GeriErtuğrul ÖZKÖK Sayın bakan bu kadını bu adamdan koruyun
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sayın bakan bu kadını bu adamdan koruyun

HERHALDE hepiniz sosyal medyada o maganda patronun sakil görüntülerini izlediniz.

*

Gişede çalışan biri kadın öteki erkek iki görevliyi ayağa kalkmadığı için tokatlayan, kafalarını duvara çarpan adam...

*

Helal olsun o erkeğe, patron matron demeden karşısına dikiliyor.

Helal olsun o kadına...

Günlerce uğraşıp sonuç alamayınca, güvenlik kamerası görüntülerini sosyal medyaya verip, o kontrolsüz tehlikeli magandayı teşhir edip ne mal olduğunu herkese gösterdi...

*

Ancak ortada ciddi bir mesele var.

Çok açık şekilde görülüyor ki bu adam kendini âlemin kralı sanıyor.

Çok açık bir şekilde görülüyor ki öfke kontrolü sorunu var.

Çok açık şekilde görülüyor ki saldırgan bir karakteri var.

*

Ve bu kadın yalnız yaşıyor.

Çocuğu var ve haklı olarak korkuyor...

Sayın İçişleri Bakanı, bu kadını bu adamdan koruyun...

Koruyun ki yine bir kadın trajedisi yaşamayalım.

BÖYLE BİR MAGANDANIN MEKÂNINDA EĞLENİLİR Mİ

AMA ortada henüz halledilmemiş bir mesele daha var...

Artık o mağdur ama cesur ve mücadeleci kadının adını biliyoruz...

Fotoğrafı yayınlandı.

Maganda patronun adını da biliyoruz...

Ama nedense o eğlence merkezinin adı ısrarla saklı tutuluyor.

*

Olayın geçtiği yer bir “eğlence mekânı”ymış.

Yahu arkadaş... Adı üzerinde... “Eğlence merkezi”...

Allah aşkına sahibi böyle kontrolsüz ve tehlikeli maganda olan bir adamın mekânında eğlenebilir misiniz...

Neresiymiş bilelim de kazara gidip bu adamı görürsek, terbiyede eksiklik yapmayalım...

Ayağa kalkalım...

ŞU 5 CÜMLEYİ KENARA YAZDIM, SİZ DE YAZIN

ŞU an hayatımda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın perşembe günü Külliye’de açıkladığı Yargı Reformu Paketi’nden daha önemli bir şey yok.

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yargı Reformu Paketi’ni açıklarken söylediği şu cümleleri hiç unutmamak ve unutturmamak için alt alta yazdım.

Siz de yazın...

Çünkü bu 5 cümle iktidarın 2002 yılından beri vatandaşına yaptığı en büyük vaat...

*

- BİR: “İfade özgürlüğünü demokrasinin en önemli şartı olarak görüyoruz.” 

*

- İKİ: “Amacımız tüm kurumlarımızın mülkiyet hakkına, seyahat hürriyetine, hukuki güvenliğe, ifade özgürlüğüne, özgürlükleri kısıtlayan diğer tüm uygulamalara karşı duyarlı olmalarını sağlamaktır.”

*

- ÜÇ: “Tutuklama tedbirinin ölçülü kullanılmasına yönelik yeni adımlar atıyoruz.”

*

- DÖRT: “Hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, adil yargılanma hakkının temini gibi birçok konuda önemli yenilikler getiriyoruz.”

*

- BEŞ: “Tutuksuz yargılamayı asıl yöntem olarak görüyoruz. Bu süreleri soruşturma ve kovuşturma için ayrı ayrı düzenlemeyi ele alıyoruz.”

*

Bu vaatte anahtar kelimeler şunlar:

“Mülkiyet hakkı”, “demokrasi”, “ifade özgürlüğü”, “tutuksuz yargılama”, “seyahat hürriyeti”, “adil yargılanma hakkı”...

*

İşte bunlar içimdeki “umutlu adam”ı uyandırdı... 

KEŞKE O TEK CÜMLE ARAYA GİRMESEYDİ

AMA araya sıkışan küçücük bir cümle var ki...

- Hani “Son altı yıllık süreçte ifade ve medya özgürlüğünün geliştirilmesi üzerine önemli adımlar attık” cümlesi...

Bu cümle bana son 6 yılda olup biteni hatırlattı ve...

Bu da içimdeki “ihtiyatlı adam”ı uyandırdı.

İçimden, “Keşke bu cümle o 5 cümlenin içine girmeseydi” dedim.

DEVLET BU 5 VAADİNİ NE ZAMAN TUTMUŞ OLACAK

PEKİ netice?Dünkü iyimserliğim aynen devam ediyor...

Eğer ülkemin Cumhurbaşkanı milyonların gözüne bakarak “İfade özgürlüğünü demokrasinin en önemli şartı olarak görüyoruz” demişse...

Bir gazeteci olarak bunu, 2002 yılından beri verilmiş en önemli söz olarak kabul ederim.

Bunun gerçekleşeceğine olan umudumu da canlı tutmaya çalışırım.

Ama bana, “O umut ne zaman gerçekleşecek” diye sorarsanız...

Ona cevabım da şu olur: İçeride bir tek aydın, bir tek gazeteci, bir tek düşünce ve siyaset suçlusu kalmadığı zaman...

HÂKİM VE SAVCILAR ŞİMDİDEN BIRAKABİLİR

- Eğer, Külliye’de söylenen bu sözler ülkeye gelecek yeni zihniyeti ifade ediyorsa...

- Ve bu sözler samimiyse...

Hâkim ve savcılar daha şimdiden bu sözleri birer içtihat kabul edip içerideki gazeteci, siyasetçi ve aydınları serbest bırakabilir.

KEŞKE YARIDA BIRAKSAYDIM DİYECEĞİM BİR NETFLİX DİZİSİ

Sayın bakan bu kadını bu adamdan koruyun

SON zamanlardaki en büyük zaman israfım nedir derseniz, cevabı şu:

Netflix’in büyük iddiayla yayına koyduğu yeni dizisi “What/If”...

Renee Zellweger gibi iddialı bir oyuncuya rağmen...

Iııı... Olmamış.

Sayın bakan bu kadını bu adamdan koruyun

- İyi başlayan senaryo üçüncü bölümden itibaren cıvıyor, sıradanlaşıyor, berbatlaşıyor...

- Oyuncular felaket... Sahneler yapmacık...

Dizinin tek iyi yanı Renee Zellweger’in giysileri...

Diyeceğim bir Amy Adams’ın oynadığı “Sharp Objects” dizisinin senaryo ve oyunculuk performansına bakın...

Bir de buna...

Birincisini hiç bitmesin diye izledim.

Bunun için ise keşke yarıda bıraksaydım diyorum.

FEDERASYON BAŞKANI BİR FENERBAHÇELİ OLURSA

FUTBOL Federasyonu Başkanı bugün seçiliyor.

Adaylık süresi de dolduğu için Nihat Özdemir’in başkan seçilmesi kesin gibi.

*

Bir Fenerbahçeli olarak o koltuğa bir Fenerbahçelinin gelmesine elbette sevindim.

Nihat Özdemir Fenerbahçeli olmasa da sevinirdim...

Onu uzun yıllardır tanıyorum... Ama özellikle 3 Temmuz kumpasından sonra Fenerbahçe’nin sessiz yöneticisi olarak neler yaptığını yakından izledim.

Ön plana çıkmayan, şovu sevmeyen, futbolu Fenerbahçe kadar seven ve izleyen bir insandır. Başarılı bir işinsanıdır. Yöneticilik, organizasyon nedir bilir. Ankara ile çok iyi ilişkileri vardır. Bence çok iyi bir federasyon başkanı olacaktır.

X

CHP'li kayınpederim o 2 takunyalı hakkında bana neler anlatmıştı

Kayınpederim rahmetli Hüdai Oral, köklü bir CHP’li ailenin üyesiydi.

Beş dönem CHP milletvekilliği yapmıştı.

Babası CHP’nin tek parti dönemi Denizli il başkanıydı...

Ayrıca 1950 öncesi milletvekiliydi.

Kızının Adnan Menderes hayranı, koyu Demokrat Partili bir ailenin sonradan solcu olmuş oğluyla evlenmesini son derece normal karşılamıştı.

Hüdai Oral 1961 yılında kurulan İsmet İnönü hükümetinin en genç bakanıydı.

İnönü onu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görevlendirmişti.

O güne kadar öyle bir bakanlık yok...

Yazının Devamını Oku

Bu bir haber mi, fazla oldunuz sinyali mi

“Haber” desem...

Değil...

“Analiz” desem o da değil...

Öyleyse ne?

“Ayağınızı denk alın” uyarısı mı...

Önce neden söz ettiğimi anlatayım.

Dün, dünyanın önde gelen ekonomik medyalarından biri olan Bloomberg’de tuhaf bir yazı yayınlandı.

Yazının konusu Türkiye’de Bayraktar grubunun ürettiği SİHA’lardı...

Yazının Devamını Oku

Ya seçilmişlere her gün haddini bildiren o atanmış memurlar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir süredir beni de düşündüren önemli bir noktaya dikkati çekti.

Emekli WhatsApp’çı amirallerin yaptığı düşüncesizce işe tepki koyarken, çok yapıcı iki uyarıda da bulundu.

*

Bildiri yayınlayan amirallerin 10’unun o eski kötü alışkanlıkları hatırlatan biçimde sabah evlerinden alınmalarına tepki gösterdi.

Gözaltına alınmalarına karşı çıktı...

Ama daha önemlisi iktidara bence çok önemli ve yapıcı bir çağrı yaptı.

Özeti şuydu:

Emekli amirallerin seçilmişleri hedef alan açıklamalarına karşı çıkıyorsak...

Atanmış memurların, tayinle göreve gelmiş görevlilerin, valilerin, kaymakamların, maaşını devletten alan dini görevlilerin seçilmiş insanlar, parti başkanları, anamuhalefet partisi başkanı hakkındaki hakarete veren açıklamaları da önlenmelidir...

Yazının Devamını Oku

Ey erkek 5 yıl önce testosteron yarıştırıyordun bak bugün ne

Aman Allahım...

Bu erkek milleti...

Yani biz ne hale düştük...

*

Dün gibi hatırlıyorum...

15 Mayıs 2016...

Berlin’de Final Four’un son günü... Fenerbahçe-CSKA maçını bekliyoruz...

Otelin lobisinde büyük bir tartışma patlıyor...

Bir erkekte ideal testosteron oranı nedir?

Yazının Devamını Oku

İkinci hayatında bir daha komedi oynayabilecek mi

Zekeriyaköy’deki evde yaşanan o olayın üzerinden 3 yıla yakın zaman geçmiş.

Ahmet Kural’ı o zamandan beri ilk defa görüyoruz.

Kıbrıs’ta TRT için bir dizi çekiyormuş.

Hürriyet Kelebek’te Tülay Demir’in yaptığı mülakattan öğrendik.

Çekim sırasında yeni sevgilisi Çağla Gizem Çelik ile annesi ve babası da yanındaymış.

*

Hayatım boyunca şuna inandım.

Yazının Devamını Oku

Çok genç erkekle 'olgun kadın' arasında kaç yaş fark vardır

Çarşambayı perşembeye bağlayan gecenin saat 00.30’u...

Çok akıllı telefonuma, Music Business Worldwide müzik endüstrisi haber sitesinden bir son dakika notu düşüyor...

“Paul Simon bütün kataloğunu Sony şirketine satmış...”

Paul Simon...

Yani “Simon and Garfunkel” ikilisinin Simon’ı...

Daha o saniye onlarca şarkı geçmeye başlıyor aklımdan...

“Mrs Robinson”, “Sound of Silence”, “Scarborough Fair”, “Bridge Over Troubled Water”, “Boxer”, “Cecilia”, “A Hazy Shade of Winter”, “Homeward Bound”, “Me And Julio Down by the Schoolyard”...

Bütün bir gençliğim...

Yazının Devamını Oku

Ayda 2 bin 500 kişi acil şiddet butonuna basıyor

Teknoloji şirketlerinin yöneticileri ile konuşmak bana hep büyük heyecan veriyor. Bu haftaki podcast sohbet konuğum Vodafone’un CEO’su Engin Aksoy.

Doğum yeri İstanbul ama hayatının 17 yılını Göcek’te geçirmiş bir yönetici. Çünkü babası bir deniz subayıydı. 4 Ekim 1972 İstanbul doğumlu, İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Fakültesi’nden mezun. İş hayatına 1994’te başlamış. Coca-Cola, Michelin ve Nike gibi küresel şirketlerde çalışmış. 2008’de Vodafone’a girmiş ve 1 Şubat 2021’den itibaren de Vodafone Türkiye’nin CEO’su olmuş.

Zoom’la yaptığımız görüşmede bir şey dikkatimi çekiyor. Arkasında yan yana asılmış üç afiş var.

“Yeni İcat Çıkar-ma”, “Soru Sor-ma”, (her ikisinin de sonundaki ‘ma’ hecesinin üstü çizilmiş). Bir de “Sorumluluk bizim değil” cümlesi var onun da sonundaki ‘değil’ kelimesinin üstü çizilmiş.

Yani bugün “Yeni icat çıkarmayı seven” bir yönetici ile konuşacağız.

Ana konumuz da teknolojiden çok “kadın”.

Sözü ona bırakıyorum. 

1) KADIN ÇALIŞANDA SİLİKON VADİSİ ŞİRKETLERİNDEN ÇOK İLERİYİZ

Yazının Devamını Oku

Erol Olçok olsaydı 'pudra şekeri' krizini nasıl yönetirdi

AKP’nin yükseliş yıllarındaki iletişimcisi Erol Olçok’u son defa galiba Kanyon’da gördüm. Bir restoranda oturuyordum ve o da geçerken beni görmüş birkaç dakika sohbet etmiştik.

Geçen hafta sonu arabasında kokain çeken gencin görüntüleri önüme geldiğinde nedense aklıma o gün geldi...

Bugün hayatta olsaydı ve bu görüntüler önüne gelseydi acaba bu krizi nasıl yönetirdi...

*

Benim görüşüm şöyle...

Dünyanın her yerinde görülebilecek sıradan bir polisiye olay bu...

Böyle olayları bir siyasi partiyle ilişkilendirmek, bunun üzerinden o partiye vurmak ne adil bir davranış ne de çağdaş bir siyaset yapma tarzı...

Dolayısıyla kanunlar ne diyorsa o yapılır ve olay da geçer gider...

Yazının Devamını Oku

Şenol Hoca ve takımı önceki gece Avrupa'da neyi yıktı?

Avrupa’da belki de son 4 Dünya Kupası’nda tanık olduğumuz manzara şudur: Ülkelerin milli takımları, kulüp takımları kadar iyi futbol oynayamıyor. Şenol Hoca ve takımı son 2 maçta işte bu yerleşik Avrupa inancını yıktı. Milli takım, Türkiye’deki bütün kulüp takımlarından daha iyi futbol oynuyordu.

Bu yazıyı, epeydir milli takım maçlarını seyretmeyen bir futbol izleyicisi olarak yazıyorum.

Seyretmememin de nedeni vardı. Avrupa’da milli maçlar zevksiz geçer. Söylemek istediğim tek cümle var:

“Şenol Güneş Hoca önceki akşam ve ondan önceki maçta, Avrupa’da belki son 16 yıldır hüküm süren bu futbol yargısını yıktı.”

Nedir bu, anlatayım...

57’NCİ DAKİKADA SAHADA GÖRDÜĞÜM MANZARA ŞU

Maçın 57’nci dakikası...

Milli takım Norveç savunması önünde inanılmaz üçlü ve dar paslaşmalar yapıyor.

Bir La Liga tutkunu olarak, bilmesem karşımda Barcelona oynuyor sanacağım.

Yazının Devamını Oku

23 Haziran'da bu paranın üzerinde bu 'muamma' çocuğun resmi olacak

Kendini mahallenin ağır abisi sanan bir meczubun, “eşcinsel” diye işitme engelli bir çocuğu sokak ortasında dövüp, sonra bu görüntüleri göğsünü yumruklaya yumruklaya sosyal medyada paylaştığı gün...

Yani geçen cuma...

İşte tam o gün dünya başka bir konuyu konuşuyordu.

*

Bundan 3 ay sonra...

Tam tarihiyle 23 Haziran günü İngiliz Merkez Bankası 50 pound’luk yeni bir banknot çıkaracak.

Bunun bir tarafında İngiltere Kraliçesi’nin resmi olacak...

Öteki tarafında ise Alan Turing isimli birinin fotoğrafı...

Yanda çocukluk resmini gördüğünüz insanın 41 yaşındaki halinin bir fotoğrafı olacak...

Yazının Devamını Oku

Gönüllü istihbaratçı... Üzerinde çift ay işareti yok diye şunları hafife almayın

25 Mart 2021 Perşembe günü...

Yani önceki gün, biz Türkiye’de TBMM Başkanı’nın “Tek imza ile Montreux’den bile çekilebiliriz” açıklamasının yarattığı depremi yaşarken...

Atina’da çok önemli bir şey oldu...

Atina Büyükelçiliğimiz ve MİT’in yazdıkları raporlarda şu ayrıntılar var mıydı bilmiyorum...

Ama ben şahsi istihbaratımı yaptım ve yazıyorum...

İstihbarat dediğim de öyle gizli kapaklı bir şey değil...

Açık ve herkesin önünde olup biten şeyler.

Önce bir Google araması, sonra da Hürriyet’in Atina büro şefi Yorgo Kırbaki ile sohbet...

Bence herkesin dikkatle okuması gereken Atina raporumu sunuyorum...

Yazının Devamını Oku

Pandemide her 10 günde kaç kilo aldık? İşte hesabı

Son dönemde ekranlarda ve gazetelerde, kilo alanları gördükçe aklıma şu soru geliyor:

Acaba pandemi sırasında mı aldılar bu kiloları...

Ve kaç kilo aldılar...

Herhalde her evde her hafta en az birkaç kere, kendimizle de ilgili bu konuyu konuşmuşuzdur. Özellikle de daha çok eve kapanan 65 plus’lar...

Hürriyet başyazarı Prof. Osman Müftüoğlu hep bir “pandemi obezitesi”nden söz ediyor.

Ama şurası kesin...

Bu dönemde hepimiz daha kolay kilo aldık.

*

Yazının Devamını Oku

Anayasa'daki 'Andımız' bu yıl kaçıncı yaşını dolduracak

Dün önüme Aksoy şirketinin yaptığı yeni bir araştırmanın sonuçları geldi.

Örneklem alınan insanlara şu soruyu sormuşlar:

“Siz olsanız her gün okullarda ‘Andımız’ı okutur muydunuz?”

*

Sonuçlar ilginç.

CHP seçmeninin yüzde 96’sı...

İYİ Parti seçmeninin yüzde 92.9’u...

MHP seçmeninin yüzde 83.8’i...

AKP seçmeninin yüzde 74.9’u...

Yazının Devamını Oku

O gece ne oldu da o bir kişi sabah oyunu değiştirdi

O gün merak etmemiştim, ama bugün ediyorum...

Tam 10 yıl önce...

Türkiye Büyük Millet Meclisi 24’üncü dönem ikinci yasama yılı...

Tarih 24 Kasım 2011 Perşembe....

TBMM o gün tarihinin en önemli sözleşmelerinden birini onaylamak için toplanıyor.


Temsili fotoğraf

Milletvekillerinin oyuna sunulan kanunun tam adı şu:

“Kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin onaylanmasının uygun bulunmasına dair kanun...”

Yazının Devamını Oku

Bu derbinin kazananı Fatih Terim

Sarı lacivertliler, ilk yarıda ‘Derin G.Saraylı’ Hasan Cemal kadar bile maça asılmadı.

“Derin Galatasaraylı’ Hasan Cemal mesaj attı: Bu akşam maalesef Fenerbahçeli’yiz”

Fenerbahçe, Vida golü atınca kendine geldi ve gerekeni yapmaya başladı. Yani sahaya maçın 48’inci dakikasında çıkıyordu. Neticede maç 1-1 bitti. Derbinin galibi, iki akşam önce kendi evinde 3 puan kaybeden Fatih Terim’in Galatasaray’ı oldu.

iLK YARIDA DERiN GALATASARAYLI HASAN CEMAL KADAR MAÇA ASILMAYAN BiR FENERBAHÇE

Derin Galatasaraylı Hasan Cemal sabah bana şu mesajı attı:

“Bu akşam maalesef Fenerbahçeliyiz.”

Bu sözleri hemen derin bir Fenerbahçeliye, Ercan Saatçi’ye ilettim.

Onun tepkisi ise şöyleydi:

“Bu hesap yanlış. Fenerbahçe kazanırsa, Galatasaray için daha büyük tehlike olur.”

Yazının Devamını Oku