GeriErtuğrul ÖZKÖK Sakın ola bu minareyi onartmayın ölçü olsun
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sakın ola bu minareyi onartmayın ölçü olsun

7 değil... 6.5 değil...

5.8 büyüklüğünde...

İstanbul’da hasar gören, yıkılan yapılar var...

Avcılar ve Sarıyer’de iki caminin minaresi yıkıldı...

*

Yıllardır yazıyorum.

Özellikle İstanbul’da başlayan, 60-70 metrelik orantısız, ölçüsüz minare furyası sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda bir güvenlik sorunudur.

Buyurun ilk sonucu...

Sakın ola bu minareyi onartmayın ölçü olsun

*

Şimdi soracak mıyız niye böyle oldu diye...

Yoksa yıkılan bir cami minaresi olduğu için, kırılan o minare yen içinde mi kalacak...

Eeee, estetikten vazgeçtim...

Fizik var...

Mekanik var...

Onların kanunları var...

Her mahalledeki cami yaptırma derneği, “Yan mahalle 60 metre dikti, ben 60.5 yapacağım” diye iman yarışına girerse...

Sonuç böyle oluyor...

*

Bence onartmayalım o minareyi...

Hep öyle dursun...

Nasılsa yan mahalleden bir başkası çıkacak, elli metre öteye bir cami daha yaptıracak...

Hiç olmazsa estetik, fizik, mekanik bir ölçü olur.

ERDOĞAN KÜRSÜDEYKEN DÜNYADA OLAN ÜÇ ŞEY

SALIYI çarşambaya bağlayan gece... Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Birleşmiş Milletler’de kürsüye çıktığı gün ve saatlerde birbiri ardına üç tarihi gelişme oldu... Bunların hepsi hepimizin gözü önünde oldu...

Ama kimse bunları alt alta yazmadığı için tam olarak ne olduğunu da anlayamadık...

*

- BİR: LONDRA: İngiliz Yüksek Mahkemesi, ülkenin seçilmiş Başbakanı Boris Johnson’ın parlamentoyu askıya alıp baypas etme kararını “kanuna aykırı” buldu...

Bunun anlamı şuydu: İngiltere’de adalet çalışıyor. Kuvvetler ayrılığı prensibi işliyor.

*

- İKİ: WASHINGTON: Amerika Birleşik Devletleri Kongresi Demokrat Parti Grubu Başkanı Pelosi, “ABD Başkanı’nın görevden indirilmesi için sürecin başlatıldığını” açıkladı.

Nedeni de Trump’ın Ukrayna Cumhurbaşkanı’ndan, seçimlerdeki rakibi Biden’ın oğlu hakkında araştırma yapmasını istemesiydi.

Bunu “vatana ihanet” olarak niteliyorlardı.

Bunun anlamı şuydu:

Parlamento çalışıyor. Kuvvetler ayrılığı prensibi işliyor.

*

- ÜÇ: NEW YORK: Aynı saatlerde dünyanın en büyük operalarından Metropolitan, dünyanın en ünlü tenorlarından Placido Domingo’nun işine son verildiğini açıkladı.

Nedeni, Domingo’nun birlikte çalıştığı kadınlara yaptığı cinsel tacizdi.

Bunun anlamı şuydu:

Etik değerler çalışıyor...

*

Adalet, parlamento, etik...

Kuvvetler ayrımı...

Kimse kanunların, parlamentonun ve etik değerlerin üzerinde değildir anlayışı...

*

Ve bu üçünü alt alta yazdığınızda da önünüze çıkan şey şudur:

Gerçek bir demokrasi...

PENTATLON YARIŞINDA EN ESTETİK KOŞAN KIZ

Sakın ola bu minareyi onartmayın ölçü olsun

MUSTAFA Koç Spor Ödülü bu yıl pentatloncu İlke Özyüksel’e verildi.

*

- Görme engelli azimli harika bir annenin kızı.

- Babasını yeni kaybetmiş.

- Çok küçük yaşta yüzünde iz bırakan bir hastalık geçirmiş.

- Pentatlon gibi zor bir sporu seçmiş...

- Hiç yılmıyor.

- Hep güler yüzlü...

- Hep sosyal yardımlaşma duygusu içinde...

*

O gece öyle bir konuşma yaptı ki...

Hepimizi ağlattı, ama hepimize bu ülke ile ilgili büyük umutlar verdi...

*

Uluslararası Modern Pentatlon Federasyonu Başkanı Klaus Schormann da salondaydı.

İlke için şunu söyledi:

“Sadece çok başarılı değil, çok estetik koşuyor...”

*

“Estetik koşmak...”

Atletizmde bu ifadeyi ilk defa işittim.

Sonra İlke için yapılan filmi seyrettim.

Gerçekten çok estetik yürüyor, çok estetik koşuyor ve çok estetik yüzüyor...

*

Sonra ödülü almak için sahneye çıktı...

Baktım...

Çok estetik duruyor.

JÜRİYİ KUTLUYORUM

HER yıl olduğu gibi bu yıl da Koç topluluğunu kutluyorum.

Sadece başarılı bir sporcu seçmiyorlar...

Gençler için, Türkiye için olağanüstü bir rol modeli seçiyorlar.

KARISINI SUMO GÜREŞİNE GÖTÜRÜP UYUTAN BAŞKAN

Sakın ola bu minareyi onartmayın ölçü olsun

YİRMİNCİ yüzyılda, Mitterrand, Reagan, Thatcher, Kohl, Demirel, Özal döneminin hayatta kalan son büyük politikacısıydı.

O neslin sonuncusu olan Fransa’nın eski cumhurbaşkanı Jacques Chirac öldü...

Türkiye’yi çok seven, onun Avrupa Birliği idealine en çok destek verenlerden biriydi.

*

Şahsen tanımıştım. Eğlenceli, renkli bir insandı.

*

Japonya seyahati sırasında sumo güreşine gitmişti.

Eşini de gelmeyle zorlamıştı...

Kadıncağızın canı çok sıkılmış, sumo maçı sırasında tribünde Louis Vuitton çantasına yaslanıp uyuyakalmıştı.

Sakın ola bu minareyi onartmayın ölçü olsun

‘CRİMİNAL’İ SEVDİNİZ Mİ SİZCE EN İYİSİ HANGİSİ

NETFLIX, “Criminal” adlı bir diziyi yayına soktu. Dizinin tamamı bir polis sorgulama odasında geçiyor. Bir cinayetle ilgili yakalanan şüphelinin polisler tarafından sorgulanması anlatılıyor.

Bu sorgulama ile cinayet çözülüyor.

Fransa, İngiltere, İspanya ve Almanya olmak üzere 4 ayrı versiyonu yayına sokuldu.

Ben İngiltere’de geçene başladım ama itiraf edeyim, ikincisine geçmeden sıkılıp bıraktım.

Bazı arkadaşlarım ise çok beğenmiş.

Zevkine güvendiğim biri, en iyisinin Almanya yapımı olduğunu söyledi.

BOYDAK HOLDİNG’DEN AÇIKLAMA

ÖNCEKİ gün yazımda, el konulan Boydak Holding’in markaları ile ilgili görüşüme şirketten bir açıklama geldi:

- “Boydak Holding olarak başarılı finansal sonuçlarımız ile ülkemiz için üretmeye ve istihdam yaratmaya devam ediyoruz.

Boydak grubunun 2018 1’inci yarıyıl 4.63 milyar TL olan cirosu, yüzde 21.38’lik artışla 2019 1’inci yarıda 5.62 milyar TL’ye...

- Vergi öncesi kârı (EBİTDA) yüzde 63.58 artışla 486 milyon TL’den 795 milyon TL’ye ulaşmıştır.”

X

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku

Sizce bu 'Reformist Tonton' sayfası hangi gazetede çıktı

Tam 28 yıl olmuş...

Bugün Turgut Özal’ın ölümünün 28’inci yıldönümü...

Sabah büyük bir sürprizle uyandım.

Bir gazete harika bir Özal’ı anma sayfası hazırlamış.

*

Tepedeki manşeti şöyle:

“Reformist Tonton...”

Üst spotları şöyle:

- “Hayata veda etmesinin üzerinden 28 yıl geçti ancak yaptıkları hafızalardan hiç silinmedi.”

Yazının Devamını Oku

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya

Önceki gün benim açımdan iki sevindirici gelişme vardı...

Sabah Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın “Hiç Oldum” şarkısı için yaptığı klibin haberi ile uyandım.

İkincisi ise aynı sabahın akşamı Ahmet Altan’ın serbest bırakılmasıydı.

*

Hayatım boyunca devlette görev yapan insanların müzikle, sanatla, sporla ilgilenmelerini çok sevdim...

Çünkü tanıdığım siyasetçilerin çok büyük bölümünün siyaset dışında hiçbir uğraşısı yoktu...

Şuna inanıyorum...

Bir insan sanatla, müzikle, sinemayla ilgilendiği zaman bu onun vicdanına, adalet duygusuna ve üslubuna da yansıyor...

Nitekim

Yazının Devamını Oku

Bodrum'dan doğan bir özel Türk 'Lirası'

Önceki gün Türkiye’de çok ilginç bir şey oldu...

Ekonomi tarihimizde ilk defa bir şahsın Bitcoin hesabına haciz kondu...

Bunun anlamı şu...

Artık hepimizin hayatında “Bitcoin” denilen bir para var...

Aslında bu para cebimizde...

Tek farkı ceket cebinde değil cep telefonumuzda olması...

Üç yıla yakın bir süredir bir insan arıyorum...

Bana çok basit biçimde “Bitcoin nedir” anlatsın...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin çaresiz ev kadını hangi okula rüşvet verirdi

Aslında yazının gerçek başlığı şu:

“Türkiye’nin Ivy League okulları hangisidir...”

O nedenle, araya “Çaresiz ev kadını” ifadesinin girmesinin hikâyesiyle başlayayım.

*

Geçen ay bir streaming platformunda, ABD’de 2019 yılında yaşanan “üniversiteye giriş” skandalıyla ilgili belgeseli seyrediyordum.

ABD’nin önde gelen bazı varlıklı ve şöhretli aileleri çocuklarını en iyi üniversitelere sokmak için rüşvet tezgâhını kurmuş biri aracılığıyla bal gibi rüşvet anlamına gelecek paralar harcıyorlar.

*

Onlardan biri de “Çaresiz Ev Kadınları” dizisinde Lynette Scavo rolünü oynayan oyuncu Felicity Huffman...

Emmy, Altın Küre, SAG ödülleri var

Yazının Devamını Oku

Kim bu 'esrarengiz' Boğaziçili 'sıçan' M.B.

Hürriyet yazarı İhsan Yılmaz, Oğuz Atay’ın kayıp günlüğü olayını gündeme getirip, ben de perde arkasını yazınca, “Upper Cihangir” dünyası karıştı.

Gerçi, onunla ilgili sadece kendilerinin konuşma hakkı bulunduğuna inanan bazı çevreler, “Ne alakası var Oğuz Atay’ın Cihangir’le” deyip durmadan bana yükleniyorlar...

Merakınızı tatmin edeyim. Hepsi biliyor ki “Upper Cihangir” lafını sembolik olarak kullanıyorum...

*

(Bu arada Cihangir ahalisi galiba bu “Upper” lafından pek hazzetmedi ki, mahalle baskısı yapmış olmalılar ki, bu kavramın mucidi T24’in düzeyli magazin yazarı Tuğrul Eryılmaz da artık sadece “Cihangir” diye yazmaya başladı.)

Neyse asıl konuya gelelim...

Geçen cumartesi T24’te Ayça Atikoğlu’nun bir yazıyla bu “Upper Cihangir polisiyesinin” ikinci sezonu da yayına girdi.

Türkiye’nin

Yazının Devamını Oku

O 19 ölü nitrojen dolu 22 cam lahitin laneti mi

Geçen hafta tüm dünya pandemi ile boğuşurken Mısır 3 Nisan gecesi bütün dünyayı şaşırtan bir şey yaptı.

Tahrir Meydanı’ndaki Milli Müze’de bulunan, eski Mısır hanedanına ait 22 mumyayı yeni inşa edilen Mısır Medeniyetleri Müzesi’ne nakletti...

*

18 kral, 4 kraliçeye ait 22 mumya, nitrojenle doldurulmuş cam lahitlere konup büyük ve çok renkli bir törenle yeni yerine götürüldü.

22 lahit 5 kilometrelik yolu 40 dakikada geçti...

*

Bu, mumyaların ikinci yolculuğuydu.

Mısır hanedanlarına ait bu mumyalar 100 yıl önce Luksor’dan Kahire’ye getirilmişti...

Nakledilenler arasında bütün dünyanın bildiği İkinci Ramses ile Mısır tarihinin en başarılı kraliçesi olarak bilinen Hatshepsut’un mumyaları da vardı.

Yazının Devamını Oku

İmamı kim istifa ettirdi Türkiye'nin makul aklı mı

Ayasofya imamı sonunda istifa etti...

İstifasında “Kendi isteği ile ayrıldığı” belirtiliyor...

Ama artık orada kendine üç-beş trol dışında müttefik bulamadığı herkesin bildiği bir sırdı...

Bütün dünyanın gözü üzerinde bulunan bir mabetten her gün tuhaf seslerin yükselmesinin hiçbir makul AKP’linin de hoşuna gitmeyeceği bir gerçekti.

Nitekim ilk tepki AKP milletvekili Özlem Zengin’den geldi...

Sonra AKP’nin ağır toplarından da sesler yükseldi...

Sonunda ayrılmak zorunda kaldı ve çok hayırlı bir iş oldu...

İstifasını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği de yazıldı, söylendi.

Yazının Devamını Oku

Bu bir haber mi, fazla oldunuz sinyali mi

“Haber” desem...

Değil...

“Analiz” desem o da değil...

Öyleyse ne?

“Ayağınızı denk alın” uyarısı mı...

Önce neden söz ettiğimi anlatayım.

Dün, dünyanın önde gelen ekonomik medyalarından biri olan Bloomberg’de tuhaf bir yazı yayınlandı.

Yazının konusu Türkiye’de Bayraktar grubunun ürettiği SİHA’lardı...

Yazının Devamını Oku

Ya seçilmişlere her gün haddini bildiren o atanmış memurlar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir süredir beni de düşündüren önemli bir noktaya dikkati çekti.

Emekli WhatsApp’çı amirallerin yaptığı düşüncesizce işe tepki koyarken, çok yapıcı iki uyarıda da bulundu.

*

Bildiri yayınlayan amirallerin 10’unun o eski kötü alışkanlıkları hatırlatan biçimde sabah evlerinden alınmalarına tepki gösterdi.

Gözaltına alınmalarına karşı çıktı...

Ama daha önemlisi iktidara bence çok önemli ve yapıcı bir çağrı yaptı.

Özeti şuydu:

Emekli amirallerin seçilmişleri hedef alan açıklamalarına karşı çıkıyorsak...

Atanmış memurların, tayinle göreve gelmiş görevlilerin, valilerin, kaymakamların, maaşını devletten alan dini görevlilerin seçilmiş insanlar, parti başkanları, anamuhalefet partisi başkanı hakkındaki hakarete veren açıklamaları da önlenmelidir...

Yazının Devamını Oku

Artık doğalgaz faturanıza bile rütbeli imzanızı atmayın

O bildiriye imza atan 104 mütekait askerin karşısına geçip sormak isterdim:

“Yaptığınızdan memnun musunuz...”

Ve devam etsem...

“Bakın Türkiye geçen hafta ne tartışıyordu...

Sizin bu düşüncesiz hareketinizden sonra bugün ne tartışıyor...”

*

Biliyorum bana diyecekler ki...

“Biz de vatandaşız ve düşüncemizi serbestçe söyleme hakkına sahibiz...”

Evet sahipsiniz...

Yazının Devamını Oku

İkinci hayatında bir daha komedi oynayabilecek mi

Zekeriyaköy’deki evde yaşanan o olayın üzerinden 3 yıla yakın zaman geçmiş.

Ahmet Kural’ı o zamandan beri ilk defa görüyoruz.

Kıbrıs’ta TRT için bir dizi çekiyormuş.

Hürriyet Kelebek’te Tülay Demir’in yaptığı mülakattan öğrendik.

Çekim sırasında yeni sevgilisi Çağla Gizem Çelik ile annesi ve babası da yanındaymış.

*

Hayatım boyunca şuna inandım.

Yazının Devamını Oku

Çok genç erkekle 'olgun kadın' arasında kaç yaş fark vardır

Çarşambayı perşembeye bağlayan gecenin saat 00.30’u...

Çok akıllı telefonuma, Music Business Worldwide müzik endüstrisi haber sitesinden bir son dakika notu düşüyor...

“Paul Simon bütün kataloğunu Sony şirketine satmış...”

Paul Simon...

Yani “Simon and Garfunkel” ikilisinin Simon’ı...

Daha o saniye onlarca şarkı geçmeye başlıyor aklımdan...

“Mrs Robinson”, “Sound of Silence”, “Scarborough Fair”, “Bridge Over Troubled Water”, “Boxer”, “Cecilia”, “A Hazy Shade of Winter”, “Homeward Bound”, “Me And Julio Down by the Schoolyard”...

Bütün bir gençliğim...

Yazının Devamını Oku

Sharon hatıra kitabında bu bornozlu geceyi de yazdı mı

1) Dün gibi hatırlıyorum...

2005 yılının aralık ayıydı...

Los Angeles’ta güneşli bir günün gecesiydi... Hollywood ünlülerinin yaşadığı semtteki büyük villanın salonundaydım.

Biraz sonra şahane kadın merdivenlerden inmeye başladı...

Beş yıl önce Cannes Festivali’nde yanımdan geçerken nefesimi kesen şahane Sharon Stone karşımdaydı.

Üstelik üzerinde sadece bir bornoz vardı...

Ayağa kalkıp soruyorum...

“Yorgun musunuz...”

Yazının Devamını Oku