Papa'ya badelemeyi sordum işte cevabı

Papa Françesko’nun Vatikan’daki görevi altıncı yılını dolduruyor. Artık bütün dünya kabul ediyor ki...

O farklı bir papa...

Sadece farklı bir papa değil, aynı zamanda farklı bir din insanı...

Ben de tuttum ona Papa olarak değil, işte o farklı din insanı olarak bazı sorular sordum.

*

Öyle cevaplar aldım ki...

Bugün sizinle paylaşıyorum.

Şimdi koltuğunuza yaslanın...

Gözünüzü kapatıp okuyamayacağınıza göre önyargılarınızı kapatıp okuyun diyeceğim...

*

Ve bu mülakatın sonunda iki soru soracağım...

Onun cevabını da birlikte düşüneceğiz...

Papaya badelemeyi sordum işte cevabı

NEDEN SARAYDA OTURMUYOR KÜÇÜK KİLİSE SEVİYORSUNUZ

“ÜÇ yıl önce ilk röportajımda demiştim ki ‘Ben büyük ve şaşaalı bir kilise değil küçük ve yoksul bir kilise istiyorum.

İnsan iki efendiye birden hizmet edemez. Yani hem Tanrı’ya hem paraya hizmet edemezsin.

Dünyada bunca yoksulluk varken ben büyük arabaya binemem, şaşaalı evlerde, saraylarda oturamam.”

LİDERE MUSALLAT OLACAK EN BÜYÜK HASTALIK NEDİR

“Ölümsüz, dokunulmaz veya vazgeçilmez olduğumuzu sanmak.”

“Eleştiriye tahammül edememek, kendini geliştirememek, güncelleyememek...”

“Hırs ve kibir...”

“Kutuplaştırma, gruplaştırma...”

“Asık surat...”

“Varoluşsal şizofreni, ruhani Alzheimer...” (Unutma, yok sayma, inkâr...)

“İstifleme...”

YARADILIŞA MI İNANALIM YOKSA EVRİM TEORİSİ’NE Mİ

“Şurası açıktır ki hiçbir zaman bilimle diyalog kurmadan teoloji yapamazsınız.

Dahası Tanrı bize araştırma, doğruluğu entelektüel açıdan arama kapasitesi verdi.

İncil’deki ‘yaradılış öyküsü’, olanları açıklayan mitolojik bir ifade biçimidir. Ama bu bir değişimdir, bir evrimdir.

İnsan bilinmeyeni, kültürsüzlüğü kültüre dönüştürüyor

Sadece Adem ile Havva’nın değil hepimizin kültürü yaratmasını istedi.

Ama birisi bu kültüre sahip olduğunu ve her şeye gücü yettiğini hissedince tahrik olur ve daha da ileriye gider ve o kültürü yok eder.”

SAYIN PAPA KHK İLE ATILANLAR ÖNÜNÜZE GELSE AFFEDER MİYDİNİZ

Papa hazretleri, size kötülük yapmış insanları affeder misiniz?

“Kilisenin tarihinde ilk kimi aziz ilan ettiğini biliyor musunuz.

Bir mahkûmu aziz ilan etti.

Hepimizin affedilmeye ihtiyacı vardır.

Tanrı İncil’de şöyle der: ‘O bağışlayınca unutur’...”

KADINLAR - MAÇO ERKEK VE FEMİNİST KADIN HAKKINDA NE DİYOR

“Kadınlar ve erkekler olaylara farklı bakabiliyor. Bazı konularda erkeklerle danışma toplantıları yaptım. Sonra aynı konuda kadınlarla toplantı düzenledim.

Kadınların katkısı inanılmaz derecede zengin.

Kadınla erkek arasında tamamlayıcılık ve karşılıklılık olmazsa bu dünya ileri gidemez.

Görülüyor ki maço ve feminist hareketlerin bir yararı olmuyor çünkü bunlar izole hareketler. Yararlı hareketler tamamlayıcılık ve işdeşlik üzerine kurulu yaklaşımlardır.

Kadınları topluma entegre etmeliyiz. Çünkü kadınların liderliği, tavsiyesi ve öngörüsünden mahrum bir dünya ilerleyemez.”

BADELEME - İNCİL KURSUNDA, KİLİSEDE BADECİ VE TACİZCİ RAHİP VARSA NE YAPMALI

“Çocukların istismarı acımasız bir suçtur. Bunu yapan bir rahip Tanrı’nın bedenine ihanet eder. Çünkü bu genç erkek ve kadınlar ona güveniyorlar. O ise rehberlik edecek yerde onları istismar ediyor.”

“Kilise bu konuya karşı kayıtsız kalmaya devam edemez. Pedofiliye karşı sıfır toleransla davranacağım. Piskoposlar da böyle eğilimleri olanların rahiplik görevine son vermelidir.”

Ayrıca bu gibi durumlarda aileler sivil mahkemelere dava açtığı zaman ailelere destek vermeliyiz. Bunun başka bir yolu yok. Sıfır tolerans göstermeliyiz. Çünkü bu bir suç hatta daha kötüsü. Unutmayın o çocuklar hayatta kalıyorlar ama mahvoluyorlar.”

10 BİN METREDE UÇAKTA GAY SORUSUNA CEVABI

(Bu soruyu uçakta bir kadın soruyor) Papa hazretleri “Gay lobisi” hakkında nasıl bir yol izlemeyi düşünüyorsunuz?

“Eğer birisi gay ise ve Tanrı’yı arıyor ve iyi niyetliyse ben kimim ki onu yargılayacağım. Hepimiz kardeş olmalıyız, bu nedenden dolayı kimse ötekileştirilmemelidir. Toplumla bir bütün halinde olmalıdırlar.”

PAPA HAZRETLERİ, ‘BEN TANRIYI SEVMİYORUM’ DERSEM KIZAR MISINIZ

“Bazen soruyorlar. ‘Bütün insanlar kardeştir’ diyorsunuz. Ama her dinin farklı değil mi? Hepimiz Hazreti İbrahim’in çocuklarıyız. Kardeşiz yani.”

“Bütün insanların ortak bağı Tanrı’nın sevgisidir. Onun dışında özgürüz. Tanrı’yı sevmeme özgürlüğümüz bile vardır.”

DOSTOYEVSKİ USTA SORDU: ÇOCUKLAR NEDEN ACI ÇEKER

“Cevabı basit. Çünkü Tanrı bizi insan olarak özgür yarattı. Tanrı özgürlüğe saygı duyar. Oğlunun çarmıhta öldürülmesine izin verdi. İnsana özgürlük verme oyununda Tanrı büyük risk aldı. Tanrı’nın özgürlüğü insanın elinden alması bir insanın özgür olarak suç işlemesinden çok daha onur kırıcı olurdu. İşte bu sevgidir. Özgürlüğümüz olmadan sevemeyiz.”

PAPA HAZRETLERİ, GÜÇLÜ LİDERE NE TAVSİYE EDERSİN

“Derdim ki: ‘Ne kadar güçlüysen, insanlar üzerinde ne kadar etkin varsa o kadar mütevazı ol.”

“Aksi halde güç seni mahveder, sen de başkalarını mahvedersin.”

“Bir de şunu derdim. ‘Şefkatli ol. Şefkatli olmak zayıflık değildir, tam aksine güçtür. Şefkat sayesinde görmeyen gözlerimiz görür, duymayan kulaklarımız duyar, hasta ve kirletilmiş dünyamızın çığlığını işitiriz...”

KARİKATÜRİST SİZİ KOMİK ŞEKİLDE ÇİZSE NE DERSİNİZ

“Bana başkalarını da mutlu edecek gündelik bir güzellik söyle derseniz iki şey söylerim: ‘Gülümseme’ ve ‘mizah’. Gülümseme yeteneği çok önemlidir. Özellikle özgürce veriliyorsa. Gülümseme kalbin çiçeğidir.

Bir itirafta bulunacağım. Her sabah duasından sonra Thomas More okurum. ‘İyi mizah’ duasını... ‘Tanrım bana iyi bir sindirim sistemi ver. Tabii sindirecek bir şeyler de’. Hepsi bu...”

KÜNYE - BU TARİHİ MÜLAKATI NE ZAMAN NEREDE YAPTIM

Bu mülakat hakkında bilmeniz gereken iki şey var.

Birincisi: Papa Françesko’nun söyledikleri kelimesi kelimesine gerçek.

İkincisi: Ama bu mülakatı yapan ben değilim. Bu konuşmaları Digiturk Plus’a yeni konulan “Papa Françesko” filminden aldım.

Filmi, ünlü Alman yönetmen Wim Wenders yaptı. Papa’nın dünyanın çeşitli yerlerine yaptığı ziyaretleri kamera ile izleyip çekmiş. Ayrıca onunla uzun konuşmalar yapmış.

Ben bu mülakatı Türkçeye ve Türkiye’ye adapte ettim. Başlıktaki “badeleme” gibi ifadeler elbette benim adaptasyonumun ürünü.

Şimdi gelelim iki soruya.

İKİ SORU

BİR: Müslüman âleminde bu konuları böyle rahatlıkla konuşabilen bir din insanı var mıdır?

İKİ: Diyanet İşleri Başkanı, imamlar, vaizler böylesine bir açıklıkla ve hoşgörü ile konuşsaydı acaba din görevlilerine olan yüzde 12 güven artmaz mıydı...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı

Önceki gün arkadaşım Ahmet Acar’ın cenazesine katılmak için arabayla Ankara’ya gidip geldik...

İlk defa Kuzey Marmara otoyolunu kullandım...

İstanbul dışına çıkışı çok kolaylaştırmış...

Yolu en az 30-40 dakika kısaltıyor.

İstanbul’a dönüşte, bugüne kadar bana en çok heyecan veren duvar resimlerinden birine rastladım.

“Pasific” benzin istasyonunun market duvarına çizilmiş olağanüstü bir Türk bayrağıydı bu...

Kim çizdiyse gerçekten çok başarılı...

Bayrağın dalgalanışına o kadar güzel bir hareket vermiş ki, insan önünde durup fotoğraf çektirmeden geçemiyor....

Yazının Devamını Oku

Beluga balinası ve Amur kaplanı ile uyuyan hücrelere mesaj mı

Dün Rusya Devlet Başkanlığı’nın internet sitesinde dolaşırken çok ilginç bir şeyle karşılaştım.

Biliyorum bazılarınızın aklına hemen şu soru gelecek.

“Ne işin var senin oralarda?”

Sedat Ergin soktu kanıma bunu...

Biliyorsunuz, o, başlığında “resmi” kelimesi bulunan her devlet sitesini ziyaret eder.

Tabii ki, onun Rusya resmi internet sitesine girip dolaşması ile benimki arasında esaslı bir fark var.

Onun ilgi alanı “Diplomatik belgeler”, “Resmi heyetler arasındaki görüşmeler” ve “Dokümanlar” bölümü olur...

Ya ben Rusya Devlet Başkanı’nın sitesine girersem ne görürüm?

Yazının Devamını Oku

26 yaşındaki David mi 70'lik ben mi daha yakışıklı

Michelangelo, David heykelini yaptığında 26 yaşındaydı...

Tahmin ediyorum yaptığı heykel de anatomik olarak 20-30 yaşlarında bir erkektir...

Biliyorum başlıktaki soruyu okuduğunuz an, “Yine ne saçmalamış” diyeceksiniz...

Hayır ciddiyim...

O nedenle, soruyu yeniden soruyorum:

Evrensel güzellik ölçülerine vurursanız, Michelangelo’nun David heykelindeki erkek mi daha güzel ben mi...

*

Hiç kuşkusuz David de kusursuz bir erkek değildi... Başı normalden büyük, elleri de öyle...

Genital organı küçük...

Yazının Devamını Oku

Dün Metin Akpınar'ı arayıp şu soruyu sordum

Önceki gün Metin Akpınar’ın mahkeme koridorundaki fotoğrafı çok dokundu bana...

Bir bankın ucunda yapayalnız oturuyordu...

1970’lerin terör yıllarına döndüm...

Sonra 1980’li yıllara...

12 Eylül’ün o karanlığında bile siyasi hicivleri, mizahı ile bizi gülümseterek, kahkahalar attırarak dayanma gücümüzü nasıl arttırdıklarını hatırladım...



Yazının Devamını Oku

Müslüman bir ülkede kadın içmeyi mi içki yapıp satmayı mı daha çok sever

Sizce Türkiye’nin en büyük içki gruplarından birinin CEO’su hangi şehirden bir insandır?

İzmir? İstanbul... Antalya... Edirne...

Yanıldınız...

Dünyanın en büyük iki içki grubundan biri olan “Pernod-Ricard”ın Türkiye, Afrika ve Ortadoğu (MENAT) bölgesinden sorumlu CEO’su Selçuk Tümay, Karaman doğumlu...

Yani eskiden Konya Karaman diye bildiğimiz şehirden...

O zaman geleyim ikinci soruya...

Pernod-Ricard grubunun, daha çok Müslüman ülkeleri kapsayan “Ortadoğu, Afrika ve Türkiye” bölümünün yönetim kurulunda sizce kimler vardır?

Sakın “İçmeyi seven erkekler” demeyin...

Yazının Devamını Oku

En sempatik paparazzi o kareyi gerçekten çekti mi

Yazının ilk başlığını şöyle atmıştım.

“Dünyanın en sempatik tabutçu paparazzisi...”

Ve yazıya şöyle başlamıştım:

“Sakın ola başlıktaki ‘tabutçu’ lafına takılmayın.”

*

Bugün çok üzgünüm...

Çünkü bir magazinci olarak, Türkiye’nin en sempatik en renkli magazincilerinden birini kaybettik...

Adı Zozo Toledo’ydu...

Ama aslında ne adı Zozo’ydu...

Yazının Devamını Oku

Bu fotoğrafta gizli 10 rakamı gördün mü

Bu fotoğraf dünkü New York Times gazetesinde yayınlandı.

Bana göre pandemi döneminden kalacak 10 fotoğraftan biri bu olabilir...

Çünkü şehirli insanın hayatındaki en büyük değişikliklerden birini anlatıyor...

Ve bu fotoğrafta tam 10 adet gizli rakam var.

Fotoğrafa bakarken şöyle bir düşündüm: Acaba son defa bir restoranda ne zaman yemek yedim?

Galiba yaz ortasında bir gündü...

O da dış mekândaydı...

Yani kapalı bir restoranda son defa ne zaman yemek yedin diye sorarsanız, cevabım şu:

Yazının Devamını Oku

Adnan Oktar çizgi romanının basılan ilk üç nüshası ne oldu

Hafta sonu en gırgır haberi İsmail Saymaz patlattı...

Adnan Oktar’ın çizgi romanı yapılmış...

Tabii çocukluğundan beri çizgi roman hastası olan benim için günün en önemli haberiydi...

İlk aklıma gelen de şu oldu:

“Bu çizgi romanın bir kopyasını hemen çizgi roman koleksiyonuma eklemem lazım...”

Çünkü bu çizgi roman sadece 3 nüsha basılmış.

Yani harika bir “Collectors Item”...

Koleksiyon malzemesi...

Yazının Devamını Oku

Kapkaranlık bir pandeminin apaydınlık 20 umut insanı

Geçen yıl köşemde bir yenilik yaptım ve “Yılın 20 İnsanı”nı seçtim.

Hemen söyleyeyim, tamamen kendi görüşüme dayalı sübjektif bir seçimdi bu...

Ama yaparken elimden geldiğince objektif olmaya çalıştım.

Kutuplaşmış bir ülkede “yılın insanını seçmek” çok zor bir iş...

Tabii ki bu yıl da böyle olacak.

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da siyasetçileri liste dışı tuttum.

İZMİR DEPREMİNİN İKİ UMUT BEBEĞİ

Yazının Devamını Oku

Ben böyleyim de biz neden böyle değiliz

Son günlerde fena halde Ayten Alpman’ın “Ben Böyleyim” şarkısına taktım.

Dönüp dönüp dinliyorum, dinledikçe daha çok seviyorum...

Neden böyle derken geçen gün Vanity Fair’in internet sitesinde ilginç bir sosyal medya olayının hikâyesini okudum.

Önce onu özetleyeyim.

*

Geçtiğimiz eylül ayının 25’inci günü Nathan Apodaca isimli Idaholu bir Amerikalı TikTok’a bir video yükledi.

Aslında sıradan, çok az insanın ilgisini çekecek, patates fabrikası ile ilgili bir videoydu...

Ancak videoyu yükleyip Idaho otoyoluna çıktıktan kısa süre sonra çok ilginç bir şey oldu. Yüklediği video milyonu geçen insan tarafından seyredilmişti.

*

Yazının Devamını Oku

Bu kadın çok fazla feminist mi yoksa 'Helal olsun yaptı' mı

Önceki gün dünya MeToo tarihine geçecek bir gün yaşadık.

Bunun ne anlama geldiğini ise daha sonra anlayacağız...

Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun önceki günden beri başında bir sorun var.

Ama buna “sorun” mu yoksa “başarı” mı demek gerekir bunu konuşalım.

Fransa hükümeti Paris Belediyesi’ne 90 bin Euro para cezası kesti...

Yani 110 bin dolar civarında bir şey...

Miktar önemli değil, önemli olan cezanın gerekçesi...

Merkezi hükümet Paris Belediye Başkanı’na 2012 yılında çıkan bir yasaya aykırı davrandığı için bu para cezasını vermiş.

Yazının Devamını Oku

18 kutuluk bu Zoom ekranı aslında küresel bir harita

Bu fotoğrafı Milli Savunma Bakanlığı internet sitesinden aldım...

Nedir bu diye sorarsanız, anlatayım.

Ama gelin önce fotoğrafa yakından bakalım...

*

Bu “Zoom”la veya ordunun kendi içinde daha güvenli bir sistemi ile yapılan telekonferansın fotoğrafı.

Ekranda 18 kutu var ve her birinde bazı insanları görüyorsunuz.

En üst sağdaki sivil kişi Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar...

Akar her pazartesi Silahlı Kuvvetlerimizin üst komutanları ile böyle görüntülü bir toplantı yapıyor.

Bu da bu hafta yapılan son toplantının ekran görüntüsü...

Yazının Devamını Oku

Oktay Ekşi ile Aydınlık arasındaki görüş ayrılığında kimden yanayım

Önceki gün Türk medyasında ilginç ama samimi söyleyeyim hoşuma giden bir olayı yaşadık.

Hürriyet’in eski başyazarı Oktay Ekşi, Aydınlık’taki yazısında şöyle bir şey demiş:

Kılıçdaroğlu’nun ABD’nin yeni başkanı Biden’a çektiği kutlama mesajında, ‘Türkiye’deki demokrasiyi destekleyiniz’ anlamındaki sözlerini son derece isabetli buluyorum. Çünkü hem insan hakları hem de demokrasi son 50 seneden beri artık hiçbir ülkenin ‘iç işi’ değildir. Bunlar ‘uluslararası değerlerdir’ demiş.

*

Aydınlık gazetesi bu yazıyı yayınlamış ama altına şu itiraz notunu düşmüş:

“Hangi gerekçe ile olursa olsun ABD’nin ülkemiz siyasi arenasına demokrasi söylemiyle müdahil olmasını doğru bulmuyoruz.”

Gazete ile yazarı arasındaki bu görüş farklılığında ben kimden yanayım diye sorarsanız, hiç düşünmeden cevabını verebilirim:

“Oktay Ekşi’den yana...”

Yazının Devamını Oku

Sayısal’da bir kişinin kazanma ihtimali ne idi, ne oldu

Milli Piyango, Sayısal Loto gibi şans oyunlarını düzenleyen SİSAL’ın CEO’su Selim Ergün’le yaptığımız sohbete devam ediyoruz. Bugünkü konularımız Sayısal’da ne oluyor, bu haftaki çılgın rakam ne...

1) ‘ÇILGIN SAYISAL LOTO’ BU HAFTA 87 MİLYON TL’YE GELDİ

Ben bir Milli Piyango kullanıcısıyım ama tanıdığım Sayısal Loto oynayan çok kişi var. Orada neler oluyor?

“Operasyonu biz devraldıktan sonra önemli değişiklikler yaptık. Çılgın Sayısal Loto’da oynama şeklini 49 sayıdan 90 sayıya çıkardık. Haftada 2 gün olan çekiliş günlerini de 3’e çıkardık. Geçtiğimiz dönemde en yüksek 17 milyon TL olan büyük ikramiye miktarı bugün 87.5 milyon TL’ye ulaştı.”

2) BİR KİŞİNİN KAZANMA İHTİMALİ 54’TE 1’DEN 20’DE 1’E YÜKSELDİ

Konunun cahili olarak merak ettiğim bir şey var. Son zamanlarda şöyle bazı sözler duydum: Mesela büyük ikramiye çıkmıyormuş. Üst üste kazanan numara oluyormuş diye... Mesela Sayısal’da bana sanki çıkması mümkün değilmiş gibi görünüyor. Nedir bunun aslı?

“Aslında oyunların ikramiye kazandırması belli bir matematiksel tahmine dayanıyor ve demin bahsettiğim üzere herhangi bir müdahaleye açık olmayan makinelerin yaptığı çekilişlerde çıkan rakamlar ile oyunseverlerimizin tahmin ettikleri rakamların eşleşmesi gerekiyor. Örneğin istatistiki olarak Süper Loto’da büyük ikramiye çıkması için 50 milyon adet kolonun oynanmış olması gerekiyor gibi bir varsayım var. Hatırlarsanız 27 Ağustos Perşembe günü gerçekleştirilen Süper Loto çekilişinde Tekirdağ’ın Muratlı ilçesinden 1 kişiye 32 milyon 364 bin 752 TL çıkmıştı, halbuki o güne kadar oynanan kolon sayısı 50 milyona ulaşmamıştı. Adı üzerinde, şans oyunu bu.”

İnsan merak ediyor, böyle bir oyunu oynadığı zaman kazanma şansı nedir diye...

Yazının Devamını Oku

Milli Piyango'da ikramiye çıkma olasılığı düştü mü

Milli Piyango’nun yeni amblemi “talih kuşu”nu çok sempatik bulmuştum.

Bir süredir bunu Sisal’ın marka yöneticileri ile konuşmak istiyordum.

Ayrıca çocukluğumdan beri yılbaşı hayallerimizin en büyüğü hep Milli Piyango olmuştu...

O gecelerde çekilişi merakla beklerdik.

Tabii bir de gazeteci olarak özel bir ilgim var Milli Piyango’ya...

Her senenin en çok satış yaptığımız günü 1 Ocak’ta sıralı kazanan listesi verdiğimiz gün olurdu.

300-400 bin tiraj eklerdik günlük satışımıza...

Geçen ağustos ayından beri Türkiye’de şans oyunlarının çekilişleri ilk defa özel bir şirket tarafından yapılıyor.

Yazının Devamını Oku

En zeki seri katilin kutsal kâsesi 51 yıl sonra bulundu

Amerikan istihbarat kuruluşu FBI 5 Aralık 2020 günü çok ilginç bir mesaj aldı.

Mesaj genç bir şifre çözüm uzmanından geliyordu. Ve bu mesaj benim gibi milyonlarca sinema izleyicisini de yakından ilgilendiren bir konu üzerineydi.

Dünyanın birbirinden uzak üç ayrı yerindeki üç genç bilgisayar uzmanı bütün dünyanın 51 yıldır merakla beklediği bir şifreyi çözdüklerini iddia ediyorlardı.

Neydi bu geçen hafta cuma günü FBI’a ulaşan çözülmüş şifre...

Şimdi 51 yıl önceye dönelim.

HALEN TÜRKİYE’DE DE GÖSTERİLEN ZODIAC FİLMİNİN ŞİFRELERİ

Amerika’nın San Francisco şehri 1969 yılında işlenen bir cinayetle sarsıldı...

Temmuz ayı içinde bir araba içinde yan yana oturan bir genç kız ve erkek kimliği belirsiz biri tarafından tabancayla vurulup öldürülmüştü. Bir süre sonra göl kenarında sevişen iki genç, bir katil tarafından öldürülünce işin rengi değişmeye başladı...

Bir süre sonra başlayan bazı gelişmeler neticesinde San Francisco cinayetleri Amerika tarihinin en esrarlı olaylarından birine dönüşecekti.

Yazının Devamını Oku

Bugünlerde bir 'kene' ile arkadaş olmak istiyorum

Bazen bir cümle, insana koskoca bir yazı yazdırır. Bu da işte öyle bir yazı...

Önceki gece takıldığım filmin adı “The Tick”ti.

Türkçe “Kene” anlamına geliyor...



Bildiğimiz kene...

*

Yazının Devamını Oku