Türkiye'nin 'Amalfi' sahili tam burası mı

Mayıs sonundan itibaren Ege ve Akdeniz’deydim.

Yaz 2020 - 1

Daha önce gitmediğim veya gidip de fark edemediğim birçok yeri bu yaz keşfettim.

Bugün size pandemi gölgesindeki “2020 Türkiye yazı” ile ilgili gözlemlerimi aktaracağım.

Türkiyenin Amalfi sahili tam burası mı

*

İlk sorumuz şu:

- “Türkiye’nin Toscana ve San Sebastian’ı, Urla...”

- “Türkiye’nin Bordeaux’su, Trakya...”

- “Türkiye’nin Bourgogne’nu, Denizli güney platosu...”

- “Türkiye’nin Miami’si, Antalya...”

Peki Türkiye’nin Amalfi sahili, Positano’su neresi?

*

Amalfi, İtalya’nın güneybatı sahilinde dağlık ve kayalık kıyıların bulunduğu bölge...

Napoli’nin ilerisinde başlayıp güneye doğru iniyor.

İtalya’nın en beğenilen sahilidir diyebiliriz.

*

Geçen hafta Fethiye’nin Faralya bölgesine gittim.

Şimdiye kadar hep denizden gittiğim bu bölge benim için “Kelebekler Vadisi”ydi...

O da karaya doğru girmiş çok güzel bir denizdi...

Ancak bu defa karayolundan gidince, beni hayretler içinde bırakan bir doğayla tanıştım.

YAZ 2020 – 2
BU KAPININ ARKASINDA YENİ BİR TREND BAŞLIYOR

BU
yaz bir keşfim de insana “Yaz tatili denize girmekten ibaret değildir” dedirten, gözlerden uzak butik otellerdi...

Bunların birine çok ilgiyle izlediğim Saffet Emre Tonguç’un Instagram paylaşımından görerek gittim.

*

Yukarda anlattığım Faralya’nın ormanlık bölümünde...

Adı ‘Perdue’...

Türkiyenin Amalfi sahili tam burası mı

Benim için Fransızca bir kelime ama onlar İtalyanca olarak telaffuz ediyorlar.

Artık çok moda olan “Likya Yolu”na yakın bir yerde sizi getiren arabadan iniyorsunuz.

Sizi Afrika veya Latin Amerika filmlerinde gördüğünüze benzeyen derme çatma bir kamyonet alıyor.

Çok nazik bir sürücü sizi karşılıyor. Önce ateşinizi ölçüyor, sonra maskenizi takmanızı istiyor...

Ve soğuk bir şişe su verip sizi toprak bir yoldan aşağı doğru indirmeye başlıyor.

Daha ilk saniyede anlıyorsunuz ki sizi öyle klasik, sıradan bir yaz tatili mekânı beklemiyor.

*

Biraz sonra işte bu fotoğrafta gördüğünüz kapıdan otele giriyorsunuz.

Sadece 11 odası var. Yan tarafında ise biraz farklı konseptte 19 odalık bir başka butik otel bulunuyor.

Bir bölümü ahşap zemin üzerine kurulmuş çok lüks çadırlar şeklinde. Her birinin önünde ahşap verandası var.

Benim kaldığım yer, yıllar önce Kenya’da Massai Mara’da, Güney Afrika’daki Kruger Park’ta kaldığım lüks lodge’un neredeyse aynısıydı.

*

Verandadan aşağı inen taş merdivenler, sizi kayalıklar arasında lagunumsu bir plaja götürüyor. Duyabildiğiniz iki ses dalgalar ve ağustos böcekleri...

YAZ 2020 – 3
PANDEMİNİN DOĞURDUĞU 2 KELİME: 2  KELİME: KAÇ VE SAKLAN

ÇOK
sık ve çeşitli bir bitki örtüsü içindesiniz.

Hayatımda ilk defa ağacından avokado koparıp salatama koydum.

Taze incir kokusu ise insanı alıp götürüyor.

İki insan harika bir kaçış ekosistemi yaratmış. Önümüzdeki dönem seyahat anlayışında en büyük trendlerden biri bu olacak: “Kaçış”, daha doğrusu kaçıp saklanma...

Kelebekler Vadisi’nin tepesinde yaşadığım düş kırıklığını unutuyorum ve kendimi harika bir yaz sonu meditasyonuna bırakıyorum.

Geçen yaz doğaya en saygılı şekilde yapılmış otellerden birinin Bodrum’daki Amanrüya olduğunu yazmıştım.

Bu yıl 1 numarayı buraya verdim.

2020 ULTRA LÜKS ZODYAK YAZI OLDU

- Bu yaz kesinlikle “ultra lüks zodyaklar yazı” oldu... Türk megayatçısı teknesini yaz sonuna kadar yerinden kımıldatmazken 500 binlik, 1 milyon dolarlık zodyaklarla sürat denemesi yaptı.

BU YAZIN BANKO EN İĞRENÇ BULUŞU

- Bu yazın en iğrenç buluşu kesinlikle “suni dalga yapan sürat motorları”ydı...

İnsanlar, özel donanımları sayesinde suni dalgalar yaratan teknelerin arkasında bir tür dalga sörfü yapıyordu.

Bunların çıkardığı dalgalar kıyıda yüzenlere tsunami gibi geliyor.

Ağustos ayında beni az daha bir iskeleden kazımak zorunda kalacaklardı.

AŞAĞIDAN BAKINDA HİÇ GÖRÜNMEYEN BİR ‘ŞEY’

TABİAT
yapısı bakımından kesinlikle Amalfi sahillerinden çok daha güzel bir yer...

Şu gördüğünüz fotoğrafı bölgenin en tepesinden çektim...

Aşağıdaki manzara büyüleyiciydi.

İşte tam bu fotoğrafı çektiğim yerde durdum ve kendi kendime şunu söyledim:

“İşte Türkiye’nin Amalfi sahili burası...”

Sonra gözümü yan tarafa çevirdim ve cümlenin sonuna “mı” soru ekini ekledim.

Çünkü buradan baktığınızda, aşağıdan baktığınızda görmediğiniz bir şey var...

Feci ötesi çirkin bir yapılaşma...

Allah’ın özene bezene yarattığı bu şahane tabiatı, insan eli ürkütücü bir mezbeleye çevirmiş...

O binaları yapanların eksik bıraktığını da bu şahane manzarayı seyretmek için gelenler tamamlamış.

Aşağıda gördüğümüz o tabiat harikasının tepesi devasa bir çöplük...

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’u ilk gördüğüm gün şunu söyleyeceğim:

Burası için en kısa zamanda özel bir gelişim projesi hazırlanmalı...

Özel bir otorite belirlenmeli ve bu bölge İtalya’nın Amalfi sahilinin Doğu Akdeniz’deki en büyük rakibi haline getirilmelidir.

YAZ GÖZLEMİ (1)
MEGAYATÇI HIRVATİSTAN’A GİDEMEYİNCE NE ÖĞRENDİK

BU yaz şunu öğrendim: Türkiye’de tahminimizden çok özel yat var. O tahminimizden de çok megayat var.

“Nereden çıktı bu kadar tekne” diye sormama gerek yoktu tabii.

Hırvatistan’a, Sardunya’ya, Sicilya’ya, İbiza’ya, St. Tropez’e gidemeyen Türk zengini bu yaz sahillerde kaldı.

Biz onları, onlar da Hisarönü Körfezi’ni, Selimiye’yi, Söğüt’ü keşfetti...

YAZ GÖZLEMİ (2)
SARDUNYA’YA GİDEMEYEN TÜRK MEGAYATÇISI BURADA NE YAPAR

- Tekneyi yaz başında, D. Maris’in yanındaki yüzlerce teknenin yanına bordalama bağlar ve tekneden sadece akşamları Nusret ve Manos’a gitmek için ayrılır.

- Kıçtan kara yapan milyonlarca dolarlık teknelerde, bağlam halatlarının neredeyse hiçbirinde uyarıcı işaret yoktu. Buna karşılık hemen hepsinde tekneye fare girmesini engelleyen çanaklar asılıydı.

YAZ GÖZLEMİ (3)
YAZIN EN GÜZEL TRENDİ: ‘KURT ADAMLAR’ SUYA

Türkiyenin Amalfi sahili tam burası mı


'PANDEMİK ruhumuz’
bu yazın psikolojik saat ayarını Osman Müftüoğlu’nun 4 Haziran günü şu başlığı ile yaptı:

“Yeni normal ruhumuza iyi gelecek”...

Herkes aşıyı beklerken Osman Hoca, moral aşısını buldu.

Ama asıl aşı, ondan üç gün sonra yaptığımız bir sabah sohbetinde geldi.

Hoca, “Dolunay üzerine bir yazı yazacağım. Dolunay insanı kurt adam yapmaz. Bilinenin aksine dolunayın romantik ve rahatlatıcı etkisi daha büyüktür” dedi. Tabii temmuz ayındaki ilk dolunayda bunu uygulamaya başladım. Netice?

Önceki akşam ay tam tepemdeyken Akbük’te denize girmek oldu...

Hoca sonuna kadar haklı... Bu yılın trendi: Kurt adamlar suya...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Yazının Devamını Oku

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

2019 yılında Lady Gaga’nın o harika caz konseri için Las Vegas’a gittim.

1. Dördüncü gidişimdi. Bugüne kadar bana kimse orada bir “Mob Museum” olduğunu söylememişti.

Yani bir “mafya müzesi”nin...

Bu müze 14 Şubat 2012 günü açılmış. Bina 1933 yılında yapılmış ve uzun yıllar Las Vegas posta bürosu ve mahkemesi olarak hizmet vermiş.



Yani Las Vegas mafyasının üyeleri bu binadaki mahkeme salonunda yargılanmış ve mahkûm olmuş.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku

Depremden bir hafta önce önüme gelen papyonlu adam

1948 yılının ekim ayında bir gün...

Tahminen 5 veya 6 Ekim günü...

İzmir’in Kordon Boyu’ndan geçen bir otomobil fotoğrafta gördüğünüz bu binanın önünde durur...

Şoförün yanındaki kapı açılır, yuvarlak gözlüklü, papyonlu ve ince yapılı bir adam iner...

Biraz sonra binanın önünde kendisini karşılayanlarla birlikte bu pozu verecektir...

Bu fotoğraf karesi 72 yıl arşivlerde kaldıktan sonra bu yıl eylül ayında yayınlanan bir kitapta gün yüzüne çıkacaktır.

Kadere bakın ki, bu kitap, İzmir’de cuma günü yaşanan depremden bir hafta önce

Yazının Devamını Oku