Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

2019 yılında Lady Gaga’nın o harika caz konseri için Las Vegas’a gittim.

1. Dördüncü gidişimdi. Bugüne kadar bana kimse orada bir “Mob Museum” olduğunu söylememişti.

Yani bir “mafya müzesi”nin...

Bu müze 14 Şubat 2012 günü açılmış. Bina 1933 yılında yapılmış ve uzun yıllar Las Vegas posta bürosu ve mahkemesi olarak hizmet vermiş.

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

Yani Las Vegas mafyasının üyeleri bu binadaki mahkeme salonunda yargılanmış ve mahkûm olmuş.

O mahkeme salonu bugün hâlâ aynı şekilde duruyor.

İşte bu müzenin tam çıkış salonunda öyle bir dijital harita ile karşılaştım ki... Onun Ankara tuşuna basınca karşıma beni çok şaşırtan bir şey çıktı...

Ama biraz sabır... Size önce her ülkenin siyasetçileri için ibretlerle dolu bu şahane müzeyi anlatayım.

2. BANA KİMSE DOKUNAMAZ DİYEN KENDİNE ÂŞIK MOB

MAFYA
müzesinin gerçek süper starı kim diye sorarsanız, cevabım şudur: “Banko Al Capone”...

Müzede en çok “mafya muhasebecisi” Lansky’nin tişörtü var ama en çok fotoğrafı olan kişi Al Capone... Üstelik bütün fotoğraflarında resmen poz veriyor...

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

Belli ki kendini çok beğeniyor...

Takım elbise ve paltoyu çok seviyor. Cep mendillerini abartılı şekilde takıyor. Fotoğraflarda yüzünde hep küçümseyici bir ifade var.

Yani “Bana bir şey yapamazsınız, beni koruyanlar var” demek istiyor gibi...

Dönüşte bu mafya müzesinin internet sitesine abone oldum. Bana sık sık haberler geliyor.

Sitenin abonelerinin en merak ettiği konulardan biri ne biliyor musunuz?

“Mafya ve siyaset ilişkileri...”

Şimdi geleyim yazının başındaki haritaya...

3. MAFYA HARİTASINDA GÖRDÜĞÜM ANKARA

MÜZENİN
tam çıkışındaki büyük duvarda dev bir dijital ekran var.

Üzerinde ise bir dünya haritası.

Bugün dünyadaki örgütlü suçun dağılım haritası bu. Altında şu yazıyor:

“Nerede hangi mafya var merak ediyorsanız, oranın üzerine basın...”

Aşağı yukarı dünyadaki bütün ülkelerin mutlaka bir-iki mafya sicili var.

Tabii ki ben hemen Ankara yazan düğmeye bastım.

Bir anda karşıma, Ankara’dan dışarı doğru giden, dışarıdan da Ankara’ya doğru gelen onlarca ok çizgisi çıktı.

Üzerinde şu yazıyordu:

“Migrant smuggling”. Yani “göçmen kaçakçılığı”.

4. BU DEFA KAYIT DIŞI SİYASET Mİ ÇIKAR

ANKARA
günlerdir eski bir mafya liderinin ülkenin ana muhalefet partisi başkanına yönelttiği ağır tehdidi konuşuyor.

Şimdi merak ediyorum.

Acaba Las Vegas’a bir daha gidersem ve müzenin çıkışındaki o dünya mafya haritasında Ankara tuşuna bassam önüme ne gelirdi...

Sadece insan trafiği mi?

Yoksa Cemil Çiçek’in, dün Sedat Ergin’in köşesinde “Kayıt dışı siyaset” dediği siyasallaşmış yeni bir mafya türü mü...

5. KAZIĞA OTURTULAN SADECE ANA MUHALEFET BAŞKANI MI

BU
olay konuştuğum birçok AKP’lide de endişe ve huzursuzluk yaratmış.

Partinin kurucu babaları endişelerini dile getiren konuşmalar yapıyor.

Nitekim bu eski mafya lideri hakkında soruşturma başlatıldığını bizzat AKP Grup Başkanvekili açıkladı.

Ancak görüşünü merak ettiğim asıl yetkili susuyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı...

Hapisten çıkmış eski bir mafya lideri onun başkanlığını yaptığı Yüce Meclis’in ana muhalefet partisi başkanı için “Kazığa oturturum” diyor...

Bana göre bu Yüce Meclis’e yapılmış bir tehdittir...

Ve başkandan hiç ses yok...

6.BAŞKANA YAKIN TARİHTEN 4 GERÇEĞİ HATIRLATIRIM

TBMM
Başkanı’na yakın tarihin 4 gerçeğini hatırlatmak isterim.

*

- Amerika Birleşik Devletleri’nde organize suç çetelerinin, yani mafyanın ortadan kaldırılmasında en büyük ve etkili mücadeleyi veren kurum Amerikan Parlamentosu’ydu.

*

İkincisi...

- Türkiye’ye gelince, 1990’lı yıllarda şimdi anamuhalefet partisi başkanını tehdit eden kişi, bir bankanın özelleştirilmesinde devreye girdiği için dönemin bakanları ve başbakanı Yüce Divan’da yargılanmıştı.

*

Üçüncüsü...

- 2000’li yılların başında Türkiye’de mafyanın ortadan kaldırılmasında en büyük mücadeleyi şimdi Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan hükümeti vermişti.

Ve mafyayı Türkiye’den silmeyi başarmıştı da...

*

Bir de şu:

- 1990’lı yıllarda “Ülkücü mafya” denilen yerel çek-senet mafyalarının yok edilmesinde en büyük savaşı Devlet Bahçeli vermişti...

O da başarılı olmuştu.

Türk demokrasisi bu üç olayı da altın sayfalarına yazmıştır.

7. PARLAMENTO DIŞI MUHALEFET PARLAMENTO DIŞI İKTİDAR

DÜNYANIN
her yerinde organize suç çeteleri, yani mafyalar, “Devlet içinde devlet”, yani “paralel iktidardır”...

Türkiye’de 1960’lı yıllarda en moda siyasi kavramlardan biri “parlamento dışı muhalefet”ti... Hukukta, yargıda, insan haklarında, demokraside reformu konuşan Türkiye, eğer samimiyse, yarım asır sonra “parlamento dışı bir organize iktidarın” doğuşuna izin vermemeli.

Umarım, Cumhurbaşkanı’nın günlerdir savunduğu ve hepimize umut veren “Yargı, hak ve özgürlükler, demokrasi” paketinde bu çok vahim olay da yerini bulur. Avrupa Birliği 10 Aralık günü “Türkiye’ye yaptırım” konusunu görüşecek...

Eminim hukuk ve demokrasi reformu o görüşmelerde olumlu etki yapacak.

O nedenle Yüce Meclis üzerindeki bu kara bulutun kaldırılması da iyi olacaktır.

HAPİSTEN ÇIKAN MAFYA LİDERİ NE YAPAR

SİYASET-MAFYA
ilişkilerinin Amerikan tarihindeki en önemli örneği Al Capone’du... Sicilinde, “Gangster, içki kaçakçısı, şantajcı” gibi suçlar yazıyor.

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

Vikipedia’daki maddesine göre devlet içinde kadrolaşmıştı. Pek çok vali ve belediye başkanı ile dostluk kurmuştu. Siyasette etkili dostları vardı.

1932’de “Dokunulmazlar” filmine konu olan dürüst ve cesur savcı ve polislerden oluşan görevlilerin takibi sonucunda hapse girdi.

1939 yılında şartlı tahliye ile salındı ve Palm Island’daki evine kapandı.

Hayatının sonuna kadar bir daha çete işine girmedi.

1947 yılında zatürreden öldü.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

28 Ağustos günü bize bir şey oldu ama sırrını çözemedik

Biliyorum bazıları yine “Memleketin bunca sorunu varken sen neyle meşgulsün” diyecek...

Haklısınız hayatımın bu döneminde boş işlerin boş kalfası olduğum için böyle şeylerle oyalanıyorum...

*

Dünyanın en büyük streaming müzik platformu Spotify dün 2020 yılına ait izlenme rakamlarını açıkladı.

Bu yıl müzikte, dünyada Bad Bunny ve Billie Eilish; Türkiye’de ise Sezen Aksu, Ezhel ve Murda yılı oldu.

Bunları Hürriyet’in sayfalarında bulacaksınız...

Ben de bundan istifade edip Spotify yönetimine aklıma gelen bazı soruları sordum.

Mesela onlar bu yıl en çok dinlenen şarkıcıları ve şarkılarını açıklıyor ya, ben farklı bazı bilgileri öğrenmek istedim.

Yazının Devamını Oku

54 yaşında biri 51 yaşında birine yumruk atarken nabzı kaç olur

29 Kasım günü sabaha karşı Mike Tyson’la Roy Jones Jr. arasındaki boks maçını canlı seyretmek için uykusuz kaldım.

O sabah çok tuhaf duygular yaşadım...

*

Üç gün önce Diego Maradona ölmüştü ve henüz 60 yaşındaydı...

O sabah ise karşımda biri 54, öteki 51 yaşında iki boksör vardı ve birbirlerine kıyasıya vuruyorlardı.

Seyircisiz ringde duyulan tek ses 54 yaşındaki Tyson’ın öfkeli bir boğanınkini andıran nefes alış verişleriydi...

Maçı seyrederken kendimi de bir cevapsız sorular girdabında buldum.

O yaşta bir insanın kalbi böylesine göğüs göğüse, yumruk yumruğa güçlü bir mücadeleye nasıl dayanır?

Yazının Devamını Oku

Bir ‘sonradan görme’nin kısa araba sevdası tarihi

Her insanın kendine ait bir “araba” ve “berber” tarihi vardır.

O nedenle küçük şahsi tarihlerimizde mutlaka “Bir hayata kaç araba, kaç berber sığar” bölümleri bulunur.

Ha bir de “Bir hayata kaç sığar bölümü”...

*

Benim hayatta kendime ait sadece iki arabam oldu.



Yazının Devamını Oku

Dışardakini maske koruyor da kilisedeki Tanrıya mı emanet

Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi önceki gün çok kritik bir karar aldı.

New York Eyaleti özellikle Noel sırasında kiliselere gidişe de sınırlama getirmek istiyordu.

*

Ülkede “Şükran Günü”  ve Noel dolayısıyla büyük bir iç hareketlenme olacak.

Kiliseler dolacak...



Yazının Devamını Oku

Geleceği kim kazanacak 12.7 santim şortlular mı kızılelmacı Genk'ciler mi

Önümde önceki gün açıklanan bir araştırma ve Ağustos 2020’de yayınlanan bir kitap duruyor.

 Araştırma Amerika’da yapılmış, kitap ise Türkiye’de yazılmış.

 Araştırmayı Amerikalı yatırım şirketi Piper Sandler yaptırmış.

 Kitabı ise Türkiye’de Aydınlık grubuna ait Kaynak Yayınları yayınlamış.

*

Araştırma ABD’de “Z kuşağı”nın pandemi dönemindeki yeni trendlerinin insan ve çevre konusunda nasıl duyarlı bir kuşak yarattığını ortayla koyuyor.

 Türkiye’de yayınlanan kitap ise “Z kuşağı”nın “emperyalizmin dayatması”, ruhsuz, vatan duygusundan yoksun zehirli bir sarmaşık olduğunu anlatmaya çalışıyor.

 Kısaca bir tarafta K kuşağı (GENK) denilebilecek “korona öncesi” bir Kızılelma kuşağının bakış açısı...

 Öteki tarafta ise postkorona dönemin işaretini veren yeni bir Z kuşağı (GENZ) duyarlılığı...

Yazının Devamını Oku

Timur Selçuk'u seven Emine Hanım bunu da sevecektir

Son günlerde Selda Bağcan’ın 1971’de söylediği bir şarkıyı yeniden keşfettim...

Adı “O Günler...”

Hiç de alışık olmadığımız bir Selda Bağcan şarkısı...

Söylendiği yıl 1974...

12 Mart ara rejimi geride kalmış.

Türkiye Kıbrıs’a çıkmış.

Ülkenin en laik kesimi ile en muhafazakâr kesimi koalisyon hükümetinde bir araya gelmiş.

Türkiye yaralarını sarıyor...

Yazının Devamını Oku

Hakan Fidan'ın mevkidaşı bakın hangi bardan çıktı

Seçilmiş başkan Joe Biden kendine çok ilginç bir kabine oluşturuyor.

Belki de Amerika’nın ilk “X kuşağı kabinesi” olacak bu.

Dün yeni dışişleri bakanını anlatmıştım.

Aynı gün bütün Amerikan istihbaratının başına kimi getireceği de belli oldu.

Gelin şimdi onu tanımaya, hayat hikâyesinin en ilginç bölümünden başlayalım.

1) UYUŞTURUCU SATILAN BAR SONRA NE OLUYOR
HİKÂYEMİZ 90’lı yılların ortalarında, Amerika’nın Baltimore şehrinde başlıyor.

O yıl polis, şehirdeki bir bara baskın yapıyor.

Yazının Devamını Oku

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Yazının Devamını Oku

Demir Lady mi güçlü yoksa Çelik Kraliçe mi

İngiliz sarayını anlatan “Crown” dizisinin son bölümünü, tabii yine çok severek izledim.

Bu sezonun bana en ilgi çekici gelen bölümü, sonlarda Kraliçe Elizabeth ile Başbakan Thatcher arasındaki konuşmaydı.

*

Falkland savaşını kazanan, yaptığı radikal reformlarla İngiliz ekonomisini düze çıkarmak üzere olan Thatcher, bunlara rağmen popülaritesini kaybetmiş, artık partisi içinde zayıflamıştır.



Partisi istifa etmesini istemektedir.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku