GeriErtuğrul ÖZKÖK Troya’nın yüzü Brad Pitt’se Çanakkale’nin adı ne olmalı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Troya’nın yüzü Brad Pitt’se Çanakkale’nin adı ne olmalı

TURİZM ve Kültür Bakanı Numan Kurtulmuş pazar günü gazetecilere çok önemli bir haber verdi.

Troya’nın yüzü Brad Pitt’se Çanakkale’nin adı ne olmalıBu yıl Türkiye’de “Troya Yılı” olarak kutlanacak...

Ve Troya’nın yüzü olması için Brad Pitt’le görüşmeler yapılıyormuş...

***

Benim eskiden beri görüşüm şu....

- Çanakkale’nin adı Troya olarak değiştirilmelidir...

- Yapılan köprünün adı Troya olmalıdır...

- Ve Türkiye, bugünkü Çanakkale ve karşıdaki toprakları üzerinde, Cumhuriyet’in ilk megapol şehir projesini gerçekleştirmelidir.

- İstanbul ile bu yeni megapol arasına dünyanın en hızlı treni yapılmalıdır.

***

Bir zamanlar Rus Çarı Petro nasıl St. Petersburg gibi bir şehir yaratmışsa, Cumhuriyet de 100’üncü yılına böyle iyi planlanmış, uluslararası yarışmayla tasarlanmış bir proje ile girmelidir.

Kanal İstanbul vizyonuna sahip Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu vizyonu da çok iyi anlayacağına eminim.

***

Diyeceksiniz ki tarihi Çanakkale adı ne olacak?

Söyleyeyim...

Çanakkale uydurulmuş bir isim... Osmanlı döneminde şehrin adı başka...

Cumhuriyet döneminde bu ismin nasıl konduğuna dair doğru dürüst bir belge bile yok...

Nereden baksanız suni bir isim Çanakkale...

Çanakkale Savaşı olurken bile adı Çanakkale değildi...

Bütün dünya o savaşı “Gelibolu Savaşı” olarak biliyor...

Hemen itiraz etmeden bir düşünelim diyorum....

Böyle küresel bir megapol projesi Cumhuriyet’in 100’üncü yılına yakışmaz mı...

 

ENTELEKTÜEL PENİSİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ
GEÇTİĞİMİZ hafta, Türk ve Avrupa medyasında “penis” konusu iki ciddi gazetede ele alındı.

Biri Cumhuriyet Pazar Eki öteki Le Monde gazetesi...

Ekin editörü Tayfun Atay, popüler kültür konusunda en keyifle okuduğum yazardır diyebilirim...

Onun Tuğba Özay’ın Instagram hesabından yaptığı bir paylaşım üzerine yazısını çok beğendim.

Bu iki gazetede yayınlanan yazılarla penis işi ciddileşti. Entelektüel seviyeye terfi etti.

Bu durumda Mehmet Barlas ve Emin Çölaşan’ı kızdıracağım diye bu işin dışında kalamazdım.

 

TARTIŞMA 1

ACABA ASIL YUMRUĞU SON RAUNDA MI BIRAKTI
TUĞBA Özay’ın, Instagram hesabında paylaştığı mesajda şöyle diyor: “Bak koçum benden sana bir tavsiye... O b.ktan uzvuna güvenip de skor peşinde koşma... Kadın var kadıncık var... Ferrari’yle Anadol’u bir tutma yani...”

- Seslendiği “Koç” kim bilmiyoruz...

Bazısına göre kendisini aldatan bir erkek...

Kendine göre ise “bütün erkek milletine” sesleniyor.

- Ferrari herhalde kendisi oluyor onu biliyoruz da Anadol kim...

- “B.ktan uzuv” derken bütün penisleri mi kastediyor, yoksa “Bak koçum” dediği o erkeğinkini mi...

Ama en öldürücü lafı sona bırakmış.

“Emin ol muadillerin çoktur...”

Yine de insaflı... Öldürücü darbeyi vurmamış...

Hiç olmazsa o meçhul erkeğe “Skoru ve volümü senden iyisi çok” dememiş...

Bir erkeği yıkacak asıl cümle işte odur...

Kim bilir belki de o cümleyi son raunda bıraktı.

Troya’nın yüzü Brad Pitt’se Çanakkale’nin adı ne olmalı

TUĞBA Özay’ın bu mesajının üstüne koyduğu fotoğraf da ilginç.

Sanki “Bak koçum, bir şu Ferrari kadına bak, bir de öteki Anadol’a” der gibi bir hali var... Elbise altına saklanmamış vücut, kendinden emin duruş, yüzdeki müstehzi ifade, mesajı yüzde 100 destekliyor.

Yani “Koç”un işi kolay değil...

 

EY MUHALİF, BAŞAKŞEHİR’İ SEN NASIL TARİF EDERSİN
BAŞAKŞEHİR öyle bir takım ki... İktidar yanlıları bitiyor, muhalifler ise ifrit oluyor...

Bu hafta Cumhuriyet Pazar Eki’nde Bağış Erten’in harika bir Başakşehir ve Arda Turan yazısı vardı...

Sporla ve siyasetle ilgilenen herkese tavsiye ederim.

Başakşehir fenomenini şöyle tarif ediyor:

- “Memleketin en tartışmalı başarısını kovalayan...

- Hükümetin kanatları altında konuşlanmış, ama gayet iyi top oynayan...

- Tarihsiz, köksüz, yeni bir soluk peşinde koşan...

- Sadece futbolla baktığınızda sempatik, futbolun bir adım ötesinde ise yeterince alerjik.

- İktidarın ‘aletli jimnastiği’ndeki halkalardan biri...”

Tabii bu arada teknik direktör Abdullah Avcı’nın hakkını da hiç yememiş.

 

KIRIK AYAK KARARLARI 1

‘ERTUĞRUL ÖZKÖK 5.0’ SÜRÜMÜ HİZMETİNİZDE
ÇOK daha az grilik...

Çok daha fazla renk...

Çok daha az “Ağır ol da molla desinler...”

Çok daha fazla sululuk...

Çok daha az siyaset...

Çok daha fazla hayat...

Çok daha az milli meseleler...

Çok daha fazla insani meseleler...

Çok daha az Türkiye...

Çok daha fazla gettolarımız...

Yeni şiarımız:

“Bekler bazı tarzlar, bazı yaşları...”

Vee...

“Siyaset siyasetten anlayana

Kalan hayatlar bizimdir...”

 

SEVGİLİ KARDEŞİM GALİBA DERDİMİ ANLATAMADIM
DİYOR ki...

“Size ne etti ki, Ekşi Sözlük’ü boğmaya kalkıyorsunuz...”

Bana ne ettiği oradaki 211 sayfada yazılı... Peki ben ona ne ettim?

- Bugüne kadar bir dava mı açtım...

- Erişim yasağı koydurtmaya mı kalkıştım...

- Birilerine şikâyet mi ettim...

- Köşemde bir satır yazıp bana niye hakaret ettiriyorsun diye sitemde mi bulundum...

Hiçbiri...

Kardeşim benim derdim şu:

Bu arkadaş, Ekşi Sözlük denilen platformdan herkese her türlü hakareti yaptırıyor, iftirayı attırıyor, aşağılayıcı lakapları taktırıyor...

Ama kendisi için küçücük bir haber çıkınca, erişimi engelleme kararı aldırıyor...

Derdim bu riyakârlık...

 

MAAZALLAH
- Her köşe yazarı, ötekileri hakkında “Size ne etti ki” diye bir çetele tutmaya başlarsa...

- Her eleştirinin önüne bir “Size ne etti ki” ifadesi koyup, sonuna bir de “boğmak” fiili eklerse...

Halimiz ne olur düşündük mü hiç...

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

X

O 19 ölü nitrojen dolu 22 cam lahitin laneti mi

Geçen hafta tüm dünya pandemi ile boğuşurken Mısır 3 Nisan gecesi bütün dünyayı şaşırtan bir şey yaptı.

Tahrir Meydanı’ndaki Milli Müze’de bulunan, eski Mısır hanedanına ait 22 mumyayı yeni inşa edilen Mısır Medeniyetleri Müzesi’ne nakletti...

*

18 kral, 4 kraliçeye ait 22 mumya, nitrojenle doldurulmuş cam lahitlere konup büyük ve çok renkli bir törenle yeni yerine götürüldü.

22 lahit 5 kilometrelik yolu 40 dakikada geçti...

*

Bu, mumyaların ikinci yolculuğuydu.

Mısır hanedanlarına ait bu mumyalar 100 yıl önce Luksor’dan Kahire’ye getirilmişti...

Nakledilenler arasında bütün dünyanın bildiği İkinci Ramses ile Mısır tarihinin en başarılı kraliçesi olarak bilinen Hatshepsut’un mumyaları da vardı.

Yazının Devamını Oku

İmamı kim istifa ettirdi Türkiye'nin makul aklı mı

Ayasofya imamı sonunda istifa etti...

İstifasında “Kendi isteği ile ayrıldığı” belirtiliyor...

Ama artık orada kendine üç-beş trol dışında müttefik bulamadığı herkesin bildiği bir sırdı...

Bütün dünyanın gözü üzerinde bulunan bir mabetten her gün tuhaf seslerin yükselmesinin hiçbir makul AKP’linin de hoşuna gitmeyeceği bir gerçekti.

Nitekim ilk tepki AKP milletvekili Özlem Zengin’den geldi...

Sonra AKP’nin ağır toplarından da sesler yükseldi...

Sonunda ayrılmak zorunda kaldı ve çok hayırlı bir iş oldu...

İstifasını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği de yazıldı, söylendi.

Yazının Devamını Oku

CHP'li kayınpederim o 2 takunyalı hakkında bana neler anlatmıştı

Kayınpederim rahmetli Hüdai Oral, köklü bir CHP’li ailenin üyesiydi.

Beş dönem CHP milletvekilliği yapmıştı.

Babası CHP’nin tek parti dönemi Denizli il başkanıydı...

Ayrıca 1950 öncesi milletvekiliydi.

Kızının Adnan Menderes hayranı, koyu Demokrat Partili bir ailenin sonradan solcu olmuş oğluyla evlenmesini son derece normal karşılamıştı.

Hüdai Oral 1961 yılında kurulan İsmet İnönü hükümetinin en genç bakanıydı.

İnönü onu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görevlendirmişti.

O güne kadar öyle bir bakanlık yok...

Yazının Devamını Oku

Bu bir haber mi, fazla oldunuz sinyali mi

“Haber” desem...

Değil...

“Analiz” desem o da değil...

Öyleyse ne?

“Ayağınızı denk alın” uyarısı mı...

Önce neden söz ettiğimi anlatayım.

Dün, dünyanın önde gelen ekonomik medyalarından biri olan Bloomberg’de tuhaf bir yazı yayınlandı.

Yazının konusu Türkiye’de Bayraktar grubunun ürettiği SİHA’lardı...

Yazının Devamını Oku

Ya seçilmişlere her gün haddini bildiren o atanmış memurlar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir süredir beni de düşündüren önemli bir noktaya dikkati çekti.

Emekli WhatsApp’çı amirallerin yaptığı düşüncesizce işe tepki koyarken, çok yapıcı iki uyarıda da bulundu.

*

Bildiri yayınlayan amirallerin 10’unun o eski kötü alışkanlıkları hatırlatan biçimde sabah evlerinden alınmalarına tepki gösterdi.

Gözaltına alınmalarına karşı çıktı...

Ama daha önemlisi iktidara bence çok önemli ve yapıcı bir çağrı yaptı.

Özeti şuydu:

Emekli amirallerin seçilmişleri hedef alan açıklamalarına karşı çıkıyorsak...

Atanmış memurların, tayinle göreve gelmiş görevlilerin, valilerin, kaymakamların, maaşını devletten alan dini görevlilerin seçilmiş insanlar, parti başkanları, anamuhalefet partisi başkanı hakkındaki hakarete veren açıklamaları da önlenmelidir...

Yazının Devamını Oku

Artık doğalgaz faturanıza bile rütbeli imzanızı atmayın

O bildiriye imza atan 104 mütekait askerin karşısına geçip sormak isterdim:

“Yaptığınızdan memnun musunuz...”

Ve devam etsem...

“Bakın Türkiye geçen hafta ne tartışıyordu...

Sizin bu düşüncesiz hareketinizden sonra bugün ne tartışıyor...”

*

Biliyorum bana diyecekler ki...

“Biz de vatandaşız ve düşüncemizi serbestçe söyleme hakkına sahibiz...”

Evet sahipsiniz...

Yazının Devamını Oku

Ey erkek 5 yıl önce testosteron yarıştırıyordun bak bugün ne

Aman Allahım...

Bu erkek milleti...

Yani biz ne hale düştük...

*

Dün gibi hatırlıyorum...

15 Mayıs 2016...

Berlin’de Final Four’un son günü... Fenerbahçe-CSKA maçını bekliyoruz...

Otelin lobisinde büyük bir tartışma patlıyor...

Bir erkekte ideal testosteron oranı nedir?

Yazının Devamını Oku

İkinci hayatında bir daha komedi oynayabilecek mi

Zekeriyaköy’deki evde yaşanan o olayın üzerinden 3 yıla yakın zaman geçmiş.

Ahmet Kural’ı o zamandan beri ilk defa görüyoruz.

Kıbrıs’ta TRT için bir dizi çekiyormuş.

Hürriyet Kelebek’te Tülay Demir’in yaptığı mülakattan öğrendik.

Çekim sırasında yeni sevgilisi Çağla Gizem Çelik ile annesi ve babası da yanındaymış.

*

Hayatım boyunca şuna inandım.

Yazının Devamını Oku

Çok genç erkekle 'olgun kadın' arasında kaç yaş fark vardır

Çarşambayı perşembeye bağlayan gecenin saat 00.30’u...

Çok akıllı telefonuma, Music Business Worldwide müzik endüstrisi haber sitesinden bir son dakika notu düşüyor...

“Paul Simon bütün kataloğunu Sony şirketine satmış...”

Paul Simon...

Yani “Simon and Garfunkel” ikilisinin Simon’ı...

Daha o saniye onlarca şarkı geçmeye başlıyor aklımdan...

“Mrs Robinson”, “Sound of Silence”, “Scarborough Fair”, “Bridge Over Troubled Water”, “Boxer”, “Cecilia”, “A Hazy Shade of Winter”, “Homeward Bound”, “Me And Julio Down by the Schoolyard”...

Bütün bir gençliğim...

Yazının Devamını Oku

Sharon hatıra kitabında bu bornozlu geceyi de yazdı mı

1) Dün gibi hatırlıyorum...

2005 yılının aralık ayıydı...

Los Angeles’ta güneşli bir günün gecesiydi... Hollywood ünlülerinin yaşadığı semtteki büyük villanın salonundaydım.

Biraz sonra şahane kadın merdivenlerden inmeye başladı...

Beş yıl önce Cannes Festivali’nde yanımdan geçerken nefesimi kesen şahane Sharon Stone karşımdaydı.

Üstelik üzerinde sadece bir bornoz vardı...

Ayağa kalkıp soruyorum...

“Yorgun musunuz...”

Yazının Devamını Oku

Ayda 2 bin 500 kişi acil şiddet butonuna basıyor

Teknoloji şirketlerinin yöneticileri ile konuşmak bana hep büyük heyecan veriyor. Bu haftaki podcast sohbet konuğum Vodafone’un CEO’su Engin Aksoy.

Doğum yeri İstanbul ama hayatının 17 yılını Göcek’te geçirmiş bir yönetici. Çünkü babası bir deniz subayıydı. 4 Ekim 1972 İstanbul doğumlu, İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Fakültesi’nden mezun. İş hayatına 1994’te başlamış. Coca-Cola, Michelin ve Nike gibi küresel şirketlerde çalışmış. 2008’de Vodafone’a girmiş ve 1 Şubat 2021’den itibaren de Vodafone Türkiye’nin CEO’su olmuş.

Zoom’la yaptığımız görüşmede bir şey dikkatimi çekiyor. Arkasında yan yana asılmış üç afiş var.

“Yeni İcat Çıkar-ma”, “Soru Sor-ma”, (her ikisinin de sonundaki ‘ma’ hecesinin üstü çizilmiş). Bir de “Sorumluluk bizim değil” cümlesi var onun da sonundaki ‘değil’ kelimesinin üstü çizilmiş.

Yani bugün “Yeni icat çıkarmayı seven” bir yönetici ile konuşacağız.

Ana konumuz da teknolojiden çok “kadın”.

Sözü ona bırakıyorum. 

1) KADIN ÇALIŞANDA SİLİKON VADİSİ ŞİRKETLERİNDEN ÇOK İLERİYİZ

Yazının Devamını Oku

Erol Olçok olsaydı 'pudra şekeri' krizini nasıl yönetirdi

AKP’nin yükseliş yıllarındaki iletişimcisi Erol Olçok’u son defa galiba Kanyon’da gördüm. Bir restoranda oturuyordum ve o da geçerken beni görmüş birkaç dakika sohbet etmiştik.

Geçen hafta sonu arabasında kokain çeken gencin görüntüleri önüme geldiğinde nedense aklıma o gün geldi...

Bugün hayatta olsaydı ve bu görüntüler önüne gelseydi acaba bu krizi nasıl yönetirdi...

*

Benim görüşüm şöyle...

Dünyanın her yerinde görülebilecek sıradan bir polisiye olay bu...

Böyle olayları bir siyasi partiyle ilişkilendirmek, bunun üzerinden o partiye vurmak ne adil bir davranış ne de çağdaş bir siyaset yapma tarzı...

Dolayısıyla kanunlar ne diyorsa o yapılır ve olay da geçer gider...

Yazının Devamını Oku

Şenol Hoca ve takımı önceki gece Avrupa'da neyi yıktı?

Avrupa’da belki de son 4 Dünya Kupası’nda tanık olduğumuz manzara şudur: Ülkelerin milli takımları, kulüp takımları kadar iyi futbol oynayamıyor. Şenol Hoca ve takımı son 2 maçta işte bu yerleşik Avrupa inancını yıktı. Milli takım, Türkiye’deki bütün kulüp takımlarından daha iyi futbol oynuyordu.

Bu yazıyı, epeydir milli takım maçlarını seyretmeyen bir futbol izleyicisi olarak yazıyorum.

Seyretmememin de nedeni vardı. Avrupa’da milli maçlar zevksiz geçer. Söylemek istediğim tek cümle var:

“Şenol Güneş Hoca önceki akşam ve ondan önceki maçta, Avrupa’da belki son 16 yıldır hüküm süren bu futbol yargısını yıktı.”

Nedir bu, anlatayım...

57’NCİ DAKİKADA SAHADA GÖRDÜĞÜM MANZARA ŞU

Maçın 57’nci dakikası...

Milli takım Norveç savunması önünde inanılmaz üçlü ve dar paslaşmalar yapıyor.

Bir La Liga tutkunu olarak, bilmesem karşımda Barcelona oynuyor sanacağım.

Yazının Devamını Oku

23 Haziran'da bu paranın üzerinde bu 'muamma' çocuğun resmi olacak

Kendini mahallenin ağır abisi sanan bir meczubun, “eşcinsel” diye işitme engelli bir çocuğu sokak ortasında dövüp, sonra bu görüntüleri göğsünü yumruklaya yumruklaya sosyal medyada paylaştığı gün...

Yani geçen cuma...

İşte tam o gün dünya başka bir konuyu konuşuyordu.

*

Bundan 3 ay sonra...

Tam tarihiyle 23 Haziran günü İngiliz Merkez Bankası 50 pound’luk yeni bir banknot çıkaracak.

Bunun bir tarafında İngiltere Kraliçesi’nin resmi olacak...

Öteki tarafında ise Alan Turing isimli birinin fotoğrafı...

Yanda çocukluk resmini gördüğünüz insanın 41 yaşındaki halinin bir fotoğrafı olacak...

Yazının Devamını Oku

Gönüllü istihbaratçı... Üzerinde çift ay işareti yok diye şunları hafife almayın

25 Mart 2021 Perşembe günü...

Yani önceki gün, biz Türkiye’de TBMM Başkanı’nın “Tek imza ile Montreux’den bile çekilebiliriz” açıklamasının yarattığı depremi yaşarken...

Atina’da çok önemli bir şey oldu...

Atina Büyükelçiliğimiz ve MİT’in yazdıkları raporlarda şu ayrıntılar var mıydı bilmiyorum...

Ama ben şahsi istihbaratımı yaptım ve yazıyorum...

İstihbarat dediğim de öyle gizli kapaklı bir şey değil...

Açık ve herkesin önünde olup biten şeyler.

Önce bir Google araması, sonra da Hürriyet’in Atina büro şefi Yorgo Kırbaki ile sohbet...

Bence herkesin dikkatle okuması gereken Atina raporumu sunuyorum...

Yazının Devamını Oku

Son 24 saatte ne oldu da bu kadar safça umutlandım

1) Sadece dün değil... Epey bir süredir Türkiye’de parti kongreleri beni hiç ilgilendirmiyor...

Açıkça söyleyeyim, parti mitingleri de, parti kongreleri de bana artık eskimiş bir siyaset anlayışının nostaljik kalıntıları gibi görünüyor.

Ancak son 24 saatte iki ayrı partide iki ayrı gelişmeye baktım ve yazmaya karar verdim.

*

AKP kanadında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir cümlesi: Ve arkasından yeni AKP yönetimine giren bazı isimler bana umut verdi.

*

Öğleden sonra ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşması...

“Gelin helalleşelim ve yeni bir Türkiye kuralım” mesajı... “Herkes hata yapabilir. Yeni bir siyaset anlayışını birlikte inşa edebiliriz” sözleri... Son günlerin en önemli cümleleri bunlar...

Hayal mi kuruyorum...

Yazının Devamını Oku

Pandemide her 10 günde kaç kilo aldık? İşte hesabı

Son dönemde ekranlarda ve gazetelerde, kilo alanları gördükçe aklıma şu soru geliyor:

Acaba pandemi sırasında mı aldılar bu kiloları...

Ve kaç kilo aldılar...

Herhalde her evde her hafta en az birkaç kere, kendimizle de ilgili bu konuyu konuşmuşuzdur. Özellikle de daha çok eve kapanan 65 plus’lar...

Hürriyet başyazarı Prof. Osman Müftüoğlu hep bir “pandemi obezitesi”nden söz ediyor.

Ama şurası kesin...

Bu dönemde hepimiz daha kolay kilo aldık.

*

Yazının Devamını Oku

Anayasa'daki 'Andımız' bu yıl kaçıncı yaşını dolduracak

Dün önüme Aksoy şirketinin yaptığı yeni bir araştırmanın sonuçları geldi.

Örneklem alınan insanlara şu soruyu sormuşlar:

“Siz olsanız her gün okullarda ‘Andımız’ı okutur muydunuz?”

*

Sonuçlar ilginç.

CHP seçmeninin yüzde 96’sı...

İYİ Parti seçmeninin yüzde 92.9’u...

MHP seçmeninin yüzde 83.8’i...

AKP seçmeninin yüzde 74.9’u...

Yazının Devamını Oku

O gece ne oldu da o bir kişi sabah oyunu değiştirdi

O gün merak etmemiştim, ama bugün ediyorum...

Tam 10 yıl önce...

Türkiye Büyük Millet Meclisi 24’üncü dönem ikinci yasama yılı...

Tarih 24 Kasım 2011 Perşembe....

TBMM o gün tarihinin en önemli sözleşmelerinden birini onaylamak için toplanıyor.


Temsili fotoğraf

Milletvekillerinin oyuna sunulan kanunun tam adı şu:

“Kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin onaylanmasının uygun bulunmasına dair kanun...”

Yazının Devamını Oku

Bu derbinin kazananı Fatih Terim

Sarı lacivertliler, ilk yarıda ‘Derin G.Saraylı’ Hasan Cemal kadar bile maça asılmadı.

“Derin Galatasaraylı’ Hasan Cemal mesaj attı: Bu akşam maalesef Fenerbahçeli’yiz”

Fenerbahçe, Vida golü atınca kendine geldi ve gerekeni yapmaya başladı. Yani sahaya maçın 48’inci dakikasında çıkıyordu. Neticede maç 1-1 bitti. Derbinin galibi, iki akşam önce kendi evinde 3 puan kaybeden Fatih Terim’in Galatasaray’ı oldu.

iLK YARIDA DERiN GALATASARAYLI HASAN CEMAL KADAR MAÇA ASILMAYAN BiR FENERBAHÇE

Derin Galatasaraylı Hasan Cemal sabah bana şu mesajı attı:

“Bu akşam maalesef Fenerbahçeliyiz.”

Bu sözleri hemen derin bir Fenerbahçeliye, Ercan Saatçi’ye ilettim.

Onun tepkisi ise şöyleydi:

“Bu hesap yanlış. Fenerbahçe kazanırsa, Galatasaray için daha büyük tehlike olur.”

Yazının Devamını Oku