GeriErtuğrul ÖZKÖK Testosteronu en yüksek iki yazar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Testosteronu en yüksek iki yazar

Biliyorum, insanların tıbbi kayıtları “özel hayatlarına” girer...

Dolayısıyla açıklamak ne etiğe ne de racona uyar...

Ama daha önce açıklanmıştı...

Hem de öyle biri tarafından açıklanmıştı ki...

Benim yapacağım, o açıklamayı tekrar açıklamaktan başka bir şey olmayacak...

*

Tabii önce testosteron nedir, ne işe yarar ona bakmamız gerekir, ki onu yandaki kutuda yaptım. Sizi fazla merakta bırakmamak için, direkt olarak bugün Türk medyasının en önemli meselesine gireyim.

*

Türk medyasında, testosteronu en yüksek iki köşe yazarı kimdir...

Ayıptır söylemesi birisi bendenizim...

Birisi benim ama birincisi değil...

Testosteronu yüksek bir köşe yazarı iyi biri midir, yoksa feci biri mi...

Karar sizin...

*

Hadi şimdi gelin o iki ünlü köşe yazarından ikincisinin, daha doğrusu birincisinin kim olduğunu birlikte öğrenelim.

Testosteronu en yüksek iki yazar

TESTOSTERONUN YERİ ALINAMAZ ROLÜ

Bugün testosteron konusuna girmemin nedeni, Koç Üniversitesi tarafından yayınlanan bir kitabı yeni okumam...

Yazarı Joe Herbert...

Kitabın adı “Testosteron: Seks, Güç ve Kazanma İradesi”...

Türkçede 2016 yılı sonunda yayımlandı.

Kitabın üçüncü bölümünün başlığı şöyle:

“Testosteron erkeği yarattı...”

Testosteronu da şöyle
tarif etmiş:

“Testosteron bir hormondur. Cinsel seçilimde temel ve yeri alınamaz bir rol oynar. Çünkü erkeklerin hem cinsel motivasyonunu, hem de olası partnerler karşısındaki görünümünü ve davranışlarını köklü biçimde etkiler.”

Anlayacağınız, az miktarda kadınlarda da bulunan erkeklik hormonudur.

TESTOSTERON ÖLÇEĞİNİ NEDEN KÖŞE YAZARLARINA UYGULADIM

Kitap genel olarak testosteronu anlatıyor. Bense bu bilgileri köşe yazarlarına uygulayarak aktarıyorum. Nedeni de kitabın önsözünde okuduğum şu cümleler:

“Gazeteciler inanılmazdır. Hakkında belki de hiçbir şey bilmedikleri bir haberi çabucak seçer, etkili bir biçimde inceler, hakkında kolay okunur, bilgilendirici satırlar kalem alırlar.”

Temel soruları da şudur:

“Neler oluyor ve beni etkileyecek mi...”

Ben de testosteronun köşe yazarını nasıl etkilediğini merak edip bu uyarlamayı yaptım. Başka bir “üst okumaya”, altında bir “üst akıl” aramaya gerek yok yani...

KÖŞE YAZARININ YÜKSEK TESTOSTERON LAKAPLARI

“YILDIRIMLAR saçan talihsizlik çubuğu”, “Felaketin anteni”, “Üreme kulesi”, “Hayat ağacının gövdesi”, “Daimi kolon”, “Irk sütunu”, “Hayat veren rüzgâr tüpü”, “Üreme borusu”, “Sen de bedenin parçası sayılırsın...”

  1. Gonzales-Crussi’nin “Bir Anatomistin Notları” kitabından.

BİRİ BENDENİZİM, ÖTEKİNİN SIRRI BU FOTOĞRAFTA GİZLİ

“TÜRKİYE’nin en yüksek testosteronlu erkekleri” 25 Şubat 2007 günü açıklandı.

Açıklayan da Hürriyet’in sağlıklı yaşam yazarı Prof. Osman Müftüoğlu’ydu.

O gün Türkiye’nin gelmiş geçmiş testosteronu en yüksek 7 erkeğini açıkladı...

Testosteronu en yüksek iki yazar

Şimdi gelelim testosteron şampiyonu öteki 6 Türk’e...

Maalesef bunlardan dördü artık hayatta değil. Onların üçü de sinema oyuncusu...

Ayhan Işık, Yılmaz Güney ve Muzaffer Tema...

*

Hayatta olan ikisi ise gazeteci...

Dediğim gibi biri bendeniz...

Merakınızı gidermek için bendeki testosteron miktarını da vereyim.

623...

Evet yanlış duymadınız... İsteyen Prof. Müftüoğlu’na sorar.

Öteki ise Emin Çölaşan...

Testosteronu en yüksek iki yazar

Bu arada Müftüoğlu’nun vermediği ama kendi şahsi araştırmalarımla bulduğum küçük bir ek ilgiyi de vereyim.

Emin Çölaşan’ın testosteronu benimkinden bile yüksek...

*

Tabii bu da önümüze şu soruyu getiriyor:

Acaba “Dans etmeyi sevmemekle” testosteron arasında bir korelasyon mu var?

*

“Hayatı boyunca hiç dans etmemekle” övünen Emin Çölaşan’a bakarsanız doğrusal bir korelasyon var.

Benim gibi hep dans eden birine bakarsanız, ters korelasyon var...

TESTOSTERON, ÇÖLAŞAN VE BENDE ‘KADİM ROLÜNÜ’ OYNAMAYA DEVAM EDİYOR MU

Eski çağlarda insan erkekler, diğer memeli erkeklerde de gözlenen, muhtemelen testosterona bağlı bütün özellikleri gösteriyordu.

O zamanlar bütün memelilerde “alfa erkek” dediğimiz, sürünün dominant, yani baskın erkeğini büyük ölçüde testosteron belirliyordu.

*

Peki bugünün modern erkeğinde de testosteron bu “kadim rolünü” oynamaya devam ediyor mu?

Yani birer köşe yazarı olarak Emin ve ben hâlâ birer “baskın alfa erkeği miyiz”?

Kitabın yazarına göre cevabı evet.

Yani testosteron, birer köşe yazarı olarak, Emin ve bende kadim rolünü oynamaya devam ediyor.

*

Ama bir de şu var...

Mesela bilimsel zekâ, bilimsel buluş gibi konularda yüksek testosterona ihtiyaç yokmuş...

Demek ki Einstein olmak için ille de yüksek testosterona ihtiyaç bulunmuyor.

*

Bizim için hiç mesele değil.

Zaten okunan bir köşe yazarı olmak için Einstein zekâsına ihtiyaç yok.

*

Bu durumda geriye sadece şu soru kalıyor:

Yüksek testosteron “bonobo ailesinin” alfa erkekleri ile köşe yazarlarına mahsus bir özellik midir?

Vallahi bir şey diyemeyeceğim, çünkü kitapta bu konuda aydınlatıcı bir bilgi yoktu.

 

YENİ NESİLDEN KİMLER SÜPER TESTOSTERON LİGİNDE 

OSMAN Müftüoğlu Türk testosteron şampiyonları listesini 2007 yılından bu yana güncellemedi.

O nedenle aradan geçen 12 yılda “Türkiye testosteron süper ligi”ne çıkan yeni erkek var mı yok mu bilemiyoruz...
 

İKİ SİYASETÇİYİ NEDEN AÇIKLAMADIM

PROF. Müftüoğlu’nun açıkladığı kişiler arasında iki de çok tanınmış siyasetçi var.

Biri artık hayatta değil.

Öteki yaşıyor ama siyasi bir polemiğe neden olmamak için onların adını vermiyorum.

 

RUHUN AĞIRLIĞI 21 GRAM PEKİ TESTİSİNKİ NE KADAR 

Kitapta verilen bilgiye göre erkeklerde testosteronun neredeyse tamamı testislerden gelir.

Küçük bir miktarı da adrenalinden geliyor.

*

Peki testosteron dediğimiz bu muazzam erkeklik hormonunu imal eden testisler ne ağırlıkta... Ortalama bir testisin ortalama ağırlığı sadece 20 gramcıkmış...

*

Bir zamanlar çılgın bir bilim insanı ruhun ağırlığını ölçmüş ve 21 gram olarak belirlemişti..

Yani, hani şu “Okkalı herif, yine oturtmuş” diyerek beğenerek okuduğumuz o testosteron azmanı köşe yazarlarının “okkası”, ruhundan bile hafifmiş...

*

Kıssadan hisse: Okuyun ama öyle fazla ciddiye de almayın...

Sandığınız kadar okkalı falan değiller...

*
Allah’tan ki kadınlar cesaretleriyle, “testis” dediğimiz, alelade torbaları artık “okka ölçüsü” olmaktan çıkardı...

Testosteronu en yüksek iki yazar

TESTOSTERONU YÜKSEK BİR KÖŞE YAZARINI NASIL TANIRSINIZ

TAHMİN edersiniz ki, bu konuda insandan örnek vermek çok riskli bir şey olurdu.

Zaten kitapta da bu konuda bir örnek yok.

Ama küçük bir maymun olan “talapoin”de yüksek testosteronlu baskın alfa erkeği nasıl bakar gösterilmiş.

Yüksek ve düşük testosteronlu erkek yüzü ve bakışı işte böyle bir şey oluyormuş.

Testosteronu en yüksek iki yazar

‘623’ TESTOSTERON BENDE NE İŞE YARAR

Hayatımın son 10 yılında başka erkeklere anlatamadığım şey testosteron seviyemdi...

Hele hele 70 yaşımdan sonra kimse bana inanmıyor.

Çünkü çoğunun kafasında iki erkeklik ölçüsü var.

Organ boyu ve testosteron seviyesi...

Sanıyorlar ki bunlar ne kadar büyükse cinsellikte de o kadar iyiler... Onları biraz olsun rahatlatmak için kitaptaki şu cümleyi aktarayım:

“Gerçek şudur ki çoğu erkekte testosteron düzeyleri görünüşe bakılırsa optimum cinsellik için aslında gerekli düzeyin çok üstündedir...”

Cool man... Rahat ol... Hemen komplekse kapılma...

Yani ben ve Emin süpermen falan değiliz.

Testosteronu en yüksek iki yazar

TESTOSTERONLU KÖŞE YAZARI HER KAVGASINI KAZANIR MI

Bu sorunun cevabını “Testosteron” kitabından atasözü gibi birkaç bilimsel saptama ile vereyim.

*

BİR: “Saldırganlık beraberinde bir maliyet/yarar bilançosu getirir...”

*

İKİ: “Sadece bir kavgayı kazanarak hiçbir şey kazanılamaz.”

*

ÜÇ: “Bir erkek her dişi için kavga etmeyi seçerse ciddi biçimde yaralanması ya da ölmesi ihtimali artar.”

*

DÖRT: “Bir erkeğin hiyerarşideki konumu ebediyen belirlenmemiştir...”

*

Allah’tan ki bir de beşinci kanun var:

BEŞ: “Testosteronu yüksek her memeli erkek gibi, köşe yazarı ille de saldırgan değildir...”

Aynı şeyleri kavgacı köşe yazarı için de söyleyebilirsiniz.

Unutmayın, her alfa siyasetçi gibi, zirvedeki testosteronu yüksek her alfa köşe yazarı da bir gün mutlaka bulunduğu yerden tepetaklak düşmeyi tadacaktır...

X

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya

Önceki gün benim açımdan iki sevindirici gelişme vardı...

Sabah Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın “Hiç Oldum” şarkısı için yaptığı klibin haberi ile uyandım.

İkincisi ise aynı sabahın akşamı Ahmet Altan’ın serbest bırakılmasıydı.

*

Hayatım boyunca devlette görev yapan insanların müzikle, sanatla, sporla ilgilenmelerini çok sevdim...

Çünkü tanıdığım siyasetçilerin çok büyük bölümünün siyaset dışında hiçbir uğraşısı yoktu...

Şuna inanıyorum...

Bir insan sanatla, müzikle, sinemayla ilgilendiği zaman bu onun vicdanına, adalet duygusuna ve üslubuna da yansıyor...

Nitekim

Yazının Devamını Oku

Kim bu 'esrarengiz' Boğaziçili 'sıçan' M.B.

Hürriyet yazarı İhsan Yılmaz, Oğuz Atay’ın kayıp günlüğü olayını gündeme getirip, ben de perde arkasını yazınca, “Upper Cihangir” dünyası karıştı.

Gerçi, onunla ilgili sadece kendilerinin konuşma hakkı bulunduğuna inanan bazı çevreler, “Ne alakası var Oğuz Atay’ın Cihangir’le” deyip durmadan bana yükleniyorlar...

Merakınızı tatmin edeyim. Hepsi biliyor ki “Upper Cihangir” lafını sembolik olarak kullanıyorum...

*

(Bu arada Cihangir ahalisi galiba bu “Upper” lafından pek hazzetmedi ki, mahalle baskısı yapmış olmalılar ki, bu kavramın mucidi T24’in düzeyli magazin yazarı Tuğrul Eryılmaz da artık sadece “Cihangir” diye yazmaya başladı.)

Neyse asıl konuya gelelim...

Geçen cumartesi T24’te Ayça Atikoğlu’nun bir yazıyla bu “Upper Cihangir polisiyesinin” ikinci sezonu da yayına girdi.

Türkiye’nin

Yazının Devamını Oku

O 19 ölü nitrojen dolu 22 cam lahitin laneti mi

Geçen hafta tüm dünya pandemi ile boğuşurken Mısır 3 Nisan gecesi bütün dünyayı şaşırtan bir şey yaptı.

Tahrir Meydanı’ndaki Milli Müze’de bulunan, eski Mısır hanedanına ait 22 mumyayı yeni inşa edilen Mısır Medeniyetleri Müzesi’ne nakletti...

*

18 kral, 4 kraliçeye ait 22 mumya, nitrojenle doldurulmuş cam lahitlere konup büyük ve çok renkli bir törenle yeni yerine götürüldü.

22 lahit 5 kilometrelik yolu 40 dakikada geçti...

*

Bu, mumyaların ikinci yolculuğuydu.

Mısır hanedanlarına ait bu mumyalar 100 yıl önce Luksor’dan Kahire’ye getirilmişti...

Nakledilenler arasında bütün dünyanın bildiği İkinci Ramses ile Mısır tarihinin en başarılı kraliçesi olarak bilinen Hatshepsut’un mumyaları da vardı.

Yazının Devamını Oku

İmamı kim istifa ettirdi Türkiye'nin makul aklı mı

Ayasofya imamı sonunda istifa etti...

İstifasında “Kendi isteği ile ayrıldığı” belirtiliyor...

Ama artık orada kendine üç-beş trol dışında müttefik bulamadığı herkesin bildiği bir sırdı...

Bütün dünyanın gözü üzerinde bulunan bir mabetten her gün tuhaf seslerin yükselmesinin hiçbir makul AKP’linin de hoşuna gitmeyeceği bir gerçekti.

Nitekim ilk tepki AKP milletvekili Özlem Zengin’den geldi...

Sonra AKP’nin ağır toplarından da sesler yükseldi...

Sonunda ayrılmak zorunda kaldı ve çok hayırlı bir iş oldu...

İstifasını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği de yazıldı, söylendi.

Yazının Devamını Oku

CHP'li kayınpederim o 2 takunyalı hakkında bana neler anlatmıştı

Kayınpederim rahmetli Hüdai Oral, köklü bir CHP’li ailenin üyesiydi.

Beş dönem CHP milletvekilliği yapmıştı.

Babası CHP’nin tek parti dönemi Denizli il başkanıydı...

Ayrıca 1950 öncesi milletvekiliydi.

Kızının Adnan Menderes hayranı, koyu Demokrat Partili bir ailenin sonradan solcu olmuş oğluyla evlenmesini son derece normal karşılamıştı.

Hüdai Oral 1961 yılında kurulan İsmet İnönü hükümetinin en genç bakanıydı.

İnönü onu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görevlendirmişti.

O güne kadar öyle bir bakanlık yok...

Yazının Devamını Oku

Bu bir haber mi, fazla oldunuz sinyali mi

“Haber” desem...

Değil...

“Analiz” desem o da değil...

Öyleyse ne?

“Ayağınızı denk alın” uyarısı mı...

Önce neden söz ettiğimi anlatayım.

Dün, dünyanın önde gelen ekonomik medyalarından biri olan Bloomberg’de tuhaf bir yazı yayınlandı.

Yazının konusu Türkiye’de Bayraktar grubunun ürettiği SİHA’lardı...

Yazının Devamını Oku

Ya seçilmişlere her gün haddini bildiren o atanmış memurlar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir süredir beni de düşündüren önemli bir noktaya dikkati çekti.

Emekli WhatsApp’çı amirallerin yaptığı düşüncesizce işe tepki koyarken, çok yapıcı iki uyarıda da bulundu.

*

Bildiri yayınlayan amirallerin 10’unun o eski kötü alışkanlıkları hatırlatan biçimde sabah evlerinden alınmalarına tepki gösterdi.

Gözaltına alınmalarına karşı çıktı...

Ama daha önemlisi iktidara bence çok önemli ve yapıcı bir çağrı yaptı.

Özeti şuydu:

Emekli amirallerin seçilmişleri hedef alan açıklamalarına karşı çıkıyorsak...

Atanmış memurların, tayinle göreve gelmiş görevlilerin, valilerin, kaymakamların, maaşını devletten alan dini görevlilerin seçilmiş insanlar, parti başkanları, anamuhalefet partisi başkanı hakkındaki hakarete veren açıklamaları da önlenmelidir...

Yazının Devamını Oku

Artık doğalgaz faturanıza bile rütbeli imzanızı atmayın

O bildiriye imza atan 104 mütekait askerin karşısına geçip sormak isterdim:

“Yaptığınızdan memnun musunuz...”

Ve devam etsem...

“Bakın Türkiye geçen hafta ne tartışıyordu...

Sizin bu düşüncesiz hareketinizden sonra bugün ne tartışıyor...”

*

Biliyorum bana diyecekler ki...

“Biz de vatandaşız ve düşüncemizi serbestçe söyleme hakkına sahibiz...”

Evet sahipsiniz...

Yazının Devamını Oku

Ey erkek 5 yıl önce testosteron yarıştırıyordun bak bugün ne

Aman Allahım...

Bu erkek milleti...

Yani biz ne hale düştük...

*

Dün gibi hatırlıyorum...

15 Mayıs 2016...

Berlin’de Final Four’un son günü... Fenerbahçe-CSKA maçını bekliyoruz...

Otelin lobisinde büyük bir tartışma patlıyor...

Bir erkekte ideal testosteron oranı nedir?

Yazının Devamını Oku

İkinci hayatında bir daha komedi oynayabilecek mi

Zekeriyaköy’deki evde yaşanan o olayın üzerinden 3 yıla yakın zaman geçmiş.

Ahmet Kural’ı o zamandan beri ilk defa görüyoruz.

Kıbrıs’ta TRT için bir dizi çekiyormuş.

Hürriyet Kelebek’te Tülay Demir’in yaptığı mülakattan öğrendik.

Çekim sırasında yeni sevgilisi Çağla Gizem Çelik ile annesi ve babası da yanındaymış.

*

Hayatım boyunca şuna inandım.

Yazının Devamını Oku

Çok genç erkekle 'olgun kadın' arasında kaç yaş fark vardır

Çarşambayı perşembeye bağlayan gecenin saat 00.30’u...

Çok akıllı telefonuma, Music Business Worldwide müzik endüstrisi haber sitesinden bir son dakika notu düşüyor...

“Paul Simon bütün kataloğunu Sony şirketine satmış...”

Paul Simon...

Yani “Simon and Garfunkel” ikilisinin Simon’ı...

Daha o saniye onlarca şarkı geçmeye başlıyor aklımdan...

“Mrs Robinson”, “Sound of Silence”, “Scarborough Fair”, “Bridge Over Troubled Water”, “Boxer”, “Cecilia”, “A Hazy Shade of Winter”, “Homeward Bound”, “Me And Julio Down by the Schoolyard”...

Bütün bir gençliğim...

Yazının Devamını Oku

Sharon hatıra kitabında bu bornozlu geceyi de yazdı mı

1) Dün gibi hatırlıyorum...

2005 yılının aralık ayıydı...

Los Angeles’ta güneşli bir günün gecesiydi... Hollywood ünlülerinin yaşadığı semtteki büyük villanın salonundaydım.

Biraz sonra şahane kadın merdivenlerden inmeye başladı...

Beş yıl önce Cannes Festivali’nde yanımdan geçerken nefesimi kesen şahane Sharon Stone karşımdaydı.

Üstelik üzerinde sadece bir bornoz vardı...

Ayağa kalkıp soruyorum...

“Yorgun musunuz...”

Yazının Devamını Oku

Ayda 2 bin 500 kişi acil şiddet butonuna basıyor

Teknoloji şirketlerinin yöneticileri ile konuşmak bana hep büyük heyecan veriyor. Bu haftaki podcast sohbet konuğum Vodafone’un CEO’su Engin Aksoy.

Doğum yeri İstanbul ama hayatının 17 yılını Göcek’te geçirmiş bir yönetici. Çünkü babası bir deniz subayıydı. 4 Ekim 1972 İstanbul doğumlu, İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Fakültesi’nden mezun. İş hayatına 1994’te başlamış. Coca-Cola, Michelin ve Nike gibi küresel şirketlerde çalışmış. 2008’de Vodafone’a girmiş ve 1 Şubat 2021’den itibaren de Vodafone Türkiye’nin CEO’su olmuş.

Zoom’la yaptığımız görüşmede bir şey dikkatimi çekiyor. Arkasında yan yana asılmış üç afiş var.

“Yeni İcat Çıkar-ma”, “Soru Sor-ma”, (her ikisinin de sonundaki ‘ma’ hecesinin üstü çizilmiş). Bir de “Sorumluluk bizim değil” cümlesi var onun da sonundaki ‘değil’ kelimesinin üstü çizilmiş.

Yani bugün “Yeni icat çıkarmayı seven” bir yönetici ile konuşacağız.

Ana konumuz da teknolojiden çok “kadın”.

Sözü ona bırakıyorum. 

1) KADIN ÇALIŞANDA SİLİKON VADİSİ ŞİRKETLERİNDEN ÇOK İLERİYİZ

Yazının Devamını Oku

Erol Olçok olsaydı 'pudra şekeri' krizini nasıl yönetirdi

AKP’nin yükseliş yıllarındaki iletişimcisi Erol Olçok’u son defa galiba Kanyon’da gördüm. Bir restoranda oturuyordum ve o da geçerken beni görmüş birkaç dakika sohbet etmiştik.

Geçen hafta sonu arabasında kokain çeken gencin görüntüleri önüme geldiğinde nedense aklıma o gün geldi...

Bugün hayatta olsaydı ve bu görüntüler önüne gelseydi acaba bu krizi nasıl yönetirdi...

*

Benim görüşüm şöyle...

Dünyanın her yerinde görülebilecek sıradan bir polisiye olay bu...

Böyle olayları bir siyasi partiyle ilişkilendirmek, bunun üzerinden o partiye vurmak ne adil bir davranış ne de çağdaş bir siyaset yapma tarzı...

Dolayısıyla kanunlar ne diyorsa o yapılır ve olay da geçer gider...

Yazının Devamını Oku

Şenol Hoca ve takımı önceki gece Avrupa'da neyi yıktı?

Avrupa’da belki de son 4 Dünya Kupası’nda tanık olduğumuz manzara şudur: Ülkelerin milli takımları, kulüp takımları kadar iyi futbol oynayamıyor. Şenol Hoca ve takımı son 2 maçta işte bu yerleşik Avrupa inancını yıktı. Milli takım, Türkiye’deki bütün kulüp takımlarından daha iyi futbol oynuyordu.

Bu yazıyı, epeydir milli takım maçlarını seyretmeyen bir futbol izleyicisi olarak yazıyorum.

Seyretmememin de nedeni vardı. Avrupa’da milli maçlar zevksiz geçer. Söylemek istediğim tek cümle var:

“Şenol Güneş Hoca önceki akşam ve ondan önceki maçta, Avrupa’da belki son 16 yıldır hüküm süren bu futbol yargısını yıktı.”

Nedir bu, anlatayım...

57’NCİ DAKİKADA SAHADA GÖRDÜĞÜM MANZARA ŞU

Maçın 57’nci dakikası...

Milli takım Norveç savunması önünde inanılmaz üçlü ve dar paslaşmalar yapıyor.

Bir La Liga tutkunu olarak, bilmesem karşımda Barcelona oynuyor sanacağım.

Yazının Devamını Oku

23 Haziran'da bu paranın üzerinde bu 'muamma' çocuğun resmi olacak

Kendini mahallenin ağır abisi sanan bir meczubun, “eşcinsel” diye işitme engelli bir çocuğu sokak ortasında dövüp, sonra bu görüntüleri göğsünü yumruklaya yumruklaya sosyal medyada paylaştığı gün...

Yani geçen cuma...

İşte tam o gün dünya başka bir konuyu konuşuyordu.

*

Bundan 3 ay sonra...

Tam tarihiyle 23 Haziran günü İngiliz Merkez Bankası 50 pound’luk yeni bir banknot çıkaracak.

Bunun bir tarafında İngiltere Kraliçesi’nin resmi olacak...

Öteki tarafında ise Alan Turing isimli birinin fotoğrafı...

Yanda çocukluk resmini gördüğünüz insanın 41 yaşındaki halinin bir fotoğrafı olacak...

Yazının Devamını Oku