Yalnızlık günde 15 sigara içmek kadar tehlikeli mi

PEANUTS çizgi romanlarından aklımda kalan iki kare var.

Birinde, romanın köpek kahramanı Snoopy kulübesinin üzerine yatmıştı ve tam üzerindeki küçücük bir buluttan üzerine yağmur yağıyordu.

Snoopy’nin şu cümlesini hiç unutmadım:

“Hep bizim neslimizin üzerine yağmur yağıyor.”

Bunun bir başka versiyonu daha vardı.

Ötekinde ise Charlie Brown gittiği psikoloğa şunu sormuştu:

“Yalnızlığı tedavi edebilir misin?”

*

Yalnızlık günde 15 sigara içmek kadar tehlikeli mi

Yalnızlığın tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu ilk defa orada düşünmüştüm...

Meğer düşündüğümden de vahim bir şeymiş.

*

Amerikan Psychology Today dergisi nisan ayı sayısını yalnızlığa ayırdı.

Ama kapak başlığı şuydu:

“Yalnızlık Tedavisi...”

Yalnızlık günde 15 sigara içmek kadar tehlikeli mi

Araştırmalara göre bütün dünya tam anlamıyla bir “yalnızlık salgını”nın tam ortasında bulunuyor.

*

Dergi şu cümlelerin altını özellikle çiziyor:

“Burada yalnızlık salgını derken, metaforik bir şey söylemiyoruz. Bu tam anlamıyla tıbbi bir salgındır...”

Hatta şunu söylemeye kadar gidiyorlar:

“Kronik yalnızlık obezlik ve günde 15 sigara içmek kadar tehlikeli bir şeydir...”

YALNIZLIĞI YENMEDE YEDİ DAKİKA KURALI

- Tanımadığın insanlarla da konuş kuralı. Küçük konuşmalar bile sandığınızdan büyük olumlu etkiler yapabilir.

*

- Yedi dakika ver kuralı: En ilginizi çekmiyormuş gibi görünen insana bile 7 dakika konuşma hakkı tanıyor.

*

- Yüz yüze görüşmeye vakit ayır kuralı: “İşten vaktim yok” demeyin. Sevdiğiniz insanlarla yüz yüze görüşmeye zaman ayırın. Bunu yapamıyorsanız hiç olmazsa Facetime veya Skype’la görüntülü konuşun.

*

- Facebook’u akıllı kullanın kuralı: Sosyal medya ille de zararlı diye bir şey yok. Akıllı kullanıldığında yalnızlığa çare olabilir.

*

- İyi komşu ol kuralı: İyi komşuluk yalnızlığa karşı en iyi tedavi yollarından biridir. Hep maraza çıkaran biri olmayın.

*

- Akşam yemekleri ver kuralı: Yemeğe davet, yemek masası sohbeti, yalnızlığın en iyi tedavi yollarından biridir.

*

- Yaratıcı gruplara katıl kuralı: Dans, sanat, spor gruplarına katılmak, yaratıcı ekiplerde yer almak iyidir.

*

- Sohbeti başlatan sen ol kuralı: Kafanıza takılan herhangi bir şeyi açın. Göreceksiniz ki, yaşadığınız bazı sorunlarda hiç yalnız değilsiniz. Bu duygu iyi gelir.

*

- Sarıl, el sıkış, dokun, kucakla kuralı: Bu hareketler insanı insana bağlar. (Aman ha dikkat: Benim özellikle erkeklere notum: Aman bu maddeyi uygularken çok dikkat edin. “Cinsel taciz” sınırını aşmayın.)

SINIR TANIMAYAN BİR HASTALIK

- “Yalnızlık beyinde fiziki ağrının bulunduğu taraf kadar etki yaratır...”

- “Yalnızlığın, genç veya yaşlı, evli veya bekâr olmakla, milyonluk bir şehrin göbeğinde veya dağ başında yaşamakla bir ilgisi yoktur...”

YALNIZ İNSANLARI BEKLEYEN TEHLİKE

 Yalnız insanların kalp, solunum yolları ve sindirim sistemi hastalıklarından ölme riski daha büyük...

 Kronik yalnızlık: Yalnızlık duygusunun kronik hale gelmesi tehlikelidir. Bir araştırma sonucu: Kronik yalnızlık çekenlerin Alzheimer olma riski çekmeyenlere göre  iki kat fazla.

İKİ ÇOK ÖZEL DURUM HALİ

BİR: Sübjektif yalnızlık: Bazı insanlar çevresindeki üç-beş insanla yalnızlık çekmez. Bazıları ise etrafında onlarca insan olsa da yalnızdır.

- İKİ: Gönüllü yalnızlık: Akşam oldu mu, tek arzunuz yatağa girmek ve Netflix, BlueTV, YouTube
karısında tek başınıza
kalmak.

YALNIZLIĞIN ‘YEDİ TONU’

- BİR: YENİ DURUM YALNIZLIĞI: Mahalle, semt, şehir ülke değiştirdiniz ve tanıdığınız kimsenin bulunmadığı yeni bir yere gittiniz.

- İKİ: ‘BEN FARKLIYIM’ YALNIZLIĞI: Kendinizi herkesten farklı, herkesten üstün görüyorsunuz. Kimseyi ilişki kurmaya layık görmüyorsunuz.

- ÜÇ: ‘HERKES KÖTÜ’ YALNIZLIĞI: Çevremde bir tek iyi, dürüst, yalan söylemeyen riyakâr olmayan, yalakalık yapmayan insan yok duygusunu taşıyorsunuz.

- DÖRT: HAYVANSIZ OLMA YALNIZLIĞI: Birçok insanın evinde hayvan var, ama sizde yok. Onlarla ilişki kuramayacaksınız duygusu.

- BEŞ: ‘AYIRACAK ZAMANIM YOK’ YALNIZLIĞI: Devamlı olarak “Kendime bile ayıracak zamanım yok” duygusuyla yaşıyorsunuz, işkoliklik sizi iletişimden uzaklaştırıyor.

- ALTI: ‘BENİ ANLAMIYORLAR’ YALNIZLIĞI: Çevrenizde çok insan var, ama siz hep “Beni anlamıyorlar” şüphesi ile yaşıyorsunuz.

- YEDİ: ‘YÜK OLMAYACAK İNSAN’ YALNIZLIĞI: Çevrenizde çok arkadaş var, ama siz hep hayatınızda sessizce var olacak, size yük olmayacak bir arkadaşlık arıyorsunuz.

KADINDAN ŞEF Mİ OLUR İYİ AŞÇI MI

Yalnızlık günde 15 sigara içmek kadar tehlikeli mi

HÜRRİYET’in öncülük yaptığı ve çok desteklediğim “Kırmızı çizgi” programı, “Kadın şef” deyimini silebilir.

Bence de böyle ayrımlar artık sakil...

Ama bazı sektörlerde kadının yerinin güçlendiğini göstermek için pozitif
anlamda daha bir süre bu ayrımı yapmamız gerektiğine inanıyorum.

Geçen hafta “Hybrid” grubunun “Unilever Food Solutions” ile birlikte düzenlediği tartışma programının konusu “Gastronomide kadın şeflerin esintisi” idi...

Bütün katılımcılar şunun altını çizdi:

Bu işin asıl unvanı “aşçılık”tır...

“Şeflik” ise bir payedir...

HANGİ AŞÇI CİNSİYETSİZ MUTFAK İÇİN NE DİYOR

- EN FEMİNİST: Mehmet Gürs: “Sadece mutfakta değil her yerde kadınların ön planda olması gerekir. Tüm erkekler ‘feminist’ olsun.”

- EN DETAYCI: Gamze Cizreli: “Kadınlar daha detaycı olduğu için mutfak konusunda daha başarılı.”

- EN DENGECİ: Didem Şenol: “Önemli olan mutfakta dengeyi kurmak.”

- EN HEYECANLI: Aslı Pasinli: “En önemli olan kadının gözlerindeki heyecan.”

- EN EV YEMEKÇİ: Yasemin Ataman: “Kadın şeflerin yaptığı en önemli katkı, ev yemeklerini yeniden trend haline getirmeleri.”

- EN FARKLI: Sitare Baras: “Kadınların bu sektördeki avantajı farklı disiplinleri mutfağa taşıyabilmeleri.”

- EN CİNSİYETSİZ: Üryan Dogmuş: “Cinsiyetsiz mutfağı savunuyorum, önemli olan mutfağa bir şeyler katabilmek.”

- EN PAYLAŞIMCI: İnanç Baykar: “Kadın, evdeki sorumluluklarını ne kadar paylaşabilirse, o kadar sektörde var olabilir.”

- EN EŞİTLİKÇİ: İsmet Saz: “Mutfakta çalışanın dili, dini, ırkı, cinsiyeti yoktur.”

- EN POZİTİF AYRIMCI: Aylin Yazıcıoğlu: “Mutfakta da pozitif ayrımcılığın kesinlikle arkasında duruyorum.”

İLKBAHARIN RİTMİ BOSSA NOVA CAZ MI

DÜN bir arkadaşım aradı...

Hisarönü Körfezinde denizdeymiş...

“Şu an senin Spotify Bossa Jazz listeni diliyorum. İnan bugün bu denizin müziği bu” dedi...

Sık sık şunu hissederim. Benim hayat ritmim Bossa Nova caz ritmi... Allegro ma non troppo...

Hızlı ama o kadar hızlı değil...

KÜÇÜK BİR İLKBAHAR BOSSA CAZ REPERTUVARI

- Julie London: “Desafinado...”

- Dick Farney, Claudetta Soares: “Amor Em Paz”

- Coralie Clement: “L’ombre et La Lumiere”

- Javier Elorrieta: “Elle etait Si Jolie”

- Astrud Gilberto: (In Other Words) Fly Me To The Moon

- Gerry Mulligan Sextet: “Prelude in E Minor”

GECİKMİŞ BİR TEŞEKKÜR

BİLEĞİMİN kırılması yüzünden bazı önemli şeyler gözümden kaçmış.

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca harika bir hatıra göndermiş. 15 Temmuz darbe girişiminde bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kopan mermer parçalarından birini hatıra albümü haline getirmiş.

“Bu mermer parçası,
Türkiye’de demokrasiye bağlılığın bir simgesi olarak size armağan edilmektedir”
yazıyor.

Yıllar önce Bild gazetesinin bana armağan ettiği Berlin Duvarı parçası gibi, onu da kutsal bir demokrasi hatırası olarak saklayacağım.

BU İKİ KİTAP PARA KAZANMAZ AMA

BOYUT Yayınları iki olağanüstü kitap yayınladı.

Biri “Tabula Peutingeirana”... Osmanlı Türkiye coğrafyasındaki izleriyle, Roma İmparatorluğu’nun 2000 yıllık yol haritası.

Öteki ise “Tarihte Türkiye Haritaları”...

Boyut Yayınları’nı yürekten kutluyorum. Bu iş öyle para kazanılacak bir şey değil...

Tam bir hizmet...

Fedakârca yapılmış bir hizmet.

Kendi payıma teşekkür ediyorum...

BİR KADIN BALIK ETLİ KADINI NASIL ANLATIR

POSTA gazetesinin “Son Ütücü” köşesini yazan Huban Ayşem, bakın dün Nefise Karatay’ın giydiği elbiseye bakarak, nasıl böyle dinç ve fit kaldığını şöyle anlatıyor:

“Çiroz gibi ince, lakerda gibi dolgun, çinakop gibi parlak.

Gördüğünüz gibi, bel hizasında da solungaç boşlukları var.

Deniz mahsullerine düşkünler için Nefise bulunmaz hintkumaşı.

Av mevsimi fazla ortalarda gezmese bari...”

Vallahi çok güldüm... Bu arada giydiği elbiseyi de “alüminyum folyoya”
benzetmiş...

BU HESAPLA ERKEK NASIL ANLATILIR

- KÖPEKBALIĞI gibi yırtıcı, lüfer gibi hızlı, torik gibi yapılı, barbun gibi hafif kızarmış, ahtapot gibi sarmalayıcı, kayabalığı gibi kaygan, kefal gibi hiçbir işe yaramaz...

FENERBAHÇELİ GÖZÜYLE EN GÜZEL GALATASARAYLI

Yalnızlık günde 15 sigara içmek kadar tehlikeli mi

CUMARTESİ Postası dün en güzel Galatasaraylı kadınları seçmiş. Gerçekten hepsi güzel.

Ama bir Fenerbahçeli gözüyle “Güzeller içinde en güzel fotoğrafı veren hangisi” diye sorarsanız... Banko Deren Talu’nun bu pozu derim.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Lady Gaga milli marşı söylerken ben o günkü soruyu hatırladım

Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı Biden önceki gün yemin ederek göreve başlarken o törenin süperstarı hiç kuşkusuz Lady Gaga’ydı...

Lady Gaga, ABD’nin en güçlü ve cesur LGBT hakları savunucularından biridir.

Milli marşı söylerken gözümün önünde şöyle bir tablo vardı.

ABD’nin, konsolosluk ve büyükelçilik binalarında LGBT bayrağı asılmasını yasaklayan, bugüne kadarki belki en büyük LGBT düşmanı başkanı arka kapıdan Beyaz Saray’ı terk ederken, ön tarafta bir LGBT militanı Amerikan milli marşını söylüyordu.

Bence değişimin ilk ve çok çarpıcı sembolizmi buydu...

*

Peki Lady Gaga kendisi bir LGBT insanı mı?

“Poker Face”

Yazının Devamını Oku

Demirel'in yıllar sonra 'yanlış oldu' dediği cümle

Bugünlerde samimi bir MHP’li dostumla karşılaşırsam ona bir cümleyi hatırlatacağım...

Rahmetli Demirel’in bütün hayatı boyunca silemediği o cümleyi... Çünkü Türk siyasi tarihine geçmiş hiçbir cümlenin akıbeti bu kadar trajik olmamıştır.

O MHP’li dostuma diyeceğim ki...

“Rahmetli Demirel geçmişteki bütün cümlelerinin hesabını tarihe verdi. Ama bir cümlesi var ki...

İşte onun hesabını ancak tarihi bir itirafla verebildi...

O cümle de şuydu:

“Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz...”

*

Yazının Devamını Oku

Ocak sonuna kadar 'Dry kalmak' için dört adımlık bir rehber

İçkici terminolojisini bilmeyenler için önce “Dry kalmak” ne demek ona bakalım.

İngilizce “Kuru kalmak” gibi bir anlamı var ama asıl manası “İçki içmemek”...

*

Aralık ayı içki ayıdır.

Genellikle ocağın ilk haftası da devam eder...

Sonra “Bir duralım” duygusu basar insanı...

Ama istim üzerinizde, hız almışsınız, hatta sırılsıklamsınız...

Bir de 65 plus eve kapatılmışsınız...

Nasıl duracaksınız?

Yazının Devamını Oku

Arsenal forması ile atılan son iki mesaj

Fenerbahçe’nin büyük transferi Mesut Özil önceki gece Koç Holding’e ait “KOC10” kuyruk numaralı Falcon uçağı ile İstanbul’a inerken bir pandemi dönemi rekoru kırıldı...

Sadece rekor kırılmadı, aynı zamanda çok önemli sosyal gelişmeler yaşandı.

Uçak havadayken “Flightradar24” uygulamasından 312 bin insan İstanbul’a gelişinde 4 saat boyunca uçağı dakika dakika izledi.

Bir karşılaştırma yapabilmeniz için şu bilgiyi vereyim.

Aynı saatlerde dünyada havada en çok izlenen öteki uçuşları izleme sayıları şöyleydi:

İKİNCİ SIRADA: TK6346 Barcelona-İstanbul uçuşu: 9 bin 820 kişi.

Gece boyunca en çok izlenen üçüncü uçak ise ilginç.

“No callsign”

Yazının Devamını Oku

12 boş tabut ve avluda faili meçhul bir ceset

Bugünkü hikâyemiz son zamanlarda streaming platformlarda çok moda olan bir “Unsolved Mysteries...”

Yani “Çözülmemiş esrarengiz olaylar” kategorisinden...

Yaşanmış bir polisiye...




Yazının Devamını Oku

Fikri Bey kardeşim bu kareye bir de sen bak

Önceki gün çekilen bu fotoğraf karesinde ne görüyoruz...

Cumhurbaşkanı Erdoğan aşı oluyor...

*

Tamam güncel olan o...



Ama gözümüzü hafifçe sağa ve sola çevirince ne görüyoruz...

Yazının Devamını Oku

Bir selfie fotoğrafı ve üç gün önce atılan bir tweet

Önümüzdeki not defterinde iki tarih var...

Biri 11 Ocak 2021...

Yani geçen pazartesi günü...

Öteki ise bundan 3 gün öncesine ait...

Yani 8 Ocak 2021...

Önce ikincisinden başlayayım...

Gördüğünüz bu fotoğraf geçen pazartesi günü Kahire’de çekildi... Eminim MİT’in elinde de vardır, çünkü açık istihbarattan gelen bir fotoğraf...

Dikkatle bakarsanız arka planda 4 bayrak göreceksiniz...

Yazının Devamını Oku

Bugün ayaktaysa kendisi ve bu iki insan sayesinde

Dün Posta gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Ebru’nun zaferi”...

Aslında, bu başlığı Adnancı çetenin mahkûm olduğu gün ben atmalıydım...

Ama Posta’yı kutluyorum...

Benim 25 yıldır takip ettiğim bir olaydı bu...

Adnancı zalimlerin “Adnan Hoca” olduğu günlerde, herkesin ondan korkup sindiği günlerde, onun zulmüne uğrayıp da tek başına mücadele eden bir kadın vardı.

Adı Ebru Şimşek...

Bu çete ona yapmadığı zulmü bırakmamıştı...

Yazının Devamını Oku

Hangisi fazla: 'Önce Türküm' diyen mi 'Elhamdülillah Müslümanım' diyen mi

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl yaptığı “Türkiye’nin eğilimleri” araştırmasının sonuçları 7 Ocak günü yayınlandı.

Her yıl olduğu gibi sonuçları bir sosyolog gözüyle ilgiyle okudum.

Araştırmanın siyasi sonuçlarına hiç girmeyeceğim...

Çünkü beni hiç ilgilendirmiyor.

Ama sosyal ve kültürel sonuçlarında çok çarpıcı bazı öyle ilginç rakamlar var ki, işte onları anlatmak istiyorum.

Belki 2023 seçimleri için partilere yol gösterebilir.

En ilgincinden başlayayım.

SORU ŞU:

Yazının Devamını Oku

Klarnet: Dış politikanın yükselen yumuşak gücü

Son zamanlarda Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinin müdavimi oldum.

Çünkü Türk dış politikasının en gizli nabzı orada atıyor....

Özellikle Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın dış gezilerinde...

Bakanlık sitesi arşivine konan bu gezilere ait görüntüler, gazete ve televizyon haberlerine pek yansımayan “yeni trendleri” anlatıyor...

Şu an önümde son iki geziye ait görüntüler var...

Birincisi Libya’dan...

Savunma Bakanı geçenlerde Libya’yı ziyaret etti...

Orada düzenlenen gecenin en vurucu cümlesini gazetelerde ve internet sitelerinde okuduk.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp kâbusu-Neee o çıplak fotoğrafları başkalarına mı vereceksin

Herkesin kulaktan kulağa sorduğu soruyu ben açıkça sorayım: Hani pandemi sırasında erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı atılan o çıplak kadın fotoğrafları var ya...

Yapılan o erkek geyikleri...

Hani bir uçtan ötekine şifreli diye fantezi meraklılarının yaptığı o anatomik paylaşımlar...

Kadınlar, siyasetçiler hakkında o yazılıp çizilen fıkralar...

Paylaşılan siyasi karikatürler...

Normal sohbetlerimizde ağzımıza almayacağımız ifadeler, kavramlar, küfürler...


Yazının Devamını Oku

O dört saatte beni en çok şaşırtan şey

İki gündür önümdeki iki fotoğrafa bakıp bakıp soruyorum...

O iki fotoğraf şu:

Sakallı bir adam, Senato başkanının koltuğunda oturuyor...

Bir başka sakallı adam da Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin koltuğunda...



Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar...

Yazının Devamını Oku

Bir gün herkes o koltuktan kalkmayı tadacak ama nasıl

Amerikan Senatosu’nun seçilmiş insanları, alenen kışkırtılmış kadınların ve adamların saldırısına uğradığı sırada...

Avrupa’nın seçilmiş insanlarından birinden şu Twitter mesajı geldi:

“Şundan emin olun. Benim başbakanlıktan ayrılmam çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde olacaktır...”

Mesajın altında, Almanya’nın seçilmiş başbakanı ve şu an dünyanın en başarılı lideri sayılan Angela Merkel’in adı vardı.  

Hesap gerçekten onun mu, yoksa birisi onun adına şaka mı yapıyor tam öğrenemedim...

Ama hepimiz biliyoruz ki, onun görevden ayrılması gerçekten çok sıradan bir şekilde olacak...

Nasıl mı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir Big Lebowski atasözü: Bir gün bir adam gelir ve

Benim kült filmim “Big Lebowski”nin 3 bowlingci kahramanının yanında, bir de yan karakteri var...

Onun adı yok...

Sadece “The Stranger”, yani “Yabancı” diye biliyoruz...

Arada bir bowling salonunun barında tek başına otururken görürüz onu...

Genellikle de Jeffrey Lebowski’ye ettiği büyük laflarıyla hatırlarız...

Mesela aklımdan hiç çıkmayan şu lafı:

“Bir ülkede bazen bir adam gelir ve...”

“Yabancı” 

Yazının Devamını Oku

Steve Jobs'un dediği olsaydı pandemide kaç video gelirdi

Son zamanlarda başladığım “podcast sohbetler”de bugün konuğum özel sektörün en büyük enerji dağıtım şirketlerinden biri olan EnerjiSA’nın CEO’su Murat Pınar...

Epeydir aradığım bir insandı.

Çünkü elinde müthiş bir veri tabanı var.

20 milyon müşteriye hizmet götürüyor. 11 bin çalışanı var.

Dolayısıyla pandemi sırasında kim ne tüketti, ne kadar evde oturdu, ne harcadı, bugün durum ne herkesten iyi biliyor.

Karşımda uzun saçları ve hali tavrı ile klasik bir enerji şirketinden çok Silikon Vadisi’nde yükselen bir startup tipi duruyor.  


Murat Pınar

Türkiye hakkında ona sormak istediğim çok şey var.

Yazının Devamını Oku

Bu Müslüman kadın 9 Şubat'ta çok önemli bir işi başaracak

Biz Boğaziçi rektörünü tartışırken 9 Şubat günü uzayda çok ilginç bir şey olacak.

Mini Cooper araba büyüklüğünde bir araç Mars’ın yörüngesine oturacak.

Ve bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) uzaya gönderdiği bir araç olacak.

Aracın adı “Hope”.

Yani “Umut”.

Tarihte ilk defa Müslüman bir ülkenin uzaya attığı araç böylesine ileri bir noktaya gidiyor...

Üstelik güzel bir haber daha var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu bilimsel Mars projesinin başında 33 yaşında bir kadın var.

Adı

Yazının Devamını Oku

Yatak odasında devrim yapan bir kadının 14 ve 51 numaralı sorusu

Geçtiğimiz 9 Eylül 2020 günü Londra’da bir kadın öldü...

77 yaşındaydı...

Geçen yılın sessiz ölümlerinden biriydi... Ama, bu dünyadan ayrılırken arkasında çok gürültülü bir yakın geçmiş bırakmıştı...

Simone de Beauvoir’larla başlayan “birinci dalga feminizm”in, ikinci dalga sörfçülerinden biriydi...

Ve o kadın bizim erkek neslimizin dimağına çok korkutucu iki soruyu sokmuştu...



Yazının Devamını Oku

Fikri kardeşim başörtüsü flama da, kimin flaması

Önceki gün şunu artık iyice anladım...

Bu ülkenin iyiye gitmesi için...

Şu Allah’ın belası kutuplaşmadan kurtulması için...

Allah rızası için...

Bazı tipleri televizyonda canlı yayına katiyen çıkarmamak gerekiyor...



Yazının Devamını Oku

İlk gün: 'AKP içinden destek için çok sayıda mesaj geliyor'

Şimdi anlatacağım konuşmayı 3 gün geciktirerek yayınlıyorum.

İki nedenden dolayı bilerek erteledim.

Birincisi bu sözleri söyleyen Kılıçdaroğlu’ndan yazmak için izin istedim.

İkinci ve daha önemlisi ise...

Bu konuşmayı yılın ilk günü yayınlamak istedim.

Çünkü o felaket yılından sonra 2021’e umutla girmeyi arzuladım...

Geçen salı günü...

Yer Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı

Önceki gün arkadaşım Ahmet Acar’ın cenazesine katılmak için arabayla Ankara’ya gidip geldik...

İlk defa Kuzey Marmara otoyolunu kullandım...

İstanbul dışına çıkışı çok kolaylaştırmış...

Yolu en az 30-40 dakika kısaltıyor.

İstanbul’a dönüşte, bugüne kadar bana en çok heyecan veren duvar resimlerinden birine rastladım.

“Pasific” benzin istasyonunun market duvarına çizilmiş olağanüstü bir Türk bayrağıydı bu...

Kim çizdiyse gerçekten çok başarılı...

Bayrağın dalgalanışına o kadar güzel bir hareket vermiş ki, insan önünde durup fotoğraf çektirmeden geçemiyor....

Yazının Devamını Oku