Esma Sönmez

Diş Estetiği İle Güzel ve Sağlıklı Gülüşler

18 Aralık 2020
Dişlerindeki şekil ve renk sorunları nedeniyle gülerken ağzını kapatan kişiler imdadına estetik diş uygulamaları yetişiyor.

Yıllar önce diş bakımında bir fırça, bir macun yeterli deniliyordu. Oysa zaman içinde diş ipi, arayüz fırçaları gibi ekipman, diş taşı temizletme ve tabii ki gülüş tasarımı gibi uygulamalar da gündeme geldi. Çünkü insanlar sadece sağlıklı değil, güzel dişlere de sahip olmak istiyor. Eğer kişinin şekil ve form sorunu yoksa, sadece beyazlatmayla daha güzel dişlere sahip olma şansı bulunuyor. İhtiyaç halinde ise yaprak porselen uygulamaları yapılabiliyor.

Yaprak porselen

Bazı hastaların dişlerinde renk ve form ve pozisyon bozukluğu olabiliyor. Bu durumdaki bir hastaya eğer sağlam diş dokusu varsa yaprak porselen uygulanabiliyor. Yaprak porselen öncesinde dişin ön kısmından 0,3-0,5 mm’lik kısmında hazırlık yapılıyor. Laminalar protez tırnak ya da kontak lens gibi düşünülebilir. Diğer uygulamalara göre çok daha koruyucu bir yöntem olan yaprak porselende, ışık geçirgenliği diş dokusuna en yakın malzeme olan cam seramikler kullanılıyor. Bu sayede doğala yakın görüntü elde edilerek, hasta memnuniyeti en üst seviyeye ulaşıyor. Yaprak porselen tedavisi ortalama 7 günde tamamlanabiliyor.

Diş beyazlatma

Bazen aşırı çay, kahve ve sigara tüketimi, bazen de yaşanılan bölgedeki içme sularında bulunan florürün fazla olması nedeniyle dişlerde renklenme sorunu ortaya çıkabiliyor. Bu tür sıkıntılar, diş beyazlatmayla ortadan kaldırılabiliyor. Diş beyazlatmaya geçmeden önce ise mutlaka diş taşı temizliği yapılması gerekiyor. Aksi halde beyazlatma işlemi etkili olmuyor. Eğer hastanın diş taşı temizliği sırasında diş etlerinde çok fazla kanama olmazsa, beyazlatma temizlikle aynı gün de yapılabiliyor. Aksi halde iki farklı seansta önce temizlik, sonra beyazlatma işlemi gerçekleştiriliyor.

Diş beyazlatmada, ofis ve ev tipi olmak üzere iki yöntem kullanılıyor. 30-45 dakika süren ofis tipi uygulamalarda çok başarılı sonuçlar elde ediliyor. Ev tipi uygulamada ise uygulamayı hasta yaptığı için elde edilen sonuçlar hastanın disiplinine bağlı olarak değişebiliyor. Bazı hastalara ise ofis ve ev tipi kombine uygulanıyor. Muayenehane ortamında yapılan tedaviyle rengi bir miktar açılan dişler için tamamlayıcı uygulamaya evde devam ediliyor. Diş beyazlatma sonrasında çay, kahve ve sigara tüketimi konusunda dikkatli davranmak kaydıyla işlemin etkinliği iki-yedi yıl devam edebiliyor.

Ortodonti

Ortodontik tedavi çapraşık dişlerin bozukluklarında, diş aralarında boşluk ya da alt üst dişler arasında kapanış bozukluğu olduğunda kullanılan bir tedavi yöntemidir. Ortodontik tedavide dişlerin üzerine yapıştırılan braketler kullanılabildiği gibi günümüzde 3 boyutlu yazıcıların gelişimiyle şeffaf plaklar da kullanılabilmektedir. Sanılanın aksine her yaşta başarıyla uygulanabilen bir tedavi seçeneğidir, dişlerin düzgün bir şekilde hizalanması ve bunun kalıcı hale getirilmesi ortalama 1-1,5 yıl sürmektedir.

Yazının Devamını Oku

Bebeklikten Yetişkinliğe Sağlıklı Dişler İçin Bilmeniz Gerekenler

7 Aralık 2020
Çocuklarda süt dişleriyle başlayan diş sağlığı serüveni bir ömür boyu hayatlarını etkilemektedir. Günümüzde diş problemi yaşayan birçok hastamın ortak söylemi “hocam ben çocukluğumdan beri dişhekimi koltuğundan kurtulamadım”dır. Peki ne yaparsak çocuklarımızdaki bu yolculuğa doğru yön verebiliriz?

Tıpkı anne sütüyle ve glisemik indeksi düşük gıdalarla beslenen çocukların ilerde diyabet riskinin azalması gibi, süt dişlerinin ilk ağızda görülmesiyle birlikte doğru adımları atarsak çocuklarımızda ilerde yaşanacak ağız ve diş sağlığı problemlerini de minimuma indirmiş oluruz.

İlk süt dişleri ortalama altı aylıkken çıkar. Bu dönemde bebekler ağırlıkla anne sütüyle ya da hazır mamayla beslenmektedir. Sütün içinde laktoz adı verilen süt şekeri bulunmaktadır. Laktoz sütteki tek karbonhidrattır. Ve sütün içindeki laktoz dişleri çürütebilmektedir. Bu nedenle süt dişleri ağızda görüldükten hemen sonra dişlerin temizlenmesi de bir zorunluluktur. Erken bebeklik döneminde bebeklerin dişlerini fırçalamak mümkün olmadığından temiz bir gazlı bez ya da tülbent yardımıyla (parmağınıza sararak olabilir) bebeğinizi besledikten sonra dişlerini silebilirsiniz.

Altıncı aydan sonra bebekler ek gıdaya geçtiğinde mümkünse her öğünden sonra dişler temizlenmelidir. Yanlış bir kanı da bu dişlerin süt dişleri olduğu ve nasılsa değişeceği için oluşan çürüklerin önemli olmadığıdır. Oysa ki süt dişleri gelecek olan daimî dişler için en büyük rehberdir. Daimî dişlerin zamanında, doğru yerde ve doğru şekilde çıkabilmesi için sağlıklı süt dişlerine ihtiyacımız var. Bunun yanı sıra süt dişlerindeki çürükler tıpkı ana dişlerimizdeki gibi tedavi edilmezse iltihaba neden olmaktadır ve çocukların beslenmesini bozmaktadırlar.

Ek gıdaya geçişten sonra gıdaların ezilerek verilmemesi de oldukça önemlidir. Evet ek gıdaya geçişte bebeğiniz hala çok küçük olacaktır ancak besinleri tanıması ve kendi başına tatması için onlara fırsat vermeliyiz. Bu konuda daha çok bilgi sahibi olmak isteyenler BLW (baby led weaning) yöntemini araştırabilirler. Bebeklere besinlerin ezilerek veya püre haline getirilerek verilmesi onları yumuşak gıdalara alıştıracak ve sert gıdalarda zorluk yaşamasına neden olacaktır. Peki sert gıdalar bizim için neden önemli? Sert gıdalar yediğimizde dişler mekanik olarak temizlenmektedir. Yumuşak ve hazır gıdalar ise dişler üzerinde daha fazla besin artığı bırakmaktadır.

Bebeğinizin artık dişlerini fırçalayabileceğini düşünüyorsanız, ona yaşına uygun bir fırça alarak işe başlayabilirsiniz. Sizi taklit etmek hoşuna gidecektir bu nedenle siz kendi dişlerinizi fırçalarken onun da fırçasını vererek ayna karşısında birlikte fırçalayabilirsiniz. Tabi ki bu onun dişlerinin temizlenmesi için yeterli olmayacaktır çünkü el becerisi henüz yeterli olmayacaktır. Bu ona alışkanlık kazandıracaktır, dişlerinin düzgün temizlendiğinden emin olmak için mutlaka kontrol etmeniz ve üzerinden geçmeniz gerekecektir.

Çürükler için en önemli seans yatmadan önceki fırçalamadır. Çünkü yaklaşık 8 saat boyunca uyurken tükürük akış hızı azalacak ve dişler tükürüğün temizleyici özelliğinden mahrum kalacaktır. Glisemik indeksi yüksek şekerli gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmalı, bu gıdalar tüketildiğinde mutlaka dişler fırçalanmalıdır. Eğer o anda fırçalamak mümkün değilse üzerine bir bardak su içilebilir.

Son olarak 2 yaşından itibaren 6 ayda bir diş hekimine kontrole gitmek dişlerle ilgili oluşabilecek olumsuzlukları önceden engellemek ve çürük başladığında erken müdahale edebilmek açısından oldukça önemli görünmektedir. Herhangi bir problem olmadan çocukları diş hekimi koltuğuna alıştırmak ilerdeki diş hekimi fobisini yenmede etkili bir yöntemdir. 2 yaş civarı sadece kontrole gelen bir çocuk hastamızla sadece sohbet ederek ve oyunlar oynayarak çocuk gözünden bilinmezlerle dolu “dişçi koltuğu” daha sevimli hale gelebilmektedir. Anne babaların da bu süreçte gergin olmaması ve öncesinde çocuğa süreç hakkında bilgi vermesi rahat bir randevu geçirmesini sağlayacaktır.

Yazının Devamını Oku