Vah vah başı örtülü kadın dünyevi hazzı yaşamaz mı

HÜRRİYET yazarı Ayşe Baykal’ın Mehmet Ali Şahin’in başı açık bir kadınla evlenmesi konusunda yazdığı yazı ortalığı karıştırdı.

*

Ayşe diyor ki:

“(Muhafazakâr) Erkekler yıllarca başörtülü eşlerine ‘uhrevi sorumluluğu’ yani dinin yükümlülüğü ve ahlak bekçiliği ve çocuklarının sorumluluğu gibi görevler yükledi.

Başörtülü olmayan kadınlarla da dünyevi hazları paylaştı.”

*

Yani bu durumda başı örtülü kadınlar dünyevi zevkleri hiç yaşamıyor mu...

Hani şu dünyevi zevk var ya işte onu...

*

Ben başı açık bir kadın olsam, bu sözleri kendime hakaret olarak görmezdim.

Sadece başı örtülü kadınlara ‘Vah vah... Yazık’ der, durumlarına üzülürdüm...

Tabii başı açık bir kadın olarak, başı örtülü kadına şu soruyu sorardım:

“Arkadaşım sen mi dünyevi hazzı yaşamayı reddediyorsun, yoksa eşin mi yaşatmıyor...”

Veya yaşatmayı bilmiyor...

*

Bana kızmayın...

Tartışmayı, başörtülü bir kadın başlattı...

MİNİCİK BİR SORU

- DÜNYEVİ zevk muhafazakâr kadına yasaksa, muhafazakâr erkeğe niye yasak değil...

AYŞE, SONDAKİ O CÜMLE TEHDİT Mİ ÖNGÖRÜ MÜ

AYŞE Baykal’ın yazısının son cümlesine de takıldım.

Muhafazakâr erkeklere şöyle sesleniyor:

“Kısacası; üzgünüm beyler, ektiğinizi biçeceksiniz.”

Sizce ne demek istiyor?

Muhafazakâr kadının da dünyevi hazları tatmaya başlayacağına dair bir öngörü mü...

- Yoksa, hafiften bir intikam tehdidi mi...

Muhafazakar beyler...

Cevap hakkı sizde...

Adnan Hoca fotoğrafına bakın...

Ve cevabınızı verin.

MUHAFAZAKÂR BİR ERKEĞİN CEVABI

BAŞI örtülü ilk eşinden ayrılıp, başı açık bir kadınla evlenen muhafazakâr bir arkadaşıma sordum: “İkinci evliliğini neden başı açık bir kadınla yaptın?”

Şu cevabı verdi:

“Sen sorasın diye...”

Tabii bu durumda dünyevi haz meselesini soramadım.

HADİ HEP BİRLİKTE SORALIM 83 NUMARA KÜRTLERDE Mİ OLSUN HAŞDİ ŞABİ’DE Mİ

83 numaralı vilayet’ ilan ettiğimiz Kerkük’te, önceki geceden itibaren durum değişti...

*

- İYİ HABER: Peşmerge Kerkük’ten çekiliyor...

Yani en azından bir kırmızı çizgimiz çiziliyor...

- KÖTÜ HABER: Buraya Irak ordusundan önce İran yanlısı Haşdi Şabi güçleri giriyor...

Yani peşmergenin çekilmesi ile çizilen kırmızı çizgi, İran’ın girmesi ile tekrar siliniyor...

Şimdi şöyle biraz rahat oturup kendi kendimize soralım...

- Kerkük, Haşdi Şabi yönetimindeki Irak’ın bir vilayeti olursa mı bizim için daha iyi...

- Yoksa Kuzey Iraklı Kürtlerin yönetiminde olursa mı...

*

Ya da şöyle sorayım.

- Yanı başınızda petrolü olan bir Kuzey Irak mı istersiniz...

- Yoksa bir dahaki resmi ziyarette bayrağını çekeceğiniz fukara bir Kürt federe devleti mi...

ABİ NE OLUR ALLAH AŞKINA SEN KARIŞMA YERİNDE OTUR

GÖRÜNCE “Eyvahhhh” dedim...

Ahmet Davutoğlu oturmuş, 20 maddelik “Kerkük nasıl kurtulur” planı hazırlamış...

“Eyvaahhhh” dedim... Desene beterin de beteri gelecek... Dur artık... Allah aşkına dur...

Sen hiç karışma, fikrini kendine sakla...

İnan, memlekete yapacağın en büyük hizmet bu “stratejik sükût” olacaktır...

ROLLS ROYCE’UN ARKA KOLTUĞUNDAKİ AHMET

AHMET Hakan dün Elif Şafak’ın biseksüel olduğunu açıklamasını “Dikkat çekme gayreti” olarak görüyor ve ekliyor:

“Senin bu yaptığının yanında Ertuğrul Özkök’ün dikkat çekme gayretleri bile imam hatipli gibi kalır.”

Biliyorsunuz “Türkiye dikkat çekme listesi”nde ben 1 numarayım, Ahmet Hakan üçüncü sırada...

Ama birinci sıraya çıkmak için olağanüstü gayretli...

Mesela Rolls Royce arabanın VIP koltuğundaki fotoğrafı herkesin çok dikkatini çekti.

Rolls Royce ona, o Rolls Royce’a çok da iyi yakışmış...

Yarım asırlık burjuva gibi duruyor vallahi...

Galiba ikimiz arasındaki asıl mücadele “Arka koltuktaki 1 numaralı burjuva kim olacak” yarışı olacak...

En iyi olan kazansın....

KÜÇÜCÜK SORULAR

- Elif Şafak’ın biseksüel olduğunu açıklaması, samimi bir duygunun ifadesi olamaz mı...

- Hande Başoğlu kocasını hâlâ gerçekten seviyor olamaz mı...

‘DENİZ BEY YOĞUN BAKIMDA’ DENİNCE HİSSETTİKLERİM

İÇİM cız etti, birden şunları hatırladım.

- Giderek kaybettiğimiz uzlaşma kültürünün insanıdır.

Küsmez, ağır eleştirseniz bile ertesi gün aynı sesiyle karşınıza çıkar.

- Giderek kıymetini daha iyi anladığımız ana akım siyasetin direklerindendir.

Oruç tutar, bayram namazına gider, şarap içer, caz müziği dinler.

- Akreditasyon bilmeyen siyasetçi kuşağının temsilcisidir.

Dışlamaz, ikna etmeye çalışır.

- Arkadaş canlısıdır, arkadaş satmaz...

- Bir de en zor anlarda aradığınız bir insandır be arkadaş...

Ona içten geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Daha şimdiden özledim... En kısa zamanda iyileşip aramıza dönmesini hasretle bekliyorum.

İNŞALLAH O GÜN ‘APACHE’I DA ÇALAR

Vah vah başı örtülü kadın dünyevi hazzı yaşamaz mı

PAZAR günü Hürriyet Pazar’ın arka sayfasındaki ilanda bir şey çok hoşuma gitti.

15-16 Aralık günü Zorlu Center’da yapılacak Mix Festival’de “Gökçen Kaynatan ve Elektronikleri” de çalacakmış.

Çok gençler “Kimdir o” diyebilir...

Bu ülkeye Shadows tarzı müziği sokan gruptur. 1960’lı yılların İstanbul’daki efsane topluluklarından biri...

Üç hafta önce Londra’da Pink Floyd sergisini gezerken, 1960’larda onları etkileyen bir vitrinde Shadows’un en ünlü şarkısı olan Apache’ın 45’liğini de gördüm.

15-16’sında Gökçen Kaynatan’ı dinlemek için Zorlu’da olacağım.

İnşallah o gün Shadows’un “Apache”ını da çalarlar...

O şarkı, Fender Stratocaster gitar efsanesinin de doğuşudur...

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Hangisi fazla: 'Önce Türküm' diyen mi 'Elhamdülillah Müslümanım' diyen mi

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl yaptığı “Türkiye’nin eğilimleri” araştırmasının sonuçları 7 Ocak günü yayınlandı.

Her yıl olduğu gibi sonuçları bir sosyolog gözüyle ilgiyle okudum.

Araştırmanın siyasi sonuçlarına hiç girmeyeceğim...

Çünkü beni hiç ilgilendirmiyor.

Ama sosyal ve kültürel sonuçlarında çok çarpıcı bazı öyle ilginç rakamlar var ki, işte onları anlatmak istiyorum.

Belki 2023 seçimleri için partilere yol gösterebilir.

En ilgincinden başlayayım.

SORU ŞU:

Yazının Devamını Oku

Klarnet: Dış politikanın yükselen yumuşak gücü

Son zamanlarda Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinin müdavimi oldum.

Çünkü Türk dış politikasının en gizli nabzı orada atıyor....

Özellikle Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın dış gezilerinde...

Bakanlık sitesi arşivine konan bu gezilere ait görüntüler, gazete ve televizyon haberlerine pek yansımayan “yeni trendleri” anlatıyor...

Şu an önümde son iki geziye ait görüntüler var...

Birincisi Libya’dan...

Savunma Bakanı geçenlerde Libya’yı ziyaret etti...

Orada düzenlenen gecenin en vurucu cümlesini gazetelerde ve internet sitelerinde okuduk.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp kâbusu-Neee o çıplak fotoğrafları başkalarına mı vereceksin

Herkesin kulaktan kulağa sorduğu soruyu ben açıkça sorayım: Hani pandemi sırasında erkek WhatsApp gruplarında karşılıklı atılan o çıplak kadın fotoğrafları var ya...

Yapılan o erkek geyikleri...

Hani bir uçtan ötekine şifreli diye fantezi meraklılarının yaptığı o anatomik paylaşımlar...

Kadınlar, siyasetçiler hakkında o yazılıp çizilen fıkralar...

Paylaşılan siyasi karikatürler...

Normal sohbetlerimizde ağzımıza almayacağımız ifadeler, kavramlar, küfürler...


Yazının Devamını Oku

O dört saatte beni en çok şaşırtan şey

İki gündür önümdeki iki fotoğrafa bakıp bakıp soruyorum...

O iki fotoğraf şu:

Sakallı bir adam, Senato başkanının koltuğunda oturuyor...

Bir başka sakallı adam da Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin koltuğunda...



Pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar...

Yazının Devamını Oku

Bir gün herkes o koltuktan kalkmayı tadacak ama nasıl

Amerikan Senatosu’nun seçilmiş insanları, alenen kışkırtılmış kadınların ve adamların saldırısına uğradığı sırada...

Avrupa’nın seçilmiş insanlarından birinden şu Twitter mesajı geldi:

“Şundan emin olun. Benim başbakanlıktan ayrılmam çok sıradan ve sıkıcı bir şekilde olacaktır...”

Mesajın altında, Almanya’nın seçilmiş başbakanı ve şu an dünyanın en başarılı lideri sayılan Angela Merkel’in adı vardı.  

Hesap gerçekten onun mu, yoksa birisi onun adına şaka mı yapıyor tam öğrenemedim...

Ama hepimiz biliyoruz ki, onun görevden ayrılması gerçekten çok sıradan bir şekilde olacak...

Nasıl mı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir Big Lebowski atasözü: Bir gün bir adam gelir ve

Benim kült filmim “Big Lebowski”nin 3 bowlingci kahramanının yanında, bir de yan karakteri var...

Onun adı yok...

Sadece “The Stranger”, yani “Yabancı” diye biliyoruz...

Arada bir bowling salonunun barında tek başına otururken görürüz onu...

Genellikle de Jeffrey Lebowski’ye ettiği büyük laflarıyla hatırlarız...

Mesela aklımdan hiç çıkmayan şu lafı:

“Bir ülkede bazen bir adam gelir ve...”

“Yabancı” 

Yazının Devamını Oku

Bu Müslüman kadın 9 Şubat'ta çok önemli bir işi başaracak

Biz Boğaziçi rektörünü tartışırken 9 Şubat günü uzayda çok ilginç bir şey olacak.

Mini Cooper araba büyüklüğünde bir araç Mars’ın yörüngesine oturacak.

Ve bu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) uzaya gönderdiği bir araç olacak.

Aracın adı “Hope”.

Yani “Umut”.

Tarihte ilk defa Müslüman bir ülkenin uzaya attığı araç böylesine ileri bir noktaya gidiyor...

Üstelik güzel bir haber daha var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu bilimsel Mars projesinin başında 33 yaşında bir kadın var.

Adı

Yazının Devamını Oku

Yatak odasında devrim yapan bir kadının 14 ve 51 numaralı sorusu

Geçtiğimiz 9 Eylül 2020 günü Londra’da bir kadın öldü...

77 yaşındaydı...

Geçen yılın sessiz ölümlerinden biriydi... Ama, bu dünyadan ayrılırken arkasında çok gürültülü bir yakın geçmiş bırakmıştı...

Simone de Beauvoir’larla başlayan “birinci dalga feminizm”in, ikinci dalga sörfçülerinden biriydi...

Ve o kadın bizim erkek neslimizin dimağına çok korkutucu iki soruyu sokmuştu...



Yazının Devamını Oku

Fikri kardeşim başörtüsü flama da, kimin flaması

Önceki gün şunu artık iyice anladım...

Bu ülkenin iyiye gitmesi için...

Şu Allah’ın belası kutuplaşmadan kurtulması için...

Allah rızası için...

Bazı tipleri televizyonda canlı yayına katiyen çıkarmamak gerekiyor...



Yazının Devamını Oku

İlk gün: 'AKP içinden destek için çok sayıda mesaj geliyor'

Şimdi anlatacağım konuşmayı 3 gün geciktirerek yayınlıyorum.

İki nedenden dolayı bilerek erteledim.

Birincisi bu sözleri söyleyen Kılıçdaroğlu’ndan yazmak için izin istedim.

İkinci ve daha önemlisi ise...

Bu konuşmayı yılın ilk günü yayınlamak istedim.

Çünkü o felaket yılından sonra 2021’e umutla girmeyi arzuladım...

Geçen salı günü...

Yer Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı

Önceki gün arkadaşım Ahmet Acar’ın cenazesine katılmak için arabayla Ankara’ya gidip geldik...

İlk defa Kuzey Marmara otoyolunu kullandım...

İstanbul dışına çıkışı çok kolaylaştırmış...

Yolu en az 30-40 dakika kısaltıyor.

İstanbul’a dönüşte, bugüne kadar bana en çok heyecan veren duvar resimlerinden birine rastladım.

“Pasific” benzin istasyonunun market duvarına çizilmiş olağanüstü bir Türk bayrağıydı bu...

Kim çizdiyse gerçekten çok başarılı...

Bayrağın dalgalanışına o kadar güzel bir hareket vermiş ki, insan önünde durup fotoğraf çektirmeden geçemiyor....

Yazının Devamını Oku

Beluga balinası ve Amur kaplanı ile uyuyan hücrelere mesaj mı

Dün Rusya Devlet Başkanlığı’nın internet sitesinde dolaşırken çok ilginç bir şeyle karşılaştım.

Biliyorum bazılarınızın aklına hemen şu soru gelecek.

“Ne işin var senin oralarda?”

Sedat Ergin soktu kanıma bunu...

Biliyorsunuz, o, başlığında “resmi” kelimesi bulunan her devlet sitesini ziyaret eder.

Tabii ki, onun Rusya resmi internet sitesine girip dolaşması ile benimki arasında esaslı bir fark var.

Onun ilgi alanı “Diplomatik belgeler”, “Resmi heyetler arasındaki görüşmeler” ve “Dokümanlar” bölümü olur...

Ya ben Rusya Devlet Başkanı’nın sitesine girersem ne görürüm?

Yazının Devamını Oku

Kaybettiğim bir tebessüm ve en güzel komşularımız

‘Hayatın şeyleri” bazen insanı en hazırlıksız anında yakalar...

Kendinizi mütevazı ve sakin bir yılbaşına hazırlarken çalar birden kapınızı...

En hazırlıksız olanı ise yüzünüzdür öyle anlarda...

O yüz ne hissettiğini anlatamayacak kadar çaresizdir çünkü...

Pazar akşamı işte böyle oldu...

Hiç beklemediğimiz, en hazırlıksız anımızda öğrendik oda arkadaşımın ölümünü...

ODTÜ’nün eski rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar benim ilk akademik yoldaşımdı...

Aynı yıl yurtdışından dönüp, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde göreve başladık....

Yazının Devamını Oku

26 yaşındaki David mi 70'lik ben mi daha yakışıklı

Michelangelo, David heykelini yaptığında 26 yaşındaydı...

Tahmin ediyorum yaptığı heykel de anatomik olarak 20-30 yaşlarında bir erkektir...

Biliyorum başlıktaki soruyu okuduğunuz an, “Yine ne saçmalamış” diyeceksiniz...

Hayır ciddiyim...

O nedenle, soruyu yeniden soruyorum:

Evrensel güzellik ölçülerine vurursanız, Michelangelo’nun David heykelindeki erkek mi daha güzel ben mi...

*

Hiç kuşkusuz David de kusursuz bir erkek değildi... Başı normalden büyük, elleri de öyle...

Genital organı küçük...

Yazının Devamını Oku

Dün Metin Akpınar'ı arayıp şu soruyu sordum

Önceki gün Metin Akpınar’ın mahkeme koridorundaki fotoğrafı çok dokundu bana...

Bir bankın ucunda yapayalnız oturuyordu...

1970’lerin terör yıllarına döndüm...

Sonra 1980’li yıllara...

12 Eylül’ün o karanlığında bile siyasi hicivleri, mizahı ile bizi gülümseterek, kahkahalar attırarak dayanma gücümüzü nasıl arttırdıklarını hatırladım...



Yazının Devamını Oku

Müslüman bir ülkede kadın içmeyi mi içki yapıp satmayı mı daha çok sever

Sizce Türkiye’nin en büyük içki gruplarından birinin CEO’su hangi şehirden bir insandır?

İzmir? İstanbul... Antalya... Edirne...

Yanıldınız...

Dünyanın en büyük iki içki grubundan biri olan “Pernod-Ricard”ın Türkiye, Afrika ve Ortadoğu (MENAT) bölgesinden sorumlu CEO’su Selçuk Tümay, Karaman doğumlu...

Yani eskiden Konya Karaman diye bildiğimiz şehirden...

O zaman geleyim ikinci soruya...

Pernod-Ricard grubunun, daha çok Müslüman ülkeleri kapsayan “Ortadoğu, Afrika ve Türkiye” bölümünün yönetim kurulunda sizce kimler vardır?

Sakın “İçmeyi seven erkekler” demeyin...

Yazının Devamını Oku

En sempatik paparazzi o kareyi gerçekten çekti mi

Yazının ilk başlığını şöyle atmıştım.

“Dünyanın en sempatik tabutçu paparazzisi...”

Ve yazıya şöyle başlamıştım:

“Sakın ola başlıktaki ‘tabutçu’ lafına takılmayın.”

*

Bugün çok üzgünüm...

Çünkü bir magazinci olarak, Türkiye’nin en sempatik en renkli magazincilerinden birini kaybettik...

Adı Zozo Toledo’ydu...

Ama aslında ne adı Zozo’ydu...

Yazının Devamını Oku

Bu fotoğrafta gizli 10 rakamı gördün mü

Bu fotoğraf dünkü New York Times gazetesinde yayınlandı.

Bana göre pandemi döneminden kalacak 10 fotoğraftan biri bu olabilir...

Çünkü şehirli insanın hayatındaki en büyük değişikliklerden birini anlatıyor...

Ve bu fotoğrafta tam 10 adet gizli rakam var.

Fotoğrafa bakarken şöyle bir düşündüm: Acaba son defa bir restoranda ne zaman yemek yedim?

Galiba yaz ortasında bir gündü...

O da dış mekândaydı...

Yani kapalı bir restoranda son defa ne zaman yemek yedin diye sorarsanız, cevabım şu:

Yazının Devamını Oku

Adnan Oktar çizgi romanının basılan ilk üç nüshası ne oldu

Hafta sonu en gırgır haberi İsmail Saymaz patlattı...

Adnan Oktar’ın çizgi romanı yapılmış...

Tabii çocukluğundan beri çizgi roman hastası olan benim için günün en önemli haberiydi...

İlk aklıma gelen de şu oldu:

“Bu çizgi romanın bir kopyasını hemen çizgi roman koleksiyonuma eklemem lazım...”

Çünkü bu çizgi roman sadece 3 nüsha basılmış.

Yani harika bir “Collectors Item”...

Koleksiyon malzemesi...

Yazının Devamını Oku