GeriFatih ÇEKİRGE Balon ticareti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Balon ticareti

AÇIKTAN soruyorum:

Halkbank’a şu kadar milyar dolar ceza kesildi” balonuyla yükselen dolardan kimler kazanç sağladı?

Nasıl bir al-sat oldu?

Kimler yüksekten satıp düşükten aldı?

Sosyal medyaya bu “balonu kim” pompaladı?

Evet, dolar üzerinden bir dolap dönüyor”...

Bu yazdıklarımı, bilgisine güvendiğim bazı isimlerin ekonomi kulislerinde yaptığı “sessiz yorumlar”dan damıttım.

Açılımı da şöyle:

Bir gün ya da bir hafta içinde Türkiye’nin ekonomi verilerinde anormal bir değişim yok. Ama buna rağmen dövizde inanılmaz bir baskı yaratılıyor. Bu ekonomik olmaktan çok siyasi bir durumdur...”

E tabii bu yorumlar üzerine konu gelip seçimlere dayanıyor.

Diyebilirsiniz ki: “Cari açık, döviz rezervi, kısa vadeli döviz borçları vs gibi verilerin hiç mi bir etkisi yok.”

Olabilir elbette. Elbette vardır.

Ama bu kadar kısa sürede, bu veriler bu kadar hızla değişebilir mi?

Bu kadar spekülatif ve bir o kadar da etkisi ağır olur mu?

Olmaz arkadaş...

Bu işte bir “dolap” var...

Yani...

Aynı kulislerden süzdüğüm bir başka yorum da şu:

Ekonomi dünyasında Türkiye ile ilgili bir sürü balon uçuruluyor. Ve oynak dolar üzerinden büyük miktarda al-sat yapılıyor.”

Bu yorum üzerine ben de şu başlığı atıyorum:

Balon ticareti”.

Umarım “baloncu”ların elleri yanar. 

 

‘ABİ SEÇİMLER NE OLUR?’ DİYE SORDU BEN ‘DAHA ERKEN’ DEDİM, O BAKIN NASIL GÜLDÜ

BÖYLE sorunca, “Daha erken” diye sıradan bir cevap vermek istedim.

Güldü...

Abi ne erkeni bu pazara 2 gün var...

Bu defa ben şaşırdım.

Herkesin seçim önceliği farklı.

Aziz Yıldırım mı, Ali Koç mu sorusuna cevap aranacak ya... Spor tarihinde ilk kez bir stadyumda seçim yapılıyor.

Böylece Fenerbahçe “sporda demokrasiye” tarihi bir hediye vermiş oluyor.

Böyle bir durumda..

Kim kazanırsa kazansın, sporda demokrasi kazanır...

TAKSİ DÜZENİ UBER VE KADIN

ATATÜRK Havalimanı taksicileri adına konuşan Muhlis Şanlıer’in “Normal bir kadın UBER’e biner mi” sözü için diyelim ki ağzından kaçtı.

Zaten özür de diledi. Elbette kızdık. Ama tek mesele bu değil.

Mesele şu: Siz son günlerde Atatürk Havalimanı’nın yolcu gelişinde yaşanan eziyeti düşünün.

Polis de artık yetersiz kalıyor. Bunalıyor.

Öyle bir taksi baskını var ki.

Ne yaya geçidi, ne yol, ne de kıpırdayacak yer kalıyor. 

Taksici yolun ortasına gelip duruyor. Peş peşe taksiler yolu kapatıyor. Yolcu bekliyor. 

Arkada kuyruklar... Kulakları sağır eden korna sesleri. Saatlerce bekliyorsunuz.

Tam bir kaos.

Sayın Şanlıer..

UBER’le uğraşmak yerine... 

Önce kendinize çekidüzen vereceksiniz.

Atatürk Havalimanı’ndaki taksi kaosu nasıl çözülecek?

Yağmurlu havada bekleyen yolcuyu almadan geçmeyeceksiniz.

Yolcunun ne kadar uzağa gideceğini sorgulamayacaksınız.

Taksini temiz tutacaksın.

Çünkü kalite rekabetle yükselir.

Ayrıca müşterinin istediği taksiyi seçme özgürlüğü vardır.

Unutmayacaksın.

Yoksa kimsenin taksici kardeşimle derdi yok. 

Mesele hizmet kalitesi.

Ve insana saygı...

X

Türkiye’nin yeni NATO misyonu

Brüksel’deki NATO zirvesi yalnızca bir “savunma paktı” zirvesi değildi...

Dahası...

Klasik NATO misyonunun yepyeni bir tanıma geçiş sinyaliydi.

En keskin şekliyle özetlersem:

ABD Başkanı Biden’ın mesajları açısından NATO artık bir “savunma paktı” değildir...

NATO’nun bir askeri güç olarak “küresel çözüm ve karar merkezi” haline gelme arzusu açıktan vurgulanmıştır.

Biden’ın özet olarak şu sözleri önemlidir:

NATO’nun küresel işlevi genişlemelidir...

NATO’nun siyasi etki alanı da olmalıdır...

Yazının Devamını Oku

İşte... Roketlerin geceye çizdiği ölüm resmi

Şu fotoğrafa dikkatli bakın... İşte çocukların yandığı o gece, ateşe boyanan gökyüzünün fotoğrafıdır bu... Roketlerin geceye çizdiği ölümün resmidir. Sağ taraftan Hamas’ın attığı yüzlerce roket... Sol tarafta da onları karşılayan İsrail’in ‘Demir Kubbe’ sistemi... Sonra İsrail’in Gazze’ye yağdırdığı tonlarca bomba... İnsanlığı bu hale getiren nedir acaba?

Şu hale bakın ki...




Geçenlerde Gazze Şeridi’ndeki Filistin direniş gruplarının oluşturduğu Ortak Operasyon Odası, “çatışma tarihindeki en büyük füze saldırısında” İsrail’i 300’den fazla roket ve füzeyle vurduğunu açıklıyor...

Ölüler, yaralılar var... Bu defa İsrail vuruyor... 12’si çocuk 35 Filistinli hayatını kaybediyor, 233 kişi yaralanıyor.

Filistin’de aç çocuklar gece yarısı yataklarında yanıyor... Aşı yok...

Yazının Devamını Oku

İngilizce öğretmeni bombacı seri katil...

Yoldan geçen kamyoncu “Ulan yine mi terör” diyerek telefona sarıldı:

- İhbar hattı...

- Abi Sarıçubuk yolundayım. Bir araba cayır cayır yanıyor.

İhbarı alan genç jandarma çavuşu hemen bir ekiple olay yerine geçti.

Gittiklerinde araba bir metal yığını haline gelmişti. Hemen çevreyi kordon altına aldılar.

Çavuş bir baktı ki otomobilin şoför koltuğunda birisi var...

- Hemen ambulans... Adli tabip...

Eğildi baktı... Biraz daha yaklaştı...

Hemen aracın plakasını aldı. Ve merkeze bildirdi:

Yazının Devamını Oku

‘Yok bişey... Yok bişey’ demekle olur mu?

Moral bozmak için yazmıyorum. Tam tersine...

Başarımız için gerçeğin önemini hatırlatmak istiyorum.

Gerçek 1: Şenol Güneş beraberliğe oynadı. İtalya ile beraberlik ve ardından bir galibiyet yeter dedi. Yanlış hesap yaptı... Böylece aslan gibi takım, savunmada kaldı...

Gerçek 2: Milli takımdaki bazı oyuncular Avrupa’da star olmuşlar. Burak Fransa’yı uçurmuş. Yıldız olarak heykelini dikecekler. Hakan Çalhanoğlu Avrupa yıldızı. Ozan’a teklif yağıyor. Mert, Merih, Çağlar... Avrupa’nın en iyi takımlarında forma giyiyorlar... Diğerleri öyle...

Böyle bir takımı savunmada oynatmak “yıldızları yere indirmeye” çalışmaktır.

O nedenle diyorum ki...

“Savaşarak kaybetmek” vardı.

Futbolda dünyaya görsel bir şölen sunmak vardı.

Bizim yıldızlara yakışan buydu. Zaten onların da ruh durumu böyleydi.

Yazının Devamını Oku

Yeşil sahanın mucize adamı

Dünyanın neresinde ve hangi liginde olursa olsun, bu olay tartışmasız bir futbol mucizesidir...

 

FUTBOL dünyası, Fatih Terim mi? Emre Belözoğlu mu? Sergen Yalçın mı? Abdullah Avcı mı? diye tartışırken...

Bu pazar size kıyasıya savaşların yaşandığı bir dünyadan...

Müthiş bir mucizenin hikâyesini anlatıyorum.

“Mucize teknik adam”ın hikâyesi...

Yazının Devamını Oku

Rüzgâr ve akıntılara göre müsilajın rotası turizmi vurur mu

Deniz salyası Çanakkale Boğazı’nı geçip Ege’ye dayanınca; turizmcilerde müthiş bir endişe başladı...

“Zaten pandemi vurdu. Bir de sahilleri deniz salyası işgal ederse...”

Marmaris Dalyan hattında Oteller Birliği Başkanı Yücel Okutur ilk uyarıyı yaptı.

Peki şu anda durum nedir?

Üç önemli faktör var.

1. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde “rüzgâr takvimi” nedir? Kuzeyden güneye doğru...

2. Çanakkale sonrasında su akıntı rejimi nasıldır?

3.  Bu iki etken deniz salyasını turizm bölgelerine taşır mı?

Ve daha önemli bir endişe:

Yazının Devamını Oku

Bakan Akar: Atatürkçülüğümüzü sorgulamak kimsenin haddi değildir

Denizkurdu Tatbikatı’ndan yazdığım yazılar Milli Savunma Bakanı Akar’ın Türkiye içine ve yurtdışına verdiği mesajlarla bitiyor. Aksaz Deniz Üssü’nde akşam yaptığımız sohbeti pazartesi günü aktaracağımı yazmıştım. Başlıklar halinde özetliyorum...

ATATÜRKÇÜLÜK

“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Atatürkçü düşünce sistemi çerçevesinde kurulduğunu, şekillendiğini ve ona göre hareket ettiğini görmemek körlüktür. Bunun sorgulanması abestir. Bakanından komutanlarına, tüm personelinin Atatürkçülüğünü sorgulamak da kimsenin haddi değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri, binlerce yıllık şanlı tarihimizden süzülüp gelen milli, manevi ve mesleki değerleriyle, aklın ve bilimin ışığında, anayasa çerçevesinde, yasalar ve Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda, sıralı amir ve komutanların emir ve komutasında, milletinin emrinde, görevinin başındadır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Atatürkçülük kimsenin tekelinde, kimsenin zimmetinde değildir.”

NE S-400 NE DE F-35, ABD İLE ASIL MESELE PKK/YPG’DİR

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden’la Brüksel’de yapacağı görüşmenin kritik konuları üzerine sorduğumuz sorulara Bakan Akar şöyle cevap veriyor:

“Demokrasi ve insan hakları gibi temel değerleri paylaşan stratejik müttefik olan Türkiye ile ABD arasında en büyük problem ne F-35 ne S-400 ne de başka bir şey. En büyük problem PKK/YPG terör örgütü meselesidir. Ortaya attıkları problemler öyle veya böyle çözülür ama çözemeyeceğimiz bir problem var. Bizim milletimize, birliğimize, beraberliğimize kasteden bir PKK var. PKK’dan hiçbir farkı olmayan YPG var. YPG’ye TIR’lar, uçaklar dolusu silahlar götürüyor, YPG ile işbirliği yapıyorlar. Israrla ve inatla YPG, PKK değil diyorlar. Biz de bunu kabul etmiyor, bu aklımıza hakaret, diyoruz. PKK eşittir YPG olduğu çok açık. ABD’li müttefiklerimizin anlaması gereken şey bu, bu konuda kararlıyız. Türkiye’nin kişiliği, kimliği, egemenliği, bağımsızlığı var. 40 seneden beri asil milletimizin başına bela olan terörü bitirmekte kararlıyız.”

Yazının Devamını Oku

'Ordubozanlar'

Milli Savunma Bakanı Akar bir konuda çok hassastı. O da Atatürkçülük üzerine yapılan eleştiriler:

Denizkurdu Tatbikatı’nda o kadar çok şey yaşadık gördük ki... Tatbikatın o muazzam etkisi. Bir de son dönemde yapılan bazı eleştirilere karşı Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın cevabı...

Özellikle de Atatürkçülükle ilgili saldırılar...

Aksaz Deniz Üssü’nde bir akşam Bakan Akar’la uzun bir sohbet yaptık.



Bunları pazartesi günü aktaracağım...

Yazının Devamını Oku

'Oldubittiye izin vermeyiz'

Geçen hafta bugün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile birlikte Atina’da “dostluk rüzgârları”na tanık olmuştum. Çavuşoğlu Atina’daki sohbetimizde “pozitif mesajlar” vermişti. Pozitif bir sonuçla da dönmüştük. Bu defa Rodos açıklarında Denizkurdu Tatbikatı’nı yapan Türk donanmasının sancak gemisindeyim. Ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Salihreis Fırkateyni’nden dostça bir uyarı yapıyor: “Elbette biz bu sularda sorunların karşılıklı görüşerek, konuşarak, birbirini dinleyerek çözülmesini istiyoruz. Ama oldubittiye de hiçbir zaman izin vermeyiz... Geri adım atmayız...”

Sabah 09.00’da Türk donanmasının en önemli üslerinden biri olan Marmaris Aksaz’dan demir alıyoruz.

Atışlı ve çok önemli bir tatbikat bu.

Sualtı komandoları... Denizaltı avı... Hedeflerin vurulması... Havadan atış. SİHA vuruşu.

Bir ara 4 hücumbotun hedef halindeki bir enkaz gemiyi ateş altına almaları vardı ki...

Yer gök inledi.

Salihreis Fırkateyni Oruçreis’le birlikte Doğu Akdeniz’de doğalgaz araması yapan gemimize 80 gün koruma yapmıştı.

Hatta bu gemilerimiz tacize yeltenen bir Yunan gemisini de püskürtmüştü...

Yazının Devamını Oku

Biden’ın önünde bekleyen Türkiye teklifi

İki günlük Yunanistan ziyaretinden geriye kalan özet şu:

1) Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu çantasında pozitif bir dosyayla gitti. Sıcak görüşmeler oldu. Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in Çavuşoğlu’nu Girit’teki evine davet etmesi Ankara’daki gerilimi tümüyle bitirdi. Çavuşoğlu da Yunanistan’dan gelen bir heyeti Antalya’ya davet etmişti. 

2) Aşıların karşılıklı olarak tanınıyor olması Ege’deki turizm kapılarını açacak gibi görünüyor.

3) Önümüzdeki dönemde daha yakın ve sıcak görüşmeler bekleniyor...

KAHVALTIDA DÜNYA TURU

Çavuşoğlu, Başbakan Miçotakis’le görüşmeden önce Türkiye’den gelen gazetecilerle sohbet etti...

Mısır’la gelişen ilişkilerden Afganistan’a, Polonya’ya sattığımız insansız hava araçlarından Filistin’e, Rusya’dan gelecek turistlerden Suriye’ye ve tabii ABD ile ilişkilere kadar tam bir dünya turu oldu. 

Çavuşoğlu’nun verdiği cevaplar kadar, tarzına, sorulara olan hâkimiyetine ve özgüvenine dikkat ettim.

Mesela Yunan Dışişleri Bakanı

Yazının Devamını Oku

Yunanistan'dan sürpriz teklif: ‘Aşıları karşılıklı tanıyalım’

Sabah 09.00.

Yunanistan’a doğru havalanırken önüme Yunan medyasından bazı haberler geliyor...

Sert manşetler...

“Türk Bakan bir medya ordusuyla geliyor...”

Sanki sefere çıkmışız gibi bir karşılama havası var.

Oysa uçakta bambaşka bir hava. Daha ilk dakika Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu gülerek yanımıza geliyor.

Espriler... Sıfır gerginlik...

“Yunan medyası çok sert bir hava estiriyor”

Yazının Devamını Oku

Milli Eğitim Bakanı’ndan üç mesaj

Küçüksu’da öğretmenevinde bir öğlen yemeği... Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un Bakü seyahati dönüşünde... Ceketleri çıkardık, Boğaz’a doğru bir hafta sonu sohbeti yaptık... Önce herkesin merak ettiği üç soru üç cevap...

1- TELAFİ EĞİTİMİ BU HAFTA NETLEŞECEK

Sordum:                                             

- “Sayın Bakan herkes merak ediyor. Telafi eğitimi ne zaman başlayacak? Yüz yüze mi yoksa uzaktan mı olacak?”

Bunun kararı kabine toplantısı ve sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle bu hafta başı netleşecek. Tabii Sağlık Bakanlığı’nın ve diğer ilgili bakanlıkların görüşleri de var. Tek başımıza alacağımız bir karar değil.

- Peki sizin görüşünüz nedir? Milli Eğitim Bakanlığı ne düşünüyor?

Biz telafi eğitiminin haziran ayı başında başlamasını ve yüz yüze olmasını istiyoruz. Çünkü burada çocukların akademik eğitimlerinin telafisinden çok, onların psikolojik ve fiziksel telafileri bizim için önemli. Akranlarıyla oynamayan, evlere kapanan çocukları özgüvenleri açısından ruhsal olarak geliştirmeliyiz. Bu da yüz yüze olur. 

2- OKULLARI EYLÜLDE AÇMAYI PLANLIYORUZ

Bakan Selçuk bu konuda kesin konuştu:

Yazının Devamını Oku

Hayvan hakları adına durdurun bu ilanı

Dün şu haberi okuyordum:

Cide İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kumluca Mahallesi’nde devriye gezerken, çaya düşen karacayı fark etti. Ekipler, çaya girip, karacayı yakalayarak, sudan çıkardı. Yaralandığı anlaşılan karaca tedavi edilmek üzere veterinere götürüldü. Burada tedavisi tamamlanan karaca, Jandarma Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi ile Cide Milli Parklar Şefliği ekipleri tarafından tekrar doğaya bırakıldı...”

“Ohh” dedim...

İşte benim jandarmam. Dikkat ettim. Bir de jandarmanın “çevre doğa ve hayvanları koruma timi” varmış.

Daha da mutlu oldum, derken...

Üzerime bir devlet ilanı yıkıldı... Gözlerime inanamadım...

Haber şöyle:

Tarım ve Orman Bakanlığı, 12 ilde toplamda 115 adet yabankeçisi, dağkeçisi, kızıl geyik ve karacanın avlanması için ihale açtı.”

Allah Allaaaah...

Yazının Devamını Oku

Çelebi: ‘Fatih Terim aday olsun’

Galatasaray için kritik bir haftaya giriyoruz.

Eski başkanlardan bir isimle konuşuyorum.

Mustafa Cengiz aday olmayacak” diyor. “Fatih Terim bıraksın” diyor.

Bir dönem başkan yardımcılığı yapan, GS’nin mali yapısı ve stat için müthiş çalışmaları olan Işın Çelebi ile konuşuyorum.

Açıktan şöyle diyor:

- Ben bu ülkede 5 yıl ekonomi bakanlığı yaptım. Galatasaray’da başkan yardımcılığı yaptım. 

Kulübün mali yapısı için çok şeyler yaptık. Ama şimdi bakıyorum. Bir kavga, bir çatışma, bir parçalanma görüntüsü. 

Soruyorum:

- Peki ne yapılmalı?

Yazının Devamını Oku

Bir annenin oğlu için inanılmaz mücadelesi

Bu pazar size, bir annenin ‘özel öğrenci’ durumundaki oğlu için verdiği inanılmaz mücadeleyi anlatıyorum. Ve kim bilir şimdi kaç anneye gözyaşı halinde bir mesaj gönderiyorum. İşte o hikâye...

SERPİL’in içindeki kuşku giderek büyüyordu.. “Acaba çocuğumda bir şey mi var?” Melih 2 yaşına geldiğinde Serpil önce eşine sordu:

Sence bizim oğlumuzda bir değişiklik mi var?”

- Nasıl yani?

- Ne bileyim yaşıtlarına göre biraz yavaş büyüyor gibi.

Baba kestirip attı:

- Nereden çıkarıyorsun bunu. Yok öyle bir şey...

O öyle demişti ama

Yazının Devamını Oku

Gökyüzünde kravatsız diplomasi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Paris’ten paylaştığı bu fotoğrafı görünce çok gerilere gittim.

Özal’lı yıllara...

Özal ilk özel uçağı alınca ne çok eleştirilmişti. Denmedik laf bırakılmamıştı.

Özal ANA uçağını birkaç kez Ebulfez Elçibey için Azerbaycan’a göndermişti.

O zaman gururlandığımı yazmıştım.

Şimdi de bu fotoğrafla gururlandım...


Yazının Devamını Oku

Neden Fatih Terim çünkü...

Önce Beşiktaş’ı kutluyorum. Hak ettiniz...

Helal olsun. Sergen’i alkışlıyorum. Yine helal olsun...

Bize gelince...

Soruyorum:

Fatih Terim yalnızca takımı mı yönetti?”

- Hayır... Fatih Terim, takımı yönetirken aynı zamanda sahanın dışında bir türlü bitmek bilmeyen bir iç krizi de yönetmek zorunda kaldı...

Bu kadar çok kriz. Bu kadar çok düşmanlık. Ve birilerindeki “Terim kompleksi”.

Bütün bunlara rağmen Galatasaray yine kıl payı şampiyonluğu kaçırdı... 

Ve bütün bunlara rağmen

Yazının Devamını Oku

Sevgili gençler! İşte size ‘asla vazgeçmeyin’ diyen bir hikâye

1- 1990’lı yıllar...

Sonunda asistan olarak sınavı geçmiş ve kabul edilmişti. 

Uzaktı ama olsun. Zordu ama olsun. Terörün merkeziydi ama olsun...

Antalya’dan Erzurum’a... Oradan otobüsle Van’a gidiyordu. 

Muradiye’den geçerken otobüsün camından gördüğü şeye inanamadı...

Bendimahi Deresi’nin döküldüğü Van Gölü kıyısında Karadeniz’in koca “gırgır teknesi” ağ çekiyor... Kıyıya doğru sıralanmış kamyonların kasasına ağlardan tonlarca balık boşalıyordu.


Yazının Devamını Oku

'Keşke ilk gün babama anlatsaydım... Korkmayın başınıza geleni anlatın'

Melek'le o kadar güzel bayramlaştık ki...

Gülen yüzü, çocuklarıyla mutlu hali. Görüntülü bir bayramlaşma yaptık.

İçim ısındı... Umudum arttı.



Çocuklarıyla birlikte avukatı Ahmet Onaran’ın evine bayram yemeğine gelmişlerdi.

Yazının Devamını Oku

BM Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır'ın dünya sahnesindeki tarihi mesajı

BM’nin 75’inci Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, önceki gün Güvenlik Konseyi toplantısında çok önemli bir konuşma yapıyor.

Bu konuşma, BM tarihinde bir genel kurul başkanının BM Güvenlik Konseyi’ne hitap ettiği 8’inci toplantı oluyor...

Bu nedenle de ayrıca önemli.

Zoom üzerinden yapılan toplantıya daimi üyeler olarak ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa dışişleri bakanları ile geçici üyeler katılıyor.

Ve açılışta ilk konuşmayı genel kurul başkanı Volkan Bozkır yapıyor...

Bozkır, TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanlığı ile AB bakanlığı da yapmıştı.

Ama nedense, bunca yıllık dostluğumuz içinde o benim için hep bir “diplomat” olarak kaldı.

En sıkıntılı anlarda bile soğukkanlılığını kaybetmeyen, en zorlu sorunlara kuyumcu işi çözümler bulan bir diplomat...

Yazının Devamını Oku