Terk edilmiş bir kadına soru

ŞU soruyu, sevgilisi veya kocası tarafından terk edilmiş bir kadına soruyorum.

Ama erkeklerin de düşünmesinde yarar var.

 

***

 

“Aşık olduğunuz erkek sizi terk etmiş. 

 

Bir havaalanındasınız ve uçak bekliyorsunuz.

 

Yanınıza bir erkek yaklaşıyor ve size soruyor:Sizi bir kahve içmeye davet edebilir miyim?”

 

***

 

Bu olay Amerikalı aktris Jennifer Garner’ın başına gelmiş...

 

Biliyorsunuz, kocası Ben Affleck’le ayrılma kararı aldılar.

 

Ortada dolaşan dedikodulara göre, kocasının, çocuklarının dadısı ile ilişkisi varmış.

 

***

 

Şimdi size Jennifer Garner’ın, havaalanında kendisine kahve içme teklifinde bulunan erkeğe verdiği cevabı açıklıyorum:“Hayır beni bir kahve içmeye davet edemezsiniz...”Hemen arkasından şunu eklemiş:“Bana bunu sorduğunuz için size teşekkür ederim...”

 

***

 

Aşkın bittiği, terk edilmenin boşluğu içinde bazen böyle jestlere ihtiyacımız var.Bunu bir erkek fırsatçılığı olarak görebilirsiniz...

 

O an size çok iyi gelecek bir jest olarak da...

 

Terk edilmiş bir kadına soru

 

TERK EDEN BİR ERKEĞİN ARKASINDAN İYİ KONUŞULABİLİR Mİ 

 

VANITY Fair dergisi bu ay Jennifer Garner’ı kapak konusu yaptı.

 

Orada okudum.

 

Ocak ayında Golden Globes ödülleri dağıtılırken, sunucu Ben Affleck’in en iyi arkadaşı Matt Damon’un şöyle takdim etmiş:

 

“Muhtemelen Ben Affleck’in hayatta ihanet etmediği tek insan...”

 

Bütün Amerika bu ifadeye çok güldü.

 

Jennifer Garner “Ben de güldüm. Ancak benim yüzümden kimsenin ondan nefret etmesini istemem. Çünkü ben ondan nefret etmiyorum” demiş.

 

Acaba samimi bir duygu mu...

 

Yoksa alçakgönüllülükle ezme girişimi mi...

 

BİR GÜN ÖNCE GİTSEYDİM EFSANE YILANI GÖRECEKTİM

 

ARABAMIZ, iki tarafı alçak ağaçlarla çevrili yolda hızla ilerlerken, rehberimiz “Yazık... Bir gün önce gelseydiniz yılanı görecektiniz” diyor.

 

***

 

Tarih 22 Mart 2016...

 

Bir gün önce ekinoks...

 

Yani gece ve gündüzün eşit olduğu gün...

 

Meksika’nın Yucatan eyaletinde Chichen Itza antik şehrine gidiyoruz.

 

***

 

Erken Maya uygarlığı döneminde (İÖ 600) kurulmuş ve 1200 yıllarında İspanyol istilasına kadar yaşanmış kutsal bir Maya şehri. 

 

***

 

Biraz sonra antik kentin tam orta yerindeki Kukulkan Piramidi’nin önündeyiz.Mısır’daki piramitlerin çok benzeri. 

 

Dünyanın iki ucu arasında hiç iletişimin bulunmadığı dönemlerde birbirinin aynı iki tapınak nasıl inşa edilmiş?

 

Cevabı hâlâ yok.

 

Terk edilmiş bir kadına soru

 

***

 

Tuhaf ve sırlarla dolu bir matematiği var.

 

Piramidin çeşitli kenarlarının uzunlukları ve köşelerinin sayıları hem bizim kullandığımız takvimin, hem de Maya takviminin ana rakamlarını veriyor.

 

***

 

Dört tarafından aşağı inen basamakların ucunda bir tüylü yılan kafası duruyor.

 

Her yıl 21 Mart, yani ekinoks günü, karşı mabedin tepesindeki 4 menzilden yansıyan güneş ışığı, kenardaki merdivenlerin üzerinde bir yılan şekline bürünüyor.

 

Aşağı inen ışık, en alttaki yılan kafası ile birleşince, karşınıza, Mayaların tanrısı “Tüylü yılan” çıkıyor.

 

Terk edilmiş bir kadına soru

 

***

 

Ama benim asıl ilgim, bu piramidin 168 metre kadar ilerisindeki top sahasında...

 

Çünkü orada inanç ve kurban kavramları bakımından çok ilginç bir hikâye var.Beni bu harika şehre götüren Gazella Tur’un sahibi Velit Gazel’le top sahasına doğru yürüyoruz.

 

MAÇI KAZANANA ÖDÜL OLARAK NE VERİLİYOR

 

CHICHEN Itza antik kentinin top sahası, etrafı duvarlarla çevrili bir arena.

 

168 metreye 70 metre boyutlarında bir alan.

 

Etrafı 8 metre yüksekliğinde duvarlarla çevrili.

 

Asil kişilerin seyretmesi için özel localar var.

 

Terk edilmiş bir kadına soru

 

DİKEY BASKET POTASINA ATIŞ

 

Karşılıklı olarak iki duvarın tam orta yerinde, dikey basket potası şeklinde iki halka var.

 

İşte Orta Amerika’da çok yaygın olan maçlar burada oynanıyor.

 

Oyun o bölgede bulunan kauçuktan yapılmış toplarla oynanıyor.

 

 İki takımın oyuncuları, ellerini kullanmadan, sadece ayakları, başları ve vücutları ile vurarak topu bu halkadan içeri geçirmeye çalışıyor.

 

Yani futbolla basketbol arası bir oyun.

 

KAZANAN TAKIMIN KAPTANINA KUPA

 

Maçı kazanan takıma verilen ödül ise insanı saatlerce düşündürecek bir şey.

 

Kazanan takımın kaptanının başı kesilerek kurban ediliyor, kanı tapınağın kenarındaki yılan başıyla birleşecek şekilde akıtılıyor.

 

Evet kazanan takımın kaptanı, kupasını böyle alıyor.Kesilen başı ise biraz ötedeki kurban kafaları duvarının üzerine rölyef olarak işleniyor.

 

BAŞI KESİLECEK ADAM NASIL SEVİNEREK GİDER

 

BİR insanın kurban olmak için bütün kuvveti ile maçı kazanmaya çalışmasını hangi duyguyla açıklayabiliriz?

 

İnançların kudreti mi, yoksa en korkutucu yanı mı...

 

Peki bu insan mutlu biçimde ölüme nasıl gidiyor?

 

Çağımızın en büyük felaketlerinden biri de olan “canlı bomba” olayı da böyle.

 

Maya kültürünü inceleyenlerin bir bölümü, kurban olacak kişilerin, dünyanın bu bölgesinde yaygın olan kokain ile bu duyguya hazırlandığını söylüyor.

 

Bana da makul görünüyor.

 

Latin Amerika’ya tekrar döneceğim ve Machu Picchu’ya da gidip inanç kitabımı tamamlayacağım.

 

TEŞEKKÜRLER BAŞKAN

 

 GEÇEN gün, Bodrum Kalesi’nin arkasında duran çirkin manzarayı yazmıştım.

 

Dışarıdan gelen yatların ve gemilerin gördüğü ilk manzara buydu.

 

Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, o mezbeleliği anında kaldırmış.

 

Teşekkürler başkan. Bodrum’a yaptığınız büyük hizmetler yanında bu çok küçük bir şey ama, estetik olarak çok önemliydi.

X

Türkiye bu işitme engelli Afgan kızına ne öğretti

Bugün size yerel kıyafetleri içinde hapishane demirlerini kıran bu genç kızın hikâyesini anlatacağım.

Bunu çizen kızın adı Sara Barakzay...

Afganistan’ın ilk kadın çizgi romancısı...

Adını ilk defa dün Guardian gazetesinde gördüm.

Ben onun hakkındaki bu haberi okurken, Türkiye’de gazetelerin, internet haber sitelerinin, haber televizyonlarının bir numaralı gündemi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Reform Paketiydi...

İkisinin aynı güne gelmesi benim için çok anlamlı bir sürpriz oldu.

Çünkü bu çizginin Türkiye’ye uzanan bir ucu var.

Nedenini anlatayım.

Yazının Devamını Oku

Kendini Sharon Stone sanan ve kedilere bulaşan bir erkek

Bu hafta kayda geçirdiğim dizinin adı şu:

“Don’t F...k With Cats...”

“Kedilere Bulaşma: İnternette Katil Avı...”

*

Üç bölümlük dizinin girişinde ‘Buradaki kişiler hayal mahsulüdür’ diye bir yazı yok. Dizideki her kare gerçek...

Mekânlar gerçek.

Olaylar gerçek...

Ve en önemlisi...

Yaşanan bütün vahşet gerçek...

Yazının Devamını Oku

İlginç bir soru: Pülümür ve Fatih'te neler oluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2023 yılına kadarki görünümünü kökten etkileyebilecek “reform tasarısı”nı bugün açıklayacak.

Adalet, demokrasi ve insan hakları reformu...

Tabii bu reform aynı zamanda ifade ve haber alma özgürlüklerinin de çerçevesini çizecek...

İşte böyle bir günde ben de size Türkiye’nin “haber coğrafyasını” anlatan bir çalışmadan söz edeceğim.

*

Hürriyet İnternet’in eski yöneticisi Emre Kızılkaya dün ilginç bir çalışmanın sonuçlarını açıkladı.

Kızılkaya ve arkadaşları 2 hafta boyunca Türkiye’de yayınlanan 1.1 milyon haberi inceleyip analizini yapmışlar.

Türkiye’de 19 ulusal, 165 ise yerel TV kanalı var...

Devlet kontrolünde ise 13 TV kanalı bulunuyor...

Yazının Devamını Oku

67’nci dakikada Mesut’suz Fenerbahçe daha mı Mesut

Erol Bulut, Mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı. Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Böyle bir derbiye klasik mantıkla, rasyonel bir değerlendirme yapmak mümkün değil. O yüzden maç boyu gözlemlerimi anarşik biçimde alt alta yazıyorum...

Göreceksiniz ki, bu bir uzman yazısı değil, hepimizin maç sırasında aklımıza gelen düşüncelerden ibaret olacak bu.

BİR KERE DAHA GÖRDÜK DÖRT ÜÇTEN BÜYÜKTÜR

1- Trabzonspor yıllar önce bileğinin hakkıyla kırılmaz denilen ‘Üç Büyük takım’ zincirini en zayıf halkasından kırıp ‘Dört Büyük Kulüp’ karesini, futbolun yeni fotoğrafı olarak kafamıza yerleştirdikten sonra ‘derbilerin’ de anlamı değişti. Ben dahil kimse bir derbi sonucu hakkında önceden rahatlıkla kehanette bulunamadık. Bu maçta öyleydi.

2- Şaşırtmayan, heyecanlandırmayan derbilere alışmıştık. Bu derbi de öyle olacak derken, maçın 67’inci dakikasından sonra beklemediğimiz bir heyecan geldi.

ÖZİL’İ GÖREVDEN ALANIN YENİ BİR HİKAYESİ OLMALIYDI

3- 67’inci dakika önemliydi. Çünkü Fenerbahçe Teknik Direktörü çok az teknik direktörün yapabileceği bir şeyi yaptı. mesut Özil gibi uluslararası bir starı maçtan kulübeye aldı.

4- Böylesine cesur ve kritik kararı alan bir teknik direktörün maçın geri kalanı için yeni bir hikayesi olmalıydı. O hikaye gol olarak geldi.

Yazının Devamını Oku

Guy Ritchie ile o kırmızı halıda neler gördüm

Önceki akşam şahsi Beyoğlu tarihimin çok önemli bir günüydü.

Yıllarca önünden geçtiğim efsanevi Atlas Sineması yeniden açılıyordu.

*

Atlas Sineması’nın açılış tarihi 1948...

Yani benimle aynı yaşta sayılır...



Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

CHP oylarımı bölmezse gelecek seçim iktidarım

Cumartesi akşamı Muharrem İnce aradı. Yalova’da oğlu ile birlikteymiş.

Tabii ki konu, onun için yazdığım şu sözlerdi:

“Seçim gecesi üç-beş saati yönetemeyen bir siyasetçi bir partiyi 360 gün nasıl yönetecek...”

Allah için Muharrem İnce’nin rahmetli Süleyman Demirel’e benzeyen bir tarafı var.

Alınmıyor, kızmıyor, küsmüyor...

Türk siyasetinde artık unutmaya başladığımız güzel bir meziyet bu.

Neyse, hemen söze girdi:

“Seçim gecesi için bana haksızlık ediliyor”

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku