Sayın CEO beni ikna edin niye dijital bir göçmen olayım

WhatsApp öyle bir şey yaptı ki, hepimizi bir anda büyük düş kırıklığına uğrattı...

Ve kendimize yeni ve güvenli bir dijital ev aramaya başladık.

Türkiye’de iki isim öne çıktı.

Telegram ve BİP...

Telegram Rus asıllı bir adamın kurduğu haberleşme sistemiydi...

BİP ise milli ve yerli...

Turkcell’in bir hizmeti.

Sayın CEO beni ikna edin niye dijital bir göçmen olayım

İşte bu arayış içinde vatandaş olarak gidip Turkcell’in CEO’su Murat Erkan’ı buldum.

Onunla bir tür Zoom Podcast’i yaptık.

Tabii konumuz BİP’ti...

Yani WhatsApp’ı bırakıp Telegram veya BİP’e geçmek...

Ve aklımı kurcalayan bütün soruları ona sordum.

1) EKŞİ SÖZLÜK’TE HAKKINDA İYİ ŞEYLER YAZILAN ENDER BİRİ

MURAT Erkan İstanbul doğumlu 52 yaşında bir yönetici.

Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Telekomünikasyon Mühendisliği Bölümü mezunu. Daha sonra Harvard Business School’da Stratejik Pazarlama Programı’na katıldı.

İlk işi CİSCO’da sistem mühendisliğiydi.

Sonra Türkiye’nin ilk özel internet altyapısını kuran Superonline’da çalıştı.

Yani onun için bir “Dijital start-up” diyebilirsiniz.

*

Ekşi Sözlük’te hakkında neler yazılmış diye bakınca şaşırdım.  

Burada benim hakkımda sayfalarca yazı var. Hepsi alay ve hakaret dolu.

Ama Murat Erkan hakkında yazılar çok olumlu bir maddeyle başlıyordu.

İyi bir “storyteller” yani hikâye anlatıcısı denilmiş ve müthiş bir ikna kabiliyetine sahip olduğu yazılmıştı.

*

Podcast sohbetimize şunu söyleyerek başladım.

“Hadi öyleyse beni ikna edin. Yıllardır kullandığım küresel WhatsApp’ı bırakıp niye sizin ‘yerli ve milli’ BİP’inize geçeyim.”

Şimdi söz Murat Erkan’ın...

2) HANGİ ÜLKELERDEN TÜRKİYE’YE BÜYÜK BİR DİJİTAL GÖÇ VAR

SORU: Suriyeli göçmen, Ortadoğulu göçmen, Afgan göçmen, Kuzey Afrikalı göçmen derken, karşımıza dijital göç diye bir kavram çıktı. Bunun için “Dünya tarihinin en büyük göçü” diyen bile var. Gerçekten WhatsApp’tan böyle büyük bir kaçış var mı?

Murat Erkan: “Çok ciddi geçişler var. Toplamda dünyada 25 milyonun üzerinde bir rakam söz konusu. Yüzde 60’ı da uluslararası katılımlardan oldu diyebiliriz.”

En çok nerede tepki oldu?

“AB dışında, Endonezya gibi, Pakistan gibi, Hindistan gibi, Malezya gibi ülkelerden de BİP’e doğru ciddi bir göç başladı.”

Neden sadece bu ülkelerden geliyor?

“Biliyorsunuz WhatsApp bu kararı Avrupa Birliği ülkelerinde uygulamıyor. Bu da öteki ülkelerde doğal bir tepkiye yol açıyor. Bir de kültürel olarak bizimle aynı yöne baktıklarını düşündükleri için, bize daha çok güvendikleri için, verileri paylaşmadığımızı bildikleri için.”

Sayın CEO beni ikna edin niye dijital bir göçmen olayım

3) BU ADAMLAR ‘NUSRET’ REKLAMI İÇİN Mİ DİJİTAL EVİMİZE GİZLİCE GİRMEK İSTİYOR

“WHATSAPP’ın yaptığı şey şu: Sizin verilerinize erişerek bunu üçüncü partilerle paylaşmak istiyor. Mesela elindeki Facebook’la paylaşacak. O da şirketlerle paylaşacak. Bu şirketler ne yapacak? Adresli reklam göndermek istiyor. Oradaki sizin yazışmaların içinden üreyen verilerden, örnek veriyorum, siz yakın bir dostunuzla bir lojistikle ilgili bir konu konuşuyorsanız, size bir kargo şirketinin reklamını gönderebiliyor. Veya bir yemekle ilgili konuşuyorsanız, diyelim ki en iyi et yemeği diyelim, Nusret’in reklamını size gönderiyor. Ve bunun için de gidip bu ilgili partilerden, sizin verilerinizi kullanarak bir başka kanaldan gelir elde ediyor. Olay budur.”

4) SİZ KENDİ ARSANIZDA BAŞKASINA  BEDAVA PATATES EKTİRİR MİSİNİZ

“İkinci bir konu da şu: Biz Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalsın istiyoruz. Türkiye’de kalması gerektiğini düşünüyoruz. Dünyada veri, yani özellikle kişisel veriler çok değerli hale geldi. Günümüzde petrol, altın kadar değerli bir varlık. Ve dünyanın geleceğine yön veren bir ilaç.”

“Örnek veriyorum: Sizin bir arsanız var, sizin arsanız orada duruyor. Birisi geliyor orada, size hiçbir şey vermeden domates ekiyor, patates ekiyor, sonra malları alıyor, size de hiçbir şey vermiyor. Sadece size bunları ekmek için izin istedim diyor. E arsa orada duruyordu der misiniz?”

5) 15 TEMMUZ ÖNCESİNDE BÜTÜN VERİLERİMİZ 2 YABANCI ŞEHİRDEYDİ

“VERİLERİMİZ evimizde kalsın istiyoruz. Türkiye’de son 5 yılda dünya standartlarında en üst seviyede veri merkezi inşa ettik. Bunu sadece bir inşaat, bir altyapı olarak değil teknolojiyle beraber yaptık ve bütün bu gerekli güvenlik sertifikalarının tamamını aldık.”

“15 Temmuz darbesi öncesi verilerimizin yüzde 99’u Amsterdam ve Sofya’da saklanıyordu. Türkiye’nin en büyük sıkıntısı bu dönemlerde gerçekleşti.”

6) ABD BAŞKANI İKİ ANAHTARLA NÜKLEER BOMBA PATLATIYOR BİZ ŞİFREYİ 5 ANAHTARLA AÇIYORUZ

“BUGÜN IBM gibi, Oracle gibi birçok şirket Türkiye’deki verilerin bir kısmını burada tutuyorlar. Bunu da büyük bir güvenlik sistemi kurarak başardık.

5 arkadaşım var, 5’i birden aynı kodu girmezse o veriye ulaşamıyorsunuz. Yani 1 kişi, 2 kişi bunu kırıp çözemiyor. Amerikan Başkanı iki anahtarla nükleer füze atabiliyor, bizse ancak 5 anahtarla kapıyı açabiliyoruz.”

7) YA BENİM MAHREMİYETİM, ONU ANAHTARSIZ MI AÇIYORSUNUZ

SORU: Bir vatandaş olarak, verilerin Türkiye’de kalmasından çok, benim özel konuşmalarımın korunması daha önemli. Yani bu konuşma Türkiye’de kalmış veya başka bir yere gitmiş, benim için önemli değil. Bu konuda bana ne güvence verebiliyorsunuz?

“Evet bizim de şifrelememiz var. Çok net söyleyeyim: İki kişi arasındaki yazışmalar, temel olarak, eğer müşteri kendi istemezse hiçbir yerde saklanmıyor. Gönderdikten sonra mesaj, sadece kendi telefonunda kalıyor veya giden telefonda kalıyor. Geri kalanı biz, o verileri hiç görmüyoruz.”

Bu verileri, hiç saklamıyor musunuz?

“Hayır kendiliğimizden saklamıyoruz. Ancak müşteri bize başvurup ben fotoğraflarımı, konuşmalarımı, verilerimi saklamak, backup almak istiyorum derse o zaman onun adına saklıyoruz. Ama onlara da erişimimiz şifreli.”

Sayın CEO beni ikna edin niye dijital bir göçmen olayım

8) BU KAMERA İŞİNDEN ÇOK PİMPİRİKLİYİM, NEDEN BENDEN BÖYLE BİR İZİN İSTİYORSUNUZ

“ŞUNDAN dolayı izin istiyoruz: Müşterimiz görüntülü bir görüşme yapacaksa o kameraya erişemezsek biz uygulama olarak o görüntülü görüşmeyi gerçekleştiremiyoruz. Veya fotoğraflarına erişmek istiyoruz. Neden? Müşterimiz akrabalarıyla, tanıdıklarıyla fotoğrafları paylaşmak istiyorsa o fotoğrafların saklandığı yere erişmemiz lazım ki onu bizim uygulamamız üzerinden paylaşabilsin. Veya kontak bilgilerine ulaşmak istiyoruz müşterilerin. Böylece de kimin ona mesaj attığını o veri bankasından öğrenmesi için. Dolayısıyla biz bunu müşterimize o hizmeti sağlamak için istiyoruz.”

9) KARIM GELİP BİR ÖPÜCÜK ALDI, O AN BENİ GÖREBİLİYOR MUSUNUZ

Kameraya ulaşma izni verdiğimiz zaman, bu izni sadece başka biriyle konuşma sırasında mı kullanıyorsunuz? Yoksa benim kameram hep açık kalıyor ve kimseye mesaj geçmesem bile beni izleyebiliyor musunuz?

“Şunu açıklıkla bilelim. Biz operatör olarak hiçbir şey görmüyoruz, işitmiyoruz, okumuyoruz. Bu bir görme değil, erişim izni. Birisiyle görüntülü görüşme veya grup görüntülü görüşme başlattığınız an ya da katıldığınız zaman bu kameraya erişiyoruz. Onun dışında bu kamera bizim için kör.”

Yani röntgencilik yapmıyorsunuz...

“Söz konusu bile değil...”

Sayın CEO beni ikna edin niye dijital bir göçmen olayım

10) BEN BİP’TE İKTİDAR ALEYHİNE DE RAHATÇA MESAJLAŞABİLİR MİYİM

“TÜRKİYE bir hukuk devleti. Hepimiz kanunlarla bağlıyız. Vatandaş olarak haklarımız var. Turkcell 26 yıldır, 27 yıldır bu ülkede hizmet veriyor ve müşterilerin aslında birçok bilgisi Turkcell üzerinden akıyor. Yani telefonda konuşması akıyor. Bulunduğu lokasyon bilgisi akıyor. Turkcell’in bugüne kadar müşterileriyle böyle bir güven problemi söz konusu olmadı. BİP de bunlardan birisi.

Ama gazetelerde okuyoruz. WhatsApp görüşmelerinde şu çıktı bu çıktı diye. Onlarda bile bu sorun var.  

“Bu aslında tamamen o iki kişiden birinin paylaşımıyla ortaya çıkan şeyler. Yoksa bir operatörün veya işletmecinin veya şirketin paylaştığı bir veri değil. Zaten böyle olsa bugüne kadar siz hiç şey duyduğunuz mu, BİP’le ilgili şu sözünden dolayı biri tutuklandı diye. Biz 6-7 yıldır bu platformu işletiyoruz. Ben hiçbir vaka görmedim.”

11) NEW YORK BORSASINDA KAYITLIYIZ ALTINDA BİZİM İMZALARIMIZ VAR

“AYRICA ABD’de New York borsasına kote bir şirketiz. Orada da çok ciddi kanunlar, kurallar var. Bu borsaya kote olduktan sonra benim genel müdür olarak, şirketin finanstan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak biz belirli taahhütlere imza atıyoruz. Ve bunların çok ciddi bağlayıcılıkları var. Bunların en temel bağlayıcılıklarından birisi de bu dediğiniz güvenlik tedbirleri. Yani yarın öbür gün biliyorsunuz, ABD’de bir sürü şirkete ve yöneticisine ve kamu kuruluşuna veya devlet görevlisine ciddi yasaklar, cezalar uygulanıyor. Ve biz teknik olarak bunların karşısında kendimizi bir anlamda taahhüt altına giriyoruz. O yüzden bu konuda ben çok iddialıyım.”

11) WHATSAPP’TAN DAHA İLERİYİZ, GRUP KONUŞMALARINDA 106 AYRI DİLDEN ANINDA TERCÜME YAPIYORUZ

Beni bir kere daha ikna edin. Siz WhatsApp’ın verdiği hizmetlerin hepsini verebilecek bir teknolojik donanım ve altyapıya sahip misiniz?

“Kesinlikle daha fazla hizmet ve teknolojiye sahibiz. İsterseniz tek tek sayayım.

BİR: Mesela siz BİP üzerinden bir mobil numarayı arayabilirsiniz veya bir mobil numara sizi BİP’ten arayabilir. WhatsApp’ta veya muadil platformlarda bunu yapamıyorsunuz.

İKİ: HD kalitesinde fotoğraf ve video paylaşabiliyoruz.

ÜÇ: Grup görüntülü görüşmede WhatsApp’ta 4 kişiye kadar yapabiliyorsunuz, bizde 10 kişiye kadar yapabiliyorsunuz.

DÖRT: Mesajlaşma sırasında 106 farklı dilden sohbeti tercüme edebiliyorsunuz. Mesela ben Türküm, siz Amerikalısınız, bir tane İtalyan var, Alman var. Dördümüz sohbet ediyoruz BİP üzerinden. Ben Türkçe yazıyorum size İngilizceye çevriliyor, Alman’a Almanca, İtalyan’a İtalyanca ve anında çevriliyor. O arada İtalyan bir yazı yazıyor, ben Türkçe görüyorum, Amerikan İngilizce görüyor, İtalyan İtalyanca görüyor ve bunu da anında çevirebiliyoruz ve bunu aynı anda 26 dilde yapabiliyoruz.

BEŞ: Belli biz zaman içinde silinebilir mesaj sistemimiz var.

ALTI: Daha hızlıyız. Çünkü bir telefon operatörüyüz. Mesajlar önce yurtdışına gidip oradan geri dönmüyor.

YEDİ: Komünikasyon tıkanıklığını saat ve lokasyon olarak önceden bildiğimiz için yönlendirme ile tıkanıklığı önlüyoruz.

13) İZMİR DEPREMİNDE 50 BİN KİŞİ ACİL BUTONUNA BASTI

“ELAZIĞ depreminden sonra ‘Acil durum butonu’ yaptık, İzmir depreminde 50 bine yakın müşterimiz bu butona bastı ve yakınlarına pozisyon ve durum bilgisi geçti. Enkaz altından BİP kullanan oldu. Ayrıca deprem sırasında vatandaşın datası, kontörü bitmiş olabilir diye 1 milyon 600 bin ilave data ve ses tanımladık. Biz orada bütün vatandaşlarımıza sorgusuz sualsiz anında 1 GB ve yanılmıyorsam 1000 dakika kullanım konusunda otomatik hatlarına tanımlama yaptık.

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

X

Guy Ritchie ile o kırmızı halıda neler gördüm

Önceki akşam şahsi Beyoğlu tarihimin çok önemli bir günüydü.

Yıllarca önünden geçtiğim efsanevi Atlas Sineması yeniden açılıyordu.

*

Atlas Sineması’nın açılış tarihi 1948...

Yani benimle aynı yaşta sayılır...



Yazının Devamını Oku

İki 'kız arkadaşın' birbirine verdikleri 'çarşaf' sözü

Bir yanda Ayşe Kulin...

Çok satan kitaplara imza atmış bir yazar...

Başı açık...

Duruşu, tarzı ile kendine özgü...

*

Öteki tarafta Ayşe Böhürler...


Yazının Devamını Oku

Reform için küçük adalet için çok büyük bir cümle

Dün sabah arka arkaya önüme üç haber geldi... Üçünü alt alta yazınca, dördüncü unsur olarak yazının başlığındaki soru aklıma geldi.

Gelen haberler şunlardı:

*

SABAH HABER 1: Biden yönetiminin CIA’in başına getireceğini açıkladığı William Burns yaptığı açıklamada Çin’i “otoriter düşman” olarak niteledi.

Bu kavramı ilk defa işitiyorum... Demek ki artık dünyanın gündeminde “otoriter düşman” diye yeni bir kavram olacak.

*

SABAH HABER 2: İspanya geçmişin acımasız diktatörü Franco’nun son heykelini de indirmiş.

Franco

Yazının Devamını Oku

Elimize değmeyen, görmediğimiz para ile 190 milyar lira harcıyoruz

Son zamanlarda kendi çevremde, teknoloji çevrelerinde, bankacılık çevrelerinde, çok sık duyduğum üç kelime var.

“FinTech”, “Bitcoin” ve “Blockchain”...

İtiraf edeyim, üçünün de ne olduğunu tam olarak bilemiyorum.

Oysa bunlar giderek günlük hayatımıza şuradan buradan girmeye başladı.

Özellikle de “FinTech...”

Belki inanmayacaksınız, aramızdan 2 milyon insan bu teknoloji üzerinden alışveriş yapıyor. Pandemi sırasında online ödemelerde çok öne çıktı.

Bu ödeme sistemi hayatımızın belki de en önemli kavramlarından birini yavaş yavaş tarihe gömüyor.

Parayı...

Yani bir zamanlar cebimizde en çok gördüğümüz şeyi artık görmüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Dönekler ve hainler yeni bir sayfa açıyor

Şerefli bir “dönek”, gururlu bir “hain” olarak yine sahalara dönüyorum.

Hem de iki yüksek yerden aldığım izinle...

Biri “devlet başkanı”ndan...

Öteki “patron”dan...

İkisi de bana “Döneklik ve hainlik artık bütün dünyada şerefli bir payedir. Çık göğsünü gere gere halkın arasına gir” dediler.

Dün gece sabaha karşı cep telefonuma Deadline Hollywood haber sitesinden bir haber düştü.

ABD’nin eski başkanı Barack Obama ile ABD’nin en büyük rock şarkıcısı Bruce Springsteen Spotify üzerinden ortak bir podcast’e başladılar

Yani yaptıkları sohbeti şarkı gibi Spotify üzerinden streaming olarak yayınlıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Cübbeli: Biri bana beleş bilet verirse ben de Mars'a giderim

1) Bu hafta sonu en büyük eğlencem Cübbeli Ahmet’in Mars “parodisiydi”...

Vallahi dinlerken yıkıldım...

Bir kere daha söylüyorum...

Cem Yılmaz pandemi dolayısıyla çekilince, stand-up sahnesi Cübbeli Ahmet Hoca’ya kaldı...

Yani kavuk ona geçti...

Allah için o da acayip bir performans sergiliyor...

Geçen hafta iki gelişme oldu.

Geçen perşembe akşamı NASA Mars’a

Yazının Devamını Oku

Dolunay ve kurt yüzyılı kapandı ekinoks ve cadı yüzyılı açılıyor

Önceki gün bir streaming platforma konan yeni “cadı” filmi “Discovery of Witches” bir “ekinoks” günü başlıyor.

Ekinoks, her yıl gündüz ile gecenin eşit olduğu güne verilen isim.

*

Yılda iki ekinoks var...

Biri 21 Mart ilkbahar ekinoksu...

Öteki ise 23 Eylül sonbahar ekinoksu...

Sözünü ettiğim cadılar dizisi bir sonbahar ekinoks günü başlıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Dikkat Kardashian'ın poposu başımıza büyük bir iş açabilir

Bugün cumartesi... O nedenle siyaseti bir yana bırakıp ciddi bir konuya giriyorum...

1. Ülke olarak başımızda büyük bir sorun patlamak üzere...

Ve bu sorunun adı “Brezilya poposu...”

Ama yavaş yavaş bu deyimin yerini “Kim Kardashian poposu” alıyor.

*

Bunun ilk işareti de dün İngiliz Guardian gazetesindeki tam sayfa bir haberle geldi...

Üstelik haberi New York Times gazetesi de duyurdu...

Diyeceğim “Kardashian’ın poposu” deyip dudak bükmeyin, konu ciddi konu.

*

Yazının Devamını Oku

Girit formülü ile yeniden 'takıma dönüş' fotoğrafı

Biliyorsunuz artık iyi bir “Savunma Bakanlığı internet sitesi” uzmanıyım.

En iyi okuduğum şey de bakanlık sitesine konan fotoğraflar...

Bu etkileyici fotoğrafı da dün Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde gördüm.

*

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın makamını ilk defa bu kadar geniş bir kadrajla görüyoruz.

Fotoğrafta bakanın sağında Türk bayrağı, solunda ise NATO bayrağı görünüyor.

Arkada ise bir Atatürk portresi var.

Zaten sitenin sayfası da sol üste bir Atatürk fotoğrafı ile açılıyor.

Yazının Devamını Oku

'82'ncimiz gibi' bir şehir hakkında bilmediklerimiz

Türkiye’nin 81 vilayeti var...

Bir de “82’nci gibi” olanı...

Bir Türkiye şehri değil, ama bir Türk şehri gibi olmaya doğru hızla gidiyor.

Burası Suriye sınırları içindeki Afrin...

Bilmiyordum, meğer Türkiye bir süre önce bazı yabancı gazetecileri Suriye içinde Türk ordusunun kontrolündeki Afrin’e götürmüş.

Giden gazetecilerden ilk yazı dün New York Times’ta yayınlandı.

Bu şehir hakkında bilmediğimiz bazı şeyleri bu yazıdan öğrendim.

Ve öyle bir yazı ki...

Yazının Devamını Oku

Liberal arkadaş söyle bana bu 3 maddenin neyini tartışacağız

Günlerdir Ayasofya imamının sözlerini konuşuyoruz.

Nereden üzerine düştüyse durup dururken bir anayasa tartışması başlattı...

Allah’tan ne Cumhurbaşkanlığı, ne iktidar partisi ne de Diyanet bu tartışmaya girdi...

Ama baktım bugün muhalif diye bilinen bazı eski liberal yazarlar da “Anayasa’nın değişmez maddelerini tartışamazsak buna demokrasi denmez” demeye başladılar

Ben de diyorum ki:

İyi hadi gelin tartışalım... Tartışalım da neyi tartışacağız...

*

Madde 1 diyor ki: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir...

Bunu mu tartışacağız?

Yazının Devamını Oku

Yeni Türkiye'nin yeni fenomeni: VIP köpek

Evet başlıktaki ifade yanlış değil. “V.I.P Köpek”...

Türkiye’de geçen hafta V.I.P köpekler dönemi açıldı.

Size bu haberin hikâyesini ve perde arkasını yazayım.

*

Son yıllarda Türkiye’de en beğendiğim yeni markalardan biri Les Benjamins...

Gümüşhane kökenli bir ailenin çocuğu olan Bünyamin Aydın’ın yarattığı bir giyim markası.

Başlarda “Ottoman Punk” tarzı deniyordu.

Lüks sokak modasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

Özellikle fesli James Dean desenleri falan bütün dünyada tutuldu.

Yazının Devamını Oku

Tam 60 yıldır hayır dediğim bir anayasal düzende yaşıyorum

Bakın şu gerçekleri alt alta yazdığımda, kendi açımdan ne kadar tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

- 73 yaşımdayım...

- Bugüne kadar oy verdiğim hiçbir parti iktidara gelemedi.

- Bugün “Türkiye Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi” sitesine girip TC Anayasası yazdığım zaman karşıma çıkan metnin üzerinde şu yazıyor:

“Kanun numarası: 2709

Kabul tarihi: 18/10/1982”...


Yazının Devamını Oku

İlk Türk 'Cacabey'i üzerine birkaç mütevazi tavsiye

Devlet Bahçeli “astronot” kelimesine Türkçe karşılık olarak “cacabey”i teklif etti.

Güzel isim ama itirazım var.

İngilizce veya başka Hint Avrupa dillerinde telaffuzu sorun yaratabilir.

“Kakabey” olarak söylenir ve bu da yanlış anlamalara yol açar...

Onlar eğlenir biz üzülürüz...



Yazının Devamını Oku

Ay'a sert inişe hazırlanırken her 100 Türk'ten kaçı 1969'da ABD'nin Ay'a gittiğine inanıyor

Başlık biraz spekülatif ama ne demek istediğimi birazdan anlayacaksınız.

Ama önce size önemli bir haber vereyim.

*

Türk “Silikon” dünyasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme daha oldu.

Dünyanın önde gelen dijital araştırma kuruluşlarından YouGov, Türkiye’de “Wizsight” adlı online araştırma şirketini satın aldı.

Wizsight 2017 yılında N. Özge Akçizmeci adlı genç bir girişimci tarafından kurulmuş bir startup şirket.

Böylece BluTV’nin yüzde 30 hissesinin bir dünya devi olan Discovery’ye satılmasından sonra ikinci bir Türk startup’ı daha dünya piyasasına girdi.

YouGov ilginç alanlarda online araştırmalar yapan bir şirket.

Yazının Devamını Oku

Patron bu milleti ortada bir yerde birleştirebilir mi

‘Big Lebowski’ filminin bardaki bilge adamı ne diyordu:

“Bazen bir ülkede bir adam gelir...”

Sonra birasından bir yudum alıp devam ediyordu:

“Bazen o ülkede bir adam daha gelir...”

Geçenlerde bu tiradı yazmıştım...

Amerika Birleşik Devletleri’nde bir adam geldi...

Ülkeyi tam ortasından ikiye böldü...

Şimdi bir adam daha geldi....

Yazının Devamını Oku

Vay canına benim burnum da soldan sağa doğru çarpıkmış

“‘Ne yapıyorsun’ diye sordu karım, aynanın önünde alışılmadık biçimde oyalandığımı görünce...

‘Hiç’ diye karşılık verdim. ‘Kendimce bakıyorum, burnuma, şu burun deliğimin içine basınca biraz acıyor da’...

Karım gülümsedi...

‘Ben de ne yana doğru çarpık diye bakıyorsun sandım’ dedi.

Kuyruğuna basılmış köpek gibi döndüm:

‘Çarpık mı? Benim burnum mu?’

Karım dingince:

‘Elbette canım, İyi bak: Sağa doğru çarpık...”

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin Hitler destekli ilk Afrodit tartışması: Kim ne dedi

Türkiye bundan 81 yıl önce tarihinin en ilginç müstehcenlik tartışmasını yaşadı.

Tartışmanın konusu “Afrodit” adlı bir kitaptı...

Yani Yunan mitolojisinin “Aşk ve güzellik tanrıçası” üzerine...

Daha doğrusu Fransız yazar Pierre Louys’un 1896 yılında yayınlanmış “Afrodit” adlı kitabı üzerine patlayan tartışmaydı bu.



*

Yazının Devamını Oku