GeriErtuğrul ÖZKÖK Uyuyan güzeli sabahın 06.00’sında niye uyandıramadım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Uyuyan güzeli sabahın 06.00’sında niye uyandıramadım

DÜN anlattığım zamanı geri alıyorum.       

Yine 22 Ağustos Perşembe...

Anaheim Disneyland’in ana kapısından girip Star Wars evrenine ulaşmadan önce, çocukluğumuzdan beri bildiğimiz bir şatonun önünden geçiyoruz.

*

Bu şato, Disney âleminin sembolü...

Fantasia filmlerinde gördüğümüz, müziklerine hayran olduğumuz ‘Uyuyan Güzel’ şatosu...

Uyuyan güzeli sabahın 06.00’sında niye uyandıramadım

Altı yıl önce geldiğimde kalabalıktan yürüyemediğim bu şato şimdi ıpıssız...

Pembe bir ışıkla aydınlatılmış şato, sabahın ilk aydınlığında çok daha yumuşacık görünüyor.

*

Önündeki banka oturuyorum.

Ve sabahın 06.00’sında, herhalde hayatımda biricik kalacak fotoğraflarımdan birini çektiriyorum.

“Uyuyan Güzel’le baş başa” pozu...

*

Orada düşünüyorum...

Bu masalı dinlerken o şato çok uzaklardaydı, bense çok küçüktüm...

Şimdi çok yakınımda...

Ama şimdi de çok büyüğüm...

*

Onu bir öpücükle uyandıracak prens olmayı hayal bile edemeyeceğim bir yaşa geldiğim için kendi kendime “Bu defa da çok geç kaldım” deyip, Star Wars âleminin kötü yaratıklarına doğru gidiyorum...

YENİ AVATAR NE ZAMAN GELİYOR

DISNEY’in Fox’u satın almasından sonra en çok konuşulan konulardan biri tabii ki efsane ‘Avatar’ filmi oldu...

Disney bu yılki fuarda Avatar filmine özel bir salon ayırmış. Avatar’da kullanılan takılar, giysiler de sergileniyor.

Aslında Avatar bu yıl sonu gösterime çıkacaktı ama son Star Wars filmiyle çakışmasın diye onun çıkışı gelecek yıla kaydırıldı. Bu arada bundan sonraki bütün Avatar’ların gösterim tarihleri de belirlenmiş.

Avatar 2: 18 Aralık 2020, Avatar 3: 17 Aralık 2021, Avatar 4: 20 Aralık 2024, Avatar 5: 19 Aralık 2025...

YAŞASIN! ŞAHANE KARADUL GELİYOR

MARVEL karakterleri içerisinde en sevdiklerimden biri ‘Black Widow’ (Karadul).

Tabii bunu sevmemde o rolü Scarlett Johannson’ın oynamasının etkisi büyük.

D23’te açıklandı.

Bu karakterden yapılan ‘Black Widow’ filmi 20 Mayıs 2020’de gösterime giriyor.

101 DALMAÇYALI’NIN YENİ ZALİM KADINI

Uyuyan güzeli sabahın 06.00’sında niye uyandıramadım

D23 toplantısının benim için en güzel sürprizi, yeni bir ‘101 Dalmaçyalı’ filminin gelişi oldu. Hem de benim için en güzel haberle.

Filmin adı ‘Cruella’...

Köpeklere karşı acımasız zalim kadın Cruella de Vil’i bu defa Emma Stone oynuyor.

İlk kareleri bize gösterdiler.
Harika olmuş.

Ama biraz bekleyeceğiz.

Film 28 Mayıs 2021’de gösterime çıkacak.

NARCOS’UN JAVIER PENA’SI UZAYIN YENİ ‘SAMURAYI’

Uyuyan güzeli sabahın 06.00’sında niye uyandıramadım

FUARIN ikinci günü sahnede Pedro Pascal’ı izliyoruz. Narcos dizisinde en sevdiğim karakter olan narkotik ajanı Javier Pena’yı canlandıran aktör.

Disney Plus platformunun başladığı gün yayına sokulacak en iddialı yapımı ‘The Mandalorian’ adlı dizi olacak...

Star Wars dünyasına ait bir yapım.

Bir uzay samurayını anlatıyor. İlk görüntülerini o gün izledik.

Dizinin yönetmeni Iron Man filmlerinin de yapımcısı ve yönetmeni Jon Favreau.

Konusu Star Wars filmlerindeki ‘First Order’ öncesinde geçiyor. Yeni ‘Galaktik Cumhuriyet’in denetimi dışında kalan bir bölgedeki yalnız bir savaşçıyı anlatıyor.

İlk görüntüleri çok sevdim.

PİXAR ÖLÜLER ÂLEMİNDEN SONRA RUHLAR ÂLEMİNDE

Uyuyan güzeli sabahın 06.00’sında niye uyandıramadım

PIXAR’ın benim için en güzel sürprizlerinden biri ‘Soul’ filmi...

Ölen bir caz müzisyeninin ruhunu anlatıyor.

Küçüklüğümün sevimli hayaleti Casper’ı hatırlatan çok sempatik bir ruh bu.

Geçen yıl Coco ile ölüler âlemine giden Pixar şimdi de ruhlar dünyasında gezdirecek bizi...

SİMPSONS VE MUPPET SHOW DA ARTIK DİSNEY’İN

FUAR sırasında öğreniyorum ki çok sevdiğim iki televizyon dizisi daha Disney’e katılmış.

Kötü karakterlerden de iyi para kazanmayı bilen Disney ‘The Simpsons’u da 12 Kasım’da başlayacak olan platformuna koyacak. Bu arada ‘Muppet Show’u da merakla bekliyorum. Kurbağa Kermit ve Ayı Fozzie’yi çok özledim.

GÜNÜN İTİRAFI: IRON MAN DİSNEYLAND’DE OT İÇERKEN YAKALANMIŞ

DISNEY’in gelmiş geçmiş en başarılı yöneticisi sayılan Bob Iger, Robert Downey Jr’ın adını anons edince salonda büyük bir alkış patlıyor.

Iron Man ve Sherlock Holmes filmlerinin aktörü sahneye geliyor. Ona “Disney Efsanesi Ödülü” verilecek.

Ödülü aldıktan sonra herkesi şaşırtan bir hikâye anlatıyor. Gençken Disneyland’e ilk defa gittiğinde başından bir olay geçmiş. Park alanında ot içiyormuş ve güvenlikçiler fark edip yakalamışlar.

Orada kendisine park alanında bunu yapamayacağı anlatılmış ve sonra bırakmışlar. “Çok utandım ve bugün özür diliyorum” diyor.

ÜÇ GÜNDE SAHNEDE KİMLERİ CANLI GÖRDÜM

- Robert Downey Jr: Ironman ve Sherlock Holmes filmleri oyuncusu.

Angelina Jolie: Maleficient filminin oyuncusu.

- Emma Stone: La La Land’in oyuncusu.

- Pablo Pascal: İlk iki Narcos sezonunun oyuncusu.

- Diego Luna: Narcos dizisinin, Star Wars Rouge One filminin oyuncusu.

- Selma Hayek: Frida filminin oyuncusu.

- Tina Fey: 30 Rock dizisinin oyuncusu.

- Dwayne Johnson: Hızlı ve Öfkeli filmlerinin oyuncusu.

- Michelle Pfeiffer: Yaralı Yüz ve Avengers filmlerinin oyuncusu.

- Jeff Goldblum: Jurasic Park filmlerinin oyuncusu.

- Ewan McGregor: Trainspotting ve Star Wars filmleri oyuncusu.

- Emily Blunt: Şeytan Marka Giyer ve Trendeki Kız filmlerinin oyuncusu.

- Jamie Foxx: Ray filminin oyuncusu.

- Tom Holland: Örümcek Adam filminin oyuncusu.

- Chris Pratt: Galaksinin Koruyucuları ve Avengers filmlerinin oyuncusu.

Evan Rachel Wood: Westworld ve True Blood dizilerinin oyuncusu.

- Jon Favreau: Iron Man filmlerinin yönetmeni.

- J.J.Abrams: Star Wars filmlerinin yönetmeni.

- Julia Louis Dreyfus: Seinfeld dizisinin oyuncusu.

ALTI YIL ÖNCE SORDUĞUM APTALCA SORUNUN CEVABI

Uyuyan güzeli sabahın 06.00’sında niye uyandıramadım

BU benim Anaheim’deki Disney toplantılarına ikinci gelişim.

Birincisi 2013 yılındaydı. Disney şirketinin kuruluşunun 90’ıncı yılıydı. Şirketin CEO’su Bob Iger beni ve dünyanın çeşitli yerlerinden 8 gazeteciyi daha şirketin genel merkezine davet etmişti. Bob Iger, 2005 yılında çocukluğunun hayal dünyası olan Disney’in CEO’su olduğunda arka arkaya 3 büyük karar almıştı.

Bu kararlarla önce Pixar Animation’u, sonra Marvel Comics’i en sonda da Star Wars filmlerinin sahibi Lucas Film’i Disney bünyesine katmış, bunlar için 15 milyar dolar para ödemişti ve hissedarlar tarafından çok eleştiriliyordu.

O gezi sırasında bir sabah Bob Iger’a bir soru sormuştum.

O sorunu cevabını 6 yıl sonra alacaktım.

Bakın o soru neydi...

SÜPER KAHRAMANLAR VE EN KÂRLI KÖTÜLER

MARVEL’a gitmek için kahvaltı ederken sorduğum soru şuydu:
“En büyük ‘asset’leri gitmiş, 20’nci yüzyıl başının en demode çizgi romanlarına 4 milyar dolar vermek aptalca bir karar değil mi?”

O da bana şu karşı soruyu sormuştu:
“Sence Marvel’ın elinde kaç karakter vardır?”

*

Müstehzi bir gülüşle soruyu tekrar etti: “Sence kaç Marvel karakteri vardır?”
Cevabı kendi verdi:

“Elimizde 7 bin Marvel karakteri var. Ama sen bunları görmüyorsun. Çünkü gözün hep iyilere takılıyor. Oysa biz kötü karakterlerin nasıl bir hazine olduğunu keşfettik”.

*

Geçen perşembe sabahı, 6 yıl sonra Disney’in CEO’sunu yeniden dinliyorum. Şirketin 2109 rakamlarını açıklıyor.

O sahnede konuşurken anlıyorum ki o gün asıl aptalca olan onun bu üç şirketi satın alması değil, benim sorduğum soruymuş.

*

Bu defaki davetin nedeni Disney’in 21st Century Fox şirketini 71 milyar dolar karşılığı almasıydı.

Yine bazı eleştiriler vardı.

Ama şirketin bu yılın sadece 9 ayında o üç şirketten ne kazandığını öğrenince, ikinci defa aptalca bir soru sormadım....

BİR YILDA 1 MİLYAR DOLARI GEÇEN 5 FİLM

- Oyuncak Hikâyesi 4: 1 milyar

- Alaaddin: 1.04 milyar

- Captain Marvel: 1.13 milyar

- Aslan Kral: 1.34 milyar

- Yenilmezler 4 : 2.76 milyar

X

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku

Emin kardeşim ben piyanistim niye hep bana ateş ediyorsun

Sözcü gazetesi, Turgut Özal’ın 28’inci ölüm yıldönümü günü herkese örnek olması gereken harika bir şey yaptı.

Özal’ı müthiş övücü bir manşet ve sayfayla andı.

Ben de Sözcü yazıişlerini ve bu sayfayı hazırlayan arkadaşımız Emin Özgönül’ü alkışlayan bir yazı yazdım.

*

Ama o ne...

Bütün hayatı boyunca maddi manevi geçimini Özal ve herkese hakaretle sağlayan Emin Çölaşan, gazetesine bir şey diyemeyince hıncını yine benden çıkardı...

Üstelik yine bir sürü yalan dolanla...

Neymiş ben ona Turgut Özal’la ilgili kitabını okudum çok beğendim demişim.

Yazının Devamını Oku

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Yazının Devamını Oku

Korkuyorsunuz çünkü statlarda idare ediyorduk ama ekranda edemiyoruz

Alman liglerinin tatsızlığı, İtalya’nın statları yenilememesi, koca Rusya’nın doğru dürüst bir takım çıkaramaması, herkesi Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Bakıyorum, tüm Avrupa ülkelerinin federasyonları ayakta. Paniğin sebebi belli... Siz daha VAR’ı bile yönetemiyorsunuz. Kalite yerlerde. Şimdi korkuyorsunuz.

Bu bir deprem... Futbolun 8.1 şiddetindeki depremi. Hiç kuşkunuz olmasın, arkasından tsunami de gelecek... Gelecek ve bu bütün derme çatma ‘Milli ve yerli futbol düzeni’ bu tsunaminin altında kalacak.

TÜRKiYE LiGi’NiN VASATLIĞI ALMAN LiGi’NiN RUHSUZLUĞU

· 12 Avrupa takımının pazar günü “Biz artık Avrupa’da bir ‘Ultra Süper Lig’ kuruyoruz” açıklaması tam bir depremdir. Ve yıllardır “Geliyorum” diyen bir deprem bu...

· Alman liglerinin tatsızlığı, tuzsuzluğu, ruhsuzluğu.

· İtalya’nın futbol oynadığı sahaları bile yenilemede nal toplaması.

· Fransa’nın Arap sermayesi sayesinde çok
geç Avrupa futboluna dönmesi.

· Oligarklarını bile İngiltere’ye kaptıran koskoca Rusya’nın doğru dürüst bir futbol takımı çıkaramaması, sonunda bütün Avrupa seyircisini Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Onlar da bu vasatlıkta debelenirken sonunda bu kararı aldılar.

Yazının Devamını Oku

Lüzumsuz bir köşe yazarının çok lüzumlu üç-beş saniyesi

T24 haber sitesi yazarı Ali Akay hatırlattı.

Dün, yani 19 Nisan, Fransız yazar ve düşünürü Jean-Paul Sartre’ın cenazesinin kaldırıldığı günün yıldönümüydü.

Sartre 15 Nisan günü ölmüştü...

Öyleyse niye onu 19 Nisan günü hatırlıyoruz...

*

Cevabı çok basit...

Çünkü onu Montparnasse Mezarlığı’na uğurlayan öylesine büyük bir kalabalık vardı ki...

Fransa, onu, siyasette en büyük muhalifi olan cumhurbaşkanı De Gaulle’ün söylediği şu sözle hatırladı:

“Sartre Fransa’dır...”

Yazının Devamını Oku

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku

Sizce bu 'Reformist Tonton' sayfası hangi gazetede çıktı

Tam 28 yıl olmuş...

Bugün Turgut Özal’ın ölümünün 28’inci yıldönümü...

Sabah büyük bir sürprizle uyandım.

Bir gazete harika bir Özal’ı anma sayfası hazırlamış.

*

Tepedeki manşeti şöyle:

“Reformist Tonton...”

Üst spotları şöyle:

- “Hayata veda etmesinin üzerinden 28 yıl geçti ancak yaptıkları hafızalardan hiç silinmedi.”

Yazının Devamını Oku

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya

Önceki gün benim açımdan iki sevindirici gelişme vardı...

Sabah Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın “Hiç Oldum” şarkısı için yaptığı klibin haberi ile uyandım.

İkincisi ise aynı sabahın akşamı Ahmet Altan’ın serbest bırakılmasıydı.

*

Hayatım boyunca devlette görev yapan insanların müzikle, sanatla, sporla ilgilenmelerini çok sevdim...

Çünkü tanıdığım siyasetçilerin çok büyük bölümünün siyaset dışında hiçbir uğraşısı yoktu...

Şuna inanıyorum...

Bir insan sanatla, müzikle, sinemayla ilgilendiği zaman bu onun vicdanına, adalet duygusuna ve üslubuna da yansıyor...

Nitekim

Yazının Devamını Oku

Bodrum'dan doğan bir özel Türk 'Lirası'

Önceki gün Türkiye’de çok ilginç bir şey oldu...

Ekonomi tarihimizde ilk defa bir şahsın Bitcoin hesabına haciz kondu...

Bunun anlamı şu...

Artık hepimizin hayatında “Bitcoin” denilen bir para var...

Aslında bu para cebimizde...

Tek farkı ceket cebinde değil cep telefonumuzda olması...

Üç yıla yakın bir süredir bir insan arıyorum...

Bana çok basit biçimde “Bitcoin nedir” anlatsın...

Yazının Devamını Oku