GeriErtuğrul ÖZKÖK Senin gibi kardeş yerin dibine batsın ulan
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Senin gibi kardeş yerin dibine batsın ulan

ESAD’ın ordusu askerimizden iki adım ötede konuşlanmış.

Rusya ile durum nanemolla...

En küçük kıvılcım anında bir yangına dönebilir.

*

Ve bir takım adamlar İdlib’de, yani cehennem ateşinin yandığı tam o yerde Cuma namazı çıkışında bu pankartı taşıyor, iyi mi...

Senin gibi kardeş yerin dibine batsın ulan

Üzerinde FETÖ tezgâhından çıkmış ne idüğü belirsiz, adi bir katilin Ankara’nın göbeğinde Rusya Büyükelçisi’ni vurduktan sonra verdiği o iğrenç poz var...

Bir de altına ne yazmış bakın:

“Onun gibileri üzerinden başarıya ulaşıyoruz. Türkiyeliler kardeşimiz”

*

“S...r ulan, nereden kardeşimizsin sen bizim...

Sen bizim düşmanımızsın, bir numaralı düşmanımız... Alçak bir provokatörsün...

Kimin nesi olduğunu bilmediğimiz bir ajansın, düşmansın...

Türkiye’nin bütün dünya kamuoyunu yanına çekmeyi başardığı, Rusya ve Esad’ın varil bombalarını kestiği, bir çözüm yolunun açıldığı gün bize bunu yapan adam iyi niyetli değildir.

Arkasında mutlaka yabancı bir parmak vardır.

MİT bu adamları bulup hemen getirtmeli...

Ve bu cihatçı gürûhunu bir an önce oradan söküp atmalı.

Sormalı ona:

‘Kardeşim kim verdi bu pankartı senin eline?’

Bulmalı...

ŞARLO’YA KAHKAHA ATAN ATATÜRK’Ü DAHA DA SEVDİM

Senin gibi kardeş yerin dibine batsın ulan

HARİKA bir Atatürk kitabı okumak istiyor musunuz...

İpek Çalışlar’ın yeni kitabını mutlaka okuyun.

Bugüne kadar yazılmış en insani, en güzel, en hafif, en eğlenceli, en pop Atatürk kitabı...

Ve işte kitabın en, en, en sevdiğim küçücük bölümü:

*

“Sinemacı Cavit Bey’in (Filmer) daveti üzerine Mustafa Kemal, Lale sinemasında film izleyecektir. Onun sinemaya geleceğini öğrenenler büyük bir kalabalık oluşturmuş bekliyorlardı. Mustafa Kemal, Cemil Bey’in elini sıkarken salona baktı, ‘Neden hiç kadın yok’ diye sordu. Kadınların yalnızca salı günleri film izleyebildiklerini öğrenince dışardaki kadınların içeri alınmalarını söyledi. Büyük alkış koptu. Şarlo’nun bir filmini izlediler. Mustafa Kemal film bittiğinde hâlâ kahkahalarla gülüyordu.”

*

Senin gibi kardeş yerin dibine batsın ulan

- “Kadın umuma açık yerlerde gülmemeli” falan laflarının dolaştığı şu günlerde, neredeyse bir yüzyıl önce bir siyasetçinin kadınları Şarlo filmine davet edip hep birlikte kahkahalar attığını hayal etmek bile iyi geldi bana.

 

Çok iyi geldi.

*

- İpek Çalışlar:Atatürk: Mücadelesi ve Özel Hayatı’, Yapı Kredi Yayınları, 2018

EZHEL’İ PODYUMA ÇIKARAN BU KADINLARA SELAM OLSUN

Senin gibi kardeş yerin dibine batsın ulan

MERCEDES-Benz Fashion Week’in açılışında en dikkatimi çeken defilelerden biri Deniz ve Begüm Berdan’dı... Renk cümbüşü içinde kendimden geçmek istediğim bir dönemde öylesine harika bir ‘postpunk’ defile yaptılar ki...

Bittim... Bir de şuna bittim...

Defilede Ezhel’in, Ceza’nın ve Ayben’in şarkılarını kullandılar.

Ve daha da güzeli, bu şahane Türk hiphop’ını Londra’daki defilelerinde de kullanacaklarmış. Helal olsun size...

YANİ BENİM ASIL BEDEN ÖLÇÜM 50 DEĞİL 54 MÜ

DENİZ Berdan’ın bir sözüne takıldım.

Dün Posta gazetesinde Bekir Saçar’a verdiği mülakatta diyor ki...

“Çoğu erkek üzerinde 2 beden küçük kıyafetle dolaşıyor...”

Bununla slim fit giyinen bütün erkekleri mi kastediyor, yoksa bazı futbolcuların beni bile güldüren tayttan beter pantolon ve ceketlerini mi anlamadım...

Slim fit giyen bütün erkekleri kastediyorsa ben de gittim gürültüye demektir.

50 beden giyiyorum, demek ki aslında 54 beden giymeliymişim. Ben slim fit kesimin insanı bedenine bakmaya zorlayan, terbiye edici bir yanı olduğunu düşünüyorum.

YALANCILAR, HIRSIZLAR, KATİLLER, PROPAGANDACILAR, KÖLE TACİRLERİ

'CARTE de Sejour’. Benim gibi Fransa’da bir süre yaşamış her insanın en erken öğrendiği kelimedir. Çünkü “oturma izni” anlamına gelir.

O yüzden Cezayir’in isyankâr rock’çısı Raşit’i çok sevmiştim. Çünkü Fransa’da çalıştığı ilk grubun adı “Oturma İzni”ydi...

Cumhurbaşkanı Macron önceki gün Cezayir’in özgürlüğünden yana olduğu için 62 yıl önce Fransız askerleri tarafından işkenceyle öldürülen bir matematik öğretmeninin 87 yaşındaki eşi ve kızından devleti adına özür dilemeye gitti.
Özrünü yazılı bir devlet belgesi halinde onlara sundu.

Ne tesadüf ki Cezayir’in isyankâr çocuğu Raşit Taha da o gece öldü. Geriye 2005 yılında çıkardığı “Tekitoi” albümündeki şu feryadı kaldı:

“Yalancılar, hırsızlar, insanları aşağılayanlar, katiller, zalimler, hainler, mezar kazıcıları, propagandacılar, köle tacirleri...

Hepsinden hesap sorun, hepsini defedin...”

CONTEMPORARY İSTANBUL  BU YIL ÇOK KONUŞULACAK

Senin gibi kardeş yerin dibine batsın ulan

ROLLİNG STONES’UN STİLİSTİ KADIN AYAKKABISININ ECESİ

CONTEMPORARY İstanbul’da bu yıl çok ilginç paneller ve oturumlar da olacak.

Başta Hasan Bülent Kahraman, Nike’ın ortak proje yapmak için bütün dünyadan seçtiği 12 tasarımcı arasına giren Bünyamin Aydın, konuşmalarını TED’den bildiğim Vanessa Arelle, yaşam stili dergiciliğinde büyük yeri olan Igor Ramirez olmak üzere dinlemek istediğim birçok insan var. Ama içlerinden ikisini seç derseniz, işte mönüm:

- BİR NUMARA: ROLLING STONES’UN STİLİSTİ

William Gilchrist: Birçok dünya turnesinde Rolling Stones üyelerinin kıyafetlerini tasarlayan kişi. Jude Law, Benicio de Toro ve
Gerard Butler
’a danışmanlık yapmış. Alexander McQueen için çalışmış.

Benim için daha ne
olsun ki...

- İKİ NUMARA: BLAHNIK’İN KRALİÇESİ

Kristina Blahnik: Ayakkabı deyince çoğunun aklına Louboutin gelir...

Benim aklımsa Manolo Blahnik estetiğinden hiç ayrılmaz. Onun CEO’su Kristina Blahnik de konuşacak.

PERŞEMBE akşamı İstanbul Haliç Tersanesi’nin metruk hangarlarından birinde sanat hayatımızda belki de bir daha hiç göremeyeceğimiz bir olayın tanığı oldum. Ahmet Güneştekin’in her aşamasını Instagram’da paylaşarak yaptığı bir tür “uzun happening” eseri “Ölümsüzlük Odası” tamamlandı ve o gece bir grup insana tanıtıldı.

Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu, ama hepimiz bu eseri ilk görenlerden biri olmanını şansını ve keyfini yaşadık. Bu eserin sponsorluğunu yapan Fettah Tamince ve Rixos Grubu gerçekten alkışlanacak bir katkıda bulunmuş.

*

Bu muazzam eser önümüzdeki hafta açılacak olan “Contemporary İstanbul” sanat fuarının girişinde halka açık olarak sergilenecek.

O gece fuarın düzenleyicisi Ali Güreli de oradaydı.

Ondan fuar hakkında bilgiler aldım.  

*

Hepinize bu yıl Contemporary İstanbul fuarını kaçırmayın derim.

Türk sanat tarihinde tarihi bir ana tanık olacaksınız.

CUMHURİYET’TEN GİDENLERİN HANGİSİNİ NEDEN ÖZLEYECEĞİM

- TAYFUN ATAY: Ben popüler kültür sosyologuyum. O beni geçti.

Popüler kültürün filozofu da oldu.

Köşesini ve hazırladığı Pazar ekinde seçtiği popüler kültür konularını, bana verdiği entelektüel hazzı çok özleyeceğim.

*

- ASLI AYDINTAŞBAŞ: En olgun çağında. Benim için dış politikanın bağımsız sesiydi.

Analizlerindeki cesareti ve verdiği bilgileri okuyamamak hayatımda büyük bir eksiklik olacak.

*

- ÖZGÜR MUMCU: Genç ve cesur bir muhalif ses o. Sadece yazısı ile değil, cool ve iplemeyen duruşu ile muhalif bir moderniteyi temsil ediyor.

Bazılarına katılmasam da ilgisiz kalamadığım yazılarını özleyeceğim.

- ÇİĞDEM TOKER: Benim yanımda yetişmiş, üstelik gitar çalıp şarkı söyleyen büyük bir ekonomi gazetecisi.

Onun iki eli hep önüne bağlı duran Ankara erkek dünyasından ve ekonomik kulislerinden yazdığı, resmiyet duvarlarını yıkan ve müesses nizamı zerre kadar iplemeyen bilgi dolu yazılarını çok özleyeceğim.

*

- AHMET İNSEL: “Akademia” özgürlüğünü gazeteciliğin kanunu haline getirmiş, “Milli demokrasi olmaz, evrensel demokrasi vardır” şiarını köşesinin bayrağı yapmış bir yeni nesil yazarıydı.

Yerine getiremesem de bana her gün görevimi hatırlatan bir aydın o.

Yazılarını çok özleyeceğim.

CUMHURİYET VE BEN

GAZETECİLİĞE henüz başladığımda öyle bir dönemim oldu ki...

Bana “Hürriyet’in genel yayın yönetmeni mi, yoksa Cumhuriyet’in Ankara temsilcisi mi olmayı tercih edersin” diye sorulsaydı, hiç tereddütsüz “Cumhuriyet” derdim.  

Cumhuriyet benim neslimin üzerinde titrediği sembollerden biridir.

Onun için hâlâ ona zarar verecek bir şey yazmaya içimdeki o genç izin vermiyor.

BASKETBOL FUTBOLDAN DAHA MI ÖZGÜRLÜKÇÜ

AMERİKAN futbolunda bazı oyuncuların maçlarda ulusal marşı söylememesi karşısında Futbol Federasyonu, oyuncularını böyle yapmaktan vazgeçirmeye uğraşıyor.

Ancak önceki akşam NBA dünyasından çok farklı bir ses geldi.

LA Clippers takımının sahibi Steve Ballmer HBO’ya çıkıp “NBA adına konuşuyorum” dedi ve şunları söyledi: “Biz oyuncularımızı her platformda fikirlerini  ce söylemeye teşvik ediyoruz. Çıkın ve konuşun diyoruz.

X

CHP'li kayınpederim o 2 takunyalı hakkında bana neler anlatmıştı

Kayınpederim rahmetli Hüdai Oral, köklü bir CHP’li ailenin üyesiydi.

Beş dönem CHP milletvekilliği yapmıştı.

Babası CHP’nin tek parti dönemi Denizli il başkanıydı...

Ayrıca 1950 öncesi milletvekiliydi.

Kızının Adnan Menderes hayranı, koyu Demokrat Partili bir ailenin sonradan solcu olmuş oğluyla evlenmesini son derece normal karşılamıştı.

Hüdai Oral 1961 yılında kurulan İsmet İnönü hükümetinin en genç bakanıydı.

İnönü onu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görevlendirmişti.

O güne kadar öyle bir bakanlık yok...

Yazının Devamını Oku

Bu bir haber mi, fazla oldunuz sinyali mi

“Haber” desem...

Değil...

“Analiz” desem o da değil...

Öyleyse ne?

“Ayağınızı denk alın” uyarısı mı...

Önce neden söz ettiğimi anlatayım.

Dün, dünyanın önde gelen ekonomik medyalarından biri olan Bloomberg’de tuhaf bir yazı yayınlandı.

Yazının konusu Türkiye’de Bayraktar grubunun ürettiği SİHA’lardı...

Yazının Devamını Oku

Ya seçilmişlere her gün haddini bildiren o atanmış memurlar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir süredir beni de düşündüren önemli bir noktaya dikkati çekti.

Emekli WhatsApp’çı amirallerin yaptığı düşüncesizce işe tepki koyarken, çok yapıcı iki uyarıda da bulundu.

*

Bildiri yayınlayan amirallerin 10’unun o eski kötü alışkanlıkları hatırlatan biçimde sabah evlerinden alınmalarına tepki gösterdi.

Gözaltına alınmalarına karşı çıktı...

Ama daha önemlisi iktidara bence çok önemli ve yapıcı bir çağrı yaptı.

Özeti şuydu:

Emekli amirallerin seçilmişleri hedef alan açıklamalarına karşı çıkıyorsak...

Atanmış memurların, tayinle göreve gelmiş görevlilerin, valilerin, kaymakamların, maaşını devletten alan dini görevlilerin seçilmiş insanlar, parti başkanları, anamuhalefet partisi başkanı hakkındaki hakarete veren açıklamaları da önlenmelidir...

Yazının Devamını Oku

Artık doğalgaz faturanıza bile rütbeli imzanızı atmayın

O bildiriye imza atan 104 mütekait askerin karşısına geçip sormak isterdim:

“Yaptığınızdan memnun musunuz...”

Ve devam etsem...

“Bakın Türkiye geçen hafta ne tartışıyordu...

Sizin bu düşüncesiz hareketinizden sonra bugün ne tartışıyor...”

*

Biliyorum bana diyecekler ki...

“Biz de vatandaşız ve düşüncemizi serbestçe söyleme hakkına sahibiz...”

Evet sahipsiniz...

Yazının Devamını Oku

Ey erkek 5 yıl önce testosteron yarıştırıyordun bak bugün ne

Aman Allahım...

Bu erkek milleti...

Yani biz ne hale düştük...

*

Dün gibi hatırlıyorum...

15 Mayıs 2016...

Berlin’de Final Four’un son günü... Fenerbahçe-CSKA maçını bekliyoruz...

Otelin lobisinde büyük bir tartışma patlıyor...

Bir erkekte ideal testosteron oranı nedir?

Yazının Devamını Oku

Sharon hatıra kitabında bu bornozlu geceyi de yazdı mı

1) Dün gibi hatırlıyorum...

2005 yılının aralık ayıydı...

Los Angeles’ta güneşli bir günün gecesiydi... Hollywood ünlülerinin yaşadığı semtteki büyük villanın salonundaydım.

Biraz sonra şahane kadın merdivenlerden inmeye başladı...

Beş yıl önce Cannes Festivali’nde yanımdan geçerken nefesimi kesen şahane Sharon Stone karşımdaydı.

Üstelik üzerinde sadece bir bornoz vardı...

Ayağa kalkıp soruyorum...

“Yorgun musunuz...”

Yazının Devamını Oku

Ayda 2 bin 500 kişi acil şiddet butonuna basıyor

Teknoloji şirketlerinin yöneticileri ile konuşmak bana hep büyük heyecan veriyor. Bu haftaki podcast sohbet konuğum Vodafone’un CEO’su Engin Aksoy.

Doğum yeri İstanbul ama hayatının 17 yılını Göcek’te geçirmiş bir yönetici. Çünkü babası bir deniz subayıydı. 4 Ekim 1972 İstanbul doğumlu, İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Fakültesi’nden mezun. İş hayatına 1994’te başlamış. Coca-Cola, Michelin ve Nike gibi küresel şirketlerde çalışmış. 2008’de Vodafone’a girmiş ve 1 Şubat 2021’den itibaren de Vodafone Türkiye’nin CEO’su olmuş.

Zoom’la yaptığımız görüşmede bir şey dikkatimi çekiyor. Arkasında yan yana asılmış üç afiş var.

“Yeni İcat Çıkar-ma”, “Soru Sor-ma”, (her ikisinin de sonundaki ‘ma’ hecesinin üstü çizilmiş). Bir de “Sorumluluk bizim değil” cümlesi var onun da sonundaki ‘değil’ kelimesinin üstü çizilmiş.

Yani bugün “Yeni icat çıkarmayı seven” bir yönetici ile konuşacağız.

Ana konumuz da teknolojiden çok “kadın”.

Sözü ona bırakıyorum. 

1) KADIN ÇALIŞANDA SİLİKON VADİSİ ŞİRKETLERİNDEN ÇOK İLERİYİZ

Yazının Devamını Oku

Erol Olçok olsaydı 'pudra şekeri' krizini nasıl yönetirdi

AKP’nin yükseliş yıllarındaki iletişimcisi Erol Olçok’u son defa galiba Kanyon’da gördüm. Bir restoranda oturuyordum ve o da geçerken beni görmüş birkaç dakika sohbet etmiştik.

Geçen hafta sonu arabasında kokain çeken gencin görüntüleri önüme geldiğinde nedense aklıma o gün geldi...

Bugün hayatta olsaydı ve bu görüntüler önüne gelseydi acaba bu krizi nasıl yönetirdi...

*

Benim görüşüm şöyle...

Dünyanın her yerinde görülebilecek sıradan bir polisiye olay bu...

Böyle olayları bir siyasi partiyle ilişkilendirmek, bunun üzerinden o partiye vurmak ne adil bir davranış ne de çağdaş bir siyaset yapma tarzı...

Dolayısıyla kanunlar ne diyorsa o yapılır ve olay da geçer gider...

Yazının Devamını Oku

Şenol Hoca ve takımı önceki gece Avrupa'da neyi yıktı?

Avrupa’da belki de son 4 Dünya Kupası’nda tanık olduğumuz manzara şudur: Ülkelerin milli takımları, kulüp takımları kadar iyi futbol oynayamıyor. Şenol Hoca ve takımı son 2 maçta işte bu yerleşik Avrupa inancını yıktı. Milli takım, Türkiye’deki bütün kulüp takımlarından daha iyi futbol oynuyordu.

Bu yazıyı, epeydir milli takım maçlarını seyretmeyen bir futbol izleyicisi olarak yazıyorum.

Seyretmememin de nedeni vardı. Avrupa’da milli maçlar zevksiz geçer. Söylemek istediğim tek cümle var:

“Şenol Güneş Hoca önceki akşam ve ondan önceki maçta, Avrupa’da belki son 16 yıldır hüküm süren bu futbol yargısını yıktı.”

Nedir bu, anlatayım...

57’NCİ DAKİKADA SAHADA GÖRDÜĞÜM MANZARA ŞU

Maçın 57’nci dakikası...

Milli takım Norveç savunması önünde inanılmaz üçlü ve dar paslaşmalar yapıyor.

Bir La Liga tutkunu olarak, bilmesem karşımda Barcelona oynuyor sanacağım.

Yazının Devamını Oku

23 Haziran'da bu paranın üzerinde bu 'muamma' çocuğun resmi olacak

Kendini mahallenin ağır abisi sanan bir meczubun, “eşcinsel” diye işitme engelli bir çocuğu sokak ortasında dövüp, sonra bu görüntüleri göğsünü yumruklaya yumruklaya sosyal medyada paylaştığı gün...

Yani geçen cuma...

İşte tam o gün dünya başka bir konuyu konuşuyordu.

*

Bundan 3 ay sonra...

Tam tarihiyle 23 Haziran günü İngiliz Merkez Bankası 50 pound’luk yeni bir banknot çıkaracak.

Bunun bir tarafında İngiltere Kraliçesi’nin resmi olacak...

Öteki tarafında ise Alan Turing isimli birinin fotoğrafı...

Yanda çocukluk resmini gördüğünüz insanın 41 yaşındaki halinin bir fotoğrafı olacak...

Yazının Devamını Oku

Gönüllü istihbaratçı... Üzerinde çift ay işareti yok diye şunları hafife almayın

25 Mart 2021 Perşembe günü...

Yani önceki gün, biz Türkiye’de TBMM Başkanı’nın “Tek imza ile Montreux’den bile çekilebiliriz” açıklamasının yarattığı depremi yaşarken...

Atina’da çok önemli bir şey oldu...

Atina Büyükelçiliğimiz ve MİT’in yazdıkları raporlarda şu ayrıntılar var mıydı bilmiyorum...

Ama ben şahsi istihbaratımı yaptım ve yazıyorum...

İstihbarat dediğim de öyle gizli kapaklı bir şey değil...

Açık ve herkesin önünde olup biten şeyler.

Önce bir Google araması, sonra da Hürriyet’in Atina büro şefi Yorgo Kırbaki ile sohbet...

Bence herkesin dikkatle okuması gereken Atina raporumu sunuyorum...

Yazının Devamını Oku

Son 24 saatte ne oldu da bu kadar safça umutlandım

1) Sadece dün değil... Epey bir süredir Türkiye’de parti kongreleri beni hiç ilgilendirmiyor...

Açıkça söyleyeyim, parti mitingleri de, parti kongreleri de bana artık eskimiş bir siyaset anlayışının nostaljik kalıntıları gibi görünüyor.

Ancak son 24 saatte iki ayrı partide iki ayrı gelişmeye baktım ve yazmaya karar verdim.

*

AKP kanadında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir cümlesi: Ve arkasından yeni AKP yönetimine giren bazı isimler bana umut verdi.

*

Öğleden sonra ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşması...

“Gelin helalleşelim ve yeni bir Türkiye kuralım” mesajı... “Herkes hata yapabilir. Yeni bir siyaset anlayışını birlikte inşa edebiliriz” sözleri... Son günlerin en önemli cümleleri bunlar...

Hayal mi kuruyorum...

Yazının Devamını Oku

Pandemide her 10 günde kaç kilo aldık? İşte hesabı

Son dönemde ekranlarda ve gazetelerde, kilo alanları gördükçe aklıma şu soru geliyor:

Acaba pandemi sırasında mı aldılar bu kiloları...

Ve kaç kilo aldılar...

Herhalde her evde her hafta en az birkaç kere, kendimizle de ilgili bu konuyu konuşmuşuzdur. Özellikle de daha çok eve kapanan 65 plus’lar...

Hürriyet başyazarı Prof. Osman Müftüoğlu hep bir “pandemi obezitesi”nden söz ediyor.

Ama şurası kesin...

Bu dönemde hepimiz daha kolay kilo aldık.

*

Yazının Devamını Oku

Anayasa'daki 'Andımız' bu yıl kaçıncı yaşını dolduracak

Dün önüme Aksoy şirketinin yaptığı yeni bir araştırmanın sonuçları geldi.

Örneklem alınan insanlara şu soruyu sormuşlar:

“Siz olsanız her gün okullarda ‘Andımız’ı okutur muydunuz?”

*

Sonuçlar ilginç.

CHP seçmeninin yüzde 96’sı...

İYİ Parti seçmeninin yüzde 92.9’u...

MHP seçmeninin yüzde 83.8’i...

AKP seçmeninin yüzde 74.9’u...

Yazının Devamını Oku

Bu derbinin kazananı Fatih Terim

Sarı lacivertliler, ilk yarıda ‘Derin G.Saraylı’ Hasan Cemal kadar bile maça asılmadı.

“Derin Galatasaraylı’ Hasan Cemal mesaj attı: Bu akşam maalesef Fenerbahçeli’yiz”

Fenerbahçe, Vida golü atınca kendine geldi ve gerekeni yapmaya başladı. Yani sahaya maçın 48’inci dakikasında çıkıyordu. Neticede maç 1-1 bitti. Derbinin galibi, iki akşam önce kendi evinde 3 puan kaybeden Fatih Terim’in Galatasaray’ı oldu.

iLK YARIDA DERiN GALATASARAYLI HASAN CEMAL KADAR MAÇA ASILMAYAN BiR FENERBAHÇE

Derin Galatasaraylı Hasan Cemal sabah bana şu mesajı attı:

“Bu akşam maalesef Fenerbahçeliyiz.”

Bu sözleri hemen derin bir Fenerbahçeliye, Ercan Saatçi’ye ilettim.

Onun tepkisi ise şöyleydi:

“Bu hesap yanlış. Fenerbahçe kazanırsa, Galatasaray için daha büyük tehlike olur.”

Yazının Devamını Oku

Mezardan çıkan bir virüs ve acılı bir pirenin hikâyesi

Cuma günü bu fotoğraf önüme geldiğinde uzun uzun baktım.

Bir Türk olarak bana bu kadar gurur veren fotoğraflar her gün önüme gelmiyor.

İnsanlığın ortaçağ vebalarından beri karşılaştığı en öldürücü virüse karşı ilk aşıyı bu iki Alman vatandaşı bulmuştu.

*

Bir tarafında Almanya Cumhurbaşkanı, öteki tarafında Almanya Başbakanı...

Vee ikinci bir görüntü...

Salona girerken iki doktor önde yürüyor, Almanya’nın seçilmiş başbakanı arkada...

Yazının Devamını Oku

Günün tartışması... Milletvekili eşi bir kadın çırılçıplak intihar eder mi

1 Kasım 2013 günü Belçika’nın Ostende şehrindeki bir otelin müşterilerinden biri merdivenlerden inerek resepsiyona geldi ve “Karım odada banyoda yerde yatıyor bir ambulans çağırın” dedi.

Ancak adamın davranışları garipti ve resepsiyondaki görevli polise haber verdi.

Yukarı odaya çıktıklarında adamın karısını banyoda çırılçıplak yerde yatarken buldular. Kadının yüzünde ve vücudunda çok sayıda morluk ve şişlik vardı.

*

Olayın bir başka yönü de vardı. Kadının kocası Belçika’nın en tanınmış siyasetçilerinden biriydi.

Adı Bernard Wesphael’di ve halen de milletvekiliydi.


Yazının Devamını Oku