Aşı konusunda hayatımızı bağlayacak en zor soru

BBC’den CNN’e...

Haberin Devamı

İngiltere’den Avustralya’ya kadar bir soru büyüyor:

Uluslararası seyahatlerde hangi aşı geçerli kabul edilecek? İngiltere, ABD, Avrupa, Pfizer/BioNTech aşısını oluyorsa... Türkiye, Afrika ve Asya’nın büyük bölümü Çin aşısı oluyorsa... Nasıl bir eleme yapılacak? Aşılar arasında bir ayrım mı olacak? Yoksa yalnızca antikora mı bakılacak?

Cevap: “Elbette antikor testlerine bakılacak.”

Yani her 6 ayda bir antikor testi mi olacak?

Daha iki gün önce Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris şöyle dedi:

“DSÖ, aşı için bir onay makamı değildir. Aşılara her ülkenin aşı düzenlemeleriyle ilgili makamları karar verecek.”

Bu açıklama, önümüzdeki dönemde ülkeler arasındaki seyahatlerde bir “aşı izin krizi”nin habercisi olabilir mi?

Avustralya’nın en büyük havayolu şirketi Qantas, uçağa binecek yolculardan “bağışıklık pasaportu” istemeyi gündeme getiren ilk şirketlerden oldu.

Haberin Devamı

Ardından New York Times gazetesi, aralarında United Airlines, JetBlue ve Lufthansa’nın da yer aldığı şirketlerin, “CommonPass” adlı sağlık pasaportu uygulamasını devreye sokmayı planladığını yazdı.

Bu tartışma seyahatten ticarete, işe alımlara, lokanta, kafe girişlerine kadar uzayabilir.

Tabii bir cevap var:

“Bağışıklık pasaportumuz olacak. Ve 6 ayda bir antikor testi yapılacak.”

BAĞIŞIKLIK PASAPORTU

Belli ki artık hayatımızda bir de “bağışıklık pasaportu” olacak.

Pasaportlara bir yenisi eklenecek...

Yani...

O zorlu vizelere bir yenisi daha eklenecek.

Üstelik her 6 ayda bir...

Dahası...

Falanca ülke size birkaç kez test uygulayabilir. Ülkeye girişinizi engelleyebilir.

Aşı olsanız bile “virüs taşıma” ihtimali nedeniyle maske zorunluluğu yüzünden ceza verebilir.

Ve bunun gibi daha onlarca keyfi uygulama gündeme gelebilir.

Bu nedenle...

“Aşı geliyor, elbette olmalıyız. Ama aşıyı olduk, artık rahatız. Dünyaya seyahat ve ticaret özgürlüğü geldi” diyemeyiz.

Daha zor ve farklı bir dünyaya hazırlanmalıyız...

MELEK SERBEST KALIR MI?

EŞİ tarafından yıllarca dövülen... İşkence gören... Son olarak da çırılçıplak soyulup elleri kelepçelendikten sonra tecavüze uğrayıp işkence gören iki çocuk annesi Melek...

Haberin Devamı

Sabaha kadar dövüldükten sonra, elleri kelepçeli bir şekilde elinde av tüfeğiyle kocasını bekledi...

“Artık bu eve gelme” dedi. Canavar yine saldırınca tüfek patladı ve kocası öldü.

Ağzı yüzü şişmiş bir şekilde jandarmaya teslim olan Melek’in ifadesi böyle...

Peki şimdi ne olacak?

Meşru müdafaa sayılacak mı?

Tahrik indirimi olacak mı?

Bana kalsa... Bizlere kalsa ne diyeceğimiz belli...

Böyle durumlarda, “Şimdi ABD mahkemesindeki jüri olsa” diyorum...

Ama ben aynı zamanda...

Bizim hâkimlerimizin vicdanına da çok güveniyorum...

Yazarın Tüm Yazıları