GeriErtuğrul ÖZKÖK Türkiye'nin çaresiz ev kadını hangi okula rüşvet verirdi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye'nin çaresiz ev kadını hangi okula rüşvet verirdi

Aslında yazının gerçek başlığı şu:

“Türkiye’nin Ivy League okulları hangisidir...”

O nedenle, araya “Çaresiz ev kadını” ifadesinin girmesinin hikâyesiyle başlayayım.

*

Geçen ay bir streaming platformunda, ABD’de 2019 yılında yaşanan “üniversiteye giriş” skandalıyla ilgili belgeseli seyrediyordum.

ABD’nin önde gelen bazı varlıklı ve şöhretli aileleri çocuklarını en iyi üniversitelere sokmak için rüşvet tezgâhını kurmuş biri aracılığıyla bal gibi rüşvet anlamına gelecek paralar harcıyorlar.

*

Onlardan biri de “Çaresiz Ev Kadınları” dizisinde Lynette Scavo rolünü oynayan oyuncu Felicity Huffman...

Emmy, Altın Küre, SAG ödülleri var.

“Transamerica” filmindeki rolüyle Oscar adayı da olmuştu...

Kocası ise Fargo filmindeki rolüyle tanıdığımız William H. Macy...

Türkiyenin çaresiz ev kadını hangi okula rüşvet verirdi

İşte bu zengin çocuklarını “iyi üniversitelere torpille sokma çetesi”, FBI’ın “Varsity Blues” adını verdiği bir operasyonla çökertildi.

Bu işleri düzenleyen “Yetenekli Bay Rick Singer” FBI tarafından yakalandı.

Singer FBI’la işbirliği yaparak, çocuklarını iyi üniversitelere sokmaya çalışan şöhretli ve varlıklı ebeveynleri de tek tek yakalattı.

Birçoğu suçlarını kabul ederek üç-beş ay hapis cezaları ile kendilerini kurtardılar. Ama hepsi kamuoyu gözünde rezil oldu, sosyal medyada hayatları boyunca unutamayacakları ağır bir darbe aldılar.

Aileler aynı zamanda çocuklarını da çok kötü şekilde lekelediler.

*

Amerika’da özellikle varlıklı aileler çocuklarını “Ivy League” denilen yüksek prestijli üniversitelere göndermek için büyük bir yarışa giriyorlar.

Belgesel işte bu sistemi de çok fena halde sorguluyor.

*

Seyrederken ister istemez gözünüzün önüne varlıklı Türk aileleri de geliyor.

“Kimdir Türkiye’nin bu çaresiz kadınları” diye düşünüyorsunuz.

Bizde böyle bir rüşvet sistemi olmadı. Ama çok daha örgütlü ve siyasi bir skandal yaşadık.

Geçmişte FETÖ’nün üniversiteye giriş sınavlarına nasıl sızdığını ve milyonlarca çocuğu nasıl bir haksızlık ve adaletsizliğe uğrattığını bir düşünün...

*

Kim bilir hâlâ aramızda bu yolla üniversiteye sokturulmuş kaç insan dolaşıyor...

Kaç çaresiz ev kadını bu FETÖ sistemine bir yerinden girip çocuğuna avantaj sağlamaya kalkmıştır...

Bir de kaç gerçek çaresiz ev kadını ve gerçek mağdur çocuğu vardır...

*

Türkiye’de de bir “üniversiteye giriş skandalı” belgeseli yapma zamanı gelmedi mi sizce de...

AMERİKAN ÇARESİZ EV KADINI HANGİ SEKİZ ÜNİVERSİTE İÇİN RÜŞVET VERDİ

AMERİKAN çaresiz ev kadınları çocuklarını “Ivy League” denen okullara sokmak istiyor.

“Sarmaşık Ligi” ABD’nin kuzeydoğu yakasındaki en prestijli 8 üniversiteye verilen isim.

Bunlar “Brown”, “Columbia”, “Cornell”, “Dartmouth Kolej”, “Harvard”, “Pennsylvania”, “Princeton”, “Yale” üniversiteleri.

Bu üniversitelere “Ivy (Sarmaşık) League” denmesinin nedeni, yeni öğrencilerin her öğretim yılı okula sarmaşık dikmelerinden kaynaklanıyor.

Son 30 yılda özellikle dijital teknolojilerdeki gelişmeler “M.İ.T”, “Stanford” gibi başka üniversiteleri de çok çekici hale getirdi.

Yıllardan beri hep şunu düşünürüm...

Acaba Türkiye’nin “Ivy League üniversiteleri” hangileridir....

BENİM ÇARESİZ EV KADINI ANNECİĞİM NELER YAPTI

LİSEYİ bitirmiş her Türk çocuğu gibi merkezi üniversite sistemine soktu.

1965 yılında ODTÜ, Boğaziçi ve İstanbul Teknik Üniversiteleri bu sistemin dışında kendi sınavlarını yapıyordu.

Bu üç üniversite o yıllarda Türkiye’nin “Ivy League”i.

Cebime para koyup, İTÜ ve ODTÜ sınavlarına girmem için İstanbul ve Ankara’ya gönderdi.

Orada hazırlık kurslarına katılıp sınavlara girecektim. Ben o paraları kızlarla partilerde bir güzel yedim ve iki okulu da kazanamadım.

Merkezi sistemle Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’na girdim.

O iki üniversiteye giremediğim için ailem benden çok üzülmüştü ama şimdi geriye baktığımda kaderin benim adıma yaptığı tercihin çok güzel ve hayırlı olduğunu düşünüyorum.

Türkiyenin çaresiz ev kadını hangi okula rüşvet verirdi

BENİM GÖZÜMDEKİ TÜRKİYE ‘SARMAŞIK LİGİ’ ŞU ÜNİVERSİTELER

Boğaziçi Üniversitesi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Koç Üniversitesi
İstanbul Teknik Üniversitesi
Bilkent Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi
Sabancı Üniversitesi
Özyeğin Üniversitesi

YENİ TREND: İZMİR TULUMUNU PARMESAN GİBİ KIRIP YEMEK

BİR süredir her yemekte kendimi şöyle bir tartışma içinde buluyorum.

İzmir tulumu
genellikle küp veya dikdörtgen şeklinde düzgünce kesilerek servis yapılıyor. Oysa bu peynirin tadını giderek İtalyan parmesanına benzetiyorum.

O nedenle geçen haftadan itibaren İzmir tulumunu düzgün kesilmiş dilimler halinde değil, parmesan gibi elle kırılmış parçalar halinde yiyorum.

Tabii ki çatalla değil, parmakla tutarak...

Sonuç?

Harika oldu ve iddia ediyorum:

İzmir tulumu parmesan gibi parçalanıp yenmeli...

Türkiyenin çaresiz ev kadını hangi okula rüşvet verirdi

EGE ŞARAPÇILARININ ŞU GÜNLERDE EN ÇOK KONUŞTUĞU FOTOĞRAF BU

ÜÇ gündür Urla’da şarap üreticileri ile çok güzel sohbetler yapıyorum.

Şunu haber vereyim.

2020 yılı Ege’de “Millesime” olmasa da ona yakın bir yıl olmuş.

Çünkü üzüm verimi çok düşükmüş ama elde edilen şarap harika olmuş.

Özellikle de Şiraz için çok iyi diyorlar.

Ama şu sıralar en çok konuşulan konu Fransa’daki bağları vuran ani soğuk...

Bordeaux, Bourgogne, Rhone, Loire ve Champagne bölgelerini vuran ani soğuk galiba bağları bitirmiş.

Zaten Trump’un koyduğu ek vergilerle sarsılmış olan Fransız şarap sanayisi bu yıl bir de soğuğun darbesini yiyecek gibi.

BUNLARDAN EN AZ İKİSİ SİZDE VARSA BİR ‘ROCKNROLLA’ KARAKTERSİNİZ

BAZI geceler hiç nedensiz bir şekilde, durup dururken bir Guy Ritchie filmi seyrederim.

Her bir karakter benim gözümde şu sığ ve gri dünyadan bir kaçış kapsülüdür çünkü...

Türkiyenin çaresiz ev kadını hangi okula rüşvet verirdi

Önceki gece sıra “RocknRolla” filmindeydi.

Karakterlerin hepsi, eh işte kendi çapında bir Shakespeare gibi konuşuyor...

Mesela şu laf:

“Güzellik zalim bir metrestir...”

*

Ama asıl şu “Rocknrolla” tarifine takıldım:

“Bazı insan vardır, para düşkünüdür... Bazısı vardır, şöhret budalasıdır... Bazı insan vardır seks düşkünüdür... Bazısı vardır gücü sever, güce tapar... Bir de bazısı vardır, bunların hepsini sever... İşte o herif ‘s...min Rocknrolla’sıdır...”

*

Ben diyorum ki, bunlardan sadece ikisi varsa bile...

Kesin bir Rocknrolla’sınız...

Keyfini çıkarın....

Pandemide fazla mütevazı olmaya gerek yok...

X

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku

Emin kardeşim ben piyanistim niye hep bana ateş ediyorsun

Sözcü gazetesi, Turgut Özal’ın 28’inci ölüm yıldönümü günü herkese örnek olması gereken harika bir şey yaptı.

Özal’ı müthiş övücü bir manşet ve sayfayla andı.

Ben de Sözcü yazıişlerini ve bu sayfayı hazırlayan arkadaşımız Emin Özgönül’ü alkışlayan bir yazı yazdım.

*

Ama o ne...

Bütün hayatı boyunca maddi manevi geçimini Özal ve herkese hakaretle sağlayan Emin Çölaşan, gazetesine bir şey diyemeyince hıncını yine benden çıkardı...

Üstelik yine bir sürü yalan dolanla...

Neymiş ben ona Turgut Özal’la ilgili kitabını okudum çok beğendim demişim.

Yazının Devamını Oku

Korkuyorsunuz çünkü statlarda idare ediyorduk ama ekranda edemiyoruz

Alman liglerinin tatsızlığı, İtalya’nın statları yenilememesi, koca Rusya’nın doğru dürüst bir takım çıkaramaması, herkesi Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Bakıyorum, tüm Avrupa ülkelerinin federasyonları ayakta. Paniğin sebebi belli... Siz daha VAR’ı bile yönetemiyorsunuz. Kalite yerlerde. Şimdi korkuyorsunuz.

Bu bir deprem... Futbolun 8.1 şiddetindeki depremi. Hiç kuşkunuz olmasın, arkasından tsunami de gelecek... Gelecek ve bu bütün derme çatma ‘Milli ve yerli futbol düzeni’ bu tsunaminin altında kalacak.

TÜRKiYE LiGi’NiN VASATLIĞI ALMAN LiGi’NiN RUHSUZLUĞU

· 12 Avrupa takımının pazar günü “Biz artık Avrupa’da bir ‘Ultra Süper Lig’ kuruyoruz” açıklaması tam bir depremdir. Ve yıllardır “Geliyorum” diyen bir deprem bu...

· Alman liglerinin tatsızlığı, tuzsuzluğu, ruhsuzluğu.

· İtalya’nın futbol oynadığı sahaları bile yenilemede nal toplaması.

· Fransa’nın Arap sermayesi sayesinde çok
geç Avrupa futboluna dönmesi.

· Oligarklarını bile İngiltere’ye kaptıran koskoca Rusya’nın doğru dürüst bir futbol takımı çıkaramaması, sonunda bütün Avrupa seyircisini Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Onlar da bu vasatlıkta debelenirken sonunda bu kararı aldılar.

Yazının Devamını Oku

Lüzumsuz bir köşe yazarının çok lüzumlu üç-beş saniyesi

T24 haber sitesi yazarı Ali Akay hatırlattı.

Dün, yani 19 Nisan, Fransız yazar ve düşünürü Jean-Paul Sartre’ın cenazesinin kaldırıldığı günün yıldönümüydü.

Sartre 15 Nisan günü ölmüştü...

Öyleyse niye onu 19 Nisan günü hatırlıyoruz...

*

Cevabı çok basit...

Çünkü onu Montparnasse Mezarlığı’na uğurlayan öylesine büyük bir kalabalık vardı ki...

Fransa, onu, siyasette en büyük muhalifi olan cumhurbaşkanı De Gaulle’ün söylediği şu sözle hatırladı:

“Sartre Fransa’dır...”

Yazının Devamını Oku

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku

Sizce bu 'Reformist Tonton' sayfası hangi gazetede çıktı

Tam 28 yıl olmuş...

Bugün Turgut Özal’ın ölümünün 28’inci yıldönümü...

Sabah büyük bir sürprizle uyandım.

Bir gazete harika bir Özal’ı anma sayfası hazırlamış.

*

Tepedeki manşeti şöyle:

“Reformist Tonton...”

Üst spotları şöyle:

- “Hayata veda etmesinin üzerinden 28 yıl geçti ancak yaptıkları hafızalardan hiç silinmedi.”

Yazının Devamını Oku