Türkiye’nin FIFA kokartlı ilk kadın hakemi Lale Orta, Evrensel’e verdiği bir röportajında söylemiş bu sözleri: “1991 yılında ilk kez Çin’de düzenlenen Kadınlar Dünya Kupası’na davet aldığım halde göndermediler. Benimle maça gitmek istemeyen hakemlerimiz de oldu ne yazık ki. İşin acı tarafı o hakemin isteği kabul edilerek benim görevim iptal edilmişti.” Okuyunca içim acıdı... Hayatta canavar ruhlu erkeklerden çektikleri yetmiyormuş gibi, kadınlara yeşil sahalarda da böyle bir ayrım olmasını yadırgadım. Önceki gün TFF Başkanı Nihat Özdemir’le sohbet ediyoruz... Tabii aklımda bu soru var...

ÖZDEMİR'E, LALE ORTA'NIN SÖZÜNÜ HATIRLATTIM

Ve konuyu Lale Orta’nın bu sözüne getirip sordum: “Başkan, neden liglerde kadın hakem yok?”

Özdemir önce bir durdu... Sonra heyecanla cevap verdi: “Kadın hakemlerimiz yetiştiriliyor. Yani bu konuda projemiz var.”

- Süper Lig için de kadın hakem olabilir mi?

- Evet, Süper Lig’e kadın hakem geliyor diyebiliriz. Çalışmalarımız var.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın merkezindeki Türk’ten insanlık için harika bir kampanya

Önceki gün yazımda iki soru sormuştum:

1)İsrail insanlık ve barış adına Filistin’e aşı gönderse ne olur?

2)Birleşmiş Milletler imkânı olmayan halklar için bir aşı fonu oluştursa ne olur?

İki soruma da harika iki cevap geldi.

Önce New York’taki BM binasından gelen cevap...

Yazımı okuyan Birleşmiş Milletler Genel Kurul Başkanı Büyükelçi Volkan Bozkır, New York’tan insanlık adına sımsıcak bir mesaj gönderdi:

“Değerli kardeşim,

Yazınızı okudum. Burada aşının özellikle zor durumda olan az gelirli ülkeleri kapsayacak şekilde adil dağıtımı için “vaccines4all” isimli bir kampanya başlattım. Güzel yankı yarattı ve destek buldu. Filistin için de ayrıca bir mesajım olacak.”

Biliyorsunuz...

Yazının Devamını Oku

Kraliçe ‘resmi metres'e karşı

Önce şu fotoğrafa bir bakalım...

Burası Tayland krallığı. 

Kral Maha’nın yanında oturan kadın iki ay önce evlendiği Kraliçe Suthida...

Kralın önünde ayaklarının dibine doğru uzanan ve iki eliyle saygı ve bağlılık işareti veren ise...

“Resmi metres” ilan ettiği Sineenat...

Suthida’nın yerdeki Sineenat’a olan bakışını görüyor musunuz?


Yazının Devamını Oku

İsrail’in aşıyla imtihanı

3 Ocak günü Filistin yönetiminden İsrail’e “çok dolaylı” bir mesaj gidiyor:

“Sağlık çalışanlarımız ve bazı meslek gruplarımız için acilen 10 bin doz aşıya ihtiyacımız var.”

Ülkeler aşı için milyarlarca dolar harcayıp kuyruğa girerken...

Aşılamalar başlamışken...

O acılı ve kanlı coğrafyanın Filistinli çocukları yine ortada kalmış durumda...

İşte o nedenle yazıyorum bunları...

Ve bu yazı...

Felaketler tarihinde...

İnsanlığa yazılmış bir mektup olsun istiyorum...

Yazının Devamını Oku

Dört bakanın ölümden döndüğü gün

Nasıl güzel bir mayıs gelmişti...

Andok Dağı’ndan Makam Dağı’na, oradan Hasuni Mağaraları’na kadar gelincikler, papatyalar, yaban otları...

Kefrum Kalesi’nden buram buram kekik kokuları... Diyarbakır, Kulp, Ergani, Silvan baharla beraber uyanıyordu. Batman Çayı gürül gürül...

Güzel bir mayıs sabahıydı. Ve en güzeli de 1000 yıldır susuzlukla kırbaçlanan o topraklara, bir büyük hayalin müjdesi veriliyordu. Hasretle beklenen suyun temeli atılacaktı.

Sabah erken kalktı. Ankara’dan gelecek bakan arkadaşlarını beklemek üzere Batman Havalimanı’na geçti.

Az sonra uçak indi... Ama gecikmişlerdi...

Asırlardır su bekleyen topraklar için Silvan’da yapılacak temel atma törenini millet bekliyordu.

Karayolu 45 kilometre... 

Zorlu dağ yolları çok vakit alacaktı.

Yazının Devamını Oku

Eyvah! Lawrence geri dönüyor!!!

Bir dönem Suriye’nin kuzeyinde bir “kanton devlet modeli” kuran...

Irak ve Suriye kuzeyinde bir “Kürt ticari otonom bölgesi” planlayan...



PKK/YPG elebaşlarıyla toplantılar yapıp, Suriye yönetimini buna hazırlayan...

Ve o coğrafyada kimi kalemlerin “Lawrence” dediği Brett McGurk, bu defa yeni başkan Biden’ın “süvarisi” olarak Ortadoğu’ya dönüyor.

Hem de tam yetkili.

Yazının Devamını Oku

Tarım Bakanı Pakdemirli uçan gıda fiyatlarını yorumladı: ‘Geçici bir gıda enflasyonu var mayıs ayı gibi rahatlayacağız’

Tarım Orman ve Bakanı Bekir Pakdemirli’yi bu defa Diyarbakır Silvan’da buldum.

Konu elbette “gıda fiyatlarındaki aşırı artış”...

Sordum:

- Sayın Bakanım, siz de izliyorsunuz. Gıda fiyatlarındaki aşırı artış... Enflasyon haberleri... Nasıl yorumlayacağız?

Pakdemirli çok net bir cevap veriyor:

“Pandemi nedeniyle global stok başladı.”

- Yani?

“Yani nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

1) Çin, Rusya, Hindistan gibi ülkeler çok ciddi şekilde gıda siparişi verip stoklamaya başladı.

Yazının Devamını Oku

Bizden bakınca ‘barış havası’ oradan bakınca ‘oyun havası’

İki gündür Türkiye’nin başta Yunanistan olmak üzere, Akdeniz, Ege ve AB coğrafyası için verdiği “barış mesajlarını” yazıyorum.

2021 için umutlanıyoruz.

İşte Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği “samimi” mektup...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “yeni dönemde barış” için gösterdiği olağanüstü çaba ve görüşme trafiği...

Son olarak Yunanistan’la 25 Ocak’ta yapılacak “istikşafi görüşmeler”den gelen umut...

Tabii ben bunu Ankara’dan aldığım mesaj ve kulislerle yazıyorum...

Ve gönlümden de böyle geçtiği için umuda doğru “pozitif” bir alfabe kuruyorum...

MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜ

Ama bir de madalyonun öteki yüzü var.

Yazının Devamını Oku