Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızından çıktı

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Bu ismi okuyunca hemen 2011 yılının aralık ayına döndüm.

Daha doğrusu İstanbul’un Anadolu yakasında, Kuzguncuk’ta bir yalıda verilen davete...

O davet bugün Türkiye’de birden çok önem kazandı.

Çünkü işte o davetten ABD’nin hem yeni başkanı hem de yeni dışişleri bakanı çıktı.

EV SAHİBİ O GECE İÇİN NEDEN HEP SESSİZ KALDI

KUZGUNCUK’taki yalının sahibi Sahir Erozan...

Maçakızı’nın sahibi...

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızından çıktı
Maçakızı’nın kurucu ortağı ve evsahibi Sahir Erozan

Bir zamanlar Washington’daki ünlü Cities restoranının da sahibiydi. O yıllarda iktidara gelen Clinton’ın genç ekibinin sık sık gittiği bir mekân.

Sahir Erozan da ABD Demokrat Parti’nin üyesi...

Kendisi köken olarak Türkiye’de Cumhuriyet ilkelerine sıkı sıkıya bağlı bir aileden.

Dedesi Sahir Erozan, Atatürk’e en yakın insanlardan biri.

Halası Berin Nadi, Cumhuriyet gazetesini kuran aileden Nadir Nadi’nin eşi.

Obama başkan seçilmiş ve yardımcısı Joe Biden Türkiye’yi ziyaret ediyor.

Erozan da onu İstanbul’un bazı şahsiyetleriyle bir araya getirmek için bir davet veriyor.

Dün Sahir Erozan’ı arayıp o gece hakkında bilgi almak istedim.

Ama tek kelime konuşmuyor.

Clinton geldiğinde de yanında Blinken varmış.

Ama Amerikan geleneğinde böyle davetler hakkında konuşmak yasakmış.

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızından çıktı
O geceden dışarı yansıyan tek kare: Sedat Ergin, Joe Biden, Güneri Cıvaoğlu

O DAVETTE ÇIKAN TEK İZİNLİ FOTOĞRAF

EROZAN’dan bilgi alamayınca, geceye katılanları aramaya başladım.

Gazeteciler arasında Güneri Cıvaoğlu, Sedat Ergin ve Cengiz Çandar var...

Davetli işinsanlarından ise Suzan Sabancı ve Ali Kibar’ın isimlerini öğrenebildim.

İki de tanınmış kadın görüyoruz...

Biri televizyoncu Pelin Batu...

Bir de moda dünyasının tanınmış ismi Tülin Şahin...

“Sivaslı Cindy” yani...

Sahir Erozan’a o geceden fotoğraf var mı diye de sordum.

Beyaz Saray geziden sonra göndermiş ama bu şahsi fotoğrafların kullanılması da istenmiyormuş.

Galiba o geceden dışarı yansıyan tek fotoğraf, Biden seçildikten sonra Sedat Ergin ve Güneri Cıvaoğlu’nun Instagram hesabından paylaştıkları bu fotoğraf oldu.

Bunda Sedat Ergin’in Hürriyet Washington temsilciliği sırasında kurduğu yakın ilişkilerin de etkisi oldu diye tahmin ediyorum.

O GECE MAGAZİNİ

SİVASLI CİNDY O GECE BİDEN’LA NE KONUŞTU

DOKUZ yıl önce o geceden dışarı yansıyan en renkli izlenim “Sivaslı Cindy” ile ilgiliydi.

Gazetelerde yazılanlar arasında şu ilginç anekdotu buldum.

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızından çıktı

Joe Biden o gece Tülin Şahin’le epey ilgilenmiş.

Hatta Tülin Şahin de ona “Beyaz Saray’da moda çekimi yapmak istiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim” demiş.

Ancak dün Tülin Şahin’i aradığımda bana işin aslını anlattı.

Joe Biden’la, o tam çıkarken sadece merhabalaşmışlar.

Yazılan Beyaz Saray sohbeti ise onunla değil, birlikte gelen ekipten birkaç kişiyle olmuş.

Bu konuşma sırasında Sedat Ergin de o gruptaymış.

Biden’ın çevresinden bir kişi, “Amerika’ya geliyor musunuz” diye sormuş.

O da “Geliyorum ama yaptığım iş nedeniyle çekim için daha çok Miami tarafına geliyoruz” deyince soruyu soran kişi, “Bir daha geldiğinizde arayın belki Beyaz Saray’da da bir çekim yaparsınız” diye şaka yapmış.

Ona da geceden fotoğraf var mı diye sordum.

Yokmuş.

Şimdi geleyim yazılmayan kısmına.

DÜN GECE YARISI
KUZGUNCUK’TAN 11 YIL SONRA GELEN MARTİN GİTAR TWEET’LERİ

KUZGUNCUK’taki gecede Biden’ın yanında ABD dış politika ekibinden biri daha varmış.

Adı Antony Blinken...

Yani Biden’ın dün sabah 05.00’te dışişleri bakanlığına getireceğini öğrendiğimiz kişi...

New York Times’taki ilk haberde bir satırlık öyle bir ayrıntı vardı ki, okuyunca hemen onun hakkında ne bulduysam okumaya başladım.

Yeni dışişleri bakanı gitaristti.

Bütün gece gitarlı bir fotoğrafını aradım ama bulamadım.

Buna karşılık 3 Kasım’daki seçimden 15 gün sonra yaşanan çok ilginç bir tweet diyaloğu buldum.

Amerikalı diplomat Laura Kennedy 18 Ekim 2020 günü şöyle bir tweet atmış.

“Öğrendim ki, Antony Blinken dünyanın en iyi garaj gruplarından biri olan Pink Noise’le, meme kanseri araştırmalarına katkı için düzenlenen bir konserde birlikte çalmış. Gitar çalan bir diplomat. Biden’a oy vermek için bir neden daha. İnşallah yeniden göreve döner.”

Bir başkası aynı gün attığı tweet’te “Üstelik Martin gitar çalan bir gitarist ” demiş.

Blinken’ın cevabı da şu olmuş:

“Evet Martin ama benim hak ettiğim bir gitar değildi. Sadece blues ve rock çalıyorum. Henüz bluegrass seviyesinde değilim.”

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızından çıktı

BİR AYRINTI
GİTARIN ROLLS-ROYCE’U VE BLUEGRASS’IN ACEMİSİ

YABANCISI olanlar için söyleyeyim.

Martin akustik gitarın Rolls-Royce’udur...

Elvis Presley’den Eric Clapton, Willie Nelson, James Taylor’a...

Sonraki kuşakta Radiohead’den Nirvana’ya...

Daha yenilerde Ed Sheeran ve Avett Brothers’a kadar pek çok ünlü gitaristin kullandığı bir gitar...

Bluegrass ise Amerika’nın güneyindeki yoksul Appalachia bölgesindeki İrlanda ve İskoç kökenlilerin çaldığı bir müzik türü.

SON NOKTA

HOLOKOSTTAN KURTULMUŞ BİR FRANSIZ’IN HARVARD’LI ÜVEY OĞLU

ABD’nin yeni dışişleri bakanının şahsen bana da dokunan bir yanı var.

Aslında diplomat değil, gazeteci veya yazar olmak istiyormuş. Bu arzusunu da daha sonraki yıllarda Bill Clinton’ın konuşmalarını yazarak tatmin etmiş.

Bir başka özelliği de Fransız kültürüne yakınlığı...

Annesinin ikinci kocası, yani üvey babası Fransız bir hukukçu...

Holokosttan kurtulmuş bir insan.

Ama Amerika’da Nixon’a karşı yürütülen “Watergate” soruşturmaları sırasında hukukçu olarak çalışmış.

Yeni bakan annesi ve üvey babası ile uzun süre Fransa’da yaşamış, oranın kültürünü de almış.

Dün konuştuğum herkes, yeni dışişleri bakanı hakkında çok olumlu şeyler söyledi.

Şimdi de şunu sorabilirsiniz. Adam alt tarafı ABD Dışişleri Bakanı. Onun için niye bir sayfa portre okutmaya çalışıyorsun bize.

Söyleyeyim; yeni bakan çok kuvvetli bir Atlantik ötesi ittifaklar taraftarı. Yani Amerika ile Avrupa arasındaki ilişkileri yeniden canlandıracak.

Yani NATO yine önem kazanacak. Türkiye de Avrupa ile ilişkilerini yeniden canlandırma kararı aldığına göre yeni bakanla çok işimiz olacak.

Ayrıca kendisi çok iyi bir Libya ve Suriye uzmanı.

Dolayısıyla yeni bakanı iyi tanımakta yarar var.

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Uğur Yurdakul
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Pelin Akaydın

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Eşek anırması yerli ve milli bir külterel miras mıdır

Yok merak etmeyin, sinirlenmeyin.

Türkiye’nin bunca meselesi varken bu konuyu gündeme getirmeyeceğim.

Zaten bu soru bize değil, Fransızlara soruldu.

Cevabı da milli iradenin temsil edildiği kubbeden geldi.

Yani Fransız Parlamentosu’ndan...

O cevap da şu:

“Evet eşek anırması Fransa’nın yerli ve milli değeridir...”

Ancak sorunun gündeme gelmesi eşekle ilgili değildi...

Yazının Devamını Oku

Metin Akpınar'a bu defa Erbakan Hoca'yı sordum

TRT bir Necmettin Erbakan dizisi hazırlıyor.

Beni de konuşmacı olarak davet ettiler.

Çok sevinerek katıldım.

Çünkü zamanında hocanın yüzüne söylemek isteyip de söyleyemediğim şeyler vardı, onları söyleme imkânım oldu.

*

Dün Üsküdar Belediyesi’nin harika kültür merkezinde kayıt yaparken Erbakan’ı yıllar boyunca nasıl gördüğümü de düşündüm.

Onu siyasi hayatında önce öğrenci olarak gördüm.

Yazının Devamını Oku

Pop tarihinin 'yaradılış' hikâyesi bu vadide yazıldı

1960’lı yıllarda, Batı dünyasında birtakım insanlar sanki ilahi bir emir almış gibi Los Angeles şehrinin sınırlarındaki bir bölgeye göç ettiler.

“Pop kültür dininin” “Exodus” ve “Yaradılış” hikâyesi de burada yazıldı.

*

Pop müziğin “kutsal toprakları” sayılan bu yerin adı Laurel Canyon’du...



Los Angeles’ın Hollywood Hills denilen yerinde bir bölgedir

Yazının Devamını Oku

Lady Gaga milli marşı söylerken ben o günkü soruyu hatırladım

Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı Biden önceki gün yemin ederek göreve başlarken o törenin süperstarı hiç kuşkusuz Lady Gaga’ydı...

Lady Gaga, ABD’nin en güçlü ve cesur LGBT hakları savunucularından biridir.

Milli marşı söylerken gözümün önünde şöyle bir tablo vardı.

ABD’nin, konsolosluk ve büyükelçilik binalarında LGBT bayrağı asılmasını yasaklayan, bugüne kadarki belki en büyük LGBT düşmanı başkanı arka kapıdan Beyaz Saray’ı terk ederken, ön tarafta bir LGBT militanı Amerikan milli marşını söylüyordu.

Bence değişimin ilk ve çok çarpıcı sembolizmi buydu...

*

Peki Lady Gaga kendisi bir LGBT insanı mı?

“Poker Face”

Yazının Devamını Oku

Demirel'in yıllar sonra 'yanlış oldu' dediği cümle

Bugünlerde samimi bir MHP’li dostumla karşılaşırsam ona bir cümleyi hatırlatacağım...

Rahmetli Demirel’in bütün hayatı boyunca silemediği o cümleyi... Çünkü Türk siyasi tarihine geçmiş hiçbir cümlenin akıbeti bu kadar trajik olmamıştır.

O MHP’li dostuma diyeceğim ki...

“Rahmetli Demirel geçmişteki bütün cümlelerinin hesabını tarihe verdi. Ama bir cümlesi var ki...

İşte onun hesabını ancak tarihi bir itirafla verebildi...

O cümle de şuydu:

“Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz...”

*

Yazının Devamını Oku

Ocak sonuna kadar 'Dry kalmak' için dört adımlık bir rehber

İçkici terminolojisini bilmeyenler için önce “Dry kalmak” ne demek ona bakalım.

İngilizce “Kuru kalmak” gibi bir anlamı var ama asıl manası “İçki içmemek”...

*

Aralık ayı içki ayıdır.

Genellikle ocağın ilk haftası da devam eder...

Sonra “Bir duralım” duygusu basar insanı...

Ama istim üzerinizde, hız almışsınız, hatta sırılsıklamsınız...

Bir de 65 plus eve kapatılmışsınız...

Nasıl duracaksınız?

Yazının Devamını Oku

Arsenal forması ile atılan son iki mesaj

Fenerbahçe’nin büyük transferi Mesut Özil önceki gece Koç Holding’e ait “KOC10” kuyruk numaralı Falcon uçağı ile İstanbul’a inerken bir pandemi dönemi rekoru kırıldı...

Sadece rekor kırılmadı, aynı zamanda çok önemli sosyal gelişmeler yaşandı.

Uçak havadayken “Flightradar24” uygulamasından 312 bin insan İstanbul’a gelişinde 4 saat boyunca uçağı dakika dakika izledi.

Bir karşılaştırma yapabilmeniz için şu bilgiyi vereyim.

Aynı saatlerde dünyada havada en çok izlenen öteki uçuşları izleme sayıları şöyleydi:

İKİNCİ SIRADA: TK6346 Barcelona-İstanbul uçuşu: 9 bin 820 kişi.

Gece boyunca en çok izlenen üçüncü uçak ise ilginç.

“No callsign”

Yazının Devamını Oku

12 boş tabut ve avluda faili meçhul bir ceset

Bugünkü hikâyemiz son zamanlarda streaming platformlarda çok moda olan bir “Unsolved Mysteries...”

Yani “Çözülmemiş esrarengiz olaylar” kategorisinden...

Yaşanmış bir polisiye...




Yazının Devamını Oku

Fikri Bey kardeşim bu kareye bir de sen bak

Önceki gün çekilen bu fotoğraf karesinde ne görüyoruz...

Cumhurbaşkanı Erdoğan aşı oluyor...

*

Tamam güncel olan o...



Ama gözümüzü hafifçe sağa ve sola çevirince ne görüyoruz...

Yazının Devamını Oku

Bir selfie fotoğrafı ve üç gün önce atılan bir tweet

Önümüzdeki not defterinde iki tarih var...

Biri 11 Ocak 2021...

Yani geçen pazartesi günü...

Öteki ise bundan 3 gün öncesine ait...

Yani 8 Ocak 2021...

Önce ikincisinden başlayayım...

Gördüğünüz bu fotoğraf geçen pazartesi günü Kahire’de çekildi... Eminim MİT’in elinde de vardır, çünkü açık istihbarattan gelen bir fotoğraf...

Dikkatle bakarsanız arka planda 4 bayrak göreceksiniz...

Yazının Devamını Oku

Bugün ayaktaysa kendisi ve bu iki insan sayesinde

Dün Posta gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Ebru’nun zaferi”...

Aslında, bu başlığı Adnancı çetenin mahkûm olduğu gün ben atmalıydım...

Ama Posta’yı kutluyorum...

Benim 25 yıldır takip ettiğim bir olaydı bu...

Adnancı zalimlerin “Adnan Hoca” olduğu günlerde, herkesin ondan korkup sindiği günlerde, onun zulmüne uğrayıp da tek başına mücadele eden bir kadın vardı.

Adı Ebru Şimşek...

Bu çete ona yapmadığı zulmü bırakmamıştı...

Yazının Devamını Oku

Hangisi fazla: 'Önce Türküm' diyen mi 'Elhamdülillah Müslümanım' diyen mi

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl yaptığı “Türkiye’nin eğilimleri” araştırmasının sonuçları 7 Ocak günü yayınlandı.

Her yıl olduğu gibi sonuçları bir sosyolog gözüyle ilgiyle okudum.

Araştırmanın siyasi sonuçlarına hiç girmeyeceğim...

Çünkü beni hiç ilgilendirmiyor.

Ama sosyal ve kültürel sonuçlarında çok çarpıcı bazı öyle ilginç rakamlar var ki, işte onları anlatmak istiyorum.

Belki 2023 seçimleri için partilere yol gösterebilir.

En ilgincinden başlayayım.

SORU ŞU:

Yazının Devamını Oku

Klarnet: Dış politikanın yükselen yumuşak gücü

Son zamanlarda Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinin müdavimi oldum.

Çünkü Türk dış politikasının en gizli nabzı orada atıyor....

Özellikle Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın dış gezilerinde...

Bakanlık sitesi arşivine konan bu gezilere ait görüntüler, gazete ve televizyon haberlerine pek yansımayan “yeni trendleri” anlatıyor...

Şu an önümde son iki geziye ait görüntüler var...

Birincisi Libya’dan...

Savunma Bakanı geçenlerde Libya’yı ziyaret etti...

Orada düzenlenen gecenin en vurucu cümlesini gazetelerde ve internet sitelerinde okuduk.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp kâbusu-Neee o çıplak fotoğrafları başkalarına mı vereceksin

Herkesin kulaktan kulağa sorduğu soruyu ben açıkça sorayım: Hani pandemi sırasında erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı atılan o çıplak kadın fotoğrafları var ya...

Yapılan o erkek geyikleri...

Hani bir uçtan ötekine şifreli diye fantezi meraklılarının yaptığı o anatomik paylaşımlar...

Kadınlar, siyasetçiler hakkında o yazılıp çizilen fıkralar...

Paylaşılan siyasi karikatürler...

Normal sohbetlerimizde ağzımıza almayacağımız ifadeler, kavramlar, küfürler...


Yazının Devamını Oku

O dört saatte beni en çok şaşırtan şey

İki gündür önümdeki iki fotoğrafa bakıp bakıp soruyorum...

O iki fotoğraf şu:

Sakallı bir adam, Senato başkanının koltuğunda oturuyor...

Bir başka sakallı adam da Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin koltuğunda...



Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar...

Yazının Devamını Oku

Bir gün herkes o koltuktan kalkmayı tadacak ama nasıl

Amerikan Senatosu’nun seçilmiş insanları, alenen kışkırtılmış kadınların ve adamların saldırısına uğradığı sırada...

Avrupa’nın seçilmiş insanlarından birinden şu Twitter mesajı geldi:

“Şundan emin olun. Benim başbakanlıktan ayrılmam çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde olacaktır...”

Mesajın altında, Almanya’nın seçilmiş başbakanı ve şu an dünyanın en başarılı lideri sayılan Angela Merkel’in adı vardı.  

Hesap gerçekten onun mu, yoksa birisi onun adına şaka mı yapıyor tam öğrenemedim...

Ama hepimiz biliyoruz ki, onun görevden ayrılması gerçekten çok sıradan bir şekilde olacak...

Nasıl mı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir Big Lebowski atasözü: Bir gün bir adam gelir ve

Benim kült filmim “Big Lebowski”nin 3 bowlingci kahramanının yanında, bir de yan karakteri var...

Onun adı yok...

Sadece “The Stranger”, yani “Yabancı” diye biliyoruz...

Arada bir bowling salonunun barında tek başına otururken görürüz onu...

Genellikle de Jeffrey Lebowski’ye ettiği büyük laflarıyla hatırlarız...

Mesela aklımdan hiç çıkmayan şu lafı:

“Bir ülkede bazen bir adam gelir ve...”

“Yabancı” 

Yazının Devamını Oku

Steve Jobs'un dediği olsaydı pandemide kaç video gelirdi

Son zamanlarda başladığım “podcast sohbetler”de bugün konuğum özel sektörün en büyük enerji dağıtım şirketlerinden biri olan EnerjiSA’nın CEO’su Murat Pınar...

Epeydir aradığım bir insandı.

Çünkü elinde müthiş bir veri tabanı var.

20 milyon müşteriye hizmet götürüyor. 11 bin çalışanı var.

Dolayısıyla pandemi sırasında kim ne tüketti, ne kadar evde oturdu, ne harcadı, bugün durum ne herkesten iyi biliyor.

Karşımda uzun saçları ve hali tavrı ile klasik bir enerji şirketinden çok Silikon Vadisi’nde yükselen bir startup tipi duruyor.  


Murat Pınar

Türkiye hakkında ona sormak istediğim çok şey var.

Yazının Devamını Oku

Bu Müslüman kadın 9 Şubat'ta çok önemli bir işi başaracak

Biz Boğaziçi rektörünü tartışırken 9 Şubat günü uzayda çok ilginç bir şey olacak.

Mini Cooper araba büyüklüğünde bir araç Mars’ın yörüngesine oturacak.

Ve bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) uzaya gönderdiği bir araç olacak.

Aracın adı “Hope”.

Yani “Umut”.

Tarihte ilk defa Müslüman bir ülkenin uzaya attığı araç böylesine ileri bir noktaya gidiyor...

Üstelik güzel bir haber daha var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu bilimsel Mars projesinin başında 33 yaşında bir kadın var.

Adı

Yazının Devamını Oku

Yatak odasında devrim yapan bir kadının 14 ve 51 numaralı sorusu

Geçtiğimiz 9 Eylül 2020 günü Londra’da bir kadın öldü...

77 yaşındaydı...

Geçen yılın sessiz ölümlerinden biriydi... Ama, bu dünyadan ayrılırken arkasında çok gürültülü bir yakın geçmiş bırakmıştı...

Simone de Beauvoir’larla başlayan “birinci dalga feminizm”in, ikinci dalga sörfçülerinden biriydi...

Ve o kadın bizim erkek neslimizin dimağına çok korkutucu iki soruyu sokmuştu...



Yazının Devamını Oku