Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı

Önceki gün arkadaşım Ahmet Acar’ın cenazesine katılmak için arabayla Ankara’ya gidip geldik...

İlk defa Kuzey Marmara otoyolunu kullandım...

İstanbul dışına çıkışı çok kolaylaştırmış...

Yolu en az 30-40 dakika kısaltıyor.

Türkiyenin en güzel yeni yıl kartpostalı

İstanbul’a dönüşte, bugüne kadar bana en çok heyecan veren duvar resimlerinden birine rastladım.

“Pasific” benzin istasyonunun market duvarına çizilmiş olağanüstü bir Türk bayrağıydı bu...

Kim çizdiyse gerçekten çok başarılı...

Bayrağın dalgalanışına o kadar güzel bir hareket vermiş ki, insan önünde durup fotoğraf çektirmeden geçemiyor....

*

O gün cenazede CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile kısa bir sohbet yaptım.

Kemal Bey bu ülkede bana umut veren en önemli isimlerden biri...

Dönüşte, duvardaki o bayrağın önünde durup biraz geçmişe baktım...

Tam o sırada Cumhurbaşkanı’nın eşi Emine Erdoğan’ın paylaştığı köpekli fotoğraflar geldi cep telefonuma...

*

Artık çok kolay ağlayan bir insanım...

İnsani duygular, sıcak dokunuşlar, çocukça saflıklar ağlatıyor beni....

Duvarda gördüğüm bir resim...

Hep kötülüklerin yayıldığı Twitter’dan gelen sıcak bir fotoğraf da bana umut verdi...

*

Ama ne yazık ki bu ülkede umutlar bazen üç-beş dakikada kararıyor.

Daha orada bu şahane kartpostalın önünde o umudu yaşarken, üç-beş dakika sonra aynı telefona Anayasa Mahkemesi’nin Kavala kararı geldi...

Dağıldı gitti o umut...

Keşke reform beklentilerimize yakışacak bir karar çıksaydı ve bu yılı bu güzelliklerle kapatsaydık diye düşündüm...

*

Kapkaranlık bir yılı kapatıyoruz bugün...

“Bir an önce çek git hayatımızdan” diyeceğimiz bir “Annus horribilis”ti yaşadığımız...

Bir felaketler yılıydı...

Yine de hepsini unutarak girmek istiyorum yarına...

Artık evlerimizin kapılarına dayanan bu hayvan sevgileri, inşallah siyasetimizin kapılarına da dayanır...

Siyasetimizin kapıları da demokrasi, adalet, hukuk reformlarına ardına kadar açılır.

Siyaset ve düşünceleri nedeniyle kimsenin hapiste kalmadığı bir Türkiye’ye kavuşuruz...

Bu yılla birlikte böyle utançlar da ülkemizden kopar gider...

Yani bize yakışan güzel vatanımıza kavuşuruz...

*

İşte bu şahane Türkiye kartpostalının önünde, işte bu duygularla hepinize, hepimize çok güzel bir yıl diliyorum....


KAPI ÖNÜNDEKİ BU FOTOĞRAFI SEVMEMİN 6 DUYGUSAL NEDENİ

BİR: Kapı önündeki uğurlama olayını çok sevdim...

Türkiyenin en güzel yeni yıl kartpostalı

İKİ: Sonra adını öğrendim...

“Leblebi”...

Onu daha da sevdim...

*

ÜÇ: Sonra Leblebi’nin geldiği yeri öğrendim...

Bir barınaktan almışlar... Onu daha da çok sevdim...

*

DÖRT: Ve en son da en çok duygulandığım şeyi öğrendim...

Barınaktan aldıkları Leblebi, engelli bir köpekmiş...

*

BEŞ: Böyle bir duygu bir eve girmişse...

O evin iklimi güzeldir diye düşündüm.

*

ALTI: Böyle duygular ülkenin en etkili siyasetçilerinin evine kadar girmişse eğer...

Hayvan duyarlılığı konusunda epey mesafe almışız demektir...

İnanın bunlar kanunlardan bile önemlidir...

Emine Hanım’a bu fotoğrafı paylaştığı için çok teşekkür ediyorum.

ANKARA VE İZMİR DÖNÜŞÜ OTOYOLLARDAN İKİ GÖZLEM

Ankara çıkışındaki Hes Opet istasyonunda Türkiye’deki en temiz tuvaleti gördüm.

Çalışanlarını kutladım.

*

Geçen hafta İzmir’den gelirken de Osmangazi Köprüsü’nden hemen önce “Oksijen” adlı yol kenarı alışveriş merkezini gezdim.

Avrupa’nın hiçbir ülkesinde göremeyeceğiniz kadar modern mekânlardı.

Üstelik çok iyi markaların outlet mağazaları da vardı.

Bu tesisleri kuranları kutlarım.

BENİM GECEM
SON ŞARKIDA SMOKİNİMLE SİZİ MASAYA ÇIKARIP OYNATMAZSAM NE OLAYIM

19.30 NR 1 TÜRK TV: Bu akşam yeni yıl yemeğine hazırlanırken veya yerken veya tam yeni yıla girerken, Türk pop ve Batı müziğinin 2020’deki en güzel 20 şarkısını klipleriyle dinlemek ve seyretmek isterseniz bekleriz efendim.

NR 1 Türk TV’deyiz...

“Yılın 20 İnsanı” ve “Yılın 20 şarkısı”nı ben sunuyorum.

SAAT 22.00 NR 1 TV: Yok daha geç izlemek istiyoruz derseniz, aynı program gece 22.00’de NR 1 TV’de yayınlanıyor...

VE 1 NUMARA: Ve 1 numarada öyle bir şarkı var ki...

Şimdiden garanti ediyorum...

Masaların üzerine hep birlikte çıkıp hep birlikte söyleyeceğiz...

Türkiyenin en güzel yeni yıl kartpostalı

KLASİK GECE
100 MİLYONLUK ÇEKİLİŞ, HÜLYA, KİBARİYE VE ‘ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR’

KANAL D: Geleneksel bir yılbaşı gecesi istiyorsanız...

Bir zamanların nostaljisi de olsun diyorsanız...

Hülya Avşar, Kibariye, Cengiz Kurtoğlu...

Ve “Çok Güzel Hareketler Bunlar”...

Tabii ki bir de yılbaşı çekilişi diyorsanız...

Adres Kanal D...

ALTERNATİF GECE
YENİ MEDYANIN İLK YILBAŞI GECESİNE SİZ DE TANIK OLMAK İSTİYORSANIZ

CÜNEYT ÖZDEMİR ŞOV: YouTube kanalındaki özel yılbaşı programını öneririm...

Türkiye’nin ilk “yeni medya yılbaşı programı” olacak.

BLUTV: “Ata Demirer Gazinosu...” Ata Demirer’i özledik, Geyikli ve Sığacık havasını, Ege ve Kuzey Ege’yi içimize çekmek istiyoruz derseniz... İşte bu.

GAİN GECESİ: Türkiye’nin yeni video platformu “GAİN” yayın hayatına gerçek anlamda bu akşam başlıyor. 10 dakikalık video şovları ile size güzel bir alternatif sunabilir.

ALİ BABA’YI NE KURTARIR KUNG FU MU, ÇEKİRGE Mİ

AMAZON’dan sonra dünyanın en büyük ve başarılı online sistemi “Ali Baba”yı kuran Jack Ma’nın başı bugünlerde “rejim”le belada...

“Rejim” haline dönüşen otoriter partilerin otoriter başkanları nedense dijital starları sevmiyor...

Kontrol edemedikleri bir şeyler var çünkü onlarda...

Otoriter başkanlar da kişilikli zenginlerden hazzetmiyor...

Çin rejimi bugünlerde Jack Ma’yı fena halde hedef almış durumda...

Jack Ma da bütün yönetim anlayışını “Asla teslim olmamak” üzerine kurmuş bir karakter...

Gençliğinde polis akademisine başvurup reddedilmiş.

Türkiyenin en güzel yeni yıl kartpostalı

Harvard’a 10 kere başvurup reddedilmiş...

Reddedile edile kendisi de reddetmeyi öğrenmiş...

2017 yılında Çin’in en ünlü dövüş sanatı ustalarından biriyle bir dövüş videosu yapmıştı...

Dün o videodaki bu pozuna bakarken düşündüm...

Çin rejimi ile kavgasında onu ne kurtarabilir?

Kung fu dövüş sanatı mı...

Yoksa “Dinle Çekirge” diyen Uzakdoğu “bilgeliği” mi...

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

X

Türkiye bu işitme engelli Afgan kızına ne öğretti

Bugün size yerel kıyafetleri içinde hapishane demirlerini kıran bu genç kızın hikâyesini anlatacağım.

Bunu çizen kızın adı Sara Barakzay...

Afganistan’ın ilk kadın çizgi romancısı...

Adını ilk defa dün Guardian gazetesinde gördüm.

Ben onun hakkındaki bu haberi okurken, Türkiye’de gazetelerin, internet haber sitelerinin, haber televizyonlarının bir numaralı gündemi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Reform Paketiydi...

İkisinin aynı güne gelmesi benim için çok anlamlı bir sürpriz oldu.

Çünkü bu çizginin Türkiye’ye uzanan bir ucu var.

Nedenini anlatayım.

Yazının Devamını Oku

Kendini Sharon Stone sanan ve kedilere bulaşan bir erkek

Bu hafta kayda geçirdiğim dizinin adı şu:

“Don’t F...k With Cats...”

“Kedilere Bulaşma: İnternette Katil Avı...”

*

Üç bölümlük dizinin girişinde ‘Buradaki kişiler hayal mahsulüdür’ diye bir yazı yok. Dizideki her kare gerçek...

Mekânlar gerçek.

Olaylar gerçek...

Ve en önemlisi...

Yaşanan bütün vahşet gerçek...

Yazının Devamını Oku

İlginç bir soru: Pülümür ve Fatih'te neler oluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2023 yılına kadarki görünümünü kökten etkileyebilecek “reform tasarısı”nı bugün açıklayacak.

Adalet, demokrasi ve insan hakları reformu...

Tabii bu reform aynı zamanda ifade ve haber alma özgürlüklerinin de çerçevesini çizecek...

İşte böyle bir günde ben de size Türkiye’nin “haber coğrafyasını” anlatan bir çalışmadan söz edeceğim.

*

Hürriyet İnternet’in eski yöneticisi Emre Kızılkaya dün ilginç bir çalışmanın sonuçlarını açıkladı.

Kızılkaya ve arkadaşları 2 hafta boyunca Türkiye’de yayınlanan 1.1 milyon haberi inceleyip analizini yapmışlar.

Türkiye’de 19 ulusal, 165 ise yerel TV kanalı var...

Devlet kontrolünde ise 13 TV kanalı bulunuyor...

Yazının Devamını Oku

67’nci dakikada Mesut’suz Fenerbahçe daha mı Mesut

Erol Bulut, Mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı. Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Böyle bir derbiye klasik mantıkla, rasyonel bir değerlendirme yapmak mümkün değil. O yüzden maç boyu gözlemlerimi anarşik biçimde alt alta yazıyorum...

Göreceksiniz ki, bu bir uzman yazısı değil, hepimizin maç sırasında aklımıza gelen düşüncelerden ibaret olacak bu.

BİR KERE DAHA GÖRDÜK DÖRT ÜÇTEN BÜYÜKTÜR

1- Trabzonspor yıllar önce bileğinin hakkıyla kırılmaz denilen ‘Üç Büyük takım’ zincirini en zayıf halkasından kırıp ‘Dört Büyük Kulüp’ karesini, futbolun yeni fotoğrafı olarak kafamıza yerleştirdikten sonra ‘derbilerin’ de anlamı değişti. Ben dahil kimse bir derbi sonucu hakkında önceden rahatlıkla kehanette bulunamadık. Bu maçta öyleydi.

2- Şaşırtmayan, heyecanlandırmayan derbilere alışmıştık. Bu derbi de öyle olacak derken, maçın 67’inci dakikasından sonra beklemediğimiz bir heyecan geldi.

ÖZİL’İ GÖREVDEN ALANIN YENİ BİR HİKAYESİ OLMALIYDI

3- 67’inci dakika önemliydi. Çünkü Fenerbahçe Teknik Direktörü çok az teknik direktörün yapabileceği bir şeyi yaptı. mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı.

4- Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Yazının Devamını Oku

Guy Ritchie ile o kırmızı halıda neler gördüm

Önceki akşam şahsi Beyoğlu tarihimin çok önemli bir günüydü.

Yıllarca önünden geçtiğim efsanevi Atlas Sineması yeniden açılıyordu.

*

Atlas Sineması’nın açılış tarihi 1948...

Yani benimle aynı yaşta sayılır...



Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Dönekler ve hainler yeni bir sayfa açıyor

Şerefli bir “dönek”, gururlu bir “hain” olarak yine sahalara dönüyorum.

Hem de iki yüksek yerden aldığım izinle...

Biri “devlet başkanı”ndan...

Öteki “patron”dan...

İkisi de bana “Döneklik ve hainlik artık bütün dünyada şerefli bir payedir. Çık göğsünü gere gere halkın arasına gir” dediler.

Dün gece sabaha karşı cep telefonuma Deadline Hollywood haber sitesinden bir haber düştü.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama ile ABD’nin en büyük rock şarkıcısı Bruce Springsteen Spotify üzerinden ortak bir podcast’e başladılar

Yani yaptıkları sohbeti şarkı gibi Spotify üzerinden streaming olarak yayınlıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku