GeriErtuğrul ÖZKÖK Peygamber torununa inanan Prof’un hayali
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Peygamber torununa inanan Prof’un hayali

HOCAMIN unvanı prof...

Profesör yani...

Öyle ilahiyat profesörü falan da değil... Kardiyoloji uzmanı...

*

Şu Jet Fadıl
var ya...

Hani şu bizim en milli ve yerli üçkâğıtçımız...

Hocam işte bu arkadaşa tam 825 bin TL kaptırmış...

Hem de doların iki-üç lira olduğu dönemde...

*

Yahu böyle bir şarlatana para kaptırılır mı demeyin...

Hocam mümin bir insan, inanmış onun dediğine...

Çünkü hocama “Ben peygamber torunuyum” demiş... Yani “Müslüman’dır, yamuk iş yapmaz” diye düşünmüş...

*

İlahi hocam, hiç mi gazete okumaz, televizyon seyretmezsin...

Şu yanı başımıza, burnumuzun dibine hiç mi bakmazsın...

Müslüman’ın Müslüman’a attığı kazığı hiç mi görmezsin...

Müslüman’ın kafasını yine güya bir başka Müslüman’ın kestiğini, hem de keserken videoya çekip “Allahü ekber” diye haykırdığından hiç mi haberin olmadı...

*

Hadi orası uzak, şu burnunun dibindeki konsoloslukta bir Müslüman’ı bıçakla parçalara ayıran arkadaşın Kâbe’nin damındaki fotoğrafını da mı görmedin a hocam...

*

Ama ben en çok neye takıldım biliyor musunuz... İtikadı tam hocamın hangi hayal uğruna 825 bin lirayı kaptırdığına taktım...

*

Meğer dini bütün, imanı tam hocamın en büyük hayali, Maldivler’de başını sokacağı bir devremülkmüş...

Peygamber torununa inanan Prof’un hayali

*

Herhalde cennetteki huriler denince aklına gelen ilk yer Maldivler’in güneşi, kumu olmuş...

Yani o güneşten ve kumdan yararlananlar demek istedim.

BAŞIMIZA GELEBİLECEK EN BÜYÜK FELAKET BU

“1989 yılında arkadaşım Vasily ekonomi doktorasını yeni almıştı. İş bulmaya çalışıyor ancak arayışları bir yere varamıyordu. Her geçen ay çıtayı biraz daha aşağı çekiyor, gittikçe daha düşük işlere başvuruyordu.

Sonunda hayal kırıklığı içinde Birleşik Krallık’tan yeni taşındığım Avustralya’ya mektup gönderdi, içinde şu cümle geçiyordu:

“Bir insanın başına gelebilecek en kötü şey ne biliyor musun? Çaresizlikten ruhunu şeytana satacak hale geliyorsun ama şeytan bile ilgilenmiyor.”

*

Bu cümleleri, Yunanistan’ın eski ekonomi bakanı Yanis Varoufakis’in Türkçeye yeni çevrilen “Kızımla Ekonomi Sohbetleri”* kitabında okudum.

Psikologlar, içinde bulunduğumuz şu dönemin psikolojisi için “öğrenilmiş çaresizlik” kavramını kullanıyordu.

Varoufakis ise buna “büyük mecburiyet” demiş.

*

Okurken çok hüzünlendim...

....................

(*) Epsilon Yayınları, Çev. Sinan Arslaner, Şubat 2019

 

ARYA SEVENLERE BİR TÜRK SÜRPRİZİ

Peygamber torununa inanan Prof’un hayali

Oya Ergün’ün antik aryalardan oluşan yeni albümü “Baroque Lace”.

- Çok iyi seçilmiş parçalar.

- Bazılarını bildiğim ve çok sevdiğim, bazılarını ise hiç bilmediğim harika parçaları, harika bir şekilde söylemiş.

-  Yani aryadan hoşlanmayan, aryayı kendine uzak hisseden insanların bile rahatlıkla dinleyeceği eserler.

Hem de hepsi.

Tebrikler Oya Ergün... Benim için bu yılın ilk büyük sürprizi, ilk büyük şaşkınlığı oldu bu albüm.

Beş yıldız üzerinden beş yıldız...

ÇOKSESLİ BİR HÜRRİYET İÇİN SEBATİ FOTOĞRAFLARI

Peygamber torununa inanan Prof’un hayali

DÜNDEN itibaren İstanbul’da birçok semtte bilbordlarda bir Hürriyet reklamı başladı. Başlığı “Türkiye gibi çok renkli, çok sesli”...

Bence hem okuyucuya, hem Türkiye’ye çok güzel bir mesaj, çok güzel bir vaat.

Peygamber torununa inanan Prof’un hayali

Bu fotoğraflarımızı Hürriyet’in büyük fotoğrafçısı Sebati Karakurt çekti.

Bu arada benim böyle, özellikle Amerika’daki şirket duvarlarında gördüğümüz eski yönetim kurulu başkanlarınınkini andıran bu fotoğrafımı da çekti.

Şöyle bir baktım...

Bazı şiirler gibi bazı fotoğraflar da beklermiş bazı yaşları.

DÜN GECE TÜRK SİNEMA SEKTÖRÜNDE DEVRİM OLDU

Evet, gerçek bir devrim oldu. Şu an sinema salonlarında gösterilmekte olan “Organize İşler: Sazan Sarmalı” filmi aniden de öte, hiç beklenilmeyen bir kararla Netflix’de gösterime girdi. Türk sinema tarihinde ilk defa bu kadar iddialı bir film, payTV sistemi dışında gösterime giriyor.

Bence BKM tam anlamıyla“Game changer”, yani oyun değiştirici bir hareket yapıyor. Dün gece BKM’nin yöneticisi Necati Akpınar’la konuştum.

Onlar bunun 4 hafta sonra girmesini istiyormuş ama Netflix filmi çok beğenmiş ve aynı anda 190 ülkede birden girmiş. Daha sonra Yılmaz Erdoğan’la konuştum. O da atılan adımın sinema sektöründe yaratacağı etkilerin farkında. Tekrar ediyorum. Dün gece Türk sinema ve televizyon sektöründe bir devrim yaşandı ve bunun geri dönüşü yok.

Herhalde dün gece uykusu en fazla kaçan insanlar Mars sinema salonlarının sahipleri ile geleneksel televizyonların yöneticileri olmuştur.

 

SOLCUMUZUN SAVUNDUĞU GÜYA SEÇİLMİŞ SOLCU MADURO’DAN RAKAMLAR

ULUSLARARASI Af Örgütü’nün 2018’de çıkan “Venezuela’da kamu güvenliği ve yaşam hakkı” raporundan:

- 2015 ile 2017 yılları arasında 8 bin 200 kişi yargılanmadan, kolluk kuvvetleri tarafından öldürüldü.

- 2107 yılında güvenlik güçleri tarafından “suçla mücadele” kapsamında öldürülenlerin yüzde 95’i en fakir mahallelerde yaşayan 12-44 yaş arası erkeklerdi.

- 2016 yılında bugüne kadar Venezuela tarihindeki en yüksek sayıda cinayet işlendi. Bu cinayetlerde 21 bin 700 kişi öldürüldü.

- Aynı yıl 65 ile 87 bin arası insanın silah şiddetinden zarar gördüğü tespit edildi.

- 2014 yılından bu yana 3 milyon kişi ülkeyi terk etti...

X

Lüzumsuz bir köşe yazarının çok lüzumlu üç-beş saniyesi

T24 haber sitesi yazarı Ali Akay hatırlattı.

Dün, yani 19 Nisan, Fransız yazar ve düşünürü Jean-Paul Sartre’ın cenazesinin kaldırıldığı günün yıldönümüydü.

Sartre 15 Nisan günü ölmüştü...

Öyleyse niye onu 19 Nisan günü hatırlıyoruz...

*

Cevabı çok basit...

Çünkü onu Montparnasse Mezarlığı’na uğurlayan öylesine büyük bir kalabalık vardı ki...

Fransa, onu, siyasette en büyük muhalifi olan cumhurbaşkanı De Gaulle’ün söylediği şu sözle hatırladı:

“Sartre Fransa’dır...”

Yazının Devamını Oku

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya

Önceki gün benim açımdan iki sevindirici gelişme vardı...

Sabah Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın “Hiç Oldum” şarkısı için yaptığı klibin haberi ile uyandım.

İkincisi ise aynı sabahın akşamı Ahmet Altan’ın serbest bırakılmasıydı.

*

Hayatım boyunca devlette görev yapan insanların müzikle, sanatla, sporla ilgilenmelerini çok sevdim...

Çünkü tanıdığım siyasetçilerin çok büyük bölümünün siyaset dışında hiçbir uğraşısı yoktu...

Şuna inanıyorum...

Bir insan sanatla, müzikle, sinemayla ilgilendiği zaman bu onun vicdanına, adalet duygusuna ve üslubuna da yansıyor...

Nitekim

Yazının Devamını Oku

Bodrum'dan doğan bir özel Türk 'Lirası'

Önceki gün Türkiye’de çok ilginç bir şey oldu...

Ekonomi tarihimizde ilk defa bir şahsın Bitcoin hesabına haciz kondu...

Bunun anlamı şu...

Artık hepimizin hayatında “Bitcoin” denilen bir para var...

Aslında bu para cebimizde...

Tek farkı ceket cebinde değil cep telefonumuzda olması...

Üç yıla yakın bir süredir bir insan arıyorum...

Bana çok basit biçimde “Bitcoin nedir” anlatsın...

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin çaresiz ev kadını hangi okula rüşvet verirdi

Aslında yazının gerçek başlığı şu:

“Türkiye’nin Ivy League okulları hangisidir...”

O nedenle, araya “Çaresiz ev kadını” ifadesinin girmesinin hikâyesiyle başlayayım.

*

Geçen ay bir streaming platformunda, ABD’de 2019 yılında yaşanan “üniversiteye giriş” skandalıyla ilgili belgeseli seyrediyordum.

ABD’nin önde gelen bazı varlıklı ve şöhretli aileleri çocuklarını en iyi üniversitelere sokmak için rüşvet tezgâhını kurmuş biri aracılığıyla bal gibi rüşvet anlamına gelecek paralar harcıyorlar.

*

Onlardan biri de “Çaresiz Ev Kadınları” dizisinde Lynette Scavo rolünü oynayan oyuncu Felicity Huffman...

Emmy, Altın Küre, SAG ödülleri var

Yazının Devamını Oku

Kim bu 'esrarengiz' Boğaziçili 'sıçan' M.B.

Hürriyet yazarı İhsan Yılmaz, Oğuz Atay’ın kayıp günlüğü olayını gündeme getirip, ben de perde arkasını yazınca, “Upper Cihangir” dünyası karıştı.

Gerçi, onunla ilgili sadece kendilerinin konuşma hakkı bulunduğuna inanan bazı çevreler, “Ne alakası var Oğuz Atay’ın Cihangir’le” deyip durmadan bana yükleniyorlar...

Merakınızı tatmin edeyim. Hepsi biliyor ki “Upper Cihangir” lafını sembolik olarak kullanıyorum...

*

(Bu arada Cihangir ahalisi galiba bu “Upper” lafından pek hazzetmedi ki, mahalle baskısı yapmış olmalılar ki, bu kavramın mucidi T24’in düzeyli magazin yazarı Tuğrul Eryılmaz da artık sadece “Cihangir” diye yazmaya başladı.)

Neyse asıl konuya gelelim...

Geçen cumartesi T24’te Ayça Atikoğlu’nun bir yazıyla bu “Upper Cihangir polisiyesinin” ikinci sezonu da yayına girdi.

Türkiye’nin

Yazının Devamını Oku

İmamı kim istifa ettirdi Türkiye'nin makul aklı mı

Ayasofya imamı sonunda istifa etti...

İstifasında “Kendi isteği ile ayrıldığı” belirtiliyor...

Ama artık orada kendine üç-beş trol dışında müttefik bulamadığı herkesin bildiği bir sırdı...

Bütün dünyanın gözü üzerinde bulunan bir mabetten her gün tuhaf seslerin yükselmesinin hiçbir makul AKP’linin de hoşuna gitmeyeceği bir gerçekti.

Nitekim ilk tepki AKP milletvekili Özlem Zengin’den geldi...

Sonra AKP’nin ağır toplarından da sesler yükseldi...

Sonunda ayrılmak zorunda kaldı ve çok hayırlı bir iş oldu...

İstifasını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği de yazıldı, söylendi.

Yazının Devamını Oku

CHP'li kayınpederim o 2 takunyalı hakkında bana neler anlatmıştı

Kayınpederim rahmetli Hüdai Oral, köklü bir CHP’li ailenin üyesiydi.

Beş dönem CHP milletvekilliği yapmıştı.

Babası CHP’nin tek parti dönemi Denizli il başkanıydı...

Ayrıca 1950 öncesi milletvekiliydi.

Kızının Adnan Menderes hayranı, koyu Demokrat Partili bir ailenin sonradan solcu olmuş oğluyla evlenmesini son derece normal karşılamıştı.

Hüdai Oral 1961 yılında kurulan İsmet İnönü hükümetinin en genç bakanıydı.

İnönü onu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görevlendirmişti.

O güne kadar öyle bir bakanlık yok...

Yazının Devamını Oku

Bu bir haber mi, fazla oldunuz sinyali mi

“Haber” desem...

Değil...

“Analiz” desem o da değil...

Öyleyse ne?

“Ayağınızı denk alın” uyarısı mı...

Önce neden söz ettiğimi anlatayım.

Dün, dünyanın önde gelen ekonomik medyalarından biri olan Bloomberg’de tuhaf bir yazı yayınlandı.

Yazının konusu Türkiye’de Bayraktar grubunun ürettiği SİHA’lardı...

Yazının Devamını Oku

Ya seçilmişlere her gün haddini bildiren o atanmış memurlar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir süredir beni de düşündüren önemli bir noktaya dikkati çekti.

Emekli WhatsApp’çı amirallerin yaptığı düşüncesizce işe tepki koyarken, çok yapıcı iki uyarıda da bulundu.

*

Bildiri yayınlayan amirallerin 10’unun o eski kötü alışkanlıkları hatırlatan biçimde sabah evlerinden alınmalarına tepki gösterdi.

Gözaltına alınmalarına karşı çıktı...

Ama daha önemlisi iktidara bence çok önemli ve yapıcı bir çağrı yaptı.

Özeti şuydu:

Emekli amirallerin seçilmişleri hedef alan açıklamalarına karşı çıkıyorsak...

Atanmış memurların, tayinle göreve gelmiş görevlilerin, valilerin, kaymakamların, maaşını devletten alan dini görevlilerin seçilmiş insanlar, parti başkanları, anamuhalefet partisi başkanı hakkındaki hakarete veren açıklamaları da önlenmelidir...

Yazının Devamını Oku

Artık doğalgaz faturanıza bile rütbeli imzanızı atmayın

O bildiriye imza atan 104 mütekait askerin karşısına geçip sormak isterdim:

“Yaptığınızdan memnun musunuz...”

Ve devam etsem...

“Bakın Türkiye geçen hafta ne tartışıyordu...

Sizin bu düşüncesiz hareketinizden sonra bugün ne tartışıyor...”

*

Biliyorum bana diyecekler ki...

“Biz de vatandaşız ve düşüncemizi serbestçe söyleme hakkına sahibiz...”

Evet sahipsiniz...

Yazının Devamını Oku

Ey erkek 5 yıl önce testosteron yarıştırıyordun bak bugün ne

Aman Allahım...

Bu erkek milleti...

Yani biz ne hale düştük...

*

Dün gibi hatırlıyorum...

15 Mayıs 2016...

Berlin’de Final Four’un son günü... Fenerbahçe-CSKA maçını bekliyoruz...

Otelin lobisinde büyük bir tartışma patlıyor...

Bir erkekte ideal testosteron oranı nedir?

Yazının Devamını Oku

İkinci hayatında bir daha komedi oynayabilecek mi

Zekeriyaköy’deki evde yaşanan o olayın üzerinden 3 yıla yakın zaman geçmiş.

Ahmet Kural’ı o zamandan beri ilk defa görüyoruz.

Kıbrıs’ta TRT için bir dizi çekiyormuş.

Hürriyet Kelebek’te Tülay Demir’in yaptığı mülakattan öğrendik.

Çekim sırasında yeni sevgilisi Çağla Gizem Çelik ile annesi ve babası da yanındaymış.

*

Hayatım boyunca şuna inandım.

Yazının Devamını Oku

Çok genç erkekle 'olgun kadın' arasında kaç yaş fark vardır

Çarşambayı perşembeye bağlayan gecenin saat 00.30’u...

Çok akıllı telefonuma, Music Business Worldwide müzik endüstrisi haber sitesinden bir son dakika notu düşüyor...

“Paul Simon bütün kataloğunu Sony şirketine satmış...”

Paul Simon...

Yani “Simon and Garfunkel” ikilisinin Simon’ı...

Daha o saniye onlarca şarkı geçmeye başlıyor aklımdan...

“Mrs Robinson”, “Sound of Silence”, “Scarborough Fair”, “Bridge Over Troubled Water”, “Boxer”, “Cecilia”, “A Hazy Shade of Winter”, “Homeward Bound”, “Me And Julio Down by the Schoolyard”...

Bütün bir gençliğim...

Yazının Devamını Oku

Sharon hatıra kitabında bu bornozlu geceyi de yazdı mı

1) Dün gibi hatırlıyorum...

2005 yılının aralık ayıydı...

Los Angeles’ta güneşli bir günün gecesiydi... Hollywood ünlülerinin yaşadığı semtteki büyük villanın salonundaydım.

Biraz sonra şahane kadın merdivenlerden inmeye başladı...

Beş yıl önce Cannes Festivali’nde yanımdan geçerken nefesimi kesen şahane Sharon Stone karşımdaydı.

Üstelik üzerinde sadece bir bornoz vardı...

Ayağa kalkıp soruyorum...

“Yorgun musunuz...”

Yazının Devamını Oku

Ayda 2 bin 500 kişi acil şiddet butonuna basıyor

Teknoloji şirketlerinin yöneticileri ile konuşmak bana hep büyük heyecan veriyor. Bu haftaki podcast sohbet konuğum Vodafone’un CEO’su Engin Aksoy.

Doğum yeri İstanbul ama hayatının 17 yılını Göcek’te geçirmiş bir yönetici. Çünkü babası bir deniz subayıydı. 4 Ekim 1972 İstanbul doğumlu, İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Fakültesi’nden mezun. İş hayatına 1994’te başlamış. Coca-Cola, Michelin ve Nike gibi küresel şirketlerde çalışmış. 2008’de Vodafone’a girmiş ve 1 Şubat 2021’den itibaren de Vodafone Türkiye’nin CEO’su olmuş.

Zoom’la yaptığımız görüşmede bir şey dikkatimi çekiyor. Arkasında yan yana asılmış üç afiş var.

“Yeni İcat Çıkar-ma”, “Soru Sor-ma”, (her ikisinin de sonundaki ‘ma’ hecesinin üstü çizilmiş). Bir de “Sorumluluk bizim değil” cümlesi var onun da sonundaki ‘değil’ kelimesinin üstü çizilmiş.

Yani bugün “Yeni icat çıkarmayı seven” bir yönetici ile konuşacağız.

Ana konumuz da teknolojiden çok “kadın”.

Sözü ona bırakıyorum. 

1) KADIN ÇALIŞANDA SİLİKON VADİSİ ŞİRKETLERİNDEN ÇOK İLERİYİZ

Yazının Devamını Oku