Türkiye'nin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi

Türkiye bundan 81 yıl önce tarihinin en ilginç müstehcenlik tartışmasını yaşadı.

Tartışmanın konusu “Afrodit” adlı bir kitaptı...

Yani Yunan mitolojisinin “Aşk ve güzellik tanrıçası” üzerine...

Daha doğrusu Fransız yazar Pierre Louys’un 1896 yılında yayınlanmış “Afrodit” adlı kitabı üzerine patlayan tartışmaydı bu.

Türkiyenin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi

*

Bu kitap Türkçeye ilk defa 1913 yılında çevrilmiş ve yayınlanmıştı.

Üstelik kitapta 70 tane de çok güzel illüstrasyon vardı.

Osmanlı Balkan Savaşı’nın utancını ve hüznünü yaşıyordu.

O yıl kitaba kimse itiraz etmemişti.

Ne olduysa, Atatürk’ün ölümünden bir yıl sonra, 1939 yılında ikinci baskısından sonra oldu.

*

26 yıl sonra yapılan yeni baskısında kitabı bambaşka bir akıbet bekliyordu.

İlk işaret İbrahim Hakkı Konyalı adında bir tarihçiden geldi.

Hazırladığı raporda kitabı çevireni şu sözlerle suçluyordu:

“Bu kitabı çevirerek, halkın ar ve hayâ duygularını rencide etmiştir...”

İhbarcı tarihçi orada durmamış ve aynı yıl bu tür “müstehcen” kitapları yasaklayan Hitler’e de ayrıca teşekkür etmişti.

*

Polis, savcılar ve hâkimler harekete geçti ve ‘Afrodit’i çeviren, yayınlayan, satan herkes hakkında dava açıldı.

Ve bu dava ile birlikte o günün Türk aydınları karara karşı çıkan yazılar yazdılar.

Aynı anda yeni Cumhuriyet devletinden iki çok çarpıcı tepki geldi.

*

Mahkeme önce kitabı değerlendirmek için bir üniversite bilirkişi heyeti kurulmasına karar verdi.

Akademik bilirkişi heyeti şu görüşü bildirdi:

- “Muharrir, şehevi kıymetlerle plastik güzellik kıymeti arasında bir taarruz (çatışma) dramı aksettirmek istiyor. Çok eski bir devri güzel bir üslupla canlandıran kıymetli bir sanat eseridir.”

Bilirkişi heyeti burada kalmamış, ayrıca kitabı okuması için herkese tavsiye etmişti.

*

Ancak tutucu kesimlerin büyük baskısı altındaki mahkeme yine de son çare olarak Talim Terbiye Kurulu’na başvurmuş.

Yani Milli Eğitim Bakanlığı’na...

Bayanlar ve baylar şimdi sıkı durun...

Size, 1940 yılında, yani 81 yıl önce Milli Eğitim Bakanlığı’nın “müstehcen” denilen bu kitapla ilgili resmi görüşünü aktarıyorum:

*

- “Eser bugünkü cemiyetin ar ve hayâ duygularını zedelemek veyahut büyük okuyucu kitlelerinin tabii ve
gayritabii cinsi münasebet tasvirlerine karşı tecessüsünü (merakını) tahrik ederek çok satış yapmak gibi maksatlarla yazılmamıştır.”

Evet bundan 81 yıl önce Talim Terbiye’nin “Afrodit” isimli kitapla ilgili görüşü budur.

Yani “Kitap edebi bir eserdir” diyor...

*

Sonunda mahkeme günü gelip çattı.

Ve mahkeme heyeti kitabı savunan avukat olarak karşısında çok güçlü bir insanı buldu. Bu avukat ünlü yazar, “Kadın İsterse” romanının yazarı Esat Mahmut Karakurt’tu...

Karakurt önce hâkimin önüne İncil ve Tevrat’ı koydu.

Sonra şunu söyledi:

- “Eğer bu şekilde tetkik edilmeye kalkılırsa, İstanbul kütüphanelerinde başsavcılığın elinden kurtulacak tek edebi eser kalmaz.”

*

Türkiye’nin ilk büyük müstehcenlik tartışması, beraatla sonuçlandı...

.....................................

- NOT: Bu yazıdaki bilgileri Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitaptan derledim. Çok güzel bir popüler kültür ve dönem magazini kitabı.

-  Derya Bengi, Erdir Zat: “100’üncü Yılında Cumhuriyetin Popüler Kültür Haritası 1: 1923-1950” Yapı Kredi Yayınları, Aralık 2020

KİM NE DEDİ 1
PEYAMİ SAFA SAVCILARA SESLENEREK NE DEMİŞTİ

Türkiyenin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi

PEYAMİ Safa 7 Aralık günü Cumhuriyet’te savcılara şöyle sesleniyordu:

- “Bu memlekette san’at eserlerinin polisten evvel, sıra sıra birçok düşmanları vardır ve göze görünmeyen kasaturaları ile her gün onların üstüne yürürler. Bu düşmanlar bilgisizlikler, filan. Bunlara bir de adalet kılıcını ilave etmeyelim.”

KİM NE DEDİ 2
NURULLAH ATAÇ: BU BAŞLARSA NEREDE DURACAĞI BİLİNMEZ

Türkiyenin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi


NURULLAH Ataç 14 Aralık günü Haber’de şöyle diyordu:

- “Pierre Louys sevdiğim muharrirlerden değildir. Romanı da en sinirlendiğim eserlerindendir. Onun gibi açık saçık olmadan da cismani aşkın, arzunun hazlarını, sırlarını, ızdıraplarını, facialarını hissettirmek kabildir... Buna rağmen Afrodit’in toplattırılmasını doğru bulmadım. Çünkü bir kere bu yola girilirse artık nerede durulacağı belli değildir.”

KİM NE DEDİ 3
NECİP FAZIL: ŞEHVETLİ AMA HAYVANİ DEĞİL

Türkiyenin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi


NECİP Fazıl Kısakürek Son Telgraf gazetesinde Afrodit kitabı ile ilgili şunu yazmıştı:

- “Şehevi fakat behimi (hayvanca) olmayan bir sanat eseri...”

SEVİYELİ MAGAZİN
UPPER CİHANGİR’İ SARSAN SON MÜTHİŞ DEDİKODU

ÖNCE
son günlerin en “In” paylaşım olayı haline gelen bir Clubhouse istihbaratı.

Geçen hafta katıldığım ilk Clubhouse sohbetinde karşıma T24’ün “Upper Cihangir” muhabiri ve seviyeli magazin yazarı Tuğrul Eryılmaz çıktı.

“Master of Cihangir” kod adını kullanıyor.

Şimdi vereceğim haberin kaynağı da o. T24 haber sitesinin içinde gizli bir “heteronormatif yapılanma” varmış.

Bu hücredekilerin isimlerinin baş harfleri de şuymuş:

AE, HC, MYY, DA, FB, YD, MS...

Bazılarını çıkardım ama muhbirlik yapmayayım. T24’ün kadın yazarlarından Oya Baydar işte bu heteronormatif yapılanmayı çökertmek için mücadele bayrağı açacakmış.

Evet Upper Cihangir’de haftanın haberi bu.

İktidar Boğaziçi’nde LGBT’yi çökertmeye çalışırken, muhalif yazarlar da T24 içindeki “heteronormatif yapılanmayı” çökertmeye çalışıyor.

WEEKEND FANLARI BU GECE SUPERBOWL’U KAÇIRMAYIN

AMERİKA
’nın en büyük spor organizasyonu olan Superbowl bu gece Türkiye saati ile sabaha karşı 02.30’da başlıyor.

Amerikan futbolunun zirvesi sayılan karşılaşma SSport 2 ve SSport Plus’tan yayınlanacak.

“Bana ne Amerikan futbolundan” diyebilirsiniz.

Türkiyenin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi

Hayır öyle demeyin çünkü müthiş bir eğlence bu aynı zamanda.

Ve devre arasında The Weeknd konseri var.

Etiyopya asıllı Kanadalı şarkıcı son 3 yıldır müziğin yeni Michael Jackson’ı... Geçen yıl çıkan son albümündeki “Blinding Lights” adlı şarkı 2020’nin en çok dinlenilen parçası oldu.

Şarkı sadece Spotify’da 1 milyar 925 milyon kere dinlendi.

Diyeceğim kaçırılmayacak bir şov bu...

EDİRNEKAPI ŞEHİTLİĞİ’NDE YATAN BİR YABANCIYA GÖRE İSTANBUL’UN RENGİ

ESKİDEN
beri hep düşünürüm. İstanbul’un rengi nedir?

Hangi renk olduğuna karar veremedim ama dün bir kitapta hangi renk olmadığını öğrendim. Atatürk’ün katafalkını tasarlayan, Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin mimarı, uzun yıllar Türkiye’de yaşamış, Türkiye’de ölmüş ve Edirnekapı Şehitliği’ne gömülmüş göçmen bir Türkiyeli olan Bruno Taut’un gözünden aktarayım size...

İstanbul...

“Bizi yerimizden alıp katı hakikatın üzerine çıkaran ve muhayyileye başka dünyalara ait bir dilim vaat eden her ne varsa, gündelik hayatın grisine karşı her ne varsa ona ait bir sedadır, ışık, pırıltı renk cümbüşüdür...”

Demek ki İstanbul’un rengi “gri” değilmiş...

..........................

- Bruno Taut: “İstanbul Günlüğü, 10.11.1936-13.12.1938”

Çev: Tevfik Turan, Kırmızıkedi Yayınları, Ocak 2021

SON 15 GÜNDE TÜRK DİJİTAL SPOR SEKTÖRÜNDE İKİ ÖNEMLİ GELİŞME

BU
arada dün Türkiye eğlence piyasasında çok önemli bir gelişme oldu. BluTV ile SSport Plus bir anlaşma yaptı. SSport’un yayınları BluTV streaming platformundan da izlenebilecek.

Geçenlerde hisselerinin bir bölümünü Discovery’ye satarak onunla ortaklık kuran BluTV böylece öteki streaming platformlar karşısında önemli bir avantaj sağladı.

Yani bir film platformu olmanın yanında spor platformu haline de geldi. Premier League, La Liga, NBA gibi çok önemli uluslararası spor karşılaşmaları buradan izlenecek.

Bu, Türk spor ve eğlence sektöründe son 15 gündeki ikinci önemli gelişme oldu. Geçtiğimiz günlerde DSmart da Asya futbol karşılaşmaları ile ilgili dev bir anlaşmaya imza atmıştı.

Yani Türk eğlence platformlarında spor rekabeti artıyor ve küreselleşiyor.

İSTANBUL’DA AYRILAN ARTIYOR AMA ‘KALALIM’ ŞARKILARI ÇIKIYOR

ÇARŞAMBA
günü Türkiye’nin yeni nüfus rakamları açıklandı.

Bir önceki sayıma göre İstanbul’un nüfusu 56 bin 815 kişi azalmış.

Tabii buna pandemi sırasında sahil kasabalarına yerleşen İstanbulluları da eklerseniz, bana göre fiilen yaşayan nüfus en az 500 bin azalmıştır.

Ama İstanbul tutkusu bitmiyor.

Cuma sabahı streaming platformlarına yeni bir İstanbul şarkısı kondu.

“Kaldım İstanbul’da...

Döndün hatalarına...”

Yani, ayrılsak da kalıyoruz bu şehirde...

Bir zamanlar Ferdi Tayfur’un “Hadi gel köyümüze geri dönelim/ Fadime’nin düğününde halay çekelim/ Buralarda ağaçları kesmişler, taş beton dikmişler” şarkıları çıkıyordu.

Demek ki şimdi “Kalalım” nostaljisi başlamış.

BU HAFTANIN EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN TÜRK ROCK PARÇASI

- Dolu Kadehi Ters Tut: “Islansın”

“Aradığım an ulaşamazsam” diyerek başlayıp “Bu gece imkânsız” diye devam eden harika bir şarkı.

Orijinal bir ritim...

Hiç kuşkusuz cuma sabahı streaming platformlara konanlar arasında en iyi çıkış yapan Türkçe şarkı bu...

Türkçe rock sevenlere tavsiye ederim...

KLASİK MÜZİK
GÜNEY KORELİLER BENİ ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR

BU
hafta çıkan yeni parçalar arasında en hoşuma gidenlerden biri de Güney Koreli piyanist ve besteci Yiruma’nın “Kiss The Rain” adlı klasik senfonik parçası oldu.

Yiruma Amerika’daki konserlerde devasa salonları dolduran bir müzisyen.

Geçen yıl ‘Parazit’ filminde bir başka Güney Koreli besteci Jung Jae-il’in “The Belt of Faith” adlı harika bir klasik müzik parçasını keşfetmiştik.

KPop ile dünyayı fetheden Güney Kore, şimdi klasik müzikte dev adımlarla geliyor.

Bu parçayı dinlerseniz ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

X

Guy Ritchie ile o kırmızı halıda neler gördüm

Önceki akşam şahsi Beyoğlu tarihimin çok önemli bir günüydü.

Yıllarca önünden geçtiğim efsanevi Atlas Sineması yeniden açılıyordu.

*

Atlas Sineması’nın açılış tarihi 1948...

Yani benimle aynı yaşta sayılır...



Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Dönekler ve hainler yeni bir sayfa açıyor

Şerefli bir “dönek”, gururlu bir “hain” olarak yine sahalara dönüyorum.

Hem de iki yüksek yerden aldığım izinle...

Biri “devlet başkanı”ndan...

Öteki “patron”dan...

İkisi de bana “Döneklik ve hainlik artık bütün dünyada şerefli bir payedir. Çık göğsünü gere gere halkın arasına gir” dediler.

Dün gece sabaha karşı cep telefonuma Deadline Hollywood haber sitesinden bir haber düştü.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama ile ABD’nin en büyük rock şarkıcısı Bruce Springsteen Spotify üzerinden ortak bir podcast’e başladılar

Yani yaptıkları sohbeti şarkı gibi Spotify üzerinden streaming olarak yayınlıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku

Ay'a sert inişe hazırlanırken her 100 Türk'ten kaçı 1969'da ABD'nin Ay'a gittiğine inanıyor

Başlık biraz spekülatif ama ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız.

Ama önce size önemli bir haber vereyim.

*

Türk “Silikon” dünyasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme daha oldu.

Dünyanın önde gelen dijital araştırma kuruluşlarından YouGov, Türkiye’de “Wizsight” adlı online araştırma şirketini satın aldı.

Wizsight 2017 yılında N. Özge Akçizmeci adlı genç bir girişimci tarafından kurulmuş bir startup şirket.

Böylece BluTV’nin yüzde 30 hissesinin bir dünya devi olan Discovery’ye satılmasından sonra ikinci bir Türk startup’ı daha dünya piyasasına girdi.

YouGov ilginç alanlarda online araştırmalar yapan bir şirket.

Yazının Devamını Oku

Patron bu milleti ortada bir yerde birleştirebilir mi

‘Big Lebowski’ filminin bardaki bilge adamı ne diyordu:

“Bazen bir ülkede bir adam gelir...”

Sonra birasından bir yudum alıp devam ediyordu:

“Bazen o ülkede bir adam daha gelir...”

Geçenlerde bu tiradı yazmıştım...

Amerika Birleşik Devletleri’nde bir adam geldi...

Ülkeyi tam ortasından ikiye böldü...

Şimdi bir adam daha geldi....

Yazının Devamını Oku

Vay canına benim burnum da soldan sağa doğru çarpıkmış

“‘Ne yapıyorsun’ diye sordu karım, aynanın önünde alışılmadık biçimde oyalandığımı görünce...

‘Hiç’ diye karşılık verdim. ‘Kendimce bakıyorum, burnuma, şu burun deliğimin içine basınca biraz acıyor da’...

Karım gülümsedi...

‘Ben de ne yana doğru çarpık diye bakıyorsun sandım’ dedi.

Kuyruğuna basılmış köpek gibi döndüm:

‘Çarpık mı? Benim burnum mu?’

Karım dingince:

‘Elbette canım, İyi bak: Sağa doğru çarpık...”

*

Yazının Devamını Oku

Ayşe, Sibel ve Gülse tarihi mi değiştirdi

Ayşe’den kastım Ayşe Arman... Sibel Kekilli ve Gülse Birsel...

Önümde bir kitap duruyor.

Adı “Türkiye Tarihini Değiştiren 110 Kadın”...

Hürriyet’in eski yazıişleri müdürlerinden Doğan Satmış’ın kitabı.

*

Kendince Türkiye tarihini değiştiren 110 kadın belirlemiş ve hepsinin küçük birer portresini yazmış. Listeyi tek tek inceledim. Böyle seçimler çoğu kez keyfidir.

Yani her zaman bir “Bana göre” payı vardır.

Bu da öyle...

*

Yazının Devamını Oku