GeriErtuğrul ÖZKÖK Zakkumlu bir sokaktan müzikli bayram kutlaması
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Zakkumlu bir sokaktan müzikli bayram kutlaması

Üzerine zakkumlar yıkılan bu sokak, İzmir’in Gümüldür’ündeki 66 Evler’de dün çekildi.

Sokağın ucu Ege Denizi’ne açılıyor...

Tam karşısında Sisam Adası var...

*

Bu site 1970 yılında İzmir’in orta halli aileleri tarafından kuruldu...

Yarım asırlık bir mazisi var yani...

Dört kuşak yaşadı bu mahallede...

Sokakta 7 ev vardı...

Kurucu anneleri ve babalarıydı bu sokağın onlar...

Rahmetli annem ve babam, öteki aileler gibi, önce çocuklarını, sonra çocuklarının çocuklarını, sonra da küçük torunlarını yazları bu sokakta onlar büyüttüler...

Zakkumlu bir sokaktan müzikli bayram kutlaması

Sonra yıllar geçti...

Önce erkekleri bu hayattan ayrıldı... Sonra kadınları birer birer gitti...

Sonunda bir tek kurucu annesi kaldı sokağın...

*

En sonunda da karantina günleri geldi ve sokaklarına, bu hüzünlü ama güzel yalnızlık çöktü...

Sisam Adası’ndan gelen rüzgârların döktüğü zakkum çiçekleri, sokağın kurucu sakinlerinin hatırasının üzerine işte böyle zarifçe serpildiler...

*

Türkiye’de bugün bütün sokaklar böyle...

Sessiz, yalnız ve hüzünlü...

Ama ülkemizin dört bir tarafında bahar çiçekleri bütün sokaklarımıza böyle serpildi...

*

Ege’ye açılan bu küçücük Türkiye sokağından hepinize çok güzel, çok mutlu, barış içinde, kardeşçe bir bayram diliyorum...

Yalnız sokakların bütün çiçekleri hepimizin olsun...

*

Ben bu fotoğrafa bakıp bu sabah çok sevdiğim bir Sicilya şarkısını dinleyeceğim.

Roberto Alagna’dan “Malena”...

EN GÜZEL ERKEK 60 YILDIR SORULAN SORUYU CEVAPLADI

YILLARDIR merak ettiğim bir sorunun cevabını dün Fransa’da yayınlanan Closer dergisinden öğrendim...

İzmir’deki lise yıllarımın sonundan itibaren hep şunu merak ettim...

Brigitte Bardot ile Alain Delon arasında hiç aşk ilişkisi olmuş mudur?

Tabii delikanlı dilimle soruyu şöyle soruyordum:

Yatmışlar mıdır?

*

Düşünsenize biri “Ve Tanrı Kadını Yarattı” filminin şahane kadını...

Öteki deseniz...

Filmi olmasa bile “Ve Tanrı erkeği yaratmış” yani...

İkisi de dönemlerinin güzellik sembolü...

*

Alain Delon bu sorumun cevabını geçen çarşamba günü Nice Matin gazetesine verdiği bir mülakatta açıkladı:

“Onu ilk gördüğümde nefesim kesilmişti” dedikten sonra devam etti:

“Aramızda hiçbir ilişki olmadan çok büyük bir aşk yaşadık. Ve bu gerçek aşktı...”

*

Yıllar boyu büyük ve sarsılmaz bir arkadaşlık yaşamışlar...

Ama hiçbir ilişki olmamış.

*

Bu arada bugüne kadar bilmediğim, daha doğrusu atladığım bir mektubu öğrendim.

Brigitte Bardot, 2015 yılında Alain Delon’un 80 yaşına girdiği gün ona öyle bir aşk mektubu yazmış ki...

Voaaaavvv dedim...

Zakkumlu bir sokaktan müzikli bayram kutlaması

EN GÜZEL KADIN HİÇ SEVİŞMEDİĞİ ERKEĞE BU MEKTUBU YAZAR MI

BRIGITTE Bardot’nun bizzat yazdığı mektup şöyle:

“Sen, birlikte paylaştığımız şu yüzyılda, Fransa’nın yarattığı başyapıtsın. Sen, seni hem ulaşılmaz hem çok yakın kılan, hem en sıcak hem en soğuk kılan, en iyiyi ve en kötüyü temsil eden, şu iki başlı kartal, Yin ve Yang’sın...

Bedeninde aynı anda hem güzelliği, hem yürekliliği, elegansı ve gücü taşıyorsun. Bu da seni kimsenin ulaşamayacağı, yanına bile yaklaşamayacağı uluslararası bir star yapıyor.

Saygı ve hayranlığı hak ediyorsun. Ama aynı zamanda seninle ilk günden beri paylaştığımız aşkı, tutkuyu ve suç ortaklığını hak ediyorsun...”

Voaaavvvvvvv....

Behçet Necatigil ne kadar haklıymış:

“Çünkü asıl şiirler bekler bazı yaşları...”

ÜÇ YENİ BAYRAM ŞARKISI...

RİTİM: Shaggy, Sting, Angel (Hot Shot 2020)

TÜRKÜ: Gripin, “Ebruli”

BAYRAM HAVASI: Sezen Aksu, “Kaybedenler”

Zakkumlu bir sokaktan müzikli bayram kutlaması

EĞER SEYRETMEDİYSENİZ BAYRAM İÇİN 4 TAVSİYE

1)GOOD WIFE

Çünkü: Yapımcıları “Blade Runner” ve “Gladyatör” filmlerinin yönetmeni Ridley Scott ile “Top Gun” ve “True Romance” filmlerinin yönetmeni Tony Scott...

İnsan hakları, ırkçılık, çevre, aile ilişkileri, kirli siyaset gibi konuların adaletle kesiştiği noktalarda olağanüstü senaryolarla yapılmış bir dizi...

2) MY BRILLANT FRIEND

Çünkü: İki kız çocuğunun 1950’li yıllarda başlayan arkadaşlığını, inişlerini çıkışlarını çok güzel anlatıyor...

Çünkü 1950’lerin Napoli’sinin aynı yılların Türk şehirlerine ne kadar benzediğini gösteriyor...

Çünkü müzikleri müthiş bir vintage tat veriyor.

3) ALEF

Çünkü: Çok sürükleyici bir Türk thriller’ı...

Çünkü kökü Osmanlı döneminin tarikatlarına dayanan Dan Brown’vari bir entrika...

Çünkü çok başarılı yönetim... Harika oyuncular...

4) CATHERINE THE GREAT

Çünkü: Rusya’nın en reformcu çariçelerinden birinin hayatını anlatıyor.

Çünkü Osmanlı ile savaşları, aşkları, kadın olarak erkeklerle giriştiği iktidar mücadelesini kazanışı harika şekilde anlatılıyor.

Çünkü Helen Miller harika oynuyor.

Zakkumlu bir sokaktan müzikli bayram kutlaması

BİRİNCİ PERDE

POLONYA SINIRINDAN BAŞLAYAN BİR BÜYÜKADA HİKÂYESİNİN SONU

1935 yılında Almanya’nın Polonya sınırına yakın bir kasabada doğdu. İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük insanlık trajedilerini yaşayan bir bölgenin kızıydı.

Babası hâkimdi...

*

Savaş bitince, 20’li yaşlarında hayat onu Türkiye’nin Büyükadası’na götürdü.

Varlıklı bir ailenin çocuğuna Almanca öğretmek ve mürebbiyelik yapmak üzere Büyükada’ya geldi...

Büyükada’nın Visconti’nin “Venedik’te Ölüm” filminde anlattığı Lido Adası’na benzediği yıllardı...

İşte o adada genç ve yakışıklı bir Türk genci ile tanıştı...

Ailesi Erenköy’de köşkte oturan, yazları Büyükada’ya gelen hali vakti yerinde bir ailenin çocuğuydu.

6.5 metre uzunluğunda küçük bir yelkenlisi vardı.

İzinli olduğu günlerde Alman sevgilisini alır, Marmara’yı dolaşırlardı...

Zakkumlu bir sokaktan müzikli bayram kutlaması

İKİNCİ PERDE

TEPEBAŞI’NDA BİR KARŞILAMA KARESİ

BÜYÜKADA’da başlayan aşk evliliğe gitti...

Oradan da hayat boyu sürecek bir arkadaşlığa...

Alman kızı kocasını teşvik etti ve 10.5 metre uzunluğundaki yelkenli kızağa öyle konuldu.

10.5 metre uzunluğunda bir tekne ve bir kediyle dünya turuna çıktılar.

Kedinin adı Miço’ydu...

*

Yelkenli ile dünyayı dolaşan ilk Türk çiftiydi...

Döndüklerinde yıl 1968’di...

Tepebaşı’nda işte böyle kahramanlar gibi karşılanacaklardı.

*

Almanya’nın Polonya sınırında doğan kızın ismi Oda’ydı...

Büyükada’da tanıştığı Türk gencinin adı ise Sadun Boro...

Sadun Boro’nun eşi Oda Boro Bodrum’da bir hastanede gözlerini yumdu...

Zakkumlu bir sokaktan müzikli bayram kutlaması

SON PERDE

GÖKOVA’DAN BİZE EL SALLAYAN DENİZKIZI

DÜN, Gökova’nın dibinde, benim bu yazıyı yazdığım Akbük’ün karşı taraflarında bir yerde, Karacasöğüt Mezarlığı’nda küçük bir tören yapıldı.

Oda Boro, köyün mezarlığında çamların altına gömüldü. Hayatının 65 yılını geçirdiği Türkiye’sinde, Büyükada’dan sevgili ve eşi Sadun Boro’nun yanına...

*

Ve Okluk Koyu’nun hemen girişindeki küçük bir kayanın üzerinde dünyanın en zarif hareketi ile oturan denizkızı heykeli, uzaktan hep bu mezarlığa bakacak...

Ve o denizlerde dolaşan her denizci bilecek ki o mezar taşlarının üzerinde sadece iki isim ve bir soyadı değil, aynı zamanda büyük bir deniz tutkusu ve Ege aşkı yazmaktadır.

O PİS PROVOKATÖRE BİR İZMİRLİNİN CEVABI

CAMİ ses düzenine girip ‘Bella Çav’ çaldıran aşağılık hacker bozuntusu...

Pis provokatör...

Her kimsen, şu an her nerede isen, hangi izbede, kuytuda saklanıyorsan... Bak sana iki kelamım var...

*

O şehir ilk kurşunun atıldığı şehirdir...

O ilk kurşun, bu ülkenin bağımsızlığı ve minarelerinde ezan sesinin eksik olmaması için verilen kutsal savaşın ilk mermisidir...

Bu şehrin camileri, o camilerin avluları her cuma, her bayram, her teravih tıklım tıklım dolar...

Başı açık kadını çoksa, sanma ki o başta bir iman yoktur...

*

Bak kardeşim kimsen sen...

Hangi karanlık amaca hizmet ediyorsan...

Bil ki bu şehirden sana mama çıkmaz...

*

Bu şehir nerede ‘Bella Çav’ söyleyeceğini, nerede ezan dinleyeceğini, nerede eğleneceğini, nerede kıbleye döneceğini çok iyi bilir...

Minaresinden ezan sesinin eksik olmaması için çok bedel ödemiştir o şehir...

O bedeli senin karanlık amacının mezesi yapmaz...

*

Hadi topla pılını pırtını... Başka kapıya...

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

X

Yavrum al şu 10 bin doları git generalin koynuna gir

Başlıktaki çirkin cümleyi mazur görün...

Ama anlatacağım olay o kadar pespaye ki, ancak onların seviyesine inerek böyle bir cümleyle ifade edebildim.

Şimdi şöyle rahat bir koltuğa oturun, arkanıza yaslanın.

Son yıllarda dinlediğiniz en pespaye siyaset kumpaslarından birini anlatacağım...



O AKŞAM YEMEĞİNDE 

Yazının Devamını Oku

Dünyanın en büyük tuvalet devrimini otoyollar boyunca Türkiye yaptı

Bugünkü podcast konuğum dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Shell&Turcas CEO’su Emre Turanlı.

Şirketin bugüne kadarki ilk Türk CEO’su oldu...

1979’da İstanbul Şişli’de, Kent Sineması’nın arkasındaki bir evde doğdu. Robert Kolej, Boğaziçi Üniversitesi’nden sonra Manchester Business School’da MBA derecesi aldı.

Henüz 42 yaşında ama arkasında ancak çok uzun yıllar boyunca kat edilebilecek bir kariyer var.

Shell’e girdikten sonra çok genç yaşta 21 ülkenin filo yönetim başkanı olarak çalışmış. Almanya dağıtım sisteminin pazarlama konseyi üyesi olmuş.

*

Son yıllarda hayatım İstanbul-İzmir-Urla-Bodrum arasında yollarda geçiyor.

Dolayısıyla o yollarda meydana gelişen büyük dönüşüm ve gelişimin tanığıyım.

Bildiğimiz benzin istasyonları sadece benzin pompa istasyonu olmaktan çıkıp birer alışveriş merkezi haline dönüşüyor.

Yazının Devamını Oku

Kadınlar daha iyi genel yayın yönetmeni mi olur

Bu sorunun cevabını yazımın sonunda vereceğim. Önce biraz çok yakın tarih... 1990 yılında Hürriyet’in genel yayın yönetmeni olduktan sonra katıldığım ilk sabah toplantısında, kare şeklindeki büyük masanın etrafında sadece erkekler vardı... Bir de ben dahil büyük çoğunluğumuz bıyıklıydık...

1) BIYIKTAN İBARET YAZIİŞLERİ BANA ESTETİK GÖRÜNMEDİ

BIYIKTAN ibaret bir yazıişleri bana hiç estetik görünmemişti...

O yüzden Hürriyet’in başında hep bir kadın genel yayın yönetmeni hayal etmiştim.

Birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan bugüne kadar, Ahmet Hakan dahil 10 genel yayın yönetmeni çıktı...

Benim Hürriyet’teki hayalim gerçekleşmedi, ama birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan ikisi, Nurcan Akad ve Neyirre Özkan başka yayın kuruluşlarında genel yayın yönetmeni oldular...

Her ikisi de çok başarılıydı...

Yazının Devamını Oku

Sayın bakan hangi ümmet bizden ileri adım bekliyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İsrail’in vahşeti karşısında görüşünü şu cümleyle dile getirdi:

“Hep kınıyoruz ama ümmet bizden adım atmamızı bekliyor...”

Çok basit bir cümle ama kendi payıma hiç anlamadım.

Anlamadığım şey de şu: “Hangi ümmet”, “hangi adımı” atmamızı bekliyor...

Gelin önce şu “ümmet” kelimesinin sözlük anlamına bir bakalım.

“Müslümanlığa bağlı olan, Hazreti Muhammed’in yolundan giden Müslümanların tümü...”

Tamam bu kelime sözlükte var...

Ama gerçekte böyle bir ümmet var mı...

Yazının Devamını Oku

İki milyon pazar günü o videoyu seyrederken

Geçen pazar günü Türkiye’de 2 milyona yakın insan yurtdışından yapılan bir YouTube yayını seyrederken Roma’da çok ilginç bir şey oldu.

Vatikan tarihinde ilk defa bir savcıyı törenle “kutsal” ilan etti...

Size bu töreni ve sonrasındaki ilginç ayrıntıları anlatacağım.

Ama önce siz de benimle birlikte şu soruların cevabını bir düşünün...

Hayatınızda hiç bir savcı türbesi gördünüz mü...

Kendim için konuşayım... Ben görmedim, bilmiyorum...

Peki bir mafya babasının, itibarlı bir din insanı tarafından en ağır kelimelerle eleştirildiğine tanık oldunuz mu?

Mesela bir cuma namazından önce, Diyanet İşleri’nin merkezi sisteminden çıkmış mafyanın kötülüklerini anlatan bir hutbe veya vaaz dinleyeniniz var mı?

Yazının Devamını Oku

Son YouTube videoları kadar renkli değil ama daha önemli

İki milyon kişinin YouTube’da yayınlanan üç video yayınını hayretler içinde izlediği gün, bir başka insan o videolar kadar renkli olmayan, ama onlardan çok daha önemli bir şeyi söyledi.

Z kuşağının hatta Y kuşağının da bilemeyeceği tek bir cümleydi bu:

“Devri sabık yaratmayacağız...”

Partisinin bir üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Onu Yüce Divan’a göndereceğiz” derken Kılıçdaroğlu’nun bütün Türkiye’ye verdiği o mesajı gençlerin de kolayca anlayabileceği bir Türkçe ile yazayım:

“İntikamcılık yapmayacağız...”

Ne gazetelerde, ne dijital medyada pek üzerinde duran olmadı.

Oysa söylediği söz o kadar önemli, yapıcı ve güven vericiydi ki...

Her gazetecinin iştahını kabartan o videoları bir kenara bırakıp bugünkü yazılarımın manşetine alacağım.

Yazının Devamını Oku

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku