"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Yaradılışta bir de gay ve üçlü aşk hiyakesi varmış

Harika bir kitap okuyorum.

Türkçe adı şöyle:

“Adem ile Havva’nın Yükselişi ve Düşüşü”(*)...

Harvard Üniversitesi öğretim üyelerinden Stephen Greenblatt yazmış...

*

Tektanrılı dinler, insanlığın hikâyesini hep Adem ve Havva ile başlatır.

Yani başlangıç hikâyesi bir kadın ve bir erkek arasındaki ilişki ile başlar.

Tabii ki en kuvvetli hikâye de tektanrılı dinlerin ilk kitabı olan Tevrat’ta yazılan hikâyedir.

Prof. Greenblatt ise tektanrılı din kitaplarındaki “Başlangıç” hikâyesinin de bir “Başlangıç”ı var diyor.

Yaradılış hikâyesini çok daha eskilere Babil’e ve Sümerlere götürüyor.

Yaradılışta bir de gay ve üçlü aşk hiyakesi varmış

O ilk “Başlangıç” hikâyesinin, tektanrılı dinlerinkinden 3 önemli farkının bulunduğunu söylüyor.

Birincisi şu: Tektanrılı dinlerin “Başlangıç” hikâyesinin başında seks yok. Orijinal “Başlangıç” hikâyesinin başında ise seks var.

İkincisi şu: Tektanrılı dinlerin “Başlangıç” hikâyesinde bir kadınla erkek arasındaki ilişki var. En eski “Başlangıç” hikâyelerinden birinde ise bir erkekle bir başka erkek arasındaki ilişki de anlatılır..

Üçüncüsü ise: Tektanrılı dinlerde Tanrı yarattığı ilk insanın işlediği günahtan dolayı pişmanlık duyar. Ama orijinal başlangıç hikâyelerinde kutsal metinlerde yaratılan insanlar, yaptıklarından dolayı hiç yargılanmaz.

..........................................

(*) Stephen Greenblatt: “The Rise and Fall of Adam&Eve”, The Bodley Head, 2017

BUGÜN VARSAK BUNU GÜRÜLTÜCÜ ROCK’N’ROLL’CÜLERE BORÇLUYUZ

MEZOPOTAMYA’nın ilk yaratılış efsanesi Enuma Eliş tabletlerinde okundu.

Buna göre tatlısu tanrısı Apsu ile tuzlu su okyanusu tanrıçası Tiamat sevişti ve bundan ilk çocuklar doğdu.

Ancak çoğalan çocuklar aşırı gürültü yapmaya başlayınca babaları Apsu bundan rahatsız oldu ve annelerine bu çocukları öldürüp susturmalarını söyledi.

Ne var ki büyük oğlu Enki bunu duyunca babasını öldürdü.

Yani bugün insan olarak yaşıyorsak bunu katil babayı öldüren gürültücü çocuklara borçluyuz.

Rock’n’roll’cülere...

Benim gibi gürültüyü seven insanlara yani...

Yaradılışta bir de gay ve üçlü aşk hiyakesi varmış

TARİHİN İLK GAY VE İLK THREESOME (ÜÇLÜ) İLİŞKİSİ

GILGAMIŞ üçte bir insan, üçte iki tanrıdır.

En büyük hükümran odur. Ama halkı onun bitmez tükenmez seks tutkusundan şikâyetçidir.

Bunu üzerine ana tanrıça Aruru ellerini yıkayıp bir kil parçasını alır ve ona şekil verir.

Her tarafı kıllarla kaplı, maymuna benzeyen bu yaratığa Enkidu adını verir.

Enkidu hayatını ceylanlar arasında geçirir. Avcıların ceylanlara kurduğu tuzakları bozarak onların canını kurtarır.

*

Bunun üzerine avcılar da onu Gılgamış’a şikâyet ederler.

Gılgamış onlara seks tanrıçası İştar’ın tapınağına gidip insanlara zevk verme konusunda uzman bir fahişe rahibe olan Şamşat’ı görmelerini söyler.

Şamşat onları dinler ve sonra gidip Enkidu’yu bulur.

Şamşat ve Enkidu 6 gün 7 gece durmadan çılgınca sevişirler.

*

O sırada Gılgamış da onun ününü duyar ve daha görmeden ona ilgi duymaya başlar. Şamşat’tan onu kendisine getirmesini ister.

Şamşat bir süre Enkidu’yu eğitir. Ona bira içirir, sosyalleştirir. Kıllarını temizler. Elbise giydirir.

Ve sonunda Gılgamış’a götürür.

O andan itibaren Gılgamış’la Enkidu arasında ölünceye kadar bitmeyecek bir aşk başlar.

*

İnsanlığın bildiği ilk “gay” ilişkisi ve iki erkek ve bir kardın arasındaki ilk “threesome” yani ilk üçlü aşk hikâyesi budur.

Yaradılışta bir de gay ve üçlü aşk hiyakesi varmış

VEBA SALGININDA İSTANBUL’DA BEKLEYEN ARKEOLOG YAZDI

KİTAPTA ilginç bir bilgi de var.

Dünyanın bilinen en eski Başlangıç hikâyesi olan Gılgamış’ın anlatıldığı tabletleri George Smith adlı bir İngiliz arkeolog buldu ve çözdü.

Smith 1875 yılının ekim ayında Irak’a gitmek üzere İstanbul’a geldi.

Ancak o sırada veba salgını vardı ve o nedenle bir süre İstanbul’da kaldı.

O sırada kazılar yaptığı Irak’ta politik kavgalar vardı.

Hava da aşırı sıcaktı.

Bir süre sonra Irak’a geçti ve Halep’in kuzeyinde küçücük bir köyde dizanteriden öldü.

Dünyanın bilinen ilk Başlangıç hikâyesinin yazılı olduğu Gılgamış tabletlerini bulan bu büyük arkeolog öldüğünde henüz 36 yaşındaydı.

Yaradılışta bir de gay ve üçlü aşk hiyakesi varmış

MEĞER O LUCY’NİN ADI O LUCY’DEN GELİYORMUŞ

Addis Ababa’ya gittiğimde yaptığım ilk iş gidip Lucy’yi görmek olmuştu. Lucy, 3.2 milyon yıl önce yaşayan bir dişi.

Bir “Australopithecus afarensis”. Australopithecus afarensis, ayakta duran ilk memeli olarak biliniyor.

Kemiklerinin bir bölümü 1974 yılında Etiyopya’da bulundu...

Bugün orada sergileniyor.

Adının nereden geldiğini merak etmiştim. Bu kitaptan öğrendim.

Meğer bu kemikleri bulan arkeolog Donald Johanson büyük bir Beatles hayranıymış ve onların “Lucy in The Sky With Diamond” şarkısından esinlenmiş.

Çünkü kazı sırasında çadırlarında hep bu şarkıyı çalarlarmış.

Tabii merak ettim.

Acaba müziği dinlerken kafaları da o şarkıya uygun biçimde iyi miydi?

HAYATTA TANIDIĞIM İLK MEMELİNİN BOYU KAÇTI

BENİM değil, hepimizin bildiği ilk memeli ve dişi Addis Ababa’daki Etiyopya Milli Müzesi’ndeki bu Lucy...

Bu kitaptan öğrendiğime göre ayakta duran bu ilk memeli canlı Lucy’nin boyu 3 feet 7 inçmiş...

Yani 1 metre 12 santimmiş...

Beyninin büyüklüğü ise bir şempanzeninki kadarmış.

Peki ecdadımız bu mu?

Tam bilmiyoruz ama iki ayağı üzerinde durabilen ilk memeli bu ve bizlere çok benziyor.

NESRİN SİPAHİ’NİN HİÇ BİLMEDİĞİM HARİKA ŞARKISI

CUMA günü Adana’da Onbaşılar’da yemek yerken fonda harika bir şarkı çalıyor.

Bana 1970’lerin Ajda Pekkan sound’unu hatırlatıyor.

Kafam çok iyi ve müzik acayip iyi geliyor.

Hemen Shazam’layıp bakıyorum...

Hayret, söyleyen Nesrin Sipahi.

Şarkının adı “Sensiz de Yaşanırmış”...

Bir anda şarkım oluyor. Türkiye’nin en romantik şarkıları listeme ekliyorum.

Epey dinlerim bu şarkıyı...

BİR FENERLİ MARKA BİR GALATASARAYLIDAN ÖDÜL ALIRKEN NELER HİSSEDER

HEMEN söyleyeyim...

Çok güzel şeyler hisseder.

Cuma akşamı Adana’da harika bir ödül törenine katıldım.

Çukurova’nın en büyük yerel gazetesi “5 Ocak” bazı insanları ödüllendirdi.

Yaradılışta bir de gay ve üçlü aşk hiyakesi varmış

Bunlardan biri de bendim. Beni “Yılın Gazetecisi” olarak ödüllendirdiler.

Ve ödülü de Galatarasay Teknik Direktörü Fatih Terim verdi.

Fatih Hoca benim için çok güzel şeyler söyledi.

Ben de şunu söyledim.

“5 Ocak gazetesine bu ödül için çok teşekkür ediyorum. Beni sadece ödüllendirmediler. İkinci bir ödül daha verdiler.

Bir Fenerbahçeli için en büyük gurur bir Galatarasaylı tarafından ödüllendirilmektir. Bana bu duyguyu da yaşattılar ya, çok teşekkür ediyorum.

Ama sözümü şöyle bitireceğim.

Bir Fenerbahçeli olarak Fatih Terim gibi bir Galatasaraylıdan ödül almak benim için de büyük bir şereftir...”

*

Çocukluktan gelen bir Fenerbahçeli olarak o a hissettiğim şey buydu.

Benim için İzmirli Metin Oktay ve Adanalı Fatih Terim efsanedir.

*

Törende hissettiğim bir ikinci duygu daha var ki onu da mutlaka anlatmalıyım.

ÖDÜL ALIRKEN BÜTÜN PARTİLER ORADAYSA

5 Ocak gazetesi sahibi Savaş Çokduygulu’yu kutlamak istiyorum.

Çünkü dün akşam Sheraton Oteli’nin balo salonundaki katılımcılar bana çok umut verdi.

Devlet oradaydı.

Yani valisiyle, emniyet müdürüyle, başsavcısıyla...

Bütün siyasi partilerin il başkanları oradaydı.

CHP’li Belediye Başkanı da oradaydı.

AKP’den seçilen ilçe belediye başkanları da oradaydı.

Bu arada şunu söyleyeyim.

Gönlüm HDP’li başkanın da orada olmasını isterdi.

*

Böyle bir kalabalık önünde ödül aldığım için çok mutlu oldum. Ve yaptığım konuşmada şunu söyledim:

“Demek ki kutuplaşmış, medyası, televizyonları bile kutuplaşmış bu ülkede herkesi aynı masa etrafında toplamak mümkünmüş...”

*

Bu sözlerimden dolayı çok tebrik aldım.

Demek ki bu giderek yükselen ortak bir duygu dedim içimden.

Kısaca bugüne kadar katıldığım en güzel ödül törenlerinden biriydi.

Yaradılışta bir de gay ve üçlü aşk hiyakesi varmış

KİMLER ÖDÜL ALDI

Fatih Terim: Onur ödülü

Yavuz Donat: Onur ödülü

Mustafa Başer: 5 Ocak özel ödülü

Ertuğrul Özkök: Yılın köşe yazarı

Ahmet Güneştekin: Yılın sanatçısı

İsmail Küçükkaya: Yılın televizyoncusu

Buket Aydın: Yılın ana haber sunucusu

Beytullah Yıldız: Yılın işadamı

İpek Soylu: Yılın sporcusu

X