Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

“Welcome to Ertuğrul Özkök Pazar Show...”

Pazar şovuma hoş geldiniz. Bugün en sevdiğim konu ile karşınızdayım.

Müzik...

*

Müzik deyince de aklımıza artık “streaming” platformlar geliyor.

Spotify, Apple Music, Deezer, Fizy ve yeni oyuncu olarak Amazon ve ötekiler.

Şu an için Türkiye’de en tanınanı Spotify...

*

Spotify’ın artık Türkiye pazarını yöneten bir yöneticisi var.

Güney ve Doğu Avrupa Yönetici Direktörü Federica Tremolada...

Güzel ve çok başarılı bir İtalyan kadını.

Milano’da oturuyor ve Türkiye pazarını çok iyi biliyor.

Geçen çarşamba günü onunla Google üzerinden görüntülü bir sohbet yaptık.

Bu onun Türkiye’deki ilk mülakatıydı.

Ben sordum o cevapladı.

*

Spotify’ın şirket politikası, yerel rakamların verilmesine pek izin vermiyor.

Ancak Federica bana hepimizin merak ettiği bazı rakamları verdi.

Bunların bir bölümü Türkiye’de ilk defa yayınlanıyor.

Ben de bu pazar size, hepimizin hayatını güzelleştiren en önemli şeylerden biri olan müzikle ilgili bilgileri, onun ağzından aktarıyorum.

*

Bu rakamlar aynı zamanda eve kapandığımız pandemi ve sonrası döneminde psikolojimizi de gösteriyor.

Şimdilik şunu söyleyeyim.

Müzik psikolojimize bakarsak en mutsuz ayımız nisan, en mutlusu temmuz olmuş.

Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

TÜRKİYE 7 YILDA MÜZİKTE ANA PAZARLARIMIZDAN BİRİ OLDU

“Bir yılı aşkın süredir Spotify’dayım ve şunu gördüm. Türkiye pazarına 2013 yılında girdik ve bu süre zarfında Spotify Türkiye’de çok sevilen bir marka haline geldi. Yani Avrupa bölgesinde en iyi pazarlarımızdan biri. Türkiye’de yüksek bir büyüme fırsatı görüyoruz.

Artık Türkiye’de plak şirketleriyle tüm ilişkilerden sorumlu Türk bir ekip arkadaşımız var.”

Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

PANDEMİ TRENDİ

AİLE TİPİ MÜZİK VE AİLE PODCAST’LERİ YÜKSELDİ

“Pandemi döneminde, insanlar dışarı çıkmadılar ya da işyerlerine gitmediler, gittilerse bile gidip gelmek her zamanki rutinle gerçekleşmedi. İnsanlar evde daha çok zaman geçirdiler. Ama bu durum müzik dinleme oranında bir düşüşe sebep olmadı. Daha çok, müziğin nasıl dinlendiğiyle ilgili bir değişim söz konusuydu. Bu dönemde yeni trendlerin ortaya çıktığını gördük. İnsanlar aileleri ile daha çok zaman geçirdi, bunun sonucunda çocuklara uygun aile tipi müzik ya da aile
podcast’lerinin daha çok dinlendiğini gördük.”

Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

PANDEMİ RUH HALİ 1

19-25 MART: CHİLL MÜZİK DİNLEME MODUNDAYDIK

Podcast’lere ilgi arttı.

Ebeveynler müzik ve podcast’leri çocukları için çaldı.

Müzikseverler daha çok chill müzik modundaydı.

Kullanıcılar, pandemi döneminden önceki bir aya göre daha çok spor odaklı çalma listeleri oluşturdu ve takip etti. Koşu, yoga, doğa sesleri ve meditasyon çalma listeleri arttı.

PANDEMİ RUH HALİ 2

MUTSUZ NİSAN: NOSTALJİK MÜZİK YÜZDE 54 ARTTI

1-7 Nisan tarihleri arasında, kullanıcılar tarafından oluşturulan nostalji temalı çalma listelerinde global olarak yüzde 54 oranında artış yaşandı.

1 Nisan-17 Mayıs tarihleri arasında ise şöyle bir ruh haline girdik:

Boyama-resim temalı çalma listelerinde yüzde 90 artış yaşandı.

‘Evden çalışma’ temalı çalma listelerinin oluşturulmasında, mart ayının ilk 10 gününe kıyasla yüzde 1.400 artış görüldü.

Pasta-börek pişirme temalı
çalma listelerinin oluşturulmasında yüzde 120 artış yaşandı.

Bahçe-bahçe işleri temalı
çalma listelerinin oluşturulması
oranı ise yüzde 430 arttı.

Temizlik temalı çalma listelerinin oluşturulması yüzde 40 artarken, bu çalma listelerini son bir ayda dinleyen kullanıcıların oranı da yüzde 65’in üzerinde artış gösterdi.

PANDEMİ RUH HALİ 3

KARANTİNA TEMALI 1.3 MİLYON, ‘SIKINTI’ VE ‘SIKILMAK’ TEMALI 127 BİN ÇALMA LİSTESİ YAPILDI

1 MAYIS-30 Temmuz tarihleri arasında dünyada:

Şu an Spotify’da dünya genelinde 1.3 milyon karantina temalı çalma listesi bulunuyor.

Temmuz ayında kullanıcılar, daha önceki aylara kıyasla daha hareketli ve tempolu müzikler dinledi. Bu durumda, temmuz ayını bugüne kadar 2020 yılının ‘en mutlu’ ayı olarak kabul edersek, nisan ayını müzikseverlerin ‘daha mutsuz’ oldukları ya da düşük tempolu müzik dinledikleri ay olarak gösterebiliriz.

Araba yolculuklarının daha popüler olmasıyla birlikte, haziran ayından temmuz ayına kadar olan dönemde araba yolculukları ile ilgili çalma listelerinin oluşturulma oranında yüzde 92 artış yaşandı.

Kamp temalı çalma listeleri de haziran ayından temmuz ayına kadar olan dönemde yüzde 140 arttı.

Başlığında “sıkıntı” ya da “sıkılmak” bulunan 127 binden fazla çalma listesi oluşturuldu.

Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

PANDEMİ RUH HALİ 4

PANDEMİ DÖNEMİNDE DİNLENEN MÜZİĞİN YÜZDE 53’Ü TÜRKÇE

Bizim “Viral 50” veya “TOP 200” gibi iki tür listemiz var. Bu tablolar dinleyicilerin belirli bir gün, hafta ya da zaman dilimindeki en sevdikleri şarkıları gösteriyor. Bir de tüm dinleme trendlerine bakıp onları analiz eden genel müzik tüketimi ve büyüme verileri var.

Bunlara bakınca, Türkiye’de 2020 yılının ilk 6 ayı itibarıyla kullanıcılar tarafından dinlenen şarkıların yüzde 53’ünün Türkçe olduğunu görüyoruz.

Bu da Türkiye’de çok güçlü bir lokal müzik kültürü olduğunu gösteriyor.

PANDEMİ RUH HALİ 5

PANDEMİ YAZINDA İLK 20 ŞARKININ 19’U TÜRKÇE

Spotify Yılın Özeti verilerine göre 2019 yılı boyunca en çok dinlenen 10 şarkının tamamı Türkçe şarkılardan oluşuyor.

2020’nin ilk 6 ayında en çok dinlenen 10 şarkının 9’u Türkçe.

2020’nin yaz aylarında en çok dinlenen şarkıların verisine baktığımızda ise (1 Haziran-15 Ağustos), en çok dinlenen 20 şarkının 19’unun Türkçe şarkılar olduğunu görüyoruz.

Pandemide en mutlu ayımız temmuz, en mutsuzu nisandı

4 HİP HOP, BİR SEZEN AKSU

FEDERICA sohbetimizde Türkiye’de ilk 6 ayda en çok dinlediğimiz şarkılar ve şarkıcılarla ilgili çok ilginç bilgiler verdi.
Bunları yarın size aktaracağım. Ama şimdiden söyleyeyim. En çok kimleri dinledik derseniz işte sonuç şu:
1- Ezhel
2- Murda
3- Sezen Aksu
4- Sagopa Kajmer
5- Patron
Dört hip hopçu, bir Sezen...
Ama asıl ilginç isim ve sayıları yarın vereceğim.

TÜRKİYE’DE HİP HOP HER YIL YÜZDE 20 BÜYÜYOR

BİR ilginç veri de şu: Pop, Türkiye’de en çok dinlenen müzik türü. Ama en hızlı büyüyen tür hip hop. Hip hop yıldan yıla yüzde 20’lik büyüme ile en büyük büyüme oranına sahip müzik türü haline geldi.

TÜRKİYE’DE İLGİNÇ MÜZİK ZEVKİ VAR

“Türkiye’nin müzik açısından ilginç bir hedef kitlesi var. Bizdeki verilere baktığımda şunu söyleyebilirim: Türkçe müzik, çeşitli müzik türlerinin ve sound’larının iç içe girmesiyle birlikte büyük bir dönüşüm içinde. Bu dönüşüm spesifik tek bir müzik türü ile değil, aksine pek çok kültürel form ve sound’un harmanlanması olarak tanımlanabilir. Lokal ile küreselin, geleneksel ile modernin ya da retro ile fütüristik sound’un karışımdan bahsedebiliriz.

TÜRK RAP’İ ÇOK GÜÇLÜ AMA BU AMERİKAN RAP’İ DEĞİL

“Tabii şunu da eklemem lazım, Türkçe rap hiçbir zaman Amerikan rap gibi değil. Tamamen köklerinizden, sizin kültürünüzden besleniyor. Günümüzde Türk müziği, pop ile halk müziği ve arabeski de içeren Türkçe geleneksel müziği gibi birçok farklı müzik sound’ların bir karması. Bu durum aslında müzik türleri hakkında konuşmamızı zorlaştırıyor çünkü artık müzik türleri gerçekten iç içe geçmiş durumda. Zaten bunu yarın vereceğimiz en çok dinlenenler listelerinde de göreceksiniz.”

YARIN

BUGÜN CEBİMİZDE KAÇ ŞARKI VAR, HER GÜN KAÇ YENİ ŞARKI EKLENİYOR

Yılın ilk ayında ve son 3 ayında en çok dinlediğimiz 20 şarkı neydi... 1 numaradaki sürpriz şarkı hangisiydi...
Bugün Türk müziğinde kim kimdir, ne nedir...
Edis popçu mudur, yoksa RnB/trap soul tarzı mı... Gazapizm’i nereye koymalıyız...
Rapçi Anıl Piyancı’nın Indie grubu “Perdenin Ardındakiler” ile birlikte çıkardığı single ne anlama geliyor...
Türkiye’de en çok izlenen podcast’ler hangileri...
Türkiye’de müzik gelirlerinin yüzde 73’ü nereden geliyor...
Türkçe müzik Türkiye dışında en çok nerede dinleniyor...

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Dün dünya borsa tarihinde bir boy band olayı yaşandı

Üç gündür Uzakdoğu borsalarındaki bir olayı izliyorum.

Aslında olay öyle çok büyük bir şey değil...

Ama benim gözümde büyük bir sosyolojik anlamı var.

Olay şu...

Güney Kore’nin en büyük eğlence şirketi Big Hit Entertainment halka açılıyor...

Yaklaşık 4 milyar dolarlık bir değer bekleniyordu...

Yani bugünün eğlence dünyasında öyle çok büyük bir volüm değil...

Ancak dün bu açılışta çok önemli bir gelişme oldu.

Yazının Devamını Oku

Funda Arar'ın 'karartma günleri' şarkısını dinlerken

Ben doğduğumda “karartma geceleri” kötü bir hatıra olarak kalmıştı.

Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na girmemiş olsa da muhtemel bir hava saldırısına karşı geceleri şehirleri karartılmıştı.

Sonra bizim nesil de tanıdı karartma gecelerini...

Yunanistan’la ne zaman savaş ihtimali çıksa, okul kitaplarını kaplamak için kullandığımız mavi kaplama kâğıtları, bu defa Yunan uçakları görmesin diye pencerelerimize yapıştırılırdı.

Sonra 60’lar, 70’ler, 80’ler geldi... Ülkenin karanlık dönemlerini yaşadık.

Bu defa “karartma günleri” lafını öğrendik...

Hani Funda Arar’ın şarkısında söylediği gibi...

“Bir zindanda koy ver beni

Yazının Devamını Oku

'Ruh hastası' denince aklıma gelen ilk isim

Var mı böyle bir isim?

Tabii ki var...

Ama yazmam...

Sadece benim mi, herkesin var.

Bir insan için kolayca “Ha o mu? Ruh hastasıdır” dediğimiz kaç kişi var...

Peki biz Türkler, Kürtler, Araplar, Lazlar, bu ülkede yaşayanlar...

“Ruh hastalıkları”

Yazının Devamını Oku

Spotify değil, Sakaryalı bu kızın geleceği de kurtulur

Dün sabah itibarıyla RTÜK dünyanın en büyük streaming müzik platformuna 72 saat süre verdi.

Bu süre içinde RTÜK’e başvuru yapmazsa Türkiye’de Spotify’a ulaşım engellenecekti.

*

Bu yazıyı okuduğunuz sırada bunun 24 saati geçmiş olacaktı...

Bir gelişme olmasaydı Türkiye, dünyada Spotify’ı engelleyen ilk ülke olacaktı...

Tabii Kuzey Kore gibi ülkeleri saymıyorum.

Neyse ki 72 saat dolmadan bir gelişme oldu. Hükümete yakın kaynaklarda Spotify’ın başvuracağı iddia edildi.

Şu yazıyı yazdığım saatte anlaşma oldu mu olmadı mı kesin bilmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Hocam çaresi kolay ikna odaları kurdur

Çok beğenerek dinlediğim bir kadın caz piyanisti Büşra Kayıkçı...

Türk cazının ilk başörtülü piyanisti...

Ama bakın geçen hafta, İstanbul Caz Festivali genç caz kategorisinde finalist seçilince başına neler geldi.

Kendine tarih profesörü diyen biri çıktı....

Adı da Ebubekir Sofuoğlu...

Sakarya Üniversitesi’nde hocaymış...

Arkadaş muhafazakâr ya...

Başörtülü kız caz mı çalar...

Yazının Devamını Oku

Ayasofya açılışından sonra tespit edilen vaka var mı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile uçak sohbetine gitmeden önce bazı insanlarla konuşup merak ettikleri soruları aldım.

Hemen belirteyim, konuştuğum insanlar olaya ideolojik gözle bakan kimseler değildi.

Bunu bakana söylediğimde şu cevabı aldım:

“Keşke ideolojik bakanlara da sorsaydın...”

*

Bu sözlerine şaşırmadım.  Çünkü Hürriyet’in Ankara’daki sağlık muhabiri Meltem Özgenç’ten şunu öğrendim.

Sağlık Bakanı, basın toplantılarında akreditasyon uygulamıyormuş.

Yani iktidar yanlısı veya muhalif bir yayın kuruluşu olsun, isteyen her gazeteci katılıp üstelik soru da sorabiliyormuş.

Ben de gitmeden önce konuştuğum insanların en merak ettikleri sorulardan biriyle başladım.

Yazının Devamını Oku

44 gönüllü kahramanla bu salı düşmana saldırıyoruz

Her Türk vatandaşı gibi mart ayından beri ben de onu her akşam büyük bir ilgiyle izliyorum.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca...

COVID’le mücadelenin başkomutanı...

Nihayet geçen cuma onunla tanıştım.

Adana’ya gidiyordu, beni de davet etti.

*

Ben bakanla bu sohbeti yaparken, New York Times gazetesi çok güzel bir gazetecilikle COVID virüsünün insan hücrelerine nasıl saldırdığını anlattı.

Size onu da, yani ortak düşmanımızı da en basit cümlelerle tanıtacağım.

Tabii ki bakana da bu ortak düşmana karşı aşıyla mücadeleye ne zaman başlayacağımızı yine en basit sorularla soracağım.

Yazının Devamını Oku

En şapşal hırsızın aklıma soktuğu en hınzır sorular

Bu haftanın en komik haberini geçen gün Hürriyet’te Fatih Çekirge’nin köşesinde okudum.


Ankara Tuzluçayır’da hırsızın biri güvenlik kamerasını çalmış.

*

En komiği haberin fotoğrafıydı.

Hırsız, güvenlik kamerasını çalarken yüzünde en küçük bir endişe yoktu.

Üstelik ağzına bir de COVID maskesi takmıştı.

Kurallara uyan bir arkadaş yani...

Herhalde kamerayı çalınca, kendisiyle ilgili görüntüleri de alıp götürdüğünü sanıyordu.

Yazının Devamını Oku

Sünger Bob'un en iyi arkadaşı çoban sülü

Dün sabah evimin mutfağındaki masaya oturduğumda karşımdaki televizyon ekranında işte bu görüntü vardı...


Şapka aynı şapka, yanak ve dudaklar aynı yanak ve dudak...

Önce bu görüntünün nereden geldiğini anlatayım...

Torunum Sinan Ali, doğduğundan beri birçok çocuğun geçtiği evrelerden geçti.

Önce sempatik dinozor Barney... Sonra köpekbalıkları... Sonra Batman... Sonra Sünger Bob... Sonra bir ara Bruce Lee ve tabii ki bugün Marvel ve DC Comics süper kahramanları...

*

İşte bu aile geleneğinin başladığı günden beri nedense sabahları

Yazının Devamını Oku

Eminim MİT şu iki olayı ve bu fotoğrafları görmüştür

Şimdi yazacağım “perde arkası” bilgiler 24 saat arayla bana ulaştı.

Biri Kudüs’ten...

Öteki Riyad’dan...

Eminim bana ulaşan bu bilgiler ve bu fotoğraf şu an MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın önünde de bulunuyordur.

KUDÜS’TEN GELEN İSTİHBARAT: Önce Kudüs’ten gelen çok önemli bilgiyle başlayayım...

Konuşan kişi Majdi Khaldi...

Kudüs’ün tanınmış ailelerinden birinin mensubu...

Ancak 2006 yılından bu yana Filistin Devlet Başkanı

Yazının Devamını Oku

En tartışılan o kulede en tartışılmayacak kat

Restore edilen Galata Kulesi dün açıldı...

Ondan bir akşam önce, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy bir grup medya yöneticisi ve yazarı kulenin en üst katında bir yemeğe davet etti...

Davetli listesine baktım.

İktidar-muhalefet ayrımı yapılmamıştı.

Kimler vardı: Mesela davetliler arasında Sözcü gazetesinin genel yayın yönetmeni Metin Yılmaz, yazarı Deniz Zeyrek, gazetenin ve sahibi Burak Akbay’ın avukatı İsmail Yılmaz...

Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, sabah haberleri sunucusu İsmail Küçükkaya da vardı.

*

Kimler yoktu: Buna karşılık Karar, Aydınlık, Birgün gibi gazetelerden, Halk TV ve Tele 1 gibi kanallardan kimse göremedim.

*

Yazının Devamını Oku

Cumhuriyet Gazetesinde gizli edebiyat savaşını kim kazandı

Cumhuriyet gazetesinde 18 Eylül gününden beri gizli bir edebiyat savaşı yaşanıyor.

Aslında savaş gazetenin açık sayfaları üzerinde...

Ama sayfalara yansımayan bir bölümü var ki onu da ben anlatayım.

*

Savaş 18 Eylül günü eski bir büyükelçi ve çok beğendiğim bir edebiyat denemecisi olan Oğuz Demiralp’in Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayınlanan bir yazısıyla başladı.

Yazısı, kendi payıma resim sanatı konusunda Türkiye’nin en iyi denemecisi olarak gördüğüm Mehmet Ergüven’in kitapları üzerineydi. Ancak savaş Mehmet Ergüven yüzünden değil, yazının girişinde ve ileride bir yerde kullanılan kavram yüzünden patladı.


Yazının Devamını Oku

Muhafazakâr Cihangir'in kızı ve erkeği nerede tanışır

Bundan 6-7 yıl önce muhafazakâr bir gazetenin kadın muhabiri benimle röportaj yapmak istedi.

Fotoğraf çekmek ve konuşmayı yapmak için de beni İstanbul’un At Pazarı semtine götürdü.

At Pazarı Fatih’te bir yer...

Osmanlı döneminde at satılan yermiş. Bugün “Muhafazakârların Cihangir’i” olarak tanınıyor.



*

Yazının Devamını Oku

Arap âlemi ortasında çırılçıplak bir erkek

1) AH benim karışık başım...

Memleketin bunca sorunu varken bakın nelerle uğraşıyor.

Neyse ki şu fani dünyada yalnız değilmişim.

COVID-19 belasıyla mücadele eden İtalyan hükümeti de böyle bir günde bakın neyle uğraşmaya karar vermiş.

Michelangelo’nun ünlü Davut heykelinin bire bir ölçüde 3D replikası yapılacakmış.

Bence buraya kadar pek ilginç hiçbir bir şey yok.

Davut heykelinin bugüne kadar yüzlerce replikası yapıldı.

Las Vegas’ta Caesars Palace Oteli’nde bile bire bir replikası var.

Yazının Devamını Oku

Bu masadaki tabaklarda sarma ve sigara böreği var ama iki meyve eksik

Son zamanların en renkli ve ilginç dış politika yazısını dün Hürriyet’te Sedat Ergin’in köşesinde okudum.


Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Yunanistan’a yaptığı resmi ziyaretin perde arkasını çok güzel anlattı.

Böyle bir yazının çalıştığım Hürriyet gazetesinde çıkmasından dolayı da gurur duydum.

*

Yazı büyük ölçüde bu fotoğrafta gördüğünüz Girit’in Hanya bölgesinde çekilmiş fotoğraf üzerine kurulu.

Yer Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in baba evi.

Sedat mönüde neler var onu bile yazmış.

Çok tanıdık bir mönü.

Yazının Devamını Oku

Fenerbahçe'nin takipçisi neden 3.4 milyon daha az

Kulüplerin sosyal medya hesaplarının rakamlarına girdim. Girdim ve bir Fenerbahçeli olarak beni çok şaşırtan bir durumla karşılaştım.

Instagram’da Fenerbahçe’nin, Galatasaray’dan 3.4 milyon daha az takipçisi var.

Eğer “takipçi” sayısı “taraftar” sayısını yansıtıyorsa yıllardır “Türkiye’de en çok taraftarı olan kulüp Fenerbahçe’dir” inancım yerle bir olacak demektir.

Ancak iki kulübün takipçi profillerini ve davranışlarını çok dikkatle izlediğimde tuhaf bir durumla karşılaştım.

Sekiz yaşımdan beri iyi bir Fenerbahçeliyim ama önyargılı bir Fenerbahçeli olmamaya çalıştım.

O nedenle kulüplerin takipçi profillerini ve davranış biçimlerini vereceğim, yorumu sosyal medya analizcilerine bırakacağım.

GALATASARAY

Yazının Devamını Oku

O kadın sadece bu karede gördüğümüz kadın değil

Show TV Ana Haber sunucusu Ece Üner, Azeri-Ermeni savaşında Türkiye’yi suçlayan bir demeç veren Kim Kardashian için şöyle bir cümle kullandı:

“Kim Kardashian’ın kameralara göstermeye alışık olduğu büyük bir kaynağı var, yine aynı kaynağı mı referans aldı acaba...”

Deniz Çakır da ana haber bülteni sunan bir insan için bu ifadenin güzel olmadığını söyleyip üslubunu eleştirdi.

*

Aslında iki kadın tartışıyor ve konu “cinsiyetçilik”.

Pek araya girmem böyle konularda ama burada ince bir nokta var.

Onu Ece Üner’le paylaşmak isterim.

Evet

Yazının Devamını Oku

Bugün savaş olan o bölgede 3 yılda 4 büyük olay gördüm

Komünizm duvarlarının yıkılmasından bir yıl öncesi ile 3 yıl sonrası arasında, yani 1988 ile 92 arasında Kafkasya’da 4 olayın tanığı oldum.

Hürriyet’in hem Ankara hem de Moskova temsilcisiydim.

*

Birinci olay: Sovyetler Birliği döneminde 26 Ermeni’nin öldürülmesinden sonra bütün dünyaya kapatılan Sumgait şehrine girmesine izin verilen ilk iki gazeteci rahmetli Mehmet Ali Birand ve bendim...

Sumgait olayları hâlâ karanlıktır.

*

İkinci olayı 1989’da yaşadım. Yanımda Sovyet Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili ile birlikte Bakü’deydim.

Orada Azeri Yazarlar Birliği’nin düzenlediği bir basın toplantısındaydım.

Bir ara gözüm yan tarafta sessizce izleyen zayıf sakallı bir adama takıldı.

Yazının Devamını Oku

Müzikte müzayede tarihinin rekoru işte burada kırıldı

Baştan uyarayım.

Siz de “Memleketin bunca meselesi varken sen nelerle uğraşıyorsun lobisi”ndenseniz bu yazıyı atlayın.

Çünkü bugünkü konum, 1970’ler ve sonrasının en efsane rock gruplarından birinin gitarları olacak.



*

İlgilenenler okumuştur. Geçen yıl yine bir pazar günü Pink Floyd grubunun gitaristi

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin en gizli kapaklı ve en açık magazincileri kimlerdir

Pandemi sırasında magazinin önemini bir kere daha anladım. Setler, sahneler, kulüpler kapanınca magazin de en büyük kaynağını yitirdi. Zaten grileşmiş hayatımızın rengi iyice kaçtı. Eve kapandığım günlerde magazinin önemini daha da iyi anladım. Oturup küçük ve şahsi bir “Magazin ansiklopedisi” yaptım. İşte magazinde Türkiye’nin enleri...

MAGAZİN ÂLEMİNİN KURUCU BABALARI

En renkli ve en eski siyasi magazinci: Müşerref Hekimoğlu... 1970’lerde Ankara yıllarımın en renkli ve güzel gazetecisiydi. Cumhuriyet gazetesinde ve ANKA Ajansı’ndaki yazılarının hastasıydım.

En korkulan magazinci: Hiç kuşkusuz rahmetli Çetin Emeç ve başında olduğu Hafta Sonu gazetesi... Magazin haberi ile bakan deviren gazeteci olarak tarihe geçti.

Magazine en sınıf atlattıran fahri magazinci: Banko Hıncal Uluç. Sanat, edebiyat, kültür ve daha birçok alanı magazin coğrafyasına o soktu.

En edebi magazinci: Selim İleri. 70’li ve 80’li yıllarda hazırladığı kültür sanat sayfalarında edebiyat, sinema ve sanat dünyasının ünlü simalarının evlerini ve dedikodularını öyle harika bir tarzla anlatırdı ki, benim magazinci olmamda çok etkisi oldu.

Cihangir fısıltı magazininin en derin babası: Sabiha Deren ve Yeni Sabah gazetesindeki köşesi “Fısıltı”... Hiç şüphesiz bugün “Düzeyli magazin” denilen Cihangir magazinciliğinin kurucu babası o. Gerçek adı da Hakkı Devrim.

Babıâli’nin en yazmayan magazincisi: Ergil Tezerdi.

Yazının Devamını Oku