Türk ‘Neorealizmi’ne ‘eski gerçekçi’ bakış

İKİNCİ Dünya Savaşı ertesi, sinema dünyasını en çok etkileyen akım “İtalyan neorealizmi”ydi. Yani “yeni gerçekçilik...”

21’inci yüzyılda yaşayan bir Türk’ün hayatını en çok etkileyecek akım ise “Türk yeni gerçekçiliği” olacak.

 

***

 

- BİR: Türkiye’nin yeni bir anayasaya asla ihtiyacı yoktur.

 

Çünkü: Türkiye’nin herhangi bir anayasaya ihtiyacı yoktur.

 

Çünkü güçlü bir lider anayasayı rafa kaldırabileceğini ispat etmiştir.

 

***

 

- İKİ: Türkiye’nin AKP’ye, yani iktidar partisine ihtiyacı yoktur.

 

Geçen pazar günü itibariyle, bir parti olarak AKP, ‘Reis’in şahsiyetinde erimiş, tekleşmiştir...

 

***

 

- ÜÇ: Türkiye’nin bir parlamentoya, Meclis’e de ihtiyacı yoktur.

 

Bu ülke parlamentosuz da yönetilmektedir ve parlamentonun hiçbir etkisi ve gücü kalmamıştır.

 

***

 

- DÖRT: Türkiye’nin muhalefete de ihtiyacı yoktur.

 

7 Haziran’dan beri yaşadığımız olaylar göstermiştir ki, halkın yüzde 50.5 oyunu alan muhalefetin zerre kadar etkisi yoktur.

 

***

 

- BEŞ: Türkiye’nin seçimlere de ihtiyacı yoktur.

 

 

Çünkü alınan oy yüzde 49 da olsa, halkın tamamının oyu sayılmaktadır.

 

AĞZI VE VİCDANI YANMIŞ BİR KİŞİ OLARAK TAVSİYEM

 

YENİ Başbakan Binali Yıldırım eşine “Hoca Hanım” diyor ve çok saygılı davranıyor. Bakıyorum bizim mahallede bazı kişiler dudak büküyor, sosyal medyada abukluklar yapıyor.

 

Geçmişte Merkez Bankası Başkanı hakkında yazdığı bir yazıdan dolayı sonraları çok utanmış ve üzülmüş biri olarak, şimdi ona dudak bükenlere tavsiyem.

 

Sakın öyle düşünmeyin...

 

Yoksa siz de benim gibi üzülür, utanırsınız...

 

İDDİAYA GİRMEYE HAZIRIM, BAŞBAKAN EMEKLİLİĞİNDE İZMİR’E YERLEŞECEK

 

YENİ Başbakan Binali Yıldırım hakkında duyduklarım ve gözlemlerim:

 

- Duyumum: Onu tanıyan biri şöyle dedi: “Sadakati bilir ama biatı bilmez...”

 

- Tahminim: Sesinin kısılması Allah’ın ona bir mesajı gibi. Sanki diyor ki: “Konuşan değil, yapan başbakan ol.”

 

- Eleştirim: Kongre konuşmasının bir yerinde “kahpe” kelimesi kullandı.

 

O kelime Binali Bey’in ağzına yakışmıyor ve durmuyor...

 

Bu üsluba hiç ihtiyacı yok...

 

- Gözlemim: Erzincan haklı olarak halay çekiyor.

 

Ama İzmir de tekne üzerine çekilmiş dev pankartla onu selamlıyor.

 

- İddiam: Binali Bey İzmir milletvekili ve İzmir’i sevdi.

 

Birçok Erzincanlı gibi o da emekliliğinde İzmir’e yerleşecek.

 

MİLLİ ŞEFİ KAÇ YIL YAŞADIK MİLLİ REİSİ KAÇ YIL YAŞAYACAĞIZ

 

- 1923 ile 1938 arasında, Kurtuluş Savaşı’nın muzaffer komutanı Atatürk’ü, milli lider olarak 15 yıl yaşadık.

 

Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

 

***

 

- 1938 ile 1946 yılları arasında, “tek parti, milli şef” dönemini yaşadık.

 

Sekiz yıl sürdü. Yokluk çektik, ama savaşa girmedik.

 

- 1946 ile 22 Mayıs 2016 yılları arasında, 70 yıl boyunca seçimli çok partili hayatla yaşadık.

 

Ortalama yüzde 4-5 hızla büyüdük. Demokrasiyi pekiştirdik.

 

***

 

- Şimdi yine “tek parti, milli reis” dönemine geçiyoruz.

 

Milli lider ve milli şef dönemlerini milli felaketle tamamlamadık.

 

İnşallah bunu da milli bir felaket olmadan tamamlarız.

 

SORUYU BERAT ALBAYRAK’A SORMUŞTUM, CEVABI HASAN BÜLENT’TEN GELDİ

 

HASAN Bülent Kahraman, Sabah gazetesindeki köşesinde özetle şunu yazmıştı:

 

Davutoğlu, AKP’yi dinci bir parti yapmaya kalkışmıştı. Binali Yıldırım, şimdi onu yine merkez partisi haline getirecek...”

 

Ben de umutlanıp sormuştum:

 

“Bu, Sabah yazarı ve Cumhurbaşkanı’nın damadı Berat Albayrak’ın da paylaştığı bir görüş mü...”

 

Cevabı pazar günü yine Hasan Bülent’ten geldi.

 

“Hayır kimseye sormadım. Şahsi görüşüm...”

 

Yani şimdi ben boşuna mı umutlandım...

 

HADİSE KARDEŞİM SAKIN BU KELEBEKÇİLERİN LAFINA KULAK ASMA

 

‘HÜRRİYET Kelebek Magazin Konseyi’ dün Hadise’ye takmış.

 

Cengiz Semercioğlu diyor ki:

 

“Korkarım Hadise ikinci bir Sibel Can olacak. Bu gidişle, yıllarca kilolarıyla konuşulacak...”

 

Bak kardeşim Hadise...

 

O erkek, ben de erkeğim..

 

Ondan daha da tecrübeliyim.

 

Diyorum ki, sakın kanma bu laflara.

 

Çok güzel bir kadınsın...

 

Ayrıca Sibel Can da bu ülkede erkeklerin bayıldığı bir kadındır...

 

 

CENGİZ BEN DE SENİN FOTOĞRAFINA BAKTIM

 

CENGİZ Semercioğlu, Hadise’nin kilosuna takmış. Ben de dün Kelebek’te bu sözleri söylerken çekilmiş fotoğrafına baktım.

 

Bak kardeşim, sen ince yakışıklı bir adamsın.

 

Fotoğrafta ise pek öyle görünmüyorsun...

 

Ya sende bir yanlışlık olmuş, ya fotoğrafı çekende.

 

Ben son defa Aydın Doğan Ödül Töreni gecesi çekilmiş bir fotoğrafıma baktım.

 

Durumu hiç beğenmeyince soluğu Phuket Adası’nda bir klinikte aldım.

 

Beş kilo verdim, şimdi durumum fena değil Allaha şükür...

 

‘AŞKI DENEYİMLEMEK’ NE DEMEK ALLAH AŞKINA

 

HAYATI yaşama biçimini ilgiyle izlediğim Kelebek yazarı Yonca Topbaş, dünkü yazısında şöyle bir şey söylemiş: “Hayatında bir kez bile aşkı deneyimleyen insan, bunun ne anlama geldiğini biliyor...”

 

“Âşık olmayı” çok iyi biliyorum.

 

“Aşkı yaşamayı” çok iyi biliyorum. Ama “aşkı deneyimlemeyi” hiç bilmiyorum. Benim bildiğim sadece şu: Kader gibi geliyor, alın yazısı gibi bitiyor...

X

İlginç bir soru: Pülümür ve Fatih'te neler oluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2023 yılına kadarki görünümünü kökten etkileyebilecek “reform tasarısı”nı bugün açıklayacak.

Adalet, demokrasi ve insan hakları reformu...

Tabii bu reform aynı zamanda ifade ve haber alma özgürlüklerinin de çerçevesini çizecek...

İşte böyle bir günde ben de size Türkiye’nin “haber coğrafyasını” anlatan bir çalışmadan söz edeceğim.

*

Hürriyet İnternet’in eski yöneticisi Emre Kızılkaya dün ilginç bir çalışmanın sonuçlarını açıkladı.

Kızılkaya ve arkadaşları 2 hafta boyunca Türkiye’de yayınlanan 1.1 milyon haberi inceleyip analizini yapmışlar.

Türkiye’de 19 ulusal, 165 ise yerel TV kanalı var...

Devlet kontrolünde ise 13 TV kanalı bulunuyor...

Yazının Devamını Oku

67’nci dakikada Mesut’suz Fenerbahçe daha mı Mesut

Erol Bulut, Mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı. Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Böyle bir derbiye klasik mantıkla, rasyonel bir değerlendirme yapmak mümkün değil. O yüzden maç boyu gözlemlerimi anarşik biçimde alt alta yazıyorum...

Göreceksiniz ki, bu bir uzman yazısı değil, hepimizin maç sırasında aklımıza gelen düşüncelerden ibaret olacak bu.

BİR KERE DAHA GÖRDÜK DÖRT ÜÇTEN BÜYÜKTÜR

1- Trabzonspor yıllar önce bileğinin hakkıyla kırılmaz denilen ‘Üç Büyük takım’ zincirini en zayıf halkasından kırıp ‘Dört Büyük Kulüp’ karesini, futbolun yeni fotoğrafı olarak kafamıza yerleştirdikten sonra ‘derbilerin’ de anlamı değişti. Ben dahil kimse bir derbi sonucu hakkında önceden rahatlıkla kehanette bulunamadık. Bu maçta öyleydi.

2- Şaşırtmayan, heyecanlandırmayan derbilere alışmıştık. Bu derbi de öyle olacak derken, maçın 67’inci dakikasından sonra beklemediğimiz bir heyecan geldi.

ÖZİL’İ GÖREVDEN ALANIN YENİ BİR HİKAYESİ OLMALIYDI

3- 67’inci dakika önemliydi. Çünkü Fenerbahçe Teknik Direktörü çok az teknik direktörün yapabileceği bir şeyi yaptı. mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı.

4- Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Yazının Devamını Oku

Guy Ritchie ile o kırmızı halıda neler gördüm

Önceki akşam şahsi Beyoğlu tarihimin çok önemli bir günüydü.

Yıllarca önünden geçtiğim efsanevi Atlas Sineması yeniden açılıyordu.

*

Atlas Sineması’nın açılış tarihi 1948...

Yani benimle aynı yaşta sayılır...



Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Dönekler ve hainler yeni bir sayfa açıyor

Şerefli bir “dönek”, gururlu bir “hain” olarak yine sahalara dönüyorum.

Hem de iki yüksek yerden aldığım izinle...

Biri “devlet başkanı”ndan...

Öteki “patron”dan...

İkisi de bana “Döneklik ve hainlik artık bütün dünyada şerefli bir payedir. Çık göğsünü gere gere halkın arasına gir” dediler.

Dün gece sabaha karşı cep telefonuma Deadline Hollywood haber sitesinden bir haber düştü.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama ile ABD’nin en büyük rock şarkıcısı Bruce Springsteen Spotify üzerinden ortak bir podcast’e başladılar

Yani yaptıkları sohbeti şarkı gibi Spotify üzerinden streaming olarak yayınlıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku

Ay'a sert inişe hazırlanırken her 100 Türk'ten kaçı 1969'da ABD'nin Ay'a gittiğine inanıyor

Başlık biraz spekülatif ama ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız.

Ama önce size önemli bir haber vereyim.

*

Türk “Silikon” dünyasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme daha oldu.

Dünyanın önde gelen dijital araştırma kuruluşlarından YouGov, Türkiye’de “Wizsight” adlı online araştırma şirketini satın aldı.

Wizsight 2017 yılında N. Özge Akçizmeci adlı genç bir girişimci tarafından kurulmuş bir startup şirket.

Böylece BluTV’nin yüzde 30 hissesinin bir dünya devi olan Discovery’ye satılmasından sonra ikinci bir Türk startup’ı daha dünya piyasasına girdi.

YouGov ilginç alanlarda online araştırmalar yapan bir şirket.

Yazının Devamını Oku

Patron bu milleti ortada bir yerde birleştirebilir mi

‘Big Lebowski’ filminin bardaki bilge adamı ne diyordu:

“Bazen bir ülkede bir adam gelir...”

Sonra birasından bir yudum alıp devam ediyordu:

“Bazen o ülkede bir adam daha gelir...”

Geçenlerde bu tiradı yazmıştım...

Amerika Birleşik Devletleri’nde bir adam geldi...

Ülkeyi tam ortasından ikiye böldü...

Şimdi bir adam daha geldi....

Yazının Devamını Oku

Vay canına benim burnum da soldan sağa doğru çarpıkmış

“‘Ne yapıyorsun’ diye sordu karım, aynanın önünde alışılmadık biçimde oyalandığımı görünce...

‘Hiç’ diye karşılık verdim. ‘Kendimce bakıyorum, burnuma, şu burun deliğimin içine basınca biraz acıyor da’...

Karım gülümsedi...

‘Ben de ne yana doğru çarpık diye bakıyorsun sandım’ dedi.

Kuyruğuna basılmış köpek gibi döndüm:

‘Çarpık mı? Benim burnum mu?’

Karım dingince:

‘Elbette canım, İyi bak: Sağa doğru çarpık...”

*

Yazının Devamını Oku