Bir çocuk bir halat attı bakın sonra nereye bağlandı

İki binli yılların başıydı. 

Denizciliğe merak salmıştım. Amatör denizciliğin efsane ismi Sadun Boro, dünya gezgini Osman Atasoy ve Meriç Köyatası’nın verdiği cesaretle küçük bir yelkenli almıştım. Bu üçlüden epey bir ders de aldım. 

Ve tek başına bir gezi sonrasında Göcek’te bir marinaya yanaşıyordum.

Hava sertti. Dümen tutmak zordu. Korkuyordum...

Bir çocuk bir halat attı bakın sonra nereye bağlandı

Marinaya girmiş “Şimdi ne yapacağım” diye şaşkın şaşkın bakarken, sancak tarafından bir ses geldi:

Kaptan beni takip edin...”

Rahatlamıştım...

Onun da yardımıyla, bir pontona yanaşmıştım...

Hemen bottan inip bağırdı:

Şimdi iskele koltuk halatını atın lütfen...” 

Attım. Hemen bağladı. Sonra sancak halatı bağlandı...

Gözleri ışıl ışıl bir çocuk, bir anda halletmişti her şeyi. Sonra tonoz bağlandı...

Adın ne kardeşim senin” dedim.

Onur efendim” dedi.

Marinaya “palamar” olarak yeni başlamıştı. Yani, tekneleri bağlayan görevlilerden birisiydi.

Aradan aylar geçti.

Tabii gazetecilik öylesine yoğun ki... Fırsat bulup tekneye gitmek mümkün değil.

Arada birkaç gün kaçamak. Hepsi o kadar...

Bu arada bir fırsat bulup tekneyi Bodrum taraflarına çıkarmıştım. Uzun yıllar Gökova’da Sadun Abi’yle kalmıştık.

Aşağılara inmiyorduk.

YILLAR SONRA

İşte arkadaşlar, şimdi bu öykünün en ilginç sahnesine geliyoruz...

Biliyorsunuz son dönemde Ferit Şahenk marinacılık konusunda muazzam bir atak yapmıştı. 

Marinacılık anlamında Akdeniz ve Adriyatik’i bir “Türk denizi” haline getirmişti.

Bir çocuk bir halat attı bakın sonra nereye bağlandı

Bodrum’dan Atina’ya, Adriyatik’ten İspanya’ya kadar marina ve limanlar almıştı.

Denizlerde dünya çapında söz sahibi olmuştu.

Marinacılık sektörüne de müthiş bir kalite getirmişti.

Her neyse. 

Ticarettir bu... Ferit Bey büyük bir yabancı fon şirketine 14 marinasını sattı.

Akdeniz’in en güzel marinaları arasındaydı.

ONUR SEN MİSİN

Geldik bugüne...

Önceki yaz pandemiden de kaçıp izole olmak için bu defa Fethiye taraflarına indik.

Bende alerjik astım olduğu için ve 3 kez zatürre atlattığım için Osman Müftüoğlu beni resmen “izole etmişti”.

“Dışarı çıkma Fatih o kadar...” demiş, ben de korkudan kapanmıştım.

Sonuçta bir akşamüzeri yıllar önce yanaştığım Göcek’teki marinaya kısa süreliğine bağlanmak istedim.

Onur’un 20 yıl sonra hâlâ o marinada olduğunu biliyordum.

Ama tekneyi bağlayan çocuklar, “Fatih Bey, Onur Bey sizin anonsunuzu duymuş, kendisi gelecek” dediler...

Az sonra saçları kırlaşmış ama gözleri hâlâ aynı enerjiyle Onur geldi..

Gülerek “Önce iskele halatı” dedi..

Evet arkadaşlar...

Kısa bir sohbetten sonra anladım ki...

Onur Ugan...

Yani 20 yıl önce benim teknenin halatlarını bağlayan “palamar çocuk”, büyümüş...

D-Marin’e bağlı Türkiye’deki bütün marinaların genel direktörü olmuş...

Evet, en alttan zirvenin de zirvesine çıkmış...

Bırakın palamarlık yaptığı marinayı, diğer marinalar da ona bağlanmış...

BİR YÖRÜK ÇOCUĞU

Hemen
sohbete başladık...

İnanılmaz bir hikâyeydi bu. 

Halat bağlamaktan, tüm marinaların başına geçmek...

“Kardeşim Onur. Otur lütfen, otur da şu hikâyeni bir anlat” dedim.

Bir çocuk bir halat attı bakın sonra nereye bağlandı
Başladı anlatmaya:

1975’te Fethiye’de doğmuşum. Bir tarafımız yörük, diğer taraf denizciydi. Bir dedem Göcek adasını kürekle gezip balık tutardı. Ortayı, liseyi burada bitirdim. Sonra sağlık ocağı doktoru Cemil Abi’nin önerisi ile Ege Üniversitesi Su Ürünleri’ni bitirdim. Sonra Göcek’te yeni açılan Port Göcek Marina’da palamar olarak işe başladım.”
Bir çocuk bir halat attı bakın sonra nereye bağlandı
- Tanıştığımız yıllar yani... (Gülüyoruz burada...)

- Evet... O yıllar... Ardından beni ön büroya aldılar... Biraz daha zaman sonra ön büroya şef yaptılar... Sonra çekek yerini de bana bağladılar ve 2010 yılında palamar olarak başladığım marinaya müdür olmuştum...

- Peki sonra...

- Fatih Bey sonra beni Türkiye’deki bütün marinaların başına getirdiler. Şimdi D-Marin Türkiye Operasyon Direktörü olarak devam ediyorum...

GÖCEK HALK MECLİSİ BAŞKANI

D-Marin’leri satın alan yabancı fon şirketi de Onur’la devam etme kararı almış...

Çünkü bakmışlar ki, Onur yalnız bir marinacı değil...

Bir çevreci, denizci, yöre akil kişisi... Aynı zamanda Göcek Halk Meclisi Başkanlığı’na seçilmiş...

Aynı zamanda Göcek Kültür ve Turizm Derneği Başkanı...

Fethiye Deniz Ticaret Odası Başkan Yardımcısı...

Göcek’teki çocuklara yelken eğitimi vermek için kurulan Yat Kulubü Başkan Yardımcısı...

Ve en çok uğraştığı denizlerin korunması ve çevre ilkesi için kurulan “Mavi Dalga” oluşumu...

Evet arkadaşlar...

İşte bir palamar olarak başladığı yerden, o grubun başına geçen ve bir sivil toplum görevlisi olarak onlarca kurumun yönetimine giren Onur Ugan...

O BİR GİZLİ KAHRAMAN

Onur hayatını anlatırken, bir konuyu çok kısa geçti.

Onu da ben açayım...

Meğerse Onur dalgıç ve dağcı-denizci olduğu için asteğmenliğinde komando olmuş. Askerliğini Kayseri Komando Tugayı’nda tamamlamış. Ve terörün en azgın günlerinde...

Kulp, Lice, Cudi, Gabar, Van Gürpınar ve Kuzey Irak’ta çok sayıda operasyona katılmış.

O operasyonları sorduğumda bir tek cümle etti:

Vatan sağ olsun...”

Sen de sağ ol Onur...

Bir örnek kardeşim olarak sen de sağ ol...


BAKAN KURUM: ‘TUNÇ BEY’LE UYUM İÇİNDEYİZ’

DÜN Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’la sohbet ederken sordum...

Çünkü depremin içimizi yakan sıcaklığı biraz olsun geçince...

Derinlerdeki şu soru da yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlamıştı:

Bir çocuk bir halat attı bakın sonra nereye bağlandı

- CHP’li belediye ile AK Partili yönetim nasıl anlaşacak?

- Perde arkasında sıkıntılar, çatışmalar yaşandı mı? 

- Sen yapacaksın, ben yapacağım diye yetki çatışması oldu mu?

Murat Bey o kadar samimi bir cevap verdi ki...

“Ohhh” dedim... 

“İşte özlediğimiz siyasi manzara.” Şöyle dedi Kurum:

“Daha depremin ilk gününde Sayın Cumhurbaşkanımızın da katılımıyla bir araya geldik. Sayın Belediye Başkanı Tunç Soyer de vardı.

O gün dedik ki:

‘Depremin siyaseti olmaz. İnsanımızın canı her şeyden önemlidir. Siyaset üstüdür. O yüzden birbirimize karşı samimi olalım. Açık ve şeffaf olalım. Bir konu varsa hemen birbirimizi arayalım. Şu ana kadar da öyle oldu. Tunç Bey’le toplantılar yapıyoruz. Bir sıkıntı olursa konuşuyoruz. Uyum var. AFAD’ın koordinasyonunda çalışılıyor. Vatandaşımızın meselesini çözmek için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Devletin bütün imkânları burada.”

Bu sözler üzerine ne denilebilir ki...

Yalnızca “ohhh” dedim. 

“İşte budur...”

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Eyvah! Lawrence geri dönüyor!!!

Bir dönem Suriye’nin kuzeyinde bir “kanton devlet modeli” kuran...

Irak ve Suriye kuzeyinde bir “Kürt ticari otonom bölgesi” planlayan...



PKK/YPG elebaşlarıyla toplantılar yapıp, Suriye yönetimini buna hazırlayan...

Ve o coğrafyada kimi kalemlerin “Lawrence” dediği Brett McGurk, bu defa yeni başkan Biden’ın “süvarisi” olarak Ortadoğu’ya dönüyor.

Hem de tam yetkili.

Yazının Devamını Oku

Bizden bakınca ‘barış havası’ oradan bakınca ‘oyun havası’

İki gündür Türkiye’nin başta Yunanistan olmak üzere, Akdeniz, Ege ve AB coğrafyası için verdiği “barış mesajlarını” yazıyorum.

2021 için umutlanıyoruz.

İşte Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği “samimi” mektup...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “yeni dönemde barış” için gösterdiği olağanüstü çaba ve görüşme trafiği...

Son olarak Yunanistan’la 25 Ocak’ta yapılacak “istikşafi görüşmeler”den gelen umut...

Tabii ben bunu Ankara’dan aldığım mesaj ve kulislerle yazıyorum...

Ve gönlümden de böyle geçtiği için umuda doğru “pozitif” bir alfabe kuruyorum...

MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜ

Ama bir de madalyonun öteki yüzü var.

Yazının Devamını Oku

Ege’de yeniden bahar-Çavuşoğlu’ndan Yunan heyetine: ‘Gelin sizi Antalya’da ağırlayalım’

Diplomasinin iletişim hatları bazen öylesine hızlı işler ki...

Tek bir söz, muazzam gerilimleri, savaşın eşiğine gelen dengeleri değiştirir.

İşte örneği...

Yunanistan’ın üst üste Türkiye’yi kızdıran NAVTEX ilanları...

Ocak ayı başlarında Girit’teki Suda Hava Üssü’nde tatbikata hazırlanan savaş uçakları...

Derken...

- Sabah saatleri: 11 Ocak Pazartesi...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nu ağırlıyor.

Ve elbette konu Kıbrıs, Yunanistan ve Ege...

Yazının Devamını Oku

Aşı konusunda hayatımızı bağlayacak en zor soru

BBC’den CNN’e...

İngiltere’den Avustralya’ya kadar bir soru büyüyor:

Uluslararası seyahatlerde hangi aşı geçerli kabul edilecek? İngiltere, ABD, Avrupa, Pfizer/BioNTech aşısını oluyorsa... Türkiye, Afrika ve Asya’nın büyük bölümü Çin aşısı oluyorsa... Nasıl bir eleme yapılacak? Aşılar arasında bir ayrım mı olacak? Yoksa yalnızca antikora mı bakılacak?

Cevap: “Elbette antikor testlerine bakılacak.”

Yani her 6 ayda bir antikor testi mi olacak?

Daha iki gün önce Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris şöyle dedi:

“DSÖ, aşı için bir onay makamı değildir. Aşılara her ülkenin aşı düzenlemeleriyle ilgili makamları karar verecek.”

Bu açıklama, önümüzdeki dönemde ülkeler arasındaki seyahatlerde bir “aşı izin krizi”nin habercisi olabilir mi?

Avustralya’nın en büyük havayolu şirketi Qantas, uçağa binecek yolculardan

Yazının Devamını Oku

Bu fotoğrafta öylesine trajik bir şey gördüm ki

Saat 23.30...

Kongre binasına saldıran vandallar ortalığı kırıp dökerken, bir saldırgan doğruca Demokrat Temsilciler Meclisi’nin başkanı Nancy Pelosi’nin ofisine giriyor...

Ve işte dünya ajanslarına bu fotoğraf geçiyor.

Durdum, uzun uzun bu fotoğrafa baktım.

Her noktasını inceledim. O magandanın gözlerine baktım. 

Postallarını masaya uzatmış...

Hoyrat, külhan, ukala bir bakış...

Ve “Beni çekin” diyen bir şımarıklık..

Hepimize küfreder gibi poz veren bir maganda.

Yazının Devamını Oku

Darbeci bir terörist, Türk askerini tehdit ederse

Neler olacağını şöyle anlatayım:

Önceki hafta, Libya Kara Harp Okulu Komutanlığı’nın mezuniyet töreniyle başlayan çok önemli bir ziyaret gerçekleşti.

Harp okulu öğrencilerinin geçit töreninde, Libya Savunma Bakanı Selahaddin Nemruş, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Libya İçişleri Bakanı Fethi Başağa, Libya Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Halid El Meşri’yle birlikte selam veriyordu.



Burası darbeci Hafter’in saldırısıyla 34 Libya harp okulu öğrencisinin şehit edildiği yerdi.

Verilen birlik mesajı bu nedenle doğrudan

Yazının Devamını Oku

‘Sır adamlar’ın açık telgrafı

Yalnızca bulundukları ülkeyle Türkiye arasındaki ilişkileri, gizli görüşmeleri değil...

Türkiye’nin bölgesine göre en kritik, en hassas, devletin gizli bilgilerini içeren kriptolarını yazarlar.

Dahası o kriptoların içeriğini belirler, bir sonuca doğru değerlendirip siyasi iradeye gönderirler.

Ketumdurlar... Titizdirler... Çoğu zaman susarlar... Yüzlerinde hep o mütevazı ifade vardır.

“Sakin güçtür”ler...

Cumartesi günü yazdığım gibi...

Onlar, “tarafları rencide etmeden çözüm bulma uzmanı”dırlar.

Diplomatlardan söz ediyorum.

Önceki gün T24’ten

Yazının Devamını Oku

Her şey bu gizli diplomasiye bağlı

Devletler arasındaki krizler kamuoyu önünde şiddetli bir gerilim olarak devam etse de...

Karşılıklı keskin ve suçlayıcı açıklamalar olsa da...

Savaş gemileri karşı karşıya gelse, radarlar birbirine kilitlense, jet uçakları kanat kanada gelse de...

Alt tarafta...

Diplomasinin engin, derin ve ıssız sularında bir temas vardır.

İşte budur gerçek olan...

Bu girişi şunun için yaptım.

Ankara’dan bizim Uğur Ergan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarını öylesine güzel aktardı ki...

Kısa... Net... Öz... Açık mesajlarla dolu bir sohbet...

Yazının Devamını Oku

Ve o telefon doğrulandı

Olay şu...

Vahşice katledilen Pınar Gültekin’in babası Sıddık Bey’e, bir CHP milletvekilinin telefon açtığı ve “şikâyetinden vazgeçmesi için” talepte bulunduğu iddialarını yazmıştım.

Pınar Gültekin’in babası bu talebi aynen geri çevirmiş.

Bu olayı ailenin avukatı Dr. Rezan Epözdemir’e soruyorum.

Aynen şu cevabı veriyor:

Evet, Fatih Bey, yazınız doğrudur. Müvekkil (Pınar’ın babası Sıddık Bey) kendisine böyle bir telefonun ve talebin geldiğini söyledi. Hatta telefon numarasını gösterdi, WhatsApp profilinden de baktık. Gerçekten bir milletvekili. Sıddık Bey, kendisine gelen bu talebi refüze ettiğini de söyledi. Ayrıca bununla ilgili kendisiyle başka temaslar da olmuş. Dolayısıyla yazınız içerik itibarıyla doğrudur. Fakat arayan milletvekilinin ismini kendisi 4 Ocak’taki duruşma sonrasında açıklayacağını söyledi. Bu konuda benden bir hassasiyet rica etti. O nedenle kendisi duruşma sonucunda uygun görürse açıklayacaktır. Görüşmenin muhatabı ben olsaydım, ismi çekinmeden açıklardım. Sonuçta kadın cinayetleri ve şiddet Türkiye’nin kanayan bir yarasıdır. Böyle bir teklif hangi siyasetçiden gelirse gelsin kabul edilemez. Gayri ahlakidir. Fakat isim konusunda muhatap müvekkil olduğu için kendisi açıklayacağını ifade ediyor. Biz de bu iradeye saygı duyuyoruz.”

ÖZGÜR ÖZEL’DEN TELEFON

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel aradı ve aynen şöyle dedi: “Fatih Bey, sabah erkenden yazınızı okuduk ve Sayın Genel Başkanımıza sunduk. Kendisi bu olayın bütün detaylarıyla araştırılmasını istedi. Tabii bizim için böyle bir şey kabul edilemez. Bu nedenle 4 Muğla milletvekillerimizle bir videokonferans yaptık. 3’ü aileyi hiç tanımadıklarını söyledi. Birisi ise Pınar’ın babasına telefon açtığını ve taziye maksadıyla olduğunu ama böyle bir konuşma yapmadığını söyledi.”

Bu noktadan sonra

Yazının Devamını Oku

CHP Muğla vekili eğer bu teklifi sen yaptıysan

Aslında bu yazının başlığı “İdealist bir avukatın bir canavarla mücadelesi” olacaktı.

Ama son dakika öyle bir haber geldi ki...

Tüylerim diken diken oldu. Herkes biliyor...

Muğla’da üniversite okuyan genç Pınar, eski sevgilisi Metin Avcı tarafından canlı canlı yakılıp üzerine beton dökülüp katledilmişti.

İşte tam onun hikâyesini yazıyordum ki...

Bir baktım CHP’nin bir Muğla milletvekili Pınar’ın babasını aramış.

Demiş ki:

- Tamam böyle bir şey yaşandı. O aile de perişan. Zaten cezasını çekecek. Gel sen davandan vazgeç... Zaten kamu davası devam edecek...

Babanın cevabı:

Yazının Devamını Oku

Fuat Oktay’dan önemli bir değişim sinyali

2021 bütçe maratonundaki konuşmalarına bakınca, önemli bir detay dikkatimi çekiyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın özellikle kapanış konuşmasındaki üslubu...

Muhalefetten gelen “sataşmalara” karşı, ilk kez bir “siyasi kıvraklık” göstererek keskin cevaplar veriyor.

Bir anlamda “teknokrat” yapısından “siyasi yapıya” evriliyor.

Fuat Oktay, daha önce muhalefetten gelen sataşmalara karşı istatistikler, tablolar, rakamlar göstererek cevap verirdi. 

Oktay, polemikten kaçınmak için cevap verirken parti ve isim vererek kişiselleştirmezdi. Şimdi doğrudan isim veriyor...

Hatta “Franco benzetmesi” gibi keskin siyasi cevaplar veriyor.

Bu nedenle...

Oktay

Yazının Devamını Oku

‘Allah razı olsun’ lafının en temiz halini görmek istiyor musunuz? İşte cevabı:

Bizim meslekte basın müşavirliği genellikle şöyle algılanır:

“Sayın Bakan dedi ki...”

“Sayın Başbakan dedi ki..”

“Aman şunu şöyle yazın...”

Ama işin aslı öyle değildir.

O basın müşaviri kardeşlerim ellerinden geleni yapar. Kimi zaman mutsuz olurlar, kimi zaman başarılı...

Sonuçta basın müşavirliği zor iştir. Hepsine saygım o nedenle sonsuzdur.

Ama bu defa farklı bir olayla karşılaştım.

Tarım Bakanlığı Basın Müşaviri

Yazının Devamını Oku

Korkutan harita

En yetkili ağızdan duydum... Prof. Birpınar: “Hortumlar, yağışlar artacak... Kuraklık tehlikesi var.”

İnsan nedense başına gelmeden çevre felaketini algılamıyor.

Sanıyorum o nedenle MGM bu haritayı ciddi bir uyarı olarak yayınladı.

Haritaya bakarsanız, Türkiye genelinde bir “kuraklık alarmı” var.

Elbette, bugünden yarına, “Öldük bittik, susuz kaldık” demiyorum. Ama risk var.

Dikkat edin...


Yazının Devamını Oku

Böyle cinayet ancak filmlerde çözülür

Mülayim Bey, Bursa’da bir parkta dinleniyordu.

Masmavi gökyüzü ve güneş vardı ve Mülayim Bey o an büyük bir keyifle çocuklarını bekliyordu. 

Güneşli bir günde çocuklarıyla sohbet edecek...



Ama nasıl olduysa oldu, Mülayim Bey, aniden masaya yığıldı kaldı.

Kısa bir şaşkınlık.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın en komik casusluk iddiası!

Haber, bir İsrail gazetesinde çıkıyor: “Yunanistan’da Türkiye için çalışan casuslar yakalandı.”

Vay be...

Nasıl yani?

Şöyle diyor haber:

Rodos ile Meis Adası arasında sefer yapan bir feribotta görevli olan bir kişi, seferler sırasında çektiği Yunan askeri gemilerine ait fotoğrafları, Rodos’taki Türk başkonsolosluğundan bir görevliye veriyordu.”

Böylece iki kişi gözaltına alınmış.

Casusluk iddiası bu...

Ama insan bunu okuyunca...

Biraz da Meis-Rodos-Türkiye arasındaki mesafeleri bilirse...

Yazının Devamını Oku

Şantiye şampiyonu

Salgın nedeniyle salon kapanınca, Ahmet çaresiz sokakta kalmıştı.

Oysa o salonda çalışıyor, o salonda uyuyordu. 

Eviydi yani...

Ama artık yatıp kalktığı, çalıştığı o salon da kapanmıştı.

Ahmet’in hayalleri vardı. 



Yazının Devamını Oku

Maçlar seyircisiz olunca yöneticiler amigolaştı

Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği’nin Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk ettiği isimlere bakar mısınız? Eskiden bu listede futbolcular olurdu.

Taraftar taşkınlıkları yüzünden cezalar gelirdi.. Ama bu defaki liste çok farklı. İnanılmaz bir şekilde listenin neredeyse tamamı kulüp yöneticilerinden oluştu.

Kimisi taşkınlıktan, hakaretten, kimisi pandemi kurallarına uymamaktan.. Peki niye? Aslında bu soru Futbol Federasyonu içinde de sorulmuş..

Kulislere düşen cevap da şöyle: “Maçlar seyircisiz oynanıyor. Tribünler boş. Amigolar yok. Küfür yok, ıslık yok. Tezahürat yok. Tribünler doluyken kulüp yöneticilerinin sözleri, tavırları arada kaynıyordu. Şimdi yöneticiler taraftar gibi tepki veriyor. Kurallara aykırı hareketleri dikkat çekiyor.”

Arkadaşlar bu yorumun Türkçe açıklaması şudur: “Taraftar olmayınca, kulüp yöneticileri amigolaştı.” TFF “maske takın” diyor takmıyorlar. Kurala göre takımlardan en fazla 20’şer kişi sahada olacak. Ama buna da uyulmuyor.

<div style="margin: 0 auto; max-width: 100%; min-width: 300px;"><div style="position: relative; padding-bottom: 56.25%; height: 0; overflow: hidden;"><iframe style="width: 300px; min-width: 100%; position: absolute; top: 0; left: 0; height: 100%; overflow: hidden;" src="https://embed.dugout.com/v2/?p=eyJrZXkiOiJuNnlCWHFtViIsInAiOiJzcG9yYXJlbmEiLCJwbCI6IiJ9" width="100%" height="400" frameborder="0" scrolling="no" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></div></div>

25 İDARECİ LİSTEDE

Doğrusu bu yorumlar üzerine biraz araştırma yapınca gerçek ortaya çıktı: “Disiplin Kurulu’na sevk edilen 25 isim var. Ve neredeyse tamamı idareci...”

· Ankaragücü 1 yönetici,

Yazının Devamını Oku